Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2040, sondan 4197. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 11. ayetidir. İsrâ Suresi 11. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 43 ve toplam ebced değeri ise 2120 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ويدع الانسان بالشر دعاءه بالخير وكان الانسان عجولا
Hangi insanlar kendilerine kötülük yapmayı ve zarar vermeyi isterler? Tefsirlerde bu soruya çeşitli şekillerde cevap verilmiştir. Müşriklerden bazıları inkâr ve inatlarını, “Allahım! Eğer bu kitap, senin katından gelmiş bir hakikatse gökten üzerimize taş yağdır!” (Enfâl 8:32) gibi sözlerle dışa vururlardı. Muhtemelen âyette bunlar kastedilmiştir. İnsanlar arasında ciddi bir sıkıntıyla karşılaştıklarında sabır ve metanetle bu sıkıntıyı atlatmaya, mâkul ve meşrû yollarla bu sıkıntıdan kurtulmaya çalışmak yerine, “Allah canımı alsa da bu dertten kurtulsam!” şeklindeki sözlerle kendilerine beddua edenler de bulunur. Ayrıca bazan insanlar bilgisizlikleri sebebiyle kendi iyiliklerine zannederek aslında yine kendileri için kötü olan şeyleri isterler. Çünkü insanın iyi olduğunu zannettiği şey gerçekte kötü, kötü olduğunu zannettiği de iyi olabilir; bu hususta en doğrusunu Allah bilir (bk. Bakara 2:216).
Âyetin, insanı çok aceleci olarak değerlendiren ifadesi, insanın tabiatındaki bir zaafa işaret etmektedir. Gerçekten insanın, özellikle ilk defa karşılaştığı durumlarda neyin iyi neyin kötü, neyin faydalı neyin zararlı olduğu konusunda isabetli hüküm vermesi her zaman mümkün olmayabilir. Bunun için insanın aklını, bilgisini, tecrübesini kullanarak veya inandığı, güvendiği kaynaklara başvurarak en doğru tercihi yapması gerekir. Fakat zihinsel ve ruhsal yönden yeterince gelişmemiş olanlar bir sabır ve olgunluk isteyen bu süreçten geçmeye tahammül edemedikleri için genellikle nefsânî isteklerinin tesiriyle aceleci davranır ve umumiyetle de yanlış hüküm verir, yanlış tercihte bulunurlar. İşte âyet-i kerîme bu zaaf konusunda uyarıda bulunmakta; dolaylı olarak muhatabını, 9. âyette “en doğru olan”a götürdüğü bildirilen Kur’an’ın davetine ve ölçülerine göre karar verip hareket etmeye çağırmaktadır.
Mehmet Okuyan
(Nankör) insan, iyiliği istediği (gibi) kötülüğü de ister. İnsan çok acelecidir!
İnsan hayra dua ettiği gibi şerre de dua edip (durmaktadır. Kendisi için iyi mi olur, kötü mü olur bilmeden, her şeyi ısrarla arzulamaktadır) . Zira insan pek aceleci (fıtrattadır. Birtakım hayal ve heveslerine kavuşmak, hem de bazı sıkıntı ve sorunlarından bir an evvel kurtulmak hususunda çok aceleci davranmaktadır.)
İnsan (çoğu zaman) iyilik için dua ediyormuşçasına (kendi aleyhine olacak şekilde kızarak ya da anlamadan) kötülük için dua eder. Çünkü insan, (işin derinliğini düşünmeyecek kadar) acelecidir.
Bkz. 2:216, 221, 10:11, 21:37İnsan fıtratı gereği acelecidir (Enbiya, 21:37). Öfkelendiği ya da sıkıldığı zaman kıyametleri koparır. Zorluklara karşı direneceği yerde teslim olur. Yaptığı duanın hemen karşılık bulmasını bekler. Hakkında hayırlı olsa bile hoşuna gitmeyen bir şeyi felaket olarak değerlendirir. Hayrı şer, şerri hayır zannederek iyiyle kötüyü birbirine karıştırır. Gereksiz ve zamansız beddualar ederek deşarj olmaya çalışır. Ticarette olduğu gibi peşin olanı sever. Bu yüzden her zaman dünya nimetlerini ahirete tercih eder. Dünyevileşmede o kadar ölçüyü kaçırır ki; Evrendeki mükemmel işleyişi görmesine rağmen ahiret nimetlerine şüphe ile yaklaşır ve onları sadece bir hayal gibi düşünür. Onun için de en büyük ve ebedi mükâfatların bulunduğu ahireti bırakır da dünyalık geçici ve oyuncak misali nimetlere değer verir.
Diyanet İşleri (Eski)
İnsan iyiliğin gelmesine dua ettiği gibi, kötülüğün gelmesine de dua eder. Esasen insanoğlu acelecidir.
Bu âyet, insanın önemli bir psikolojik yönüne işaret etmektedir: Gerçekten biz insanlar, öfkelendiğimiz, sıkıldığımız ya da bir güçlükle karşılaştığımızda, öfkelendiklerimiz için beddua eder; güçlüklerden sabır ve metânetle kurtulmak için çaba harcayacağımız yerde, acelecilik göstererek tezden kurtulmak isteriz. Bu olmayınca da, ümitsiz ve kötümser bir ruh haleti içinde, «Allah’ım, canımı al da, beni bu sıkıntıdan kurtar!» gibi sözlerle kendimiz için beddua ederiz ki, bunlar doğru değildir.
Edip Yüksel
İnsan, iyi bir şey için dua ettiğini sanırken aslında kötü bir şey için dua eder. İnsan çok acelecidir
İnsan ise, (bazen öfkelenerek, bazen bilmeyerek) hayra olan duâsı gibi (kendi aleyhine olarak) şerre duâ eder. Çünki insan, (işin sonunu düşünmez ve) çok acelecidir.
İnsanoğlu, Allah’tan güzel şeyler istercesine, kötülükleri isteyip durur. Çünkü insanoğlu, pek acelecidir. Peşin olan şeylere düşkündür. Bu yüzden, âhireti dünyada yaşamak ister; kendisini bekleyen mükâfâtı önemsemeden, o acıklı azâbı hiç hesaba katmadan, felâketle sonuçlanacak dileklerde bulunur. Kötülükle karşılaşacağını bildiği hâlde, kendisine hâkim olamayıp Rabb’ine isyan eder. İlâhî tehditlerin doğruluğunun ispatı için mûcizeler, kerâmetler gösterilmesini bekler. Oysa evrendeki şu mükemmel düzen, Allah’ın varlığını, birliğini, adâlet, kudret, hikmet ve merhametini açıkça ortaya koyan birer mûcize değil mi? Nitekim:
1 Yani insan âhireti dünyada görmek ister. Onun için de en büyük mükâfatların bulunduğu âhireti bırakır da dünyalıkları ister.
Muhammed Esed
Hal böyleyken, 11 insan yine de [çoğu zaman] iyilik için dua ediyormuşcasına (tutkuyla) kötülük için dua eder; 12 çünkü insan [yargılarında] tez canlıdır.
[2234] 18. âyette dile getirilen dünyevileşmenin temelinde yatan zaaf. Kur’an şöyle der: “insanoğlu aceleci bir yaradılışa sahiptir” (21:37). Bu zaafa karşı Allah’ın muamelesi şöyledir: “eğer onların nimeti istemede acele ettikleri gibi Allah da insanlar için (hak ettikleri) cezayı vermede acele etseydi, onların sonunu getirecek hüküm hemen infaz edilirdi” (10:11). Bu kimseler, tehdit edildikleri feci akıbete meydan okuyan inkârcılardır. Sözün özü: İnsan aceleciliği yüzünden peşin felaketi vâdeli saadete tercih eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve insan hayra dua ettiği gibi şerre de duada bulunur. Ve insan pek aceleci olmuştur.
[*] İnsan zaman zaman kendisi için kötü olanı sanki iyiymiş gibi ister ya da çok iyi bir seçeneği çok kötüymüş gibi elinin tersi ile iter. Bu onun sabırsız davranıp aklını ve bilgisini kullanmaması nedeniyle olur. Daha detaylı örnekler için bakınız Bakara 2:216,Bakara 2:221,Bakara 2:232,
Şaban Piriş
İnsan, iyilik için dua ettiği gibi kötülük için de dua eder. Zaten insan çok acelecidir.