Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2053, sondan 4184. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 24. ayetidir. İsrâ Suresi 24. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 51 ve toplam ebced değeri ise 5028 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واخفض لهما جناح الذل من الرحمة وقل رب ارحمهما كما ربياني صغيرا
İkinci ödev ana babaya iyi davranmaktır. Âyette birinci ödeve bağlı olarak Allah’ın yalnız kendisine ibadet edilmesini buyurduğu belirtildikten hemen sonra, ana babaya iyilik etmeyi de buyurduğu belirtilmek suretiyle Allah’a kullukla ana babaya iyilik yan yana anılmış, böylece bu ödevin önemi vurgulanmıştır. Nitekim diğer bazı âyet ve hadislerde de Allah’a kulluk ile ana babaya iyilik etme yan yana zikredilmektedir. Bu hadislerin birinde Hz. Peygamber, en önemli amelleri “vaktinde kılınan namaz, anne babaya iyilik ve Allah yolunda cihad” şeklinde sıralamış (Buhârî, “Edeb”, 1; Müslim, “Îmân”, 137); diğer bir hadiste ise büyük günahların en büyüklerini “Allah’a ortak koşmak, ana babaya âsi olmak ve yalan şahitliği yapmak” diye ifade etmiştir (Buhârî, “Edeb, 6; Müslim, “Îmân”, 143, 144). Râzî (III, 165-166), âyet ve hadislerde Allah’a itaatle ana babaya iyilik vecîbelerinin yan yana zikredilmesinin sebeplerini özetle şöyle sıralar: a) İnsanın maddî ve mânevî gelişmesi için en değerli katkı, Allah’ın nimetlerinden sonra ana babanın fedakârlıklarıdır; b) Çocuğun varlık alanına çıkmasının asıl ve gerçek sebebi Allah, zâhirî ve hukukî sebebi ise ana babadır; c) Allah nimetlerini karşılıksız verdiği gibi ana baba da çocuklarının ihtiyaçlarını tamamen karşılık beklemeden yerine getirirler; d) Allah, kuluna günahkâr olsa bile nimet verdiği gibi ana baba da âsi bile olsa evlâtlarına desteklerini sürdürürler; e) Allah, kullarının iyiliklerinden memnun olup karşılığını fazlasıyla verdiği gibi ana baba da çocuklarının imkânlarını daha çok geliştirmelerine yardım eder, bundan mutlu olurlar (bu konuda daha fazla bilgi için bk. Mustafa Çağrıcı, “Ana Baba”, DİA, III, 103-105).
Mehmet Okuyan
Onlara merhametten kaynaklanan alçak gönüllülük kanadını ger ve şöyle de: “Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl sahiplendiyseler (özenle büyüttüyseler), şimdi sen de onlara merhamet et!”
Onlara alçak gönüllüce ve esirgeyerek kol kanat geresin ve “Ey Rabbim!” diyesin, “Onları beni küçükken sevgi ve şefkatle besleyip büyüttükleri gibi, sen de onlara merhamet eyle!”[286]
Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanadını ger ve de ki: "Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge" (diye dua etmeli, hürmet ve şefkat göstermelidir).
İkisine karşı da merhametle kanatlarını indir, mütevazı ol ve ya Rabbi de, onlar, çocukluğumda beni nasıl büyütüp yetiştirdilerse sen de onlara öylece merhamet et.
İkisine karşı da merhametle kol kanat ger, mütevazi ol ve ya Rabbi de: “Onlar çocukluğumda beni nasıl büyütüp yetiştirdilerse, sen de onlara öylece merhamet et!”
İkisine de, şefkatle, tevazu ile kol kanat ger.
“Rabbim, onların, beni, küçükken terbiye edip yetiştirdikleri gibi sen de, onlara merhametinle muamele et” de.
İkisine de acıyarak tevazu kanadını indir ve şöyle de: “-Ey Rabbim! Onlar, beni küçükken terbiye edip yetiştirdikeri gibi, sen de kendilerine merhamet et.”
Onları esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: «Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!» diyerek dua et.
İkisine de acıyarak tevazu kanatlarını indir. Ve şöyle de: "Ey Rabbim! Onların beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et."
Hem onlara merhamet(in)den alçak gönüllülük kanadını indir ve de ki: “Rabbim!(Onlar) beni küçük iken nasıl (merhamet edip) yetiştirdilerse, (sen de) onlara (öyle)merhamet eyle!”
Onlara merhamet kanatlarını açarak koru ve onlar için “Rabbim, onların küçükken beni şefkatle yetiştirip eğittikleri gibi, sende onlara şefkat ve merhamet et” de.
23, 24. Rabbin kat/î olarak hükmetti: Ancak, O/na tapın, analarınıza, babalarınıza iyilik edin, şayet gerek yalnız biri, gerek ikisi birden yanında [¹] kocarsa sakın onlara «— Of, aman» deme [²] yüzlerine bağırma [³], onlara tatlı söz söyle, onlara karşı acıyarak [⁴], tezellül ve tevazu kanadını aç da de ki «— Yâ Rab! Onlar beni küçük yaşımda iken merhametle besledikleri gibi [⁵] sen de şimdi onlara öyle merhamet et.
İsmail Hakkı İzmirli İsrâ Suresi 24. Ayet Açıklaması
[1] Eline baktıkları sırada.[2] Bıkıp usandığını gösterme.[3] Veya katı sözler ile onları menetme.[4] Âr'dan korkarak değil.[5] Veya büyüttüklerinden dolayı.
Kadri Çelik
Onlara acıyarak alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: “Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse, sen de onları esirge.”
Onlara, en içten şefkat ve alçak gönüllülük duygularıyla kol kanat ger ve “Ey Rabb’im, onlar beni çocukluğumda nasıl büyütüp yetiştirdilerse, sen de onlara öylece merhamet et!” diye onlar için duâ et.
Onlara merhamet ederek alçak gönüllülükle kanat ger1 ve: “Ey Rabbim! Onlar, beni küçükken nasıl (merhametle) terbiye ettilerse Sen de onlara merhamet et.” diye (dua et).
1 “Alçak gönüllülükle kanat germek,” anne ve babaya şefkatli ve merhametli davranmaktan istiâredir.
Muhammed Esed
ve onlara alçak gönüllüce ve acıyıp-esirgeyerek kol-kanat geresin; 28 ve “Ey Rabbim!” diyesin, “Onların beni küçükken sevgi ve şefkatle besleyip büyüttükleri gibi, Sen de onlara merhamet eyle!”
Dahası onlara şefkatle tevazu kanadını ger ve şöyle dua et: “Rabbim, onlar küçükken nasıl beni merhametle besleyip büyüttülerse şimdi de sen onları merhametinle kolla! 19/14
Dahası, o ikisine alçakgönüllü davranarak merhametle kol-kanat ger ve de ki: “Rabbim, o ikisi beni küçüklüğümde sevgiyle görüp gözettikleri gibi, sen de onları merhametinle kolla!”[2251]
[2251] Tevhid ile vahdet aynı pasajda işlenmiştir. Biri akideyi, diğeri toplumu ayakta tutar. Tüm sosyal kıyametlerin temelinde aile bağlarının çözülmesi yatar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve ikisi için merhametten tevazu kanadını indir ve de ki: «Yarabbi! İkisine de merhamet buyur. Nasıl ki, onlar beni çocuk iken besleyiverdiler.»
Şefkatle, tevazu ile onlara kol kanat ger ve şöyle dua et: “Ya Rabbî, onlar küçüklüğümde nasıl beni ihtimamla yetiştirdilerse, ona mükâfat olarak Sen de onlara merhamet buyur! ”
Onlara acımadan dolayı, küçülme kanadını indir, (onlara karşı alçak gönüllü ol) ve: "Ey (her varlığı terbiye edip yetiştiren) Rabbim! Bunlar, beni küçükken nasıl (acıyıp) yetiştirdilerse sen de bunlara (öyle) acı!" de.
Onlara merhamet ile tevazu kanadını indir ve şöyle dua et: “Rabbim, onların küçükken bana merhametle muamele ettikleri gibi şimdi de sen onlara merhamet et.”