Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2063, sondan 4174. ayet; 17. sure ve bu surenin 34. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 17, harf sayısı 70 ve toplam ebced değeri ise 4268 olarak hesaplanmıştır.
ولا تقربوا مال اليتيم الا بالتي هي احسن حتى يبلغ اشده واوفوا بالعهد ان العهد كان مسؤلا
ولاتقربوامالاليتيمالابالتيهياحسنحتىيبلغاشدهواوفوابالعهدانالعهدكانمسؤلا
Velâ takrabû mâle-lyetîmi illâ billetî hiye ahsenu hattâ yebluġa eşuddeh(u)(c) veevfû bil’ahd(i)(s) inne-l’ahde kâne mes-ûlâ(n)
Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur.
Sekizinci ödev yetim malı yememek, dokuzuncu ödev verilen sözü tutmaktır. Zeccâc “Allah’ın her emri, her nehyi ahiddir. Allah ile kul arasındaki konulara dair emir ve nehiyler, insanların birbirleri arasındaki ilişkilerle ilgili emir ve nehiyler de bu cümledendir” der (Şevkânî, III, 256).
Yetimin malına, yetişkinlik zamanına ulaşıncaya kadar en güzel olanın dışında sakın yaklaşmayın! Verdiğiniz sözü de yerine getirin! Şüphesiz ki verilen söz sorumluluğu gerektirir.
Yetimin malına, kendisi ergenlik çağına varıncaya kadar, onu değerlendirmek niyeti dışında sakın yaklaşmayınız! Verdiğiniz sözü yerine getiriniz! Çünkü verdiğiniz sözden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
En iyi şekilde olmadıkça, olgunluk çağına erişinceye kadar yetimin malına yaklaşmayın. Ve verdiğiniz sözleri¹ yerine getirin. Verilen söz insanı sorumlu yapar.
1- Haklarını koruyacağınıza dair verdiğiniz sözleri.
Erginlik çağına (kârını ve zararını bilecek akli ve bedeni olgunluğa) erişinceye kadar, -o da en güzel bir tarz olması dışında- yetimin malına yaklaşmayın. Ahde (verdiğiniz sözlere, biat ve itaat akdine) vefa gösterin. Çünkü ahit bir sorumluluktur.
Ergenlik çağına erişinceye dek yetimin malına yaklaşmayın, ancak çok güzel bir tarzda o malı idare edebilirsiniz ve ahitlerinizde durun, şüphe yok ki ahitlerden sorumlusunuz siz.
Yetimin malına, kendisi ergenlik çağına varıncaya kadar, onu değerlendirmek amacı dışında, sakın yaklaşmayın. Verdiğiniz her sözü yerine getirin; çünkü verdiğiniz her sözden, hesap gününde mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Kendisi reşid oluncaya-onsekiz yaşını dolduruncaya kadar, iyi niyetle değerlendirmelerin dışında yetimin malına yaklaşmayın.
Sözlerinizi taahhütlerinizi eksiksiz-kusursuz yerine getirin. Sözler ve taahhütler mesuliyeti gerektirir.
Erginlik çağına erişinceye kadar, en güzel bir şekil dışında yetimin malına yaklaşmayın. Sözü de yerine getirin. Çünkü verilen sözden sorulacaktır.
Erginlik çağına erişinceye kadar, -o da en güzel bir tarz olmasıdışında yetimin malına yaklaşmayın. Ahde vefa gösterin. Çünkü ahid bir sorumluluktur.
Yetimin malına da yaklaşmayın. Ancak rüşdüne (yaşına) erişinceye kadar en güzel şekilde (malını koruyup çoğaltmak için) yaklaşabilirsiniz. Bir de ahdi (yapılan sözleşmeyi) yerine getirin, çünkü verdiği sözden cayan (kıyamet günü) sorumludur.
Yetimin malına da, buluğ yaşına erişecekleri zamana kadar, güzel bir yolun dışındaki yollarla yanaşmayın. (Nemalandırmak ve muhafaza etmek dışında, yetimin mallarına el sürülmez.) Ve sözünüzü yerine getirin. Çünkü her söz, mutlaka sorulacaktır.
En güzel bir yola girilmedikçe, erginlik çağına varmamış olan öksüzün malına yaklaşmayınız; sözünüzde durasınız, verilen söz sorulur
Erginlik çağına erişinceye kadar yetimin malına ancak (o malı koruyup çoğaltmak için) niyetlerin en güzeli ile yaklaşın. Ahde vefa gösterin (sözünüzü tutun ve yapılan sözleşmelere uyun)! Çünkü (verdiğiniz sözlerden, yaptığınız sözleşmelerden) muhakkak sorguya çekileceksiniz.
Yetimin malına ergin çağa ulaşana kadar en güzel şeklin dışında yaklaşmayın. Ahdi de yerine getirin, doğrusu verilen ahidde sorumluluk vardır.
Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar, ancak en güzel bir niyetle yaklaşın. Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.
Öksüzlerin malına, erginlik çağına ulaşıncaya kadar dokunmayın; yararlarına olursa başka
Yetimin malına da yaklaşmayın. Ancak rüşdüne erinceye kadar en güzel bir şekilde yaklaşabilirsiniz. Ahdi de yerine getirin. Çünkü verilen sözde elbette sorumluluk bulunuyor.
Yetîm malına da yaklaşmayın ancak rüşdüne irinciye kadar en güzel olan suretle başka, ahdi de yerine getirin, çünkü ahidden mes'uliyyet muhakkak bulunuyor
Yetimin, erginlik çağına erişinceye kadar, malına yaklaşmayın. Meğer ki bu, en iyi bir suretle ola. Bir de ahdi yerine getirin. Çünkü ahid (den cayanlar) sorumludur.
Ve rüşdüne erinceye kadar yetîmin malına, en güzel bir şekilde (onu muhâfaza maksadıyla) olması müstesnâ, yaklaşmayın! Verilen sözü de yerine getirin! Çünki verilen sözde bir mes'ûliyet vardır.
Yetimlerin mallarına erişkenlik çağına gelinceye kadar en güzel (yemek için değil de) biçimde yaklaşın. Sözleşmelerinize uyun. Zira verdiğiniz sözlerden (yaptığınız ahitlerden) sorumlusunuz.
Yetim sinn-i rüşte bâliğ oluncaya kadar onun malına yaklaşmayın. Meğer ki güzel bir veçhile olsun [⁷]. Ahti yerine getirin. Çünkü ahit her halde sorulacaktır.
Erginlik çağına erişinceye kadar, o da en güzel bir tarz olması dışında yetimin malına yaklaşmayın. Ahde vefa edin. Çünkü ahit bir sorumluluktur.
Yasal olarak korumanız altında bulunan yetimler ergenlik çağına ulaşıncaya dek, onların mal varlığına, ancak onu en âdil ve en güzel biçimde değerlendirmek amacıyla yaklaşabilirsiniz, çarçur etmek amacıyla değil. Onlara ait malı, yatırıma dönüştürüp, onlar adına değerlendirebilirsiniz. Fakat gerekli yaş ve olgunluğa ulaştıklarında, onlara mallarını geri vermek zorundasınız. Bir de, verdiğiniz her sözü yerine getirin; çünkü verilen sözlerden, Hesap Gününde mutlaka sorguya çekileceksiniz!
Kendi yetişkinliğine erişinceye kadar Yetim’in malına en güzel olandan başka yaklaşmayın!
Ahd’e vefa gösterin! Gerçekten Ahd, bir sorumluluktur.
Ergenlik çağına erişinceye kadar, yetimin malına sadece en güzel şekilde1 yaklaşın. Sözünüzde durun, çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.
1 Mallarıyla onlar için ticaret yapmak, harcanan mesai için makul bir ücret almak ve beraberce yiyip içmek gibi. Bk. (Bakara: 220, Nisâ: 2-10, En’am: 152)
Yetimin malına, kendisi erginlik çağına varıncaya kadar, onu değerlendirmek amacı dışında sakın yaklaşmayın. 42 Verdiğiniz her sözü yerine getirin, çünkü verdiğiniz sözden [Hesap Günü'nde] mutlaka sorguya çekileceksiniz! 43
İyilik ve değerlendirme amacı dışında, reşit oluncaya kadar yetimin malına yaklaşmayın.1 Verdiğiniz ahde/söze sadık kalın. Çünkü verilen ahit/söz sorumluluk gerektirir.2 14/5-6, 6/152, 22/177, 3/76, 5/1, 7/102, 23/8, 61/2-3
Yetimin malına da, -kendisi temyiz çağına erişinceye kadar yapacağınız en uygun ve olumlu tasarruflar dışında- yaklaşmayın.[2264] Yine, verdiğiniz her (meşru) söze sadık kalın! Şüphesiz verilen her söz, taşınması gereken bir sorumluluktur.
[2264] Açıklamamız,
4:6’daki en yekberûya dayanır.
Ve yetimin malına sinn-i rüşte yetişinceye kadar yaklaşmayınız, meğer ki güzel bir veçhile olsun. Ve ahde vefa ediniz, şüphe yok ki ahdden dolayı mes'uliyet vardır.
Büluğ çağına ermeyen yetimin malına, en güzel tarzdan başka bir şekilde yaklaşmayın. Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluk gerektirir. [4, 2-6; 6, 152; 81, 8]
Büluğ çağının başlamasının alameti erkekte ihtilam, kızda ay halidir. Bunlar olmazsa Ebû Yusuf’a göre 15, İmam Ebû Hanife’ye göre göre erkek için 18, kız için 17 yaşına girmedir.
Yetimin malına yaklaşmayın, ancak erginlik çağına erişinceye kadar en güzel bir tarzda (onun malını kullanıp geliştirebilirsiniz). Ahdi de yerine getirin, çünkü ahd'den sorulacaktır.
Güçlü[1] haline ulaşıncaya kadar yetimin malına el sürmeyin; daha iyi bir sebeple olursa başka[2]. Bir de verdiğiniz sözü yerine getirin[3]. Çünkü verilen söz sorumluluk doğurur.
[*] Reşit oluncaya kadar. [*] El sürmek sürmemekten hayırlı hale gelmişse başka. [3] Maide
5:1
Ergenlik çağına gelinceye kadar, en güzel tarzda olmadıkça yetimin malına yaklaşmayın. Sözleşmeye de bağlı kalın. Çünkü söz vermek sorumluluktur.
Rüştüne erinceye kadar yetimin malına yaklaşmayın—daha güzel bir şekilde olursa o müstesna.(4) Verilen sözü yerine getirin; çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.
(4) Onu korumak, değer kaybetmesini önlemek, nemalandırmak gibi.
Yetimin malına yaklaşmayın. Ancak rüştüne erişinceye kadar, güzel bir yolla ilgilenebilirsiniz. Ahdinize vefalı olun çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.
daħı yaķın gelmeñ yetįm malına illā anuñ-ile kim ol görklürekdür tā ire resįdeligine. daħı yirine getürüñ 'ahdı ķavlı bayıķ 'ahd oldı śorınılmış.
Daḫı yimeñüz öksüz mālını illā ol yol bile kim yaḫşılıḳdur. Ḥattā bāliġolınca daḫı yirine getürüñüz. ‘Ahdi ya‘nī andı bozmañuz. Taḥḳīḳ ‘ahd ṣorula‐caḳdur size.
Yaxşı niyyət istisna olmaqla, yetimin malına həddi-büluğa çatana qədər yaxın düşməyin. (Bu mala ancaq onu qorumaq, artırıb çoxaltmaq və yetimin öz xeyrinə istifadə etmək məqsədilə əl vurmaq olar). Əhdə vəfa edin. Çünki (insan) əhd barəsində (qiyamət günü) cavabdehdir. (İnsan verdiyi əhdi yerinə yetirib-yetirmədiyi haqda sorğu-suala tutulacaqdır).
Come not near the wealth of the orphan save with that which is better till he come to strength; and keep the covenant. Lo! of the covenant it will be asked.
Come not nigh to the orphan´s property except to improve it,(2217) until he attains the age(2218) of full strength; and fulfil (Every)(2219) engagement, for (every) engagement will be enquired into (on the Day of Reckoning).(2220)*
2217 Cf.
6:152, and other passages relating to orphans, e.g.,
2:220. If an orphan's property is touched at all, it should be to improve it, or to give him something better than he had before-never to take a personal advantage for the benefit of the guardian. A bargain that may be quite fair as between two independent persons would be, under this verse, unfair as between a guardian and his orphan ward until the latter attains the full age of understanding. 2218 Ashuddah means the age when the orphan reaches his full maturity of strength and understanding, say between the ages of 18 and 30. The age of legal majority may be 18 (as for certain purposes in India ) or 21 (as in England ). For certain purposes in Muslim law it may be less than 18. In the orphan's interest a much stricter standard is required in his case. 2219 The definite article al has here a generic meaning, and is best translated "every". 2220 From the context the engagements referred to would relate to beneficial contracts connected with the orphan's property or promises or undertakings given by the guardian or implied in the terms of his appointment. But the words are general and may be interpreted in the general sense. Note that this sentence does not occur in the similar passage in
6:152, where there was a discussion of social laws: it is appropriate here, where the discussion is about the guardian's personal and individual responsibility in a spiritual sense. Cf.
5:1).