Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2242, sondan 3995. ayet; 18. sure ve Kehf Suresinin 102. ayetidir. Kehf Suresi 102. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 4498 olarak hesaplanmıştır. Kehf Suresinin toplam ebced değeri 495659 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
افحسب الذين كفروا ان يتخذوا عبادي من دوني اولياء انا اعتدنا جهنم للكافرين نزلا
Bu son bölümünde yer alan âyetler, sûrenin sonucu olup başlangıçta işaret edilen, sûre içinde de kıssalar ve darbımesellerle desteklenen ana fikri tekrar vurgulamaktadır. Sûrenin girişinde (1-8. âyetler) Allah Teâlâ’nın kutsiyeti ve kemal sıfatları ile Kur’an’ın üstünlüğü, müminlere verilecek mükâfatın müjdesi ve Allah’a çocuk yakıştırarak O’na ortak koşanların uyarılması konuları yer almıştı. İnkârcıların inatçı tutumları karşısında üzülen Hz. Peygamber’in durumuna da işaret edilmiş, dünya nimetlerinin imtihan için verildiği, bu nimetlerin bir gün yok olacağı bildirilmiş ve inkârcılar âhirete inanmaya davet edilmişlerdi. Burada da başlangıca bir atıf mahiyetinde ana tema tekrar ele alınmış, Arap edebiyatında konunun sonunu baş tarafıyla irtibatlandırma mânasına gelen ve “reddü’l-acez” denilen sanata güzel bir örnek verilmiştir.
Âyette, Allah’ı bırakıp da Hz. Îsâ’ya, meleklere, şeytanlara ve başka şeylere tapanlar kınanmaktadır. Şüphesiz ki Allah’tan başka hiçbir varlık ilâh olmaya lâyık değildir. İlâh diye taptıkları varlıklar onlara fayda sağlayamayacakları gibi onları koruyamaz da.
Bu âyetin baş tarafını, farklı bir okuyuşa göre “Beni bırakıp kullarımı koruyucu edinmeleri onlara fayda verecek mi?” şeklinde de çevirmek mümkündür.
Mehmet Okuyan
Kâfir olanlar, benim peşim sıra kullarımı dostlar edineceklerini mi sandılar! Biz cehennemi kâfirlere bir konak olarak hazırladık.
Yoksa gerçeği yalanlayan nankörler, Benim yanım sıra evliya¹ edinebileceklerini mi sandılar? Biz, Cehennem'i gerçeği yalanlayan nankörlere bir ikram olarak hazırladık.
1- Koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar. Sahip çıkacak, koruyacak.
Ahmet Akgül
O (gafiller ve) kâfirler, Beni bırakıp (dinimi dejenere eden ve çevresinde kurtarıcı geçinen bazı) kullarımı veliler (mürşitler ve mehdiler) edindiklerini mi zannetmişlerdi? Gerçekten Biz cehennemi (böylesi) kâfirler için bir (azap) durağı olarak hazır etmişizdir.
O Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, beni bırakıp kullarımı kendilerine yardımcı, dost ve ilah edineceklerini mi sanırlar? Şüphesiz biz, cehennemi bizden gelen gerçekleri örtbas edenlere, konak olarak hazırladık.
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler beni bırakıp da, kullarımı kendilerine koruyucu, emirlerine itaat edilecek otorite edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi, kâfirlere bir ağırlama yeri olarak hazırladık.
İnkar edenler beni bırakıp da kullarımı kendilerine dostlar (veliler) edineceklerini mi sandılar? [4] Biz cehennemi kâfirler için konak olarak hazırladık.
O kâfirler, beni bırakıp da kullarımı (melekleri ve Îsa'yı) kendilerine dost edineceklerini mi sandılar? Biz, cehennemi o kâfirlere bir konukluk hazırladık.
Kâfirler, beni bırakıp da kullarımı kendilerine sahip kabul ederek faydalanacaklarını mı sandılar? Şüphesiz Biz, Cehennemi kâfirler için konak olarak hazırladık.
İnkârcılar, benim kullarım(dan herhangi birini) bana karşı (kendilerine) dost, koruyucu edinebileceklerini mi sandılar? Biz cehennemi hakkı inkâr edenler için bir konak yeri olarak hazırladık.
O inkâr edenler, beni bırakıp da kullarımı (kendilerine) dostlar edineceklerini mi sandı(lar)? Şübhesiz ki biz, Cehennemi kâfirler için (onlara münâsib) bir ağırlama yeri olarak hazırladık!
O inkâr edenler benim kullarımı, benden başka koruyucu (veli) edinebileceklerini mi zannettiler? Biz cehennemi inkârcıların ineceği yer olarak hazırladık.
İsmail Hakkı İzmirli Kehf Suresi 102. Ayet Açıklaması
[2] İsa, Üzeyr, Melâike Aleyhisselâm gibi kullarımı mâbut edinmek.
Kadri Çelik
Küfre sapanlar, beni bırakıp kullarımı veliler edindiklerini (ve böylece kurtuluşa ereceklerini) mi sandılar? Gerçekten biz cehennemi, küfre sapanlar için bir durak olarak hazırlamışızdır.
Yoksa inkârcılar,Benim kimi kullarımı kendilerine Benden başka dost ve yardımcı edinerek, onların şefaati sayesinde kurtuluşa ereceklerini mi sanıyorlar? Hayır, tam tersine! Doğrusu Biz, kâfirlere “konukevi” olarak, cehennemi hazırladık!
Hakkı inkara şartlanmış olan bu kimseler, Benim kullarım[dan herhangi birini] Bana karşı (kendilerine) dost, koruyucu edinebileceklerini mi sandılar? 102 Hiç şüphe edilmesin ki Biz cehennemi hakkı 103 inkar edenler için bir konak yeri olarak hazırlamışızdır.
Gerçekleri örtbas eden kâfirler kullarımı benimle aralarına evliya koyup kurtulabileceklerini mi zannediyorlar. İşte biz cehennemi bu kâfirler için bir konak olarak hazırladık. 34/37, 39/3, 42/9
İnkârda ısrar eden bu kimseler benim kullarımı, benden bağımsız olarak, kendilerine kayırıcı veli edineceklerini mi sandılar? Şüphesiz Biz cehennemi kâfirler için bir ikram (!) olarak hazırladık.
Ya o kâfir olanlar, benden başka kullarımı (kendilerine) dostlar ittihaz edeceklerini mi sanıverdiler. Biz cehennemi kâfirler için bir konaklık yer olarak hazırladık.
O kâfirler, birtakım kullarımı, Benden başka tanrı edinmelerinin geçerli olacağını mı zannettiler? Doğrusu Biz cehennemi kâfirler için konak olarak hazırlamış bulunuyoruz.
Ayetleri görmezlikten gelenler (kâfirler), benimle kendi aralarına dostlar (veliler) olarak kullarımı koyacaklarını mı sanıyorlar? Biz cehennemi, o kâfirlerin konak yeri yaptık.