Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2238, sondan 3999. ayet; 18. sure ve Kehf Suresinin 98. ayetidir. Kehf Suresi 98. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 49 ve toplam ebced değeri ise 3083 olarak hesaplanmıştır. Kehf Suresinin toplam ebced değeri 495659 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قال هذا رحمة من ربي فاذا جاء وعد ربي جعله دكاء وكان وعد ربي حقا
Bu iki âyette anlatılan “seddin bozulması, Ye’cûc ve Me’cûc’ün kalabalığı ve sûrun üflenmesi üzerine toplanmaları” iki şekilde yorumlanmıştır: 1. Kıyamet yaklaşınca (kıyamet alâmeti olarak) seddin açılması (Enbiyâ 21:96), Ye’cûc Me’cûc’ün yayılması, sonra birinci sûr ile kıyametin başlaması, haşir ve hesap. 2. Birinci sûrda bütün dağlar gibi o seddin bulunduğu yerin de büyük değişime uğraması, ikinci surda diğerleri gibi Ye’cûc Me’cûc’ün de diriltilerek, birbirine girmiş büyük kalabalıklar halinde haşredilme ve hesaba çekilmeleri. Ye’cûc Me’cûc hakkında başka rivayetler de vardır. Ancak bilginin gerçeklik değeri konusundaki İslâmî kurallara göre bunlara dayanarak kesin bir bilgiye ulaşmak mümkün değildir.
Yukarıda özetlenen yorumlara ilaveten 83-99. âyetlerde anlatılan kıssada geçen bazı isim ve kavramlarla ilgili şöyle bir te’vil de yapılmıştır: Zülkarneyn Hz. Muhammed’i, Zülkarneyn’in set yaparak aralarını kapattığı iki dağ Mekke ile Medine’yi, set de Mekke’nin fethi ile sağlanmış olan İslâm birliğini, Ye’cûc ve Me’cûc ise inkârcıları temsil etmektedir. Bu inkârcılar kıyamete kadar İslâm birliğini bozamayacaklar; kıyamet (şaşmaz sözün gerçekleşmesi) yaklaştığında ise inkârcılar dalgalar halinde birbirlerine karışacaklardır (bk. Orhan Kuntman, s. 295-302, 328).
Mehmet Okuyan
(Zülkarneyn) “Bu, Rabbimden bir rahmettir. Fakat Rabbimin vaadi gelince, O bunu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir.” demişti.
(Zu’l-Karneyn) Dedi ki: “Bu (marifet ve teknikler) benim Rabbimden (özel) bir rahmettir. Rabbimin va’adi geldiği zaman (kıyamet öncesi), O bunu (seddi) dümdüz edecektir, (böylece Yü’cüc ve Me’cüc tepelerden (göklerden)hücuma geçeceklerdir). Rabbimin va’adi Hakk’tır (ve gerçekleşecektir) .”
Zülkarneyn: “Bu Rabbimden bir rahmettir. Bununla birlikte Rabbimin belirlediği zaman gelince, bu seddi yerle bir edecektir. Çünkü Rabbimin verdiği söz, mutlaka gerçekleşir.”
Zülkarneyn:
“Bu Rabbimden bir rahmettir. Fakat Rabbimin va'di gerçekleşince, Kıyamet kopunca o bu seddi de yerle bir eder. Rabbimin va'di, tehdidi kesinkes gerçekleşecektir.” dedi.
Zü'l-Karneyn dedi ki: “- Bu sed, Rabbimden (kullarına bir nimet ve) rahmettir. Rabbimin vaadi geldiği (kıyamet günü yaklaştığı) zaman onu dümdüz yapacaktır. Rabbimin vaadi de haktır.”
“Bu, Rabbimin (mazlum milletler için olan) bir rahmetidir. Rabbimin sözü gerçekleştiği (kıyamet koptuğu) zaman, bunu yerle bir eder. Şüphesiz Rabbimin sözü ve vaadi haktır.
Yani yaptığımız bu set muhteşem ve güçlü bir yapıdır, öyle ki Ye’cûc ve Me’cûc fitnesinin zulmünden sizleri korudu ama bu set sonsuza kadar sürecek güçte değildir. Zira Rabbimin kıyamet vaadi gelince bu da diğer her şey gibi paramparça olup yerle bir olacaktır.
Diyanet İşleri (Eski)
Zülkarneyn: "İşte bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin tayin ettiği zaman gelince onu yerle bir eder; Rabbimin verdiği söz gerçektir" dedi.
(Zülkarneyn:) “Bu (sed) Rabbimden bir rahmettir. Fakat Rabbimin ta'yîn ettiği zaman (kıyâmet günü) gelince onu yerle bir eder. Rabbimin va'di ise haktır” dedi.
Zülkarneyn “ Bu Rabbimin (bana öğrettiği) rahmetidir. Rabbimin vaat ettiği gün (kıyamet vakti) gelince, bu setti yerle bir eder. Rabbimin verdiği söz mutlaka yerine gelir.
Zülkarneyn dedi ki «— Bu Rabbim tarafından kullarına karşı bir eser-i rahmettir. Kıyamet zamanında Rabbimin vaadi gelince onu dümdüz edecektir. Rabbimin vaadi her halde yerini bulacaktır».
Zülkarneyn, yaptığı bu büyük işten dolayı şımarıp gurura kapılmadı. Aksine, bir mümine yaraşan alçakgönüllülükle, “Bu, Rabb’imin bizlere bir lütfudur. Gerçi ben elimden geldiğince sağlam bir duvar yaptım fakat bu, sonsuza kadar sürecek değildir. Rabb’imin vaadi gelince, bu seti de paramparça edecektir. Rabb’imin verdiği söz, mutlaka gerçekleşir.” Bu, onların bu dünyada çekeceği azap olacak. Kıyâmet Gününe gelince:
(Zü’l-Karneyn): “Bu, Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin vadi (olan kıyamet)1 geldiği zaman ancak O, bunu yerle bir eder ve Rabbimin va’di kesinlikle doğrudur.”2 dedi.
1 Bk. (Enbiyâ: 96)2 Bu kıssanın çok kapalı bir şekilde anlatılmasının hikmeti tamamen Allah’a aittir. Ancak Peygamberimize bu kıssayı soranlar da bu anlatıma hiçbir itirazda bulunmamışlardır. Bu da onların bu konuda hiçbir şey bilmediklerini, açıkça göstermektedir. En doğrusunu Allah bilir. Ayrıca, birçok yerde olduğu gibi bu kıssa ile ilgili olarak mutasavvıflar birçok keşfi yorumlar yapmışlarsa da bu yorumlar keşfi değil keyfidir.
Muhammed Esed
[Zulkarneyn:] “Rabbimden bir rahmettir bu!” dedi, “Bununla birlikte, Rabbimin belirlediği zaman 99 gelince bu [seddi] yerle bir edecektir; çünkü Rabbimin verdiği söz mutlaka gerçekleşir!” 100
(Zülkarneyn) dedi ki: “Bu Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadinin zamanı geldiğinde, onu yerlebir edecektir: zira Rabbimin vaadi mutlaka gerçekleşir.”[2444]
[2444] Zımnen: İktidar ve güç ne kadar büyük olursa olsun Allah’ın mutlak iktidarı karşısında bir gün yok olacaktır. Burada Allah Rasûlü inşâ edilmektedir. Zımnen: Ey rasul senin ellerinle kurulacak bir yapı da bu genel İlâhî yasanın dışında değildir. Emek zahmet inşâ ettiğin sınırları ve günah setlerini yıkmaya kalkanlar çıkacaktır. Esasen Zülkarneyn kıssasının tümünde Allah Rasûlü’nün elleriyle kurduğu medeniyetin sınırlarının doğudan batıya kadar yayılacağına işaret vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Dedi ki: «Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi geldiği vakit ise onu dümdüz etmiş olacaktır. Ve Rabbimin vaadi bir hak olmuştur.»
Zülkarneyn: “Bu, Rabbimden bir rahmettir, bir lütuftur, dedi. Rabbimin tayin ettiği vakit gelince, bunu yerle bir eder. Rabbimin vâdi mutlaka gerçekleşir. ”
(Zu'l-Karneyn) dedi: "Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin va'di gel(ip Ye'cuc ve Me'cuc'un çıkması, yahut kıyametin kopması gerek)diği zaman onu yerle bir eder; şüphesiz Rabbimin va'di gerçektir."