Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2276, sondan 3961. ayet; 19. sure ve Meryem Suresinin 26. ayetidir. Meryem Suresi 26. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 76 ve toplam ebced değeri ise 5117 olarak hesaplanmıştır. Meryem Suresinin toplam ebced değeri 281117 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure كـهيعص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette كـ (0) ه (0) ي (9) ع (1) ص (1) bulunuyor.
Arapça Metin
فكلي واشربي وقري عينا فاما ترين من البشر احدا فقولي اني نذرت للرحمن صوما فلن اكلم اليوم انسيا
Rivayete göre Meryem’in kavmi İslâm’da bilinen orucun dışında sükût etmek suretiyle de oruç tutarlarmış. Bu âyet, onlarda böyle bir oruç şeklinin varlığına işaret etmektedir
Yüce Allah, Meryem’in üzüntüsünü gidermek ve acılarını dindirmek için onu teselli etmiş ve nimetlerini hatırlatmıştır; onun için çıkardığı kaynak suyundan içecek, meyve vermesini sağladığı hurmadan da yiyecektir. “Altında bir su kaynağı yaratmıştır” şeklinde çevirdiğimiz kısmı “Senden Îsâ’yı yaratıp çıkarmıştır” şeklinde çevirmek de mümkündür (Şevkânî, III, 370).
Mehmet Okuyan
Ye, iç; gözün aydın olsun! Herhangi bir insan görürsen de ki: ‘Ben Rahmân için oruç adadım; bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.”
“Ye, iç; gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen de ki: Ben çok merhametli olan Allah'a oruç adadım; artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.”
“Artık ye ve iç. Gözün aydın olsun! Eğer beşerlerden¹ biri ile karşılaşırsan; ben Rahman'a savm² adadım, bu nedenle bugün hiç kimse ile konuşmayacağım de.”
Artık (bu İlahi ikramları) ye, iç; gözün aydın olsun. Eğer herhangi bir beşer görecek olursan (ve senin nasıl gebe kaldığını sorarlarsa) de ki: "Ben Rahman (olan Allah) a oruç adadım, bugün hiç kimseyle konuşmayacağım."
Ve sonra da ye iç, doğacak olan bu çocuktan dolayı da, gözün aydın olsun! Ve insanlardan birini görürsen, ona de ki: Ben, O sınırsız rahmet sahibi Rahman olan Allah için, bir süre konuşmamaya söz verdim, bu yüzden bugün insanlardan hiçbir kimseyle konuşmayacağım.”
“Ye, iç. Gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görürsen, ben rahmet sahibi Rahmân olan Allah'a, konuşmama orucu adadım. Kesinlikle bugün insan cinsinden biriyle konuşmayacağım.” de.
Artık, ye, iç ; gözün aydın olsun. Eğer herhangi bir beşer görecek olursan, de ki: 'Ben Rahman (olan Allah) a oruç adadım, bugün hiç kimseyle konuşmayacağım.'
Artık ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer insanlardan birini görürsen: “- Ben Rahman'a (Allah'a) bir oruç (susmak) adadım. Onun için bugün hiç kimseye asla söz söylemiyeceğim.” de.
Ye, iç ve gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen de ki: “Ben Rahman olan Allah’a oruç (söz orucu) adadım. Artık hiçbir insanla konuşmayacağım.”
“Ye, iç, gözün aydın (gönlün rahat) olsun! Ve eğer insanlardan herhangi birini görürsen ona (beden dilini kullanarak) de ki: “Ben Rahman (olan Allah) için (susma) orucu adadım, bu yüzden bugün insanlardan hiç kimseyle konuşmayacağım.”
«Ye, iç. Gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen de ki: Ben, çok merhametli olan Allah'a oruç adadım; artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.»
Rivayete göre Meryem’in kavmi, yememek, içmemek suretiyle oruç tuttukları gibi, konuşmamak suretiyle de tutarlarmış. Yahut oruçlu iken yeme-içmeden kaçındıkları gibi konuşmaktan da kaçınırlarmış. Hz. Meryem de buna uygun olarak sükût orucu adamış olmaktadır.
Edip Yüksel
"Ye, iç ve gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görürsen, 'Ben Rahman için oruç tutmaya karar verdim. Bugün hiç bir insanla konuşmayacağım' de."
"Ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer insanlardan birini görürsen, ben Rahmân (olan Allah)a bir oruç (susmak) adadım. Onun için bugün hiçbir kimseyle konuşmayacağım" de.
Artık ye, iç, gözün aydın olsun, bunun üzerine şayed beşerden birini görürsen ben, de: rahmana oruç adadım, onun için bu gün hiç bir inse söz söylemiyeceğim
24,25,26. Aşağısından ona şu nida geldi: «Tasalanma, Rabbin senin alt (yan) ında bir su arkı vücûda getirmişdir. Hurma ağacını kendine doğru silk, üstüne derilmiş taze hurma dökülecekdir. Artık ye, iç. Göz (ün) aydın olsun. Eğer beşerden her hangi birini görürsen «ben, de, o çok esirgeyici (Allaha) oruç adadım. Onun için bu gün hiç bir kimseye kat'iyyen söz söylemeyeceğim.»
(Ve yine ona denildi ki:) “Artık ye, iç ve gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görecek olursan (onlara): 'Doğrusu ben, Rahmân için (susma) oruc(u) adadım; bu yüzden bugün hiçbir insanla aslâ konuşmayacağım!' de!”
Ye, iç, oğlun ile gözün aydın olsun. Şâyet insandan birini görürsen o da sana çocuğu sorarsa işaretle «— Ben esirgeyen Zat/a sükût orucu adamışım. Bugün [¹] hiçbir insan ile konuşmayacağım» dersin.
İsmail Hakkı İzmirli Meryem Suresi 26. Ayet Açıklaması
[1] Bundan böyle.
Kadri Çelik
Artık, ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer herhangi bir beşer görecek olursan, (işaretle) de ki: “Ben Rahman'a oruç adadım, bugün (konuşmama orucunu tuttuğum için de) hiç bir insanla konuşmayacağım.”
“Ye, iç, gözün aydın olsun! Buradan ayrıldığında, eğer bir insanla karşılaşırsan, onunla hiç konuşma, sadece işâretlerle ona de ki: ‘Ben Merhamet Sahibi yüce Rabb’im için,bir süre konuşmamak üzere oruç adadım; bu yüzden bugün hiç kimseyle konuşmayacağım!’ Korkma, sorulara cevabı ben vereceğim.”
(Hadi, kurtuldun!) “Ye, iç; gözün aydın olsun!
Beşer’den birini görürsen de ki:
-’Ben, Rahmân’a oruç adadım. Bir insan olarak bugün asla konuşmayacağım!’ ".
(Melek ona, Ey Meryem!): “Artık ye, iç (ve çocuğundan dolayı) sevin.1 Eğer herhangi bir insan görürsen: ‘Ben Rahman (olan Allah)’a oruç adadım, bugün hiç bir insanla asla konuşmayacağım’ de.” (dedi.)
1 Bu bölüm; “(Ey Meryem:) artık ye, iç, gözün aydın olsun...” şeklinde de tercüme edilebilir.
Muhammed Esed
Sonra da ye, iç: gözün aydın olsun! Ve eğer insanlardan birini görürsen ona de ki: 19 “Ben O sınırsız rahmet Sahibi için, (bir süre) konuşmaktan kaçınmaya ahdettim; bu yüzden bugün insanlardan kimseyle konuşmayacağım”. 20
Ye, iç, gözün aydın olsun. Şayet herhangi bir beşere rastlarsan, ben O Rahman’a oruç adadım bugün hiç kimseyle konuşmayacağım de! 3/33...47, 19/17...34
sonra da ye, iç, gözün aydın olsun! Ve eğer insanlardan herhangi birine rastlarsan, o zaman da (işaret yoluyla) de ki: ‘Ben O sınırsız merhamet sahibine oruç[2483] adadım: dolayısıyla bu gün insanlardan hiç kimseyle konuşmayacağım!”
Mustafa İslamoğlu Meryem Suresi 26. Ayet Açıklaması
[2483] Vahiy sürecinde ilk burada kullanılan savm, “tutmak, eylemden el çekmek” anlamına gelir. Bu, kişinin “güdülerini kontrol altına alması, kendini tutması” anlamına gelir. Burada olduğu gibi “dili tutmak” ya da Medenî âyetlerde olduğu gibi “yeme içme arzusunu tutmak” anlamlarını kazanmıştır (Krş: 2:183 ve 33:35).
Ömer Nasuhi Bilmen
«Artık ye ve iç, ve gözün aydın olsun, imdi insanlardan bir kimseyi görürsen, 'Ben Rahmân için oruca nezrettim. Artık bugün hiçbir insan ile asla konuşmayacağım,' de.»
"Artık ye, iç. Gözün aydın olsun. Eğer insanlardan birini görürsen şöyle söyle: "Ben Rahman için oruç adadım. Onun için bugün, insan cinsinden hiç kimseyle konuşmayacağım."
Pes yi ve iç. Daḫı aydın olsun gözüñ. Pes eger ādemīlerden bir kimse gör‐señ, eyit: Ben neẕr eyledüm Tañrı Ta‘ālāya oruç dutmaġı bu gün. Ben hīçkimseye söylemezin ādemīlerden.