Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2284, sondan 3953. ayet; 19. sure ve Meryem Suresinin 34. ayetidir. Meryem Suresi 34. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 34 ve toplam ebced değeri ise 3060 olarak hesaplanmıştır. Meryem Suresinin toplam ebced değeri 281117 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure كـهيعص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette كـ (0) ه (1) ي (5) ع (1) ص (0) bulunuyor.
Bu âyetlere şu mânalar verilmiştir: a) “İşte hakkında şüphe ettikleri Meryem oğlu Îsâ ile ilgili olarak bu anlatılanlar doğrudur. Gerçek söz budur” (Râzî, XXI, 217). b) Hz. Îsâ hakkında yahudilerin “O, gayri meşrû ilişkiden dünyaya gelmiştir” şeklindeki sözleri doğru olmadığı gibi, Hıristiyanların “O, Allah’ın oğludur” şeklindeki iddiaları da doğru değildir. “Meryem oğlu Îsâ Mesîh Allah’ın Meryem’e ulaştırdığı kelimesi ve O’ndan bir ruhtur” (Nisâ 4:171). c) Gelecek olan Hz. Îsâ’nın, daha sabi iken bir mûcize eseri olarak dile gelip ilân ettiği gerçek sözdür. Allah’a –Îsâ olsun başka biri olsun– bir çocuk isnat etmek gerçek dışıdır, Allah’a iftiradır. Allah, Îsâ’nın da diğer bütün insanların da gerçek ve yegâne tanrısı olup yalnız O’na ibadet etmek gerekir. Oysa onlar bu gerçekleri, özellikle Hz Îsâ’nın Allah’ın oğlu değil, kulu ve elçisi olduğunu tartışmasız kabul edecekleri yerde aralarında ayrılığa düşmüşlerdir.
Müfessirler, 37. âyette Hz. Îsâ hakkında ayrılığa düştükleri belirtilen grupların, yahudilerle hıristiyanlar veya Hıristiyanlık’taki farklı mezhep mensupları olduğunu söylemişlerdir. Yahudiler onun peygamber olduğunu bütünüyle reddederken, hıristiyanların büyük çoğunluğu onu “Allah’ın oğlu” dolayısıyla tanrı olarak kabul etmiş; az bir kısmı ise “Allah’ın kulu ve resulü” olduğuna inanmıştır (bu ihtilâflar sonunda ortaya çıkan mezhepler hakkında bilgi için bk. İbn Âşûr, XVI, 106; Mehmet Aydın “Hristiyanlık”, DİA, XVII, 340-358).
Meâlinde “ulaşıldığında” diye tercüme ettiğimiz meşhed kelimesi sözlükte “görmek veya şahitlik etmek” demektir. Yer veya zaman ismi olarak, “görülecek yer veya görülecek zaman; şahitlik edilecek yer veya şahitlik edilecek zaman” anlamına gelir. Buna göre âyete verilen meâlin dışında şu anlamlar da verilebilir: a) Büyük güne ulaşıldığı yerde vay o inkârcıların haline! b) Melekler, peygamberler, hatta kişinin kendi organları tarafından aleyhinde şahitlik edileceği büyük günden dolayı veya büyük günde şahitlik edileceği zaman yahut şahitlik edilecek yerde vay o inkârcıların haline!
Mehmet Okuyan
İşte, hakkında tartıştıkları Meryem oğlu İsa ile ilgili doğru söz budur.
Müfessirler, bu âyete şu manayı da vermişlerdir: «İşte Meryem oğlu İsa, (onun hakkındaki bu beyan), hak sözdür ki, onlar bunda şüpheye düşerler.» Metindeki manaya göre İsa’nın hak söz olması, Allah’ın «kün=ol» emrinin eseri olmasındandır.
Edip Yüksel
İşte, Meryem oğlu İsa böyleydi. Hakkında kuşkuya düştükleri konunun gerçeği budur.
İşte, Yahudilerin inkâr ederek, Hıristiyanların ise ilâhlaştırarak hakkında anlaşmazlığa düştükleri Meryem oğlu İsa hakkındaki gerçek açıklama ve meselenin içyüzü bundan ibarettir.
1 Yani Hz. Îsâ (a.s) Allah’ın oğlu da değil, Yûsuf en-Neccar’ın oğlu da değildir. O sadece Allah’ın kulu ve elçisidir. Ayrıca âyetin son bölümü; “...Meryem oğlu İsa’ya dâir en doğru söz, budur.” şeklinde de tercüme edilebilir.
Muhammed Esed
MERYEM OĞLU İsa hakkında, üzerinde öylesine derin bir anlaşmazlığa düştükleri 25 doğru açıklama işte budur.
Mustafa İslamoğlu Meryem Suresi 34. Ayet Açıklaması
[2490] Veya mahzuf bir mübtedanın haberi olarak: “Bu, Hakk’ın sözüdür” (Taberî). İsa’nın mesajı etrafındaki tüm mezhebî ve teolojik tartışmaların kökeninde “ilahlaştırma” sapması yatar. Teslis İsa’ya inananları birleştirmeyip ayırmıştır. Teslis gibi tamamen soyut ve kurgusal bir dogmanın nasıl anlaşılacağı konusunda birbiriyle çatışan mezhepler çıkmıştır (İnsan İsa’ya atıf için bkz: 5:75).
Ömer Nasuhi Bilmen
İşte hak olan kavle göre bu, kendisinde ihtilâfta bulundukları Meryem'in oğlu İsâ'dır.