Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2259, sondan 3978. ayet; 19. sure ve Meryem Suresinin 9. ayetidir. Meryem Suresi 9. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 43 ve toplam ebced değeri ise 3729 olarak hesaplanmıştır. Meryem Suresinin toplam ebced değeri 281117 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure كـهيعص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette كـ (0) ه (2) ي (3) ع (1) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
قال كذلك قال ربك هو علي هين وقد خلقتك من قبل ولم تك شيـا
Hz. Zekeriyyâ özellikle çocuk değil, kendisine mânen vâris olacak bir halef istemişti, Allah çocuk vereceğini müjdeleyince sevinmiş ve şaşkınlığını ifade etmiştir. Alâmet olarak sapasağlam olmasına rağmen, üç gece insanlarla konuşamayacağı hususu, Âl-i İmrân sûresinde ise insanlarla üç gün, işaretten başka bir şekilde konuşamayacağı şeklindedir. Şu halde burada geceler gündüzleriyle birlikte, Âl-i İmrân’da ise günler geceleriyle birlikte kastedilmektedir. Aynı zamanda işaretle konuşabileceği de bildirilmiş ve sabah akşam Allah’ı çokça zikretmesi emredilmiştir (bu konuda ayrıca bk. Âl-i İmrân 3:41). Şüphesiz ki kâinatı yoktan var eden, Âdem’i topraktan yaratan o yüce kudret için ihtiyar ana babadan bir çocuk dünyaya getirmek zor bir şey değildir. Zira o, bir şeyi yaratmak istediği zaman “ol” der, hemen oluverir (bk. Yâsîn 36:82).
Mehmet Okuyan
(Melek) şu cevabı vermişti: “Öyle, (ama) Rabbin ‘Bu (iş) benim için kolaydır. Sen daha önce hiçbir şey değilken seni ben yaratmıştım’ demişti.”
(Ona gelen melek:) “İşte böyle” dedi. “Senin Rabbin: ‘Bu benim için kolaydır, daha önce sen hiçbir şey değil iken, seni yaratmıştım (düşünsün) ’ buyuruverdi.”
(Cebrâil ona şöyle) dedi: “- Dediğin gibidir, fakat Rabbin buyurdu ki, bu işi yapmak bana kolaydır. Bundan önce seni yarattım, halbuki hiç bir şey değildin.”
(Ona gelen melek:) “Öyledir” dedi. (Fakat) Rabbin buyurdu ki: “Bunu yapmak bana pek kolay! Nitekim daha önce sen hiçbir şey değilken seni de ben yaratmıştım.”
(Allah yahut Cebrail ona şöyle) dedi: "Dediğin gibidir, (fakat) Rabbin buyurdu ki, bu işi yapmak bana kolaydır. Nitekim bundan önce seni yarattım. Halbuki sen hiçbir şey değildin."
(Allah) buyurdu ki: “Böyledir!” (Ve) Rabbin (yine) buyurdu ki: “O bana pek kolaydır;(3) nitekim daha önce sen (de henüz) hiçbir şey değil iken, muhakkak ki seni de yaratmıştım!” (4)
(3)“Da‘vât-ı insâniyenin (insanın duâlarının), husûsan havasların (yüksek insanların) ve nebîlerin(peygamberlerin) on adedden altı-yedisi hilâf-ı âdet (alışılmadık bir şekilde) kabûl olmasından kat‘î anlaşılıyor ki: Her dertlinin âhını, her muhtâcın duâsını işiten ve dinleyen bir Semî‘-i Mucîb (duâları işiten ve cevab veren bir Zât) perde arkasında var, bakar ki, en küçük bir zîhayâtın (canlının) en küçük bir ihtiyâcını görür ve en gizli bir âhını işitir, şefkat eder, fiilen cevab verir, memnûn eder.” (Şuâ‘lar, 11. Şuâ‘, 206)(4)“O Vâhiddir, Ehaddir (sıfatlarında ve zâtında birdir), herşeye kadîrdir (gücü yetendir). Hiçbir şey O’na ağır gelmez. Bir baharı halk etmek (yaratmak) bir çiçek kadar O’na kolaydır. Cenneti halk etmek, bir bahar kadar O’na rahattır. Her günde, her senede, her asırda, yeniden yeniye îcâd ettiği hadsiz masnûâtı(yarattığı hadsiz san‘atlı mahlûkātı), nihâyetsiz kudretine, nihâyetsiz lisanlarla şehâdet (şâhidlik) ederler.” (Asâ-yı Mûsâ, 10. Hüccet-i Îmâniye, 189) Ayrıca bakınız; (sahîfe 55, hâşiye 1)
İlyas Yorulmaz
Rabbi “Öyledir. O’nu yapmak benim için kolaydır. Sen henüz hiçbir şey değilken, Rabbin senide yarattı” dedi.
Bunun üzerine melek, “Orası öyle,” dedi, “fakat Rabb’in buyurdu ki: “Bu iş benim için çok kolay; nitekim, sen bir zamanlar hiçbir şey değilken seni de Ben yaratmıştım.”
– Melek: Dedi ki, evet doğrudur, öyledir, ama Rabbin diyor ki bu benim için çok kolaydır. Unutma ki daha önce ben seni yarattığımda sen hiçbir şey değildin. 3/35...41, 19/2...15, 21/89-90
(Cevap verildi): “Öyledir (ama)”[2464] dedi, “Rabbin diyor ki: “Bu Benim için kolaydır; zira daha önce seni de Ben yaratmıştım, oysa sen hiçbir şey değildin!”