Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 114, sondan 6123. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 107. ayetidir. Bakara Suresi 107. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 58 ve toplam ebced değeri ise 3305 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (10) ل (13) م (8) bulunuyor.
Arapça Metin
الم تعلم ان الله له ملك السموات والارض وما لكم من دون الله من ولي ولا نصير
“Göklerin ve yerin hükümranlığı”ndan maksat, evrendeki canlı ve cansız bütün varlıklarla olayların yaratılıp yönetilmesidir. Kur’an öğretisine göre Allah kadir-i mutlaktır; evrende olup biten her şey O’nun ilim, irade ve kudret sıfatlarının eserleridir. O, bütün sebeplerin sebebi, hâkimler hâkimidir. Evrenin yasalarını koyan, sebep ve illetleri belirleyen ve her şeyin bu yasalara ve sebeplere göre işleyişini sağlayan O’dur. Aynı şekilde bir öğretinin veya hükmün konulmasını veya yürürlükten kaldırılmasını sağlayan da O’dur. Bu çerçevede farklı zamanlarda ihtiyaç ve şartlara göre yeni peygamberler ve kitaplar göndererek ve böylece eski bazı hükümleri yürürlükten kaldırarak (nesih) yeni hükümler koyan da O’dur. Evrenin genel düzeni ve yasaları yanında çeşitli devirlerdeki insanlık yasalarının gelişimi de genel planda Allah’ın belirtilen hükümranlığı çerçevesinde gelişmektedir. Böyle olunca, bütün varlıklar gibi bireylerin hayatı da O’nun bu sınırsız hâkimiyetine bağlı olup bu durumda insanların O’ndan başka hiçbir dostu, sahibi ve yardımcısı yoktur. Kelime-i tevhidin, “Lâ ilâhe illallah” şeklindeki ilk cümlesi, Kur’an’ın her vesileyle vurgulayarak gönüllere işlemek istediği böyle bir tanrı inancını dile getirmekte olup İslâm’da bu inanç, dinin temeli ve müslüman olmanın da birinci şartıdır.
Allah’ın yer ve gökler üzerindeki hükümranlığının âyette soru şeklinde ortaya konması, bunun kesinliğine işaret eden Kur’an üslûbunun bir örneğidir. Buna göre “bilmez misin” sorusu, “Bunu açık seçik biliyorsun. Şu halde yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın bir hükmü neshedip veya unutturup, onun yerine daha hayırlısını veya benzerini getirmesinin de O’nun yetkisinde olduğunu bilmen gerekir” anlamına işaret eder. Hz. Peygamber’in bunda hiçbir kuşkusu yoktu. Şu halde âyetin lafzına göre Resûlullah’a sorulan bu soru onun şahsında, başta müslümanlar olmak üzere bütün insanlığa yöneltilmiştir. Nitekim âyetin sonunda çoğul ifadenin yer alması da bunu gösteriyor.
Mehmet Okuyan
Göklerin ve yerin otoritesinin yalnızca Allah’a ait olduğunu bilmez misin? Sizin için Allah’a rağmen dost da yardımcı da yoktur.
Bilmedin mi ki, göklerin ve yerin (ve aralarındaki her şeyin) mülk ve saltanatı yalnız Allah'ındır. Sizin için Allah'tan başka ne bir veli ne de bir yardımcı vardır. (Bulmak da mümkün değildir.)
Göklerin ve yerin hâkimiyetinin ve mülkiyetinin Allah'a ait olduğunu bilmiyor musun? Sizin de Allah'ın dışında, kulu durumundakilerden ne emrinde olduğunuz bir otorite, ne koruyucunuz, ne de bir yardım edeniniz vardır.
(Yine) bilmez misin, göklerin ve yerin mülkiyet ve hükümranlığı yalnızca Allah'ındır? Sizin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.
Göklerin ve yerin mülk (-ü tasarrufu) hakıykaten Allahın olduğunu ve sizin [için] Allah'dan başka ne bir yâr, ne de hakıykî bir yardımcı bulunmadığını bilmedin mi?
Yine bilmez misin ki, göklerin ve yerin mutlak egemenliği sadece Allah’ındır ve sizin Allah’tan başka hiçbir dost ve yardımcınız yoktur? Ve bilmez misin ki, mülk O’nun olduğu için yasayı koymak veya yürürlükten kaldırmak, yani mülkünde dilediği gibi tasarruf etmek de O’nun hakkıdır?
(Yine) Sen, gerçekten göklerin ve yerin hükümranlığının, Allah’a ait olduğunu hiç bilmez misin? (Şunu iyi bilin ki) sizin Allah’tan başka dostunuz da yardımcınız da yoktur.
Bilmedin mi ki, göklerin ve yerin mülkü (hükümranlığı, yönetimi, mülkiyeti) yalnız Allah'ındır. Sizin için Allah'tan başka ne bir koruyucu, ne de bir yardımcı yoktur.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 107. Ayet Açıklaması
[*] Veli (çoğulu evliya), iki veya daha çok şeyin, araya başka bir şey girmeyecek şekilde yakın olmasıdır. Bir işi üstlenene de veli denir. (Müfredât) Şah damarımızdan da yakın olan Allah (Kaf 50:16) bizim velimiz ve en yakınımızdır.
Şaban Piriş
Göklerin ve yerin hükümranlığının Allah'a ait olduğunu ve sizin Allah'tan başka bir koruyucunuz ve bir yardımcınızın olmadığını bilmez misin?