Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 189, sondan 6048. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 182. ayetidir. Bakara Suresi 182. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 55 ve toplam ebced değeri ise 4504 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (10) ل (5) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
فمن خاف من موص جنفا او اثما فاصلح بينهم فلا اثم عليه ان الله غفور رحيم
Vasiyet edenin hataya meyletmesinden ve günaha girmesinden korkan bir kimse, (tarafların) aralarını düzeltirse ona hiçbir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Vasiyet usulüne uygun olur, bir yanlışlık ve haksızlık bulunmazsa bunun hayatta kalan ilgililerce yerine getirilmesi gerekir. Yerine getirmeyen, ölünün iradesi dışında değişiklik yapan kimse sorumlu ve günahkâr olur. Ya meşrû ve helâl olmayan bir mal, menfaat ve fiil vasiyet edilmiş ya da vasiyetin dinî ve hukukî kuralları çiğnenmiş, kasten veya bilmeyerek yanlışlar yapılmış olursa vârislerle lehlerinde vasiyet yapılan kimselerin arasına girerek durumu düzeltmek, sakıncalı olmak bir yana müminlerin vazifeleri cümlesindendir; 181. âyette “günah” olarak nitelenen “değiştirme” fiili bu nevi düzeltmeleri, iyileştirmeleri kapsamaz.
Mehmet Okuyan
Kim vasiyet edenin haksızlığa veya günaha yönelmesinden endişe eder de (ilgililerin) arasını bulursa kendisine herhangi bir günah yoktur. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Her kim, vasiyet edenin bir hata yaptığından veya bir kusur işlediğinden endişe eder ve bunun üzerine mirasçılar arasında bir uzlaşma sağlarsa, kendisine bir günah yoktur. Doğrusu Allah çok affedicidir; merhamet sahibidir.
Kim, vasiyet edenin yanılacağından veya günaha gireceğinden endişe ederse, taraflar arasında uzlaşma sağlamasında, ona bir günah yoktur. Kuşkusuz Allah Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Bunun yanında; kim, vasiyet edenin haksızlığa eğilim göstereceğinden, ya da günaha gireceğinden korkup da ikisinin (vasiyet edenle, vasiyet edilenin) arasını bulup-düzeltirse, artık onun üzerinden vebal kalkacaktır. Gerçekten Allah, Bağışlayandır, Esirgeyip Acıyandır.
Ama her kim vasiyet edenin bir hata yaptığından veya bilerek bir kusur işlediğinden endişe eder ve bunun üzerine mirasçılar arasında bir uzlaşma sağlarsa, bu nedenle kendisine bir günah yoktur. Şüphesiz Allah çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Kim de, vasiyet edenin bir hata işlemesinden veya bilerek bir günaha girmesinden endişe ederek tarafların arasını düzeltir, geliştirirse, ona bir vebal yoktur. Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.
Kim vasiyet edenin bir haksızlığa meyledeceğinden veya günaha gireceğinden korkar da, tarafların arasını düzeltirse onun üzerine bir günah yoktur. Allah bağışlayıcıdır, rahmet edicidir.
Bunun yanında, kim, vasiyet edenin haksızlığa eğilim göstereceğinden ya da günaha gireceğinden korkup da ikisinin (tarafların) arasını bulup-düzeltirse, artık ona günah yoktur. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
Kim vasiyyet edenin bir hata etmesinden veya bir günaha girmesinden endişe eder de iki tarafın arasını düzeltirse, ona hiç bir günah yoktur. Allah, hakkı yerine getireni bağışlayıcı ve emrine itaat edene merhamet edicidir.
Kim vasiyet edenin bir haksızlık ve intikam meylinden korkar da araya girip barıştırırsa, ona bir günah yoktur. Hiç şüphesiz Allah, Gafur ve Rahim’dir. (Sabredip de bağışlarsanız bu, sizin Allah’a yakınlaşmanız için daha iyidir. Bu sabrı kazanmak için de:)
Bir kimse, vasiyet eyliyenin yanılmasından, ya da günaha girmesinden korkup da, araların bulursa, bir günah gelmez ona, Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcı
Bunun yanında kim, vasiyet edenin haksızlığa eğilim göstereceğinden ya da günaha gireceğinden korkup da ikisinin arasını bulursa artık ona günah yoktur. Şüphesiz Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Vasiyet edenin yanılacağından veya günaha gireceğinden endişe duyan kimse, ilgililerin arasını düzeltirse ona günah yoktur. Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.
Her kim, vasiyet edenin haksızlığa yahut günaha meyletmesinden endişe eder de (alâkalıların) aralarını bulursa kendisine günah yoktur. Şüphesiz Allah çok bağışlayan hem de esirgeyendir.
183-187. âyetlerde Allah Teâlâ müslümana farz kılınan ramazan orucundan söz eder. Oruç, İslâm’ın beş temelinden biridir. Orucun farziyeti Kur’an’da belirtilmiştir. Oruca tahsis edilen ramazan ayı faziletli bir aydır. Bu ayın fazileti, içinde Kadir gecesi bulunmasındandır. Kadir gecesinin üstünlüğü ise, kendisinde Kur’an indirilmiş olmasındandır. Çünkü Kur’an ramazan ayında ve Kadir gecesinde topluca, levh-i mahfuzdan Beytü’l-izze denilen makama indirilmiş ve yine Kadir gecesinde ilk olarak Hira dağında, Peygamberimize vahiy olarak gelmeye başlamıştır. Buna göre ramazan ayının ve Kadir gecesinin üstünlüğü, Kur’an’ın bu ayda ve bu gecede inmesinden ileri gelmektedir. Bu üstünlükleri sebebiyle ramazan ayı, büyük bir ibadet olan oruca tahsis edilmiştir.
Edip Yüksel
Vasiyet edenin yanlışlık veya haksız bir paylaşım yapacağını sezen birisi olaya karışıp durumu düzeltirse günah işlemiş olmaz. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Her kim de vasiyet edenin, bir hata işlemesinden veya bir günaha girmesinden endişe eder de tarafların arasını düzeltirse, ona bir vebal yoktur. Şüphesiz ki, Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
her kim de vasıyyet edenin bir hata etmesinden veya bir günaha girmesinden endişe eder ve tarafeynin aralarını düzeltirse ona vebal yoktur, şüphesiz Allah gafur, rahîmdir
Bununla beraber, kim vasıyyet edenin haksızlığa meylinden, yahud günâha gireceğinden endîşe edib de (alâkalıların) aralarını bulursa ona da hiç bir günâh yokdur. Şübhesiz ki Allah çok yarlığayıcı, hakkıyle esirgeyicidir.
Kim de vasiyet edenin bir hatâ etmesinden veya bir günâha girmesinden endîşe edip de (vasiyetle alâkası olanların) aralarını düzeltirse, artık ona bir günah yoktur. Şübhesiz ki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
Vasiyete şahitlik eden, vasiyet edenin hata yapacağından veya haksızlık yapacağından korkarsa, mirasçılar arasında uzlaşma sağlamasında sakınca yoktur. Allah bağışlayan ve merhametli olandır.
Her kim vasiyet eden kimsenin haktan ayrılmasından veya günaha gireceğinden [¹] korkup [²] aralarını bulursa ona günah yoktur. Çünkü Allah gafurdur, rahimdir.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 182. Ayet Açıklaması
[1] Yahut vasiyette bilmeyerek hata etmesinden veya bile bile hatasından.[2] Yahut haktan döndüğünü, günahını bilip.
Kadri Çelik
Vasiyet edenin yanılacağından veya günaha gireceğinden korkan kimse onların arasını düzeltirse, ona günah yoktur. Allah şüphesiz bağışlayandır, merhamet edendir.
Fakat her kim vasiyet eden kişinin yanılmış veyaadâletsizlik edip günaha girmiş olduğundan endişe eder de, bu durumu mirasçılara güzelce izah ederek veya gizlice vasiyette düzeltmeler yaparak aralarında uzlaşma sağlarsa, ona da bir günah yoktur. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.İşte size, iyilik ve erdemlilik duygularını pekiştirip yaygınlaştıracak ilâhî bir hediye:
Bunun yanında, vasiyet edenin haksızlık yaptığından yahut günâha meyletmesinden endişe ederek1 (tarafların) aralarını bulan kimseye de bir günâh yoktur. Zîrâ Allah, çok bağışlayandır, pek esirgeyendir.
1 Yani her hangi bir vâsi, vasiyet edenin, vâristen mal kaçırması gibi, Haktan uzaklaştığı kanaatine varırsa…
Muhammed Esed
Ama her kim, vasiyet edenin bir hata yaptığından veya [bilerek] bir kusur işlediğinden endişe eder ve bunun üzerine mirasçılar arasında bir uzlaşma 154 sağlarsa [bu nedenle] kendisine bir günah terettüb etmez. Doğrusu Allah çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.
Kim de vasiyet edenin yanlı davranıp haksızlık yapacağından veya günaha düşeceğinden endişe duyar da onların aralarını düzeltirse, ona günah yoktur. Allah, şüphesiz bağışlayan ve merhamet edendir. 4/7...12, 5/106
Fakat kim vasiyet edenin yanlı[355] ya da kasıtlı davrandığından endişe eder ve (mirasçıların) arasını uzlaştırırsa, bu durumda kendisine herhangi bir vebal yoktur. Elbette Allah tarifsiz bağışlayıcıdır, eşsiz merhamet kaynağıdır.
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 182. Ayet Açıklaması
[355] Sadece burada kullanılan cenefen “meyletmek, yanlı davranmak” demektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
İmdi her kim vasiyette bulunan kimsenin bir hatasından veya bir günaha girmiş olmasından korkar da aralarını ıslah ederse onun üzerine bir günah yoktur. Şüphesiz Allah Teâlâ gafûrdur, rahîmdir.
Vasiyet edenin hataya düşüp haksızlığa kaymasından veya günaha girmesinden endişe edip ilgililerin arasını bulan kimse, hiçbir vebale girmez. Allah çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur.
Kim de vasiyyet edenin bir hata veya günah işlemesinden korkar da (tarafların) aralarını düzeltirse, ona günah yoktur, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Mirası paylaştıran kişi,[1] bir tarafa meyletmekten veya günaha girmekten korkar da mirasçıları uzlaştırırsa, yanlış yapmış[2] olmaz. Çokça bağışlayan ve iyiliği bol olan Allah’tır.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 182. Ayet Açıklaması
[1] "Mirası paylaştıran" diye tercüme ettiğimiz "mûsin= موص " kelimesinin asıl anlamı bir şeyi diğerine ulaştırandır. (Mekâyîs)[2] Ayetteki إِثْمَ =ism, kişiyi sevaptan yani iyiliklerden ve doğallıktan uzaklaştıran davranış anlamındadır. (Müfredât).
Şaban Piriş
Vasiyet edenin yanılacağından veya günaha düşeceğinden endişe duyan kimse (ilgililerin) aralarını düzeltirse, ona günah yoktur. Allah, şüphesiz bağışlayan ve merhamet edendir.
Kim vasiyet edenin bilerek veya bilmeyerek haksızlığa meyletmiş olmasından endişelenir de tarafların arasını düzeltirse, onun için(86) bir günah yoktur. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Kim vasiyet edenin haksızlığa sapmış veya günah işlemiş olmasından endişelenip de ilgililerin arasını bulursa ona günah yoktur. Allah çok affedici, çok merhamet edicidir.