Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 29, sondan 6208. ayet; 2. sure ve bu surenin 22. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 23, harf sayısı 99 ve toplam ebced değeri ise 7491 olarak hesaplanmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (22) ل (14) م (10) bulunuyor.
الذي جعل لكم الارض فراشا والسماء بناء وانزل من السماء ماء فاخرج به من الثمرات رزقا لكم فلا تجعلوا لله اندادا وانتم تعلمون
الذيجعللكمالارضفراشاوالسماءبناءوانزلمنالسماءماءفاخرجبهمنالثمراترزقالكمفلاتجعلواللهانداداوانتمتعلمون
Elleżî ce’ale lekumu-l-arda firâşen ve-ssemâe binâen veenzele mine-ssemâ-i mâen feaḣrace bihi mine-śśemerâti rizkan lekum(s) felâ tec’alû li(A)llâhi endâden veentum ta’lemûn(e)
O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah’a ortaklar koşmayın.
Allah Teâlâ kullarını yaratıp kendi hallerine bırakmamış; onların yaratılış amaçlarına doğru ilerleyebilmeleri için maddî ve mânevî ihtiyaçlarını karşılamış; yani bunları karşılayacak bir kâinat düzeni kurmuş, “kayyûm” isminin tecellisi olarak da bir an bile ihmal etmeksizin bu düzeni korumuş, yürütmüş ve gözetmiştir. Yeryüzünü insanların burada oturmalarına, istirahat etmelerine, huzur bulmalarına ve üretim yapmalarına uygun kılmıştır.
Yerkürenin her noktasından yukarıya doğru bakıldığında görülen ve görülemeyen bütün uzaklıkların ve yaratılmış varlıkların bir kısmı “sema”dır (bk. 29. âyetin tefsiri). Uzayda sağlam, ince, dengeli ve hikmetli bir düzen ve yapı oluşturulmuştur. Bu yapı hem dengeyi hem de dünyadakilerin gök cisimlerinden, gökte olup bitenlerden zarar görmemelerini sağlamaktadır. İnsanlara verilen bilgi edinme ve bilgiden yeni bilgilere ulaşma kabiliyeti doğru kullanıldığı takdirde yaratıcı Allah’ın varlık ve birliğine kolayca ulaşmak mümkündür. Kuvve halinde (potansiyel olarak) insanda mevcut olan bu bilgiye rağmen onun, Allah’a ortak koşması, O’nu bırakıp başka varlıklara tapınması veya itaat etmesi veya her şeyin kendiliğinden ve bir tesadüf sonucu oluştuğuna inanması “bile bile şirk koşmak ve inkâr etmek” sayılmaktadır. Çünkü bu inanç ve anlayış (inkâr ve şirk) insanın fıtrat ve tabiatına (potansiyel bilgisine) ters düşmektedir.
O (Allah) ki yeri sizin için bir döşek, göğü de bir bina (güçlü bir tavan) yapmıştır. Gökten su indirip onunla size rızık olarak (çeşitli) meyveler çıkarmıştır. Artık (bu gerçeği) bilerek Allah’a ortaklar koşmayın!
O Allah ki, yeryüzünü sizin için bir döşek, gökyüzünü bir bina yaptı. O, gökten su indirip onunla çeşit çeşit meyveleri size rızık olarak çıkardı. O halde, bile bile Allah'a eşler koşmayınız.
O ki sizin için yeri bir döşek, göğü de bir bina yaptı ve gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. O halde, Allah'a bile bile eşler koşmayın.
O (Rabbiniz ki), sizin için yeryüzünü bir döşek, gökyüzünü bir bina kıldı. Ve gökten yağmur indirerek bununla sizin için (çeşitli) ürünlerden rızık çıkardı. Öyleyse (bütün bunları) bile bile Allah’a eşler koşmayın.
Öyle bir Allah'tır ki size yeryüzünü döşek etmiştir, gökyüzünü tavan. Gökten yağmur yağdırır, o yağmurla meyveler yetiştirir. Sizi rızıklandırır. Ona eşitler var demeyin, zaten olmadığını bilirsiniz de.
O Allah ki, yeryüzünü size bir dinlenme yeri, gökyüzünü de bir şemsiye ve çardak gibi yapmış, gökten su indirmiş ve onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarmıştır. O halde tek ve bir olduğunu bile bile, Allah'a ortak olabilecek tarzda kanun koyucular ve itaat edilecek kimseler kabul etmeyin.
Rabbiniz, sizin yaşamanız, yerleşmeniz, menfaatiniz için yeryüzünü tarıma elverişli ovalar, iskana uygun araziler haline, işlevli hale getiren, göğü de yükseltip düzenleyerek tavan olarak inşa eden, gökten su indirerek depolayandır. O su ile, size rızık olarak topraktan çeşitli ürünler çıkardı. Artık, bundan sonra da, bile bile taş yığınlarını, putları, şahısları tanrılaştırarak Allah'a eşler, ortaklar koşmayın.
O Rabbiniz, yeryüzünü sizin için bir döşek göğü de bir bina kılmış ve gökten su indirip onunla size rızık olarak birtakım meyveler (ürünler) meydana getirmiştir. Artık bile bile Allah'a başka varlıkları ortak koşmayın.
O, sizin için yeryüzünü bir döşek, gökyüzünü bir bina (çadır veya çardak) kıldı. Ve gökten yağmur indirerek bununla sizin için (çeşitli) ürünlerden rızık çıkardı. Öyleyse (bütün bunları) bile bile Allah'a eşler koşmayın.
O, öyle bir Allah'dır ki yeryüzünü, sizin (fayda ve rahatınız) için bir döşek, semâyı (göğü) bir bina yaptı ve sizin için, gökten bir su indirdi de onunla türlü mahsullerden bir rızık çıkardı. Artık siz de Allah'ın eş ve benzeri olmadığını bildiğiniz halde, Allah'a eşler koşmayınız.
O Allah ki; yeri size döşek kıldı, göğü bir saray gibi yaptı, gökten size bir su indirdi, onunla size rızık olarak nice meyve ve ürünler çıkardı. Artık bile bile Allah’a eş koşmayın!
Allah size, yeryüzünü döşek kıldı, gökyüzünü yapı yaptı, gökten yağmur indirerek onunla türlü yemişler bitirerek, azık verdi sizlere; bile bile Allaha eşler tutmayınız
O (Rab) ki yeryüzünü sizin (yaşamanız ve istirahatiniz) için bir döşek, göğü de (faydalanmanız için) bir tavan yaptı ve gökten su indirip onunla size rızık olarak topraktan çeşitli ürünler çıkardı. Siz de artık bunu bildiğiniz halde, Allah'a eşler koşmayın! (Putlar edinmeyin!)
O, yeryüzünü size bir döşek ve göğü de bir bina kıldı. Gökten su indirip onunla size rızık olmak üzere ürünler meydana getirdi; artık Allah'a, bile bile eş koşmayın.
O Rab ki, yeri sizin için bir döşek, göğü de (kubbemsi) bir tavan yaptı. Gökten su indirerek onunla, size besin olsun diye (yerden) çeşitli ürünler çıkardı. Artık bunu bile bile Allah'a şirk koşmayın.
O, yeryüzünü sizin için oturulabilir hale soktu ve göğü de bir yapı kıldı. Gökten su indirdi ve onunla rızık olarak size çeşitli ürünler çıkardı. Bile bile ALLAH'a eşler koşmayın.
O (Rabb) ki yeri sizin için bir döşek, göğü de bir bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile, Allah'a eşler koşmayın.
o öyle bir lûtufkâr ki sizin için yeri bir döşek yaptı, semayı bir bina ve sizin için semadan bir su indirdi de onunla türlü mahsullerden size bir rızk çıkardı, sizde artık bilecek halde iken tutupta Allaha menendler koşmayın
O (Rab) ki yer yüzünü sizin (ikaamet ve istirahatiniz) için bir döşek, göğü (yüksek tavan ve kubbe gibi) bir bina yapdı. O gökden su indirib onunla dürlü, dürlü semerelerden (meyvalardan, mahsullerden) sizin için rızk çıkardı. O halde, kendiniz bilib dururken (yaratılan o şeylerle) Allaha eşler koşmayın.
(O,) sizin (ikamet ve istirâhatiniz) için yeri bir döşek, göğü ise (üstünüze) bir tavan yapandır. Ve gökten bir su indirip, onunla size rızık olmak üzere mahsûller çıkarandır. Öyle ise siz (bu hakikati) biliyor olduğunuz hâlde Allah'a ortaklar koşmayın!
O ki, sizin için yeryüzünü kalacak yer ve göğü bina haline getirmiş, gökten su indirerek, onunla size rızık olsun diye yiyecekler çıkarmıştır. Bunları bildiğiniz halde Allah’a putları ortaklar yapmayın.
O Rabbiniz ki yeri size döşek, göğü de yüksek bir tavan yapmış, gökten yağmur göndererek onunla size rızk olmak üzere meyveler çıkarmıştır, artık bile bile Allah/a hiçbir şeyi eş tutmayın.
O, yeryüzünü size bir döşek ve göğü de bir bina kıldı. Gökten su indirip size onunla rızık olarak ürünler meydana getirdi. O halde (bütün bunları) bile bile Allah'a şirk koşmayın.
O Allah ki, sizin için yeryüzünü rahatça yaşayabileceğiniz bir döşek, göğü dekoruyucu bir kubbe yaptı; ayrıca gökten sağanak sağanak su indirdi ve onun sayesinde, size rızık olmak üzere yeryüzünde çeşitli ürünler yetiştirdi. O hâlde, bütün bunları bile bile Allah’a eş koşmayın!Sadece O’na kul köle olun, O’ndan başka hiçbir otoritenin hükmüne boyun eğmeyin! Birtakım sahte ilâhları, itaat edilecek mutlak otorite kabul ederek veya geçici dünya değerlerini, hayatın biricik ölçüsü hâline getirerek Allah’a ortak koşmayın!
Sizin için Yeryüzü’nü döşek, Göğü de bina yaptı.
Gök’ten su indirdi, bununla sizin için Ürünler’den rızık çıkardı.
Siz bilip dururken, Allah için benzer / eşler koşmayın!
O (Allah), sizin için yeryüzünü bir döşek, gökyüzünü de koruyucu bir tavan1 olarak yarattı. Ve o gökten indirdiği su ile size, rızık olmak üzere (çeşitli) meyveler çıkardı. Öyleyse (bütün bunları) bile bile sakın Allah’a, eşler koşmayın.
1 Bu şekilde tercüme için, Bk. (Enbiyâ: 32)
O ki, yeryüzünü size bir dinlenme yeri, gökyüzünü bir çardak yapmış, gökten su indirmiş ve onunla size rızık olarak meyveler çıkarmıştır: o halde [Bir ve Tek İlah olduğunu] bile bile Allah'a ortaklar koşmayın. 13
O, yeryüzünü sizin için bir yaşam alanı kıldı, gökyüzünü de üzerinize bir bina yaptı. Gökten su indirerek de size rızık olsun diye onunla çeşit çeşit ürünler yetiştirdi. Bütün bunları bildiğiniz halde birilerini Allah’a denk tutmayın. 2/29, 2/165, 7/10
O’dur size yeryüzünü döşek kılan, gökyüzünü bina eden, gökten suyu indirerek ikram eden[39] ve onunla sizin için türlü meyveler çıkaran. O hâlde (bütün bunları yapanın tek O olduğunu) bile bile Allah’a eşdeğer rakip güçler[40] tasarlamayınız!
[39] İnzal ikram vurgusu taşır (Bkz:
7:24, not 18). Kur’an, insanlığı bir şeye çağırırken “ikna” metodunu kullanır ve mutlaka “belgeler” (âyât) ibraz eder. Çağırdığı şeye gözü kapalı çağırmaz. Tıpkı burada olduğu gibi, Kitab’ın okunan âyetleri kâinatın yazılı/kayıtlı âyetlerini referans gösteriyor.
[40] Endâden’i çevirimizin gerekçesi için bkz:
41:9, not 11.
Öyle Rabbiniz ki, sizlere yeryüzünü bir döşek, göğü de gökten su indirmiş ve o su ile sizin için rızk olmak üzere (bir nice şeyler meydana) çıkarmıştır. Artık Allah Teâlâ için eşler kılmayınız. Siz ise bilirsiniz.
O Rabbinize ki yeryüzünü size bir döşek, göğü de bir kubbe yaptı. Gökten yağmur indirip, onunla size rızık olarak çeşitli mahsuller çıkardı. Öyleyse siz gerçeği bilip dururken sakın Rabbinize eş koşmayın.
Atmosfer tabakası, portakalın kabuğunun portakalı sarması gibi dünyayı çevrelemektedir. Bu âyette i’caz delillerinden bir cüz vardır. Yer küresini çevreleyen ilk kısımda çeşitli hava tabakaları bulunur. Bu tabakalar, evrenin muhtelif yerlerinden gelen zararlı ışınlardan dünyayı korur. Sadece dünyadaki hayat için faydalı olanları geçirirler. Binaenaleyh bunlar tavan veya gölgelik durumundadırlar. İşte bulut ve yağmur da göğün bu tabakasında meydana gelir.
O (Rabb) ki yeri, sizin için döşek, göğü de bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile Allah'a eşler koşmayın.
Yeryüzünü sizin için dayalı döşeli hale getiren, göğü de bir bina gibi yapılandıran O'dur. Gökten su indirir de onunla oluşan ürünlerden size yiyecek çıkarır. Öyleyse bile bile, Allah’a benzer nitelikte varlıklar uydurmayın
[*] Ayetteki endad (tekili nid), özde Allah'a benzeyen varlık demektir. Bunu akıl kabul etmeyeceği için iddia sahipleri, hedeflerinin Allah'a ulaşmak olduğunu, endad'ın buna aracılık yaptığını söyleyerek kendilerini aldatırlar.
O, sizin için yeryüzünü döşedi ve gökyüzünü bina etti. Gökten su indirip onunla size rızık olsun diye ürünler yetiştirdi. Öyleyse, bile bile Allah'a eş koşmayın.
Rabbiniz ki, size yeri bir döşek, göğü bir tavan yaptı. Gökten bir su indirdi; o suyla size ürünlerden rızık çıkardı. Bütün bunları bile bile kimseyi Allah'a denk tutmayın.
O Rab ki, yeri sizin için bir döşek, göğü de bir bina yaptı. Ve gökten bir su indirdi de onunla sizin için meyvelerden/ürünlerden bir rızık çıkardı. Artık bilip durduğunuz halde Allah'a ortaklar koşmayın.
ol kim ķıldı sizüñ içün yiri döşek daħı gögi yapılmış ya'nį ev örtüsi gibi. daħı indürdi gökden śu pes çıķardı anuñ-ile yimişlerden sizüñ rūzıñuz içün. pes ķılmañ ŧamı’ya beñdeşler siz bilür iken ya'nį kim yaradıcı oldur.
Ol Tañrı kim ḳıldı sizüñ‐içün yiri döşek, gögi daḫı binā ḳıldı üstüñüze çadırgibi, daḫı indürdi gökden yaġmur ṣuyı, bitürdi anuñla yemişlerden sizerızḳ, pes eylemeñüz Tañrı Ta‘ālāya ortaḳlar siz bilürken.
O Allah ki, sizin üçün yer üzünü döşədi, göyü isə tavan yaratdı, göydən yağmur endirdi və onun vasitəsilə sizin üçün müxtəlif meyvələrdən ruzilər yetişdirdi. İndi siz də Allaha (Onun heç bir oxşarı və bənzəri olmadığını) bilə-bilə şəriklər qoşmayın!
Who hath appointed the earth a resting-place for you, and the sky a canopy; and causeth water to pour down from the sky, thereby producing fruits as food for you. And do not set up rivals to Allah when ye know (better).
Who has made the earth your couch, and the heavens your canopy; and sent down rain from the heavens; and brought forth therewith Fruits for your sustenance; then set not up rivals(41) unto Allah when ye know (the truth).*
41 Further proofs of Allah's goodness to you are given in this verse. Your whole life, physical and spiritual, depends upon Him. The spiritual is figured by the Canopy of Heaven. The truth has been brought plainly before you. Will you still resist it and go after false gods, the creation of your own fancy? The false gods may be idols, superstitions, self, or even great or glorious things like Poetry, Art, or Science, when set up as rivals to Allah. They may be pride of race, pride of birth, pride of wealth or position, pride of power, pride of learning, or even spiritual pride.