Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 230, sondan 6007. ayet; 2. sure ve bu surenin 223. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 16, harf sayısı 81 ve toplam ebced değeri ise 5242 olarak hesaplanmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (13) ل (7) م (11) bulunuyor.
نساؤكم حرث لكم فأتوا حرثكم انى شئتم وقدموا لانفسكم واتقوا الله واعلموا انكم ملاقوه وبشر المؤمنين
نساؤكمحرثلكمفأتواحرثكمانىشئتموقدموالانفسكمواتقوااللهواعلمواانكمملاقوهوبشرالمؤمنين
Nisâukum harśun lekum fe/tû harśekum ennâ şi/tum(s) vekaddimû li-enfusikum(c) vettekû(A)llâhe va’lemû ennekum mulâkûhu vebeşşiri-lmu/minîn(e)
Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin. Allah’a karşı gelmekten sakının ve her hâlde onun huzuruna varacağınızı bilin. (Ey Muhammed!) Mü’minleri müjdele.
“Kadınlarınız sizin ekeneğinizdir” cümlesi hem cinsel ilişkinin şekilleri konusundaki hükmün gerekçesidir hem de üreme hadisesinde kadının rolüyle ilgili bir benzetmedir. Doğum yoluyla üreme, insanlığın devamı için Allah Teâlâ’nın koyduğu bir kanundur. İslâm’a göre bunun meşruiyeti (helâl, hukuk ve ahlâka göre geçerli, makbul olması), anne-babanın evlilik içinde birleşmesine bağlanmıştır. Bilindiği üzere rahimdeki çocuğun (cenin) ilk aşaması, erkeğin spermi ile kadının yumurtasının birleşmesidir. Bu birleşmede sperm tohuma, kadının yumurtası ve rahimi de ekeneğe ve tarlaya benzetilmiştir.
Cinsî birleşmenin yolu ve şekli konusunda insanlık âleminin farklı anlayış, tutum ve uygulamaları vardır. İslâm’a göre meşrû cinsel ilişki, birbiriyle evli bulunan bir kadınla bir erkek arasında olacak (kadın kadına ve erkek erkeğe olamaz); birleşme kadının üreme organından yapılacaktır. Sapık cinsel ilişki (arkadan, anal seks) câiz değildir. İlk dönemde bazı fıkıhçıların yanlış anlamaları tashih edilmiş ve bu konuda da ittifak hâsıl olmuştur (ilgili hadisleri tenkit ve tahlilleriyle görmek için bk. İbn Kesîr, I, 380-389). Hayız ve lohusalık durumlarında olmayan zevce ile bu sınırlar içinde yapılan cinsel ilişki câizdir, şekil (pozisyon) konusunda bir sınırlama yoktur. “... Hangi taraftan isterseniz oradan varın” cümlesi, cinsî temasın yoluyla değil (çünkü bu tektir ve bellidir) şekliyle (pozisyonlar) ilgilidir. Yahudiler “Kadının üreme organına arka taraftan yaklaşılırsa doğacak çocuk şaşı olur” gibi bâtıl inançlara sahip idiler; âyet bu gibi hurafeleri reddetmektedir (Buhârî, “Tefsîr”,
2:39). “Tohum” ve “tarla” benzetmesi de cinsel ilişkinin nereden yapılacağına ışık tutmaktadır. Çünkü birleşmenin ürünü olan çocuğu alabilmek için tohum, ürün mahalli olan tarlaya atılır.
Her iki âyetteki “hangi şekilde”, “hangi taraftan” kayıtları hadislerde “Kadının üreme organından olmak şartıyla hangi şekilde olursa olsun” diye açıklanmıştır (Müsned, I, 268; Dârimî, “Vudû’”, 113-114; İbn Mâce, “Nikâh”, 29).
Ca‘ferî-Şiîler’in kadınla, anal seks yapmayı câiz gördükleri söylentisi yaygınsa da muteber kitaplarına bakıldığında bunu câiz görmedikleri ve en azından tahrîmen mekruh saydıkları anlaşılmaktadır (Tabâtabâî, I, 228).
“Kendiniz için önceden hazırlık yapın” cümlesi “Ölmeden önce âhiret hayatı için iyi amellerinizden oluşan yatırım yapın”, “Sizden sonra ailenizi ve davanızı devam ettirecek nesiller yetiştirmeye niyet ve gayret edin” vb. şekillerde yorumlanmıştır. Bunlara, “Eşinizle cinsel ilişki öncesinde ona uygun sözler söyleyin, okşayın, onu ve kendinizi güzel bir temas için hazırlayın, işi aceleye getirmeyin” şeklinde bir yorum ekleyen yazarlar da vardır.
Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın! Kendiniz için (ileriye) hazırlık yapın! Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! Bilin ki şüphesiz siz O’na kavuşacaksınız. Müminleri (büyük ödülle) müjdele!
Bu ifade ile kadın aşağılanmamış, aksine “insanın yaratıldığı öz” anlamında toprak benzetmesi ile yüceltilmiştir. İnsan kadında yaratılır; öyleyse kadın verimin, üretkenliğin ve değerin kaynağıdır.
Eşleriniz sizin için ürün veren topraktır. Öyleyse, toprağınızı dilediğiniz gibi işleyin. Kendiniz için önceden hazırlık yapın. Allah'tan sakının; bilin ki siz Allah'a kavuşacaksınız. Müminleri müjdele!
Kadınlarınız sizin için ürün veren kimselerdir.¹ O halde, kadınlarınızla istediğiniz gibi ilişkiye girin. Kendiniz için önceden hazırlık yapın. Allah'a karşı takvalı olun. Bilin ki muhakkak O'na kavuşacaksınız. Ve müminleri müjdele.
1- Çevirilerde; ayette yer alan “harsun” sözcüğüne, “tarla” anlamı verilerek, “Kadınlar sizin tarlanızdır” denmektedir. Bu anlam doğru değildir. “Harsun” sözcük olarak, ekin/mahsul/ürün/kazanç demektir. Kadınlarınız sizin için “ürün veren kimselerdir” anlamına gelen bir benzetme yapılmıştır. Üründen kasıt, çocuktur. “Harsun” sözcüğü Şura Suresi, 20. Ayette de geçmektedir. Burada da ekin/kazanç anlamını ifade etmektedir: “Kim Ahiret kazancını isterse, Biz onun kazancını arttırırız. Kim dünya kazancını isterse, ona da ondan arttırırız. Onun için ahirette hiçbir nasip yoktur.”(42/Şura, 20).
Kadınlarınız sizin tarlanızdır; tarlanıza (meşru yerden ve yöntemlerle) dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak güzel davranışlar) takdim etmeye (bakın) . Allah'tan korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakının ve bilin ki elbette O'na kavuşacaksınız. İman edenlere müjde ver (ki ahiret ve sonsuz saadet kendilerinindir).
Kadınlarınız, tarlalarınızdır. Tarlalarınıza dilediğiniz gibi girin ve kendiniz için de önceden hazırlıkta bulunun. Allah'tan sakının ve bilin ki ona ulaşacaksınız. Müjdele inananları.
Kadınlarınız sizin için nesil yetiştiren tarlalarınızdır. Tarlanıza nasıl isterseniz öylece varın. Önceden iyi davranışlarla kendinizi cinsel ilişkiye hazırlayın. Yolunuzu Allah ve kitabıyla bulun ve bilin ki, O'na mutlaka kavuşacaksınız. Ey peygamber! Bu gerçekleri inananlara müjdele.
Kadınlarınız nesillerinizi devam ettiren, size hayat veren toprak ana gibidir. Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygunluk içinde tercihinizi isabetli kullanarak dilediğiniz tarzda neslin devamını sağlayan meşru yoldan hanımlarınızla ilişkiye girin. İlişkiden önce birbirinizin hayrına vesile olacak, maddî, manevî, cinsî hazırlıklar yapın. Allah'a sığınıp, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun, onun huzurunda hesap vereceğinizi bilmelisiniz.
Mü'minlere dünyada, yardım, zafer ve devlet, âhirette cennet müjdesini ver.
Kadınlarınız sizin tarlalarınızdır. Artık tarlalarınıza istediğiniz gibi varın. Kendiniz için de ileride yararlanacağınız şeyler hazırlayın. Allah'a karşı gelmekten de sakının ve bilin ki siz O'na kavuşacaksınız. Mü'minleri de müjdele.
Kadınlarınız sizin tarlanızdır; tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olmak üzere güzel davranışlar) takdim edin. Allah'tan korkup-sakının ve bilin ki elbette O'na kavuşacaksınız. İman edenlere müjde ver.
Kadınlarınız, çocuk yetiştiren ekin tarlanızdır. O halde tohum ekilen tarlanıza (ön tarafa), nasıl isterseniz öyle varın. Kendileriniz için ileriye hazırlık yapın, önceden iyi ameller gönderin. Allah'dan korkun ve muhakkak onun huzuruna varacağınızı bilin. Takvâ sahibi müminlere cenneti müjdele.
Kadınlarınız sizin için tarladır. İstediğiniz yerden tarlalarınıza varın. Nefisleriniz için bir hazırlık yapın. Allah’tan sakının. Bilin ki siz, O’nunla karşılaşacaksınız. Artık (inanıp da Allah’ın emirlerine göre amel eden) müminlere müjde ver.
Kadınlar sizlerin ekeneğiniz, nice isterseniz ekeneğe yaklaşınız, kendinize sununuz, Allahtan sakınınız, bilesiniz ki sizler, Allaha kavuşacaksınız, müjdele inanmış bulunanları
Kadınlarınız sizin (nesil yetiştirmek) için bir tarladır (döl ekme yeridir). O halde tarlanıza (adet halleri dışında) nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (birbirinizin hayrına olacak maddi ve manevi) hazırlıklar yapın. Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ve mutlaka ona kavuşacağınızı bilin. (Ey nebi!) İnananları müjdele!
Ayette geçen “kendiniz için önceden hazırlık yapın,” ifadesi, ilişkinin sadece kaba bir şehvet giderme olmaması için ilişkiye bedenen ve ruhen hazırlanmayı öneriyor. Ayrıca hayvanlarda olduğu gibi sadece şehveti gidermeyi amaçlamamak, soyun devam etmesini ve hayırlı bir neslin oluşmasını da hedeflemek gerektiğine vurgu yapılıyor.
Kadınlarınız sizin tarlanızdır, tarlanıza istediğiniz gibi gelin. İstikbal için hazırlıklı olun, Allah'tan sakının. O'na, hiç şüphesiz kavuşacağınızı bilin, bunu inananlara müjdele.
Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (uygun davranışlarla) hazırlık yapın. Allah'tan korkun, biliniz ki siz O'na kavuşacaksınız. (Yâ Muhammed!) müminleri müjdele!
Cinsî temasın şekli sınırlı değildir. Yasak olan sapık ilişkidir. Temastan önce hazırlık hem maddî ve cinsî hem de besmele vb. gibi manevî olarak anlaşılmıştır.
Kadınlarınız, (tohum ektiğiniz) tarlalarınızdır. Tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için geleceğe hazırlanın. ALLAH'ı dinleyin ve onunla mutlaka karşılaşacağınızı bilin. İnananlara müjde ver.
Cinsel ilişkinin pozisyonu konusunda sınrlama koymayan bu ayet, kadını tohumların ekildiği tarlaya benzeterek dolaylı olarak anal ilişkiyi dışlar.
Kadınlarınız, sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. Allah'tan korkun ve bilin ki siz mutlaka O'nun huzuruna varacaksınız. Ey Muhammed, müminleri müjdele!
kadınlarınız sizin için bir harsdir, o halde harsinize nasıl isterseniz varın ve kendileriniz için ileriye hazırlık yapın ve Allahdan korkun ve her halde onun huzuruna varacağınızı bilin, müjdele mü'minlere
Kadınlarınız sizin (evlâd yetişdiren) tarlanızdır. O halde tarlanıza, dilediğiniz gibi, gelin. Kendiniz için önden (iyi ameller) gönderin (hayırlı evlâdlar yetişdirin). Bir de Allahdan korkun ve bilin ki her halde siz ona kavuşacaksınız. îman edenlere müjdele.
Kadınlarınız sizin için bir tarladır; öyle ise tarlanıza dilediğiniz şekilde gelin ve kendiniz için (sâlih amellerle) hazırlık yapın! Hem Allah'dan sakının ve gerçekten siz O'na kavuşacak kimseler olduğunuzu bilin! (Ey Resûlüm!) O hâlde mü'minleri müjdele!
Kadınlar sizin tarlanızdır, o halde tarlanıza dilediğiniz yerden girin. Kendiniz için doğru, faydalı ameller ortaya koyun, Allah’dan korunun. Bilin ki mutlaka O’na kavuşacaksınız, inananları müjdele.
Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Artık tarlanıza [⁹] dilediğiniz veçhile gidin. Kendileriniz için peşkeş gönderin [¹⁰]. Allah/tan sakının, O/na kavuşacağınızı bilin. Sen de [¹¹] mü/minleri müjdele.
[9] Ekin biten yere.[10] Sizden evvel kendiniz için iyi işler gönderin, yahut sevap biriktirin veyahut iyi çocuk isteyin.[11] Cenneti ile ebedî nimetler ile müjde et.
Kadınlarınız sizin tarlanızdır; tarlanıza (haram kılınmış zamanlar müstesna) istediğiniz zaman varın. Kendiniz için (salih çocuklar edinerek) önceden (güzel ameller) takdim edin, Allah'tan sakının. O'na, hiç şüphesiz kavuşacağınızı bilin ve (bunu), iman edenlere müjdele.
Kadınlarınız, sizin tarlanızdır. Size sağlıklı bir nesil yetiştirmeleri yönüyle, çiftçinin tohum ektiği bereketli ve güzel bir bahçeye benzerler. Öyleyse, tarlanıza dilediğiniz biçimde varın. Hedef üreme organı olmak şartıyla, cinsel ilişkiyi dilediğiniz şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Bir de, kendi iyiliğiniz için ileriye hazırlık yapın. İleride size fayda verecek sağlıklı bir nesil yetiştirin, âhirette sizi kurtaracak güzel davranışlarda bulunmayı da ihmal etmeyin! Allah’a karşı gelmekten de sakının ve sonunda O’nun huzuruna çıkacağınızı bilin. Ey Peygamber, bu ilkelere bağlı kalan müminleri dünya ve âhiret nîmetleriyle müjdele!
Kadınlarınız sizin için bir ekindir.
Nasıl dilediyseniz kendi ekininize öyle gelin!
Kendi nefisleriniz için ön-hazırlık yapın!
Allah’tan sakınıp korunun!
Bilin ki siz, O’na kavuşacaksınız!
Müminler’i müjdele!
Kadınlarınız sizin tarlanız (gibi)dir. Tarlanıza nasıl isterseniz öyle varın.1 Kendiniz için önceden hazırlık yapın2 ve Allah’a karşı hata etmekten sakının. Bir gün mutlaka Allah’a kavuşacağınızı iyi bilin. Bunu Müslümanlara müjdele.
1 Hars: Kök anlamıyla, “ekin ekmek demek olup, tarla” anlamında bir isimdir. Bununla kadının kadınlık uzvu tarlaya, erkeğin nutfesi tohuma, doğacak çocuk da bitecek ürüne benzetilerek bir istiâre yapılmış ve kadınlara yaklaşma yeri, izah edilmiştir. Bu âyete göre kadınlara varılacak yer, aynı olmak kaydıyla, varış şekli serbest bırakılmıştır.2 Bu ifâde; sadece kendi şehvetinizi düşünmeyin, eşlerinize yaklaşmadan önce hazırlık yapın veya yaklaşırken “besmele” çekin, diye de anlaşılmıştır. (Taberî)
Kadınlarınız sizin tarlanızdır; tarlanıza dilediğiniz şekilde girin, ama önce kendi ruhlarınız için bir hazırlık yapın. 211 Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve bilin ki O'na mutlaka kavuşacaksınız. Ve sen de (ey peygamber,) imana erişenleri müjdele.
Kadınlar sizin soyunuzu devam ettirmeniz için birer tarla mesabesindedir! Tarlanıza istediğiniz (Allah’ın emrettiği) gibi gelin, kendiniz için de önceden hazırlık yapın. Allah’a karşı sorumlu davranın ve iyi bilin ki Ona mutlaka kavuşacaksınız. Bunu müminlere müjdele! 58/2, 65/5...7
Kadınlarınız, sizin için bir tür (ürün aldığınız) tarladır;[421] tarlanıza nereden, nasıl ve ne zaman[422] isterseniz öyle varın! Fakat (cinsel ilişkide) kendiniz için (iyi amaçlar) önceleyin! Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve iyi bilin ki, mutlaka O’na kavuşacaksınız! Artık sen de mü’minleri (cennetle) müjdele!
[421] Harsundeki belirsizlik mânaya “bir tür” olarak yansımıştır.
[422] Ennâ edatına, taşıdığı üç anlamı da verdik (İtkân II, 175). Tarla “mahsul veren yer” olması hasebiyle, ennâ edatının “nereden isterseniz oradan varın” anlamının, döl yolu olan cinsellik organıyla sınırlandığı yorumuna ulaşılır.
Kadınlarınız sizin için bir ekin mahallidir. Binaenaleyh bu ekin yerinize nasıl isterseniz varın ve kendiniz için (güzel ameller) takdim edin. Ve Allah Teâlâ'dan korkunuz. Ve biliniz ki sizler şüphesiz O'nun huzuruna varacaksınızdır. Ve mü'minleri müjdele.
Eşleriniz sizin nesil yetiştiren tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde varın. Kendiniz için ilerisini düşünerek hazırlık yapın. Allah'ın haram kıldığı şeylerden korunun ve O'nun huzuruna varacağınızı iyi bilin. (Ey Resulüm)! müminleri müjdele!
Sadece şehvet gidermeyi değil, iyi yetişmiş, hayırlı evlat sahibi olmayı hedefleyin. Âyet, soyu devam ettirmenin yanında, çocukları iyi yetiştirmek için birçok zorluklara katlanılacağını da hatırlatmaktadır.
Kadınlarınız sizin tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için ileriye hazırlık yapın ve mutlaka Allah'a kavuşacağınızı bilin. İnananları müjdele.
Kadınlarınız sizin için ekim yeridir. Ekim yerinize hoşunuza giden şekilde varın,[1] kendiniz için ön hazırlık yapın. Allah’tan çekinerek korunun ve bilin ki O’nun huzuruna çıkarılacaksınız. Bunu (bu iyileştirmeyi), inananlara müjdele.[2]
[*] Ekim yeri, ürün alınan yerdir. Dölyatağından olmak şartıyla hoşa giden şekilde ilişkiye girilebilir. [*] Tevrat'a göre adetli ve lohusa kadın kirlidir, kanaması bitip üzerinden yedi gün geçmedikçe dokunduğu ve üstüne oturduğu her şey kirlenir. Ona veya onun dokunduğu şeylere dokunan da akşama kadar kirli kalır. O kadınla cinsel ilişki haramdır (Levililer
15:1933,
18:19). Bu âyetler, bu konuda sorulan sorulara cevap olarak inince Nebîmiz: "Onlarla aynı evde bulunun, ilişki dışında her şeyi yapın (Tahavî, Ahkam'ul-Kur'ân)." dedi. Âyete göre bu sadece bir sıkıntıdır. Sıkıntı da namaza engel değildir. "Müminler! Sarhoşsanız, ne dediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın." (Nisa
4:43) buyurulması namazla ilgili tek yasağın sarhoşluk olduğunu gösterir. Orucu bozan yeme içme ve cinsel ilişkinin de adet görme ile bir ilgisi yoktur. Bu yüzden Adetli kadın, namazını kılmalı ve orucunu tutmalıdır. Bu konuda yasak koyan mezhepler, önceki durumdan etkilenmiş olabilirler.
Kadınlar sizin tarlanızdır! Tarlanıza istediğiniz gibi gelin, kendiniz için önceden hazırlık yapın. Ve Allah'tan korkun ve O'na kavuşacağınızı bilin, bunu müminlere müjdele!
Kadınlarınız, tarlalarınızdır; tarlalarınıza dilediğiniz şekilde varın. Kendiniz için de hazırlık yapın.(111) Allah'tan korkun ve ona kavuşacağınızı unutmayın. Müjdele o mü'minleri!
(111) Âhiret için hazırlık yapın. Veya, “ruhlarınız için hazırlık yapın.” Yani, ilişkiden önce birbirinizi ruhen hazırlayın ki, bu, kabaca bir şehvet gidermeden ibaret kalmasın. Nitekim âyetteki “tarla” deyimi, evlât yetiştirmek gibi önemli bir amaçla bu iş arasında münasebet kurmakta ve dikkatleri, karı-koca ilişkisinin daha yüce ve anlamlı boyutlarına çekmektedir.
Kadınlarınız sizin tarlanızdır. O halde tarlanıza dilediğiniz şekilde varın. Öz benlikleriniz için önceden bir şeyler gönderin. Allah'tan sakının ve bilin ki, O'na mutlaka ulaşacaksınız. İman sahiplerine müjde ver.
'avratlaruñuz ekindür sizüñ; pes gelüñ ekinüñüze, nite kim dilegüñüzdür ya'nį gereg ise göge baķduruñ, gereg ise yire baķduruñ; iki ḥalde daħı tercinden gerek. daħı ilerü dutuñ gendüziñüz içün ya'nį Tañrı’yı anmaķ cıma' vaķtında; yā murad bundan, eyü 'ameldür; yā oġul ķızdur; yā ŧıfl oġlan ölmekdür. daħı saķınuñ Tañrı’dan; daħı bilüñ kim bayıķ siz iricisiz aña. daħı muştıla mü’minlere.
Sizüñ ‘avratlaruñuz, ekin ekecek yirlerüñüzdür sizüñ. Pes varuñuz ekinle‐rüñüze nice dileseñüz. Daḫı ḫayr taḳdīm idüñüz kendüñüze, daḫı Tañrıdanḳorḳuñuz, bilüñüz kim siz anuñ ḥażretine dursañuz gerek, daḫı muştılamü’minlere cenneti.
(Ey mö’minlər!) Qadınlarınız sizin (övlad əkdiyiniz) tarlanızdır. İstədiyiniz vaxtda öz tarlanıza gəlin! Özünüz üçün qabaqcadan (yaxşı əməllər) hazırlayın! Allahdan qorxun və (qiyamət günü) Onun hüzuruna gedəcəyinizi bilin! (Ya Rəsulum!) İman gətirənlərə (Cənnətlə) müjdə ver!
Your women are a tilth for you (to cultivate) go to your tilth as ye will, and send (good deeds) before you for your souls, and fear Allah, and know that ye will (one day) meet Him. Give glad tidings to believers, (O Muhammad).
Your wives are as a tilth(249) unto you; so approach your tilth when or how ye will; but do some good act for your souls beforehand; and fear Allah. And know that ye are to meet Him (in the Hereafter), and give (these) good tidings(250) to those who believe.*
249 Sex is not a thing to be ashamed of, or to be treated lightly, or to be indulged to excess. It is as solemn a fact as any in life. It is compared to a husbandman's tilth; it is a serious affair to him; he sows the seed in order to reap the harvest. But he chooses his own time and mode of cultivation. He does not sow out of season nor cultivate in a manner which will injure or exhaust the soil. He is wise and considerate and does not run riot. Coming from the simile to human beings, every kind of mutual consideration is required, but above all, we must remember that even in these matters there is a spiritual aspect. We must never forget our souls, and that we are responsible to Allah. It was carnal-minded men who invented the doctrine of original sin: "Behold," says the Psalmist, "I was shapen in iniquity, and in sin did my mother conceive me" (Psalms
51:5). This is entirely repudiated by Islam, in which the office of father and mother is held in the highest veneration. Every child of pure love is born pure. Celibacy is not necessarily a virtue, and may be a vice. 250 Our highest spiritual ambition should be the hope of meeting Allah, To uphold such a hope is to give glad tidings to people of faith. It would only be unrepentant sinners who would fear the meeting. Note how the most sensuous matters are discussed frankly, and immediately taken up into the loftiest regions of spiritual unliftment.