Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 67, sondan 6170. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 60. ayetidir. Bakara Suresi 60. ayetinin kelime sayisi 28, harf sayısı 118 ve toplam ebced değeri ise 10300 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (20) ل (10) م (8) bulunuyor.
Arapça Metin
واذ استسقى موسى لقومه فقلنا اضرب بعصاك الحجر فانفجرت منه اثنتا عشرة عينا قد علم كل اناس مشربهم كلوا واشربوا من رزق الله ولا تعثوا في الارض مفسدين
Hani, Mûsâ kavmi için su dilemişti. Biz de, “Asanı kayaya vur” demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. “Allah’ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın” demiştik.
Hz. Mûsâ çölün kavurucu sıcaklığında susuzluk çeken kavmini suya kavuşturması için Allah’a niyazda bulunmuş veya su aramaya başlamış yahut yağmur duası yapmıştı (Elmalılı, I, 364). Allah’ın buyruğuna uyarak Kızıldeniz’i ikiye bölen ve kendilerine yol açan mûcizeli asâsını bir kayaya vurunca kayanın on iki ayrı yerinden on iki kaynak halinde sular fışkırmaya başladı. İsrâiloğulları, Hz. Ya‘kub’un on iki oğlundan gelen on iki oymağa (sıbt) ayrılmıştı. Muhtemelen, su yüzünden aralarında bir çatışma çıkmasın diye yüce Allah her oymak için ayrı bir su kaynağı halketmiş olup, âyete göre, ihtilâf ve karışıklığa mahal kalmayacak şekilde her oymağa kendi pınarının hangisi olduğu bildirilmişti.
Mehmet Okuyan
Hani Musa, kavmi için su isteyince (ona) “Asanla taşa vur!” demiştik. Hemen ondan on iki pınar fışkırmıştı. Her kabile de elbette içeceği yeri bilmişti. (Onlara şöyle demiştik:) “Allah’ın (yarattığı) rızkından yiyin, için! Yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın!”
“Asanın taşa vurulması” ifadesi, esasında herhangi bir iş için fedakârlıkta bulunmayı sembolize eder. Demek ki su içmek veya suya kavuşmak için her zaman yağmur duası yeterli olmaz. Taşları kırıp pınarlar, kaynaklar bulup çıkarmak gerekir. Asıl su içilecek yerler bu tür kaynaklar ve pınarlardır. Yüce Allah kuru kaya parçalarından bile su kaynaklarının çıkmasını sağlar; yeter ki insanlar üzerlerine düşen görevi yapsınlar. Yöneticiler iyi ve çalışkan insanlar olsunlar ve başlarında Hz. Musa gibi bir başkan olsun. Böyle olursa insanlar çalışırlar ve tabir caizse ekmeğini taştan bile çıkartırlar
Bu ayetler (Bakara 2:58-60) A‘râf 7:160-162. ayetleriyle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Mûsâ, kavmi için su istemişti de biz ona, “Değneğinle taşa vur” demiştik. Taştan hemen on iki kaynak fışkırdı. Her grup, içeceği kaynağı bildi. Onlara: “Allah'ın nimetlerinden yiyiniz, içiniz, sakın yeryüzünde bozgunculuk etmeyiniz” dedik.
Hani! Musa, kavmi için su istemişti. Biz de demiştik ki: “Asanla kayaya vur.” Bunun üzerine kayadan on iki göz su fışkırmıştı. Her grup hangi kaynaktan içeceğini bilmişti. Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için fakat asilik yaparak yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın.
(Yine) Hatırlayın; Musa kavmi için su aramıştı, o zaman Biz ona: "Asanı taşa vur!" demiştik de ondan on iki pınar fışkırmıştı, böylece (on iki aşiretten) herkes içeceği yeri bilmiş (ve rahatlamıştı. Onlara) Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk (fesat) yaparak karışıklık çıkarmayın (demiştik).
Gene bir zaman oldu ki Musa, kavmi için su diledi de ona, sopanla vur taşa demiştik. Vurunca taştan on iki pınar fışkırmıştı. Halkın her bölüğü, su içeceği kaynağı bilmiş, anlamıştı. Allah'ın rızkından yiyin, için de haddinizi aşıp yeryüzünü fesada vermeyin.
Ve yine bir keresinde Musa, Tîh çölünde kavminin su ihtiyacı için bizden su istemişti de, biz de kendisine “Asan ile taşa vur” demiştik. Bunun üzerine o taşdan oniki kaynak fışkırmıştı ki, böylece halkın her bölüğü su alacağı pınarı bilmişti. Onlara, Allah'ın rızkından yiyin, için ama yeryüzünde bozgunculuk yaparak, karışıklık çıkarmayın demiştik.
Mûsâ'nın, çölde susuz kalan kavmi için Rabbinden su istediği zaman, hemen:
“Asanla taşa vur" dedik. Vurunca, o taştan on iki pınar kaynamıştı. Her grup kendi su içeceği, alacağı yeri biliyordu.
“Allah'ın verdiği rızıktan yeyin, için; yeryüzünde, ülkede kurulu nizamı bozmaya soyunarak, bozgunculara katılarak bozgunculuğu, kargaşayı, nankörlüğü, küfrü devam ettirmeyin.” dedik.
Hani Musa kavmi için su aramıştı da, "bastonunla taşa vur" demiştik. Bunun üzerine ondan on iki pınar fışkırdı. Her topluluk hangi pınardan içeceğini bildi. "Allah'ın verdiği rızıklardan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya uğraşmayın."
(Yine) Hatırlayın; Musa kavmi için su aramıştı, o zaman biz ona: 'Asanı taşa vur' demiştik de ondan oniki pınar fışkırmıştı, böylece her bir topluluk içeceği yeri bilmişti. Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk (fesad) yaparak karışıklık çıkarmayın.
Ve bir vakıt Mûsâ (susuz kalan) kavmi için su dilemişti, biz de: “- asân (değneğin) ile taşa vur.” demiştik. Onun üzerine, o taştan on iki göze kaynadı çıktı; her soy, su alacağı kaynağını bildi. Allah'ın size olan rızkından yeyin, için! fakat kötülük ederek yeryüzünü fesada vermeyin.
Ve bir vakit Musa kendi kavmi için (Bizden) su istedi. Biz: “Asanla taşa vur” dedik. (Taşa vurunca) ondan on iki çeşme fışkırdı. Her bir toplum kendi kaynaklarını öğrendi. “Allah’ın rızkından yiyin, için. Fakat yeryüzünde bozgunculuk yaparak saldırmayın.” dedik.
Ne zaman ki, Musa ulusuna su bulmak isteyince, ona dedik ki: «Âsanı vur bu taşa!», hemen taştan on iki pınar fışkırıp aktı, herkes içeceği yeri tanıdı, «Yeyin, için azığından Allahın, yeryüzünde azmayın, taşkınlık eylemeyin»
(Yine) Hatırlayın; Musa kavmi için su aramıştı. O zaman biz ona: “Asanı (bastonunu) kayaya vur.” demiştik (o da vurmuştu ve) ondan on iki pınar fışkırmıştı, böylece her soy (kabile), su alacağı kaynağı bilmişti. Ve (onlara): “Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” (demiştik).
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 60. Ayet Açıklaması
Kavmi için Allah’tan su isteyen Hz. Musa’ya, asasını belirli bir kayaya vurması emredildi. Asasını kayaya vurunca, oradan on iki farklı pınar fışkırdı. Hz. Yakup’un on iki oğlu vardır ve onların soyundan gelenlerin tümüne İsrailoğulları denmektedir. Kur’an’da “İsrail” ismi de Yakup yerine kullanılmıştır. Yakup Peygamber, Hz. İbrahim’in torunudur. Hz. Yakup’a nispetle, İsrailoğulları diye anılan Yahudiler de Hz. Yakup’un on iki oğlu olduğundan, on iki kola ayrıldılar. Böylece her kabileye birer pınar tahsis edildi. Allah, Yahudileri dışlanmışlık ve horlanmışlıktan kurtararak kutsal toprakların mirasçısı yapmak için Hz. Musa’nın kontrolünde Mısır’dan çıkarmıştı. İsrailoğullarının da Allah’ın verdiği bu nimetlere karşı emrolundukları gibi yaşamaları gerekiyordu. Fakat onlar, Allah’ın istediği şekilde yaşamak yerine kargaşa, fitne ve bozgunculuğu tercih ettiler. Bu ayette Allah; İsrailoğulları’na çeşitli nimetler bağışladığını, buna karşılık onların bu nimetlerle azmamaları ve yeryüzünde kargaşa ve bozgunculuk çıkarmamaları gerektiğini hatırlatıyor.
Diyanet İşleri (Eski)
Musa, milleti için su aramıştı; "Asanla taşa vur" dedik; ondan on iki pınar fışkırdı, herkes içeceği yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin, için, yalnız yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.
Musa (çölde) kavmi için su istemişti de biz ona: Değneğinle taşa vur! demiştik. Derhal (taştan) oniki kaynak fışkırdı. Her bölük, içeceği kaynağı bildi. (Onlara:) Allah'ın rızkından yeyin, için, sakın yeryüzünde bozgunculuk etmeyin, dedik.
Musa, bir zamanlar halkı için su aramıştı. "Değneğinle taşa vur," demiştik. Bunun üzerine taştan on iki pınar fışkırmıştı. Her kabile, içmesi için ayrılan pınarı bilmişti: "ALLAH'ın rızkından yiyin için, yeryüzünde bozgunculuk yaparak dolaşmayın."
Hani bir zamanlar Musa, kavmi için su istemişti, biz de "asanla taşa vur!" demiştik, bunun üzerine o taştan on iki pınar fışkırmıştı. Her kısım insan kendi su alacağı yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin ve için de bozgunculuk ve saldırganlık yaparak yeryüzünü fesada vermeyin.
Ve bir vakit Musa, kavmi için su dilemişti, biz de asan ile taşa vur demiştik, onun üzerine ondan on iki pınar fışkırdı, her kısım insanlar kendi su alacağı menbaı bildi, Allahın rızkından yeyin, için de müfsitlik ederek yer yüzünü fesada vermeyin
Bir de hani Musa, («Tîh» de susayan) kavmi için su arayınca: «Asaanı taşa vur demişdik de ondan (on iki sıbt adedince) on iki pınar kaynamış ve her sınıf, su alacağı yeri öğrenmişdi. (Demişdik ki) «Allah'ın rızkından yeyin, için. (Fakat) yer yüzünde fesadcılar olarak taşkınlık yapmayın».
Ve bir zaman Mûsâ (Tih çölünde) kavmi için su istemişti de (ona): “Asânla taşa vur!” dedik. Bunun üzerine (taşa vurunca) ondan on iki pınar fışkırdı.(1) Doğrusu her kabîle (su)içeceği yeri bildi. (Onlara şöyle dedik:) “Allah'ın (size lûtfettiği) rızkından yiyin, için; fakat fesad çıkarıcılar olarak yeryüzünde bozgun culuk yapmayın!”
(1)“Cenâb-ı Hakk, şu âyetin lisân-ı remziyle (işâretiyle) ma‘nen diyor ki: ‘Ey insan! Mâdem bana i‘timâd eden bir abdimin (kulumun) eline öyle bir asâ veriyorum ki, her istediği yerde âb-ı hayâtı (suyu) onunla çeker. Sen de benim kavânîn-i rahmetime istinâd etsen (rahmetimin kānunlarına dayansan), şöyle ona benzer veyâhut ona yakın bir âleti elde edebilirsin. Haydi et!’ İşte beşer terakkıyâtının (insanlığın ilerlemelerinin)mühimlerinden birisi, bir âletin îcâdıdır ki, ekser yerlerde vurulduğu vakit suyu fışkırtıyor. Şu âyet ondan daha ileri, nihâyât ve gāyât-ı hudûdunu (en son ve en yüksek sınırlarını) çizmiştir.” (Zülfikār, 25. Söz, 80)
İlyas Yorulmaz
Musa kavmine su içirmek istemişti. Bizde ona değneğini şu taşa vur demiştik. Sonra taştan oniki ayrı gözeden (kaynak) su fışkırmış, her insan topluluğu hangi gözeden su alacağını öğrenmişti. “Allah’ın verdiği rızıklardan yiyin, için, yeryüzünde taşkınlık yaparak bozgunculuk çıkarmayın.” demiştik.
Hani Musa kavmi için su istemiş, biz de ona «— asânı taşa vur» demiştik. O da vurdu, ondan on iki göz kaynamıştı, herkes [⁵] içeceği gözü bilmişti. Allah/ın rızkından yiyin, için de yeryüzünde fesat ederek haddinizi tecavüz etmeyin demiştik.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 60. Ayet Açıklaması
[5] Benî İsrail'den her biri.
Kadri Çelik
Hani Musa, kavmi için su aramıştı da, “Asanla taşa vur” demiştik de böylece ondan on iki pınar fışkırmış, herkes içeceği kesinlikle yeri bilmişti. “Allah'ın rızkından yiyin, için, yalnız yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın (demiştik).”
Hani Mûsâ çöldeyken, halkı için Allah’a yalvarıp su istemişti de, ona:“Âsanla şu taşa vur!” demiştik. Mûsâ, âsasıyla o taşa vurur vurmaz, derhâl oradan on iki pınar fışkırmış ve on iki boydan her biri, diğerinin hakkına saldırmaksızın, kendi su içeceği yeri kolayca öğrenmişti. O zaman buyurmuştuk ki: “Allah’ın nîmetlerinden yiyin, için; sakın yeryüzünde bozgunculuk yaparak fitne ve kargaşa çıkarmayın!”
Hani, Musa kavmine su vermek istedi.
Derken, “Taş’a asân ile vur!” dedik.
Ondan, on iki pınar fışkırdı. Her bir insan grubu kendi içme yerini bildi.
“Allah’ın rızkından yiyin, için!
Fesad çıkararak Yeryüzü’nde bozgunculuk yapmayın!”.
Mûsa, kavmi için su bulmak isteyince,1 Biz de ona: “Âsâ’nı taşa vur!” dedik. Derhâl o (taştan) on iki pınar fışkırmaya başladı. Her kabîlenin hangi pınardan su içeceği de belirlenmişti. Biz onlara: “Allah’ın size verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozguncular olarak sakın fesat çıkartmayın.” (dedik.)2
1 Yani Mûsa susuz kalan kavminin su içmeleri için bir su veya yağmur istemiş, su araştırmış veya yağmur duâsına çıkmış idi. (Elmalılı)2 Konu ile ilgili olarak Bk. (A’raf: 160)
Muhammed Esed
Ve yine bir keresinde Musa, kavminin su ihtiyacı için (Bize) yalvarmıştı ve Biz de kendisine: “Asânla kayaya vur” demiştik. Bunun üzerine oradan oniki kaynak (birden) fışkırmıştı ki halkın tümü nereden (hangi kaynaktan) içeceğini bilsin. 45 [Ve Musa demişti:] “Allah tarafından verilen rızıktan yiyip için, ama yeryüzünün yozlaşmasına ve çürümesine yol açarak bozgunculuk yapmayın.”
Musa halkı için su aradığında “Asan ile şu taşa vur.” dedik. Ondan on iki pınar fışkırdı ve her grup su içeceği pınarı öğrenmişti. Allah’ın rızkından yiyin, için; fakat yeryüzünde bozguncular olarak, taşkınlık yapmayın! 5/12, 7/160
Musa kavmi için su istediği zaman da dedik ki: “Değneğini kayaya vur!” Bunun ardından ondan on iki kaynak fışkırmıştı. Bu sayede herkes içeceği yeri bilmişti.[115] Haydi, Allah’ın rızkından yiyin, için; fakat kötülüğü yaygınlaştırarak yeryüzünde ahlaki çürümeye meydan vermeyin.[116]
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 60. Ayet Açıklaması
[115] İstiskânın sekadan farkına dair bir not için bkz: 77:27. (Krş: Eski Ahid, Çıkış 17:6-7).
[116] A-s-y ve a-y-s kök fiilleri Türkçe’deki “çömlek-çölmek”, “kirpi-kipri” gibi sessizlerin yer değişimine maruz kalmıştır. Birincisi fizikî olarak fark edilmeyen bozgunculuk, ikincisi fizikî olarak fark edilen bozgunculuk vurgusunu taşır. Âyetteki kullanım birincisidir ve biz bunu “kötülüğü yaygınlaştırma” ile karşıladık.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve hani bir vakitte Mûsa, kavmi için istiskâda bulunmuştu. Biz de, «Asan ile taşa vur,» demiştik (O da vurunca) taştan oniki çeşme fışkırdı. Her zümre kendisinin su alacağı çeşmeyi bildi. (Biz de onlara dedik ki). «Allah Teâlâ'nın rızkından yiyiniz ve içiniz ve yeryüzünde müfsitlerden olarak haddi tecavüz etmeyiniz.»
Bir zaman da Mûsa, kavmi için su arayıp Allah'a yalvarmıştı. Biz de: “Asanı taşa vur! ” demiştik. Bunun üzerine o taştan on iki pınar fışkırmış, her bölük kendine mahsus pınarı bilmişti. “Allah'ın rızkından yiyin için, fakat sakın yeryüzünde fesat çıkararak taşkınlık yapmayın! ” demiştik. [7, 160; 20, 20; 26, 45] {KM, Çıkış 17, 6; 15, 27}
Bir zaman da Musa, kavmi için su istemişti; "Asanla taşa vur," demiştik. Bunun üzerine taştan on iki göze fışkırmıştı. Her bölük, kendi içecekleri pınarı bilmişti: "Allah'ın rızkından yeyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak (başkalarına) saldırmayın." (demiştik.)
Bir gün Musa, halkı için su istedi. ”Değneğini şu taşa vur!” dedik, oradan on iki pınar kaynadı. Her bölük, su içeceği yeri öğrendi. (Onlara:) “Allah’ın verdiği rızıktan yiyin, için ama ortalığı birbirine katıp tabii düzeni bozmayın.” (dendi.)
Musa halkı için su aradığında :-Değneğinle taşa vur, dedik. Ondan on iki pınar fışkırdı ve her grup su içeceği pınarı öğrenmişti. Allah'ın rızkından yiyin, için; fakat yeryüzünde bozguncular olarak, taşkınlık yapmayın!
Musa'nın, kavmi için su aradığı zamanı da hatırlayın ki, Biz “Asânı taşa vur” demiştik de taştan on iki pınar kaynamıştı. Böylece, her kabile kendi su içeceği yeri öğrendi. “Allah'ın rızkından yiyin, için; fakat fesatçılık edip de yeryüzünü bozguna vermeyin” dedik.
Bir zamanlar Mûsa, toplumu için su istemişti de biz, "Değneğinle şu taşa vur!" demiştik. Taştan hemen oniki göze fışkırmıştı. Her bölük insan kendilerine özgü su kaynağını bilmişti. "Allah'ın rızkından yiyin, için; yeryüzünde bozgunculuk yaparak şuna buna saldırmayın." demiştik.
daħı ol vaķt kim śu diledi mūsā, ķavmı içün; pes eyittük: “ur aśāñ-ıla ŧaşı” pes oķudı andan on iki çeşme bayıķ bildi her ādem içecek yırini. “yiñ daħı içün Tañrı rūzįsinden. daħı ķatı fesād eylemeñ yirde fesād eyleyicilerken.”
Daḫı ol vaḳt kim ṣu istedi Mūsā ḳavmi‐çün. Pes eyitdük: Ur ‘aṣāñ‐ıla ṭaşı.Pes aḳdı ol ṭaşdan on iki bıñar. Taḥḳīḳ bildi her kişiler ṣu içecek yirleri‐ni. Yiñüz ve içüñüz Tañrı Ta‘ālā rızḳından. Daḫı olmañuz yir yüzinde müf‐sidlerden.