Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 97, sondan 6140. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 90. ayetidir. Bakara Suresi 90. ayetinin kelime sayisi 27, harf sayısı 105 ve toplam ebced değeri ise 9855 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (17) ل (11) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
بئسما اشتروا به انفسهم ان يكفروا بما انزل الله بغيا ان ينزل الله من فضله على من يشاء من عباده فباؤ بغضب على غضب وللكافرين عذاب مهين
Bi/semâ-şterav bihi enfusehum en yekfurû bimâ enzela(A)llâhu baġyen en yunezzila(A)llâhu min fadlihi ‘alâ men yeşâu min ‘ibâdih(i)(s) febâû biġadabin ‘alâ ġadab(in)(c) velilkâfirîne ‘ażâbun muhîn(un)
Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah’ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkâr etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkâr edenlere alçaltıcı bir azap vardır.
Hz. Muhammed’in hak peygamber, Kur’an’ın hak kitap olduğunu bile bile, Allah’ın dilediği kavimden, dilediği kuluna kitap indirip peygamberlik ihsan etmesini gönül rızâsıyla kabullenip iman etmek gerekirken inkâr yolunu seçmek bütün kötülüklerin en fenasıdır ve yahudiler, ırkçılık ve benlik gururuna kapılarak bu kötülüğü işlemekle gerçekte benliklerini kaybetmişler, kendilerini boşa harcamışlar, mümin olmanın şerefinden yoksun kalmışlardır. Böylece onlar, esasen Mûsâ’nın dinini canlarının istediği gibi yorumlayıp sapmaları yüzünden uğradıkları ilâhî gazaba, bu kez de Hz. Muhammed ve Kur’an karşısındaki olumsuz tutumlarıyla mâruz kalmışlar; alçaltıcı bir cezaya müstahak olmuşlardır.
Mehmet Okuyan
Allah’ın, kullarından dilediğine (peygamberlik) vermesini kıskandıkları için Allah’ın indirdiğini (Kur’an’ı) inkâr ederek kendilerini (alçak bir şeye) satmaları ne kötü bir şeydir! Böylece onlar, gazap üstüne gazaba uğramışlardı. Ayrıca o kâfirler için küçük düşürücü bir azap vardır.
Kendilerini ne kötü şey karşılığında sattılar! Çekemediklerinden dolayı, Allah'ın, kullarından dilediğine vahiy indirmesini ve Allah'ın indirdiğini inkâr ettiler. Bu inkârları sebebiyle gazap üstüne gazaba uğradılar. İnanmayanları utanç verici azap beklemektedir.
Allah'ın, dilediği kimseye kendi lütfundan indirmesini çekemeyerek; Allah'ın indirdiğini inkâr etmekle kendilerini ne kötü bir şeye karşılık sattılar. Bundan dolayı artarda gelen gazabı hak ettiler. Gerçeği yalanlayan nankörler için alçaltıcı bir azap vardır.
(Onlar) Allah’ın kendi fazlından kullarından dilediğine (peygamberliği) indirmesini 'kıskanarak ve (itiraz ve isyan edip) Hakka başkaldırarak' Allah'ın indirdiklerini tanımayıp inkâra kalkışmakla, nefislerini (kendi geleceklerini) ne bayağı ve aşağı şeye karşılık sattılar! Böylelikle gazap üstüne gazaba uğradılar. Kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır.
Ne pis şeydir o kendilerini satmaları, bu suretle de Allah'ın indirdiği Kur'an'a kafir olmaları, Allah'ın, kullarından dilediğine ihsan edip kitap indirmesine haset ederek kafirlikte bulunmaları. Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. Kafirler için aşağılık bir azap var.
Kullarından dilediğine Allah'ın peygamberlik vermesini kıskandıkları için; Allah'ın indirdiği gerçekleri inkâr etmek suretiyle, kendilerini kötü yolda harcamaları ne kötü bir şeydir. Böylece onlar, gazab üstüne gazaba uğradılar. Bu hakkı örtbas edenler için utanç verici bir azap vardır.
Allah'ın, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kullarından bazılarına vahiy indirmesini, peygamberlik ihsan etmesini; hakka riayet etmedikleri, kural tanımadıkları, isyan ettikleri için, Allah'ın indirdiğini, Kur'ân'ı inkâr ederek kendilerini harcamaları, ne kadar kötü bir şeydir. İşte bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler için alçaltıcı, zillete düşürücü bir ceza vardır.
“Allah’ın indirdiği” ifadesi, Allah’ın ilâhî âlemdeki bilgileri, insan kapasitesinin kavrayabileceği seviyeye indirmesi olarak da anlaşılabilir.
Ahmet Varol
Allah'ın lütfunu kullarının içinden dilediği kimseye ulaştırmasını çekememeleri yüzünden O'nun indirdiğini inkar etmekle karşılığında kendilerini sattıklarları şey ne kötüdür! Böylelikle gadab üstüne gadaba uğradılar. Kâfirlere zaten aşağılayıcı bir azap vardır.
Allah'ın kullarından, dilediğine kendi fazlından (peygamberliği) indirmesini 'kıskanarak ve hakka baş kaldırarak' Allah'ın indirdiklerini tanımamakla, nefislerini ne kötü şeye karşılık sattılar! Böylelikle gazab üstüne gazaba uğradılar. Kafirler için alçaltıcı bir azab vardır.
Cenâb'ı Allah, fazlıyla kullarından dilediği kimseye peygamberlik ihsan buyurmasına hased edip, indirdiği Kur'an'ı inkâr etmeleri ve bu sebeple nefislerini ateşe atışları ne çirkin şeydir! İşte Yahûdi'ler, Allah'ın bir gazabından sonra (Hz. Îsa ve İncil'i inkâr ettiklerinden dolayı gazaba uğramalarından başka) bir gazaba tutuldular. (Hazreti Peygamberi ve Kur'an-ı Kerîmi inkâr ettiklerinden) O kâfirler için hor ve zelîl edici bir azab vardır.
Allah’ın, kullarından dilediğine yaptığı fazl ve ihsanıyla (vahiy nimetini) indirmesini çekememekten dolayı, Allah’ın indirdiği dini inkâr için, canları pahasına çok kötü bir bedel aldılar! (Kendilerini helak ettiler.) Onun için azap üstüne azaba uğradılar. Ve ayrıca o kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır.
Allah kullarından dilediğine, kendi erdeminden kitap verecek olsa hasetle, Allahın indirdiğini inkâr ederler, kendilerini ne kötü bir şeyle satmış oldular, gadaptan, gadaba düştüler, kâfirlere horlatıcı azap var
Allah'ın, kullarından dilediğine nebilik (yani Araplardan bir yetime peygamberlik) ihsan etmesini kıskandıkları için Allah'ın indirdiğini (Kur'an'ı) inkâr ederek kendilerini harcamaları/satmaları ne kötü bir şeydir! İşte Yahudiler, Allah'ın bir gazabından (İsa ve İncil'i inkâr ettiklerinden dolayı azaba uğramalarından) sonra (Kur'an-ı inkâr ettiklerinden dolayı da) başka bir azaba tutuldular. O inkârcılar için ayrıca (ahirette de) hor ve zelil edici bir azap vardır.
Allah'ın kullarından dilediğine, bol ihsanından indirmesini çekemeyerek, Allah'ın indirdiğini inkar etmekle, kendilerini ne kötü bir şey karşılığında sattılar. Bu yüzden gazab üstüne gazaba uğradılar. Kafirlere alçaltıcı bir azab vardır.
Allah'ın kullarından dilediğine peygamberlik ihsan etmesini kıskandıkları için Allah'ın indirdiğini (Kur'an'ı) inkâr ederek kendilerini harcamaları ne kötü bir şeydir! Böylece onlar, gazap üstüne gazaba uğradılar. Ayrıca kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır.
ALLAH'ın, lütfunu kullarından dilediğine indirmesini çekemiyerek ALLAH'ın indirdiğini inkar etmek için kişiliklerini satmaları ne kötü! Böylece gazap üstüne gazaba uğradılar. Kafirlere alçaltıcı bir azap var.
Ne kadar çirkindir o uğruna kendilerini sattıkları şey ki; Allah'ın kullarından dilediğine kendi lütuf ve kereminden vahiy indirmesine kafa tutarak, Allah ne indirdiyse hepsini inkâr ettiler. İşte bu yüzden de gazap üstüne gazaba uğradılar. Can yakıcı azap asıl kâfirler içindir.
Ne çirkindir o kendilerini sattıkları ki; Allahın kullarından dilediğine kendi fadlından vahiy indirmesine bağyederek, Allah ne indirdise hepsine küfrettiler de gadab üstüne gadaba değdiler ve o kâfirler için mühin bir azab var
Onlar Allahın, kullarından kimi dilerse ona fazl (u kerem) inden (vahyi, peygamberliği) indirmesini (öteden beri) günüledikleri (hased etdikleri) için Allahın (bu kerre) indirdiği şey'i (Kur'ân)ı da inkâr etmek (suretiy) le nefslerini ne kötü şey'e değişib satdılar da gazab üstüne gazaba döndüler. O kâfirler için (kendilerini) hor ve hakîr edici bir azâb vardır.
Allah'ın, kullarından dilediğine ihsânından (Kitab) indirmesine (hasedle) isyân ederek, Allah'ın indirdiğini (Kur'ân'ı) inkâr etmekle, mukabilinde kendilerini sattıkları şey ne kötüdür! Bu yüzden gazab üstüne gazaba uğradılar. İşte kâfirler için (pek) aşağılayıcı bir azab vardır.
Allah’ın, kullarından dilediği kimseye lutfünden indirmesine isyan ederek (kıskanarak), hakikati inkâr etmekle, kendileri için satın aldıkları öfke üzerine öfke, ne kadar kötüdür. İnkâr edenler için aşağılayıcı bir azap var.
Onlar Allah/ın, kullarından dilediğine fazl ve kereminden indirdiği vahye haset [³] ederek inzal ettiği Kur/anı tanımamak ile, nefislerini ne kötü şeye bedel sattılar da gazaptan gazaba uğradılar. Kâfirler için hakaretli bir azap vardır.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 90. Ayet Açıklaması
[3] Yahut kendilerine müyesser olamayan bir şey isteyerek.
Kadri Çelik
Allah'ın, kullarından dilediğine fazlından indirmesine haset ederek Allah'ın indirdiğini inkâr etmekle, kendilerini kötü bir şey karşılığında sattılar. Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. Alçaltıcı bir azap kâfirler içindir.
Allah’ın, kullarından dilediğine sonsuz lütfundan bahşetmesini, yani Araplardan bir yetime Kitap ve Peygamberlik vermesini çekemeyerek, Allah’ın indirdiği Kur’an ayetlerini inkâr etmekle, benliklerini, ne alçak bir şey karşılığında sattılar da, gazâb üstüne gazâba uğradılar!İnkâr edenler için, alçaltıcı bir azap vardır!
Allah’ın, kendi kullarından dileyeceği kimseye lütfundan indirmesini çekemeyerek, nefisleri karşılığında Allah’ın indirdiklerini inkâr etmeyi satın almaları ne kötüdür!
Gazap üstüne gazaba uğradılar.
Kâfirler için alçaltan bir azap vardır.
O (Yahûdîlerin,) Allah’ın kendi lütfu olarak kullarından dilediğine1 vahiy indirmesini çekemeyerek Allah’ın indirdiklerini inkâr etmek sûretiyle kendilerini sattıkları şey, ne kadar da kötüdür. Onlar, gazap üstüne gazaba, bu yüzden uğradılar. İşte bu kâfirler için (âhirette) alçaltıcı bir azap vardır.
1 Peygamberliği, İsrâil oğullarından alıp, Muhammed (a.s)’ı Peygamber yapmasını çekemeyerek; bu Peygamber, bizden ve bizim ırkımızdan değil deyip, inkâr ettiler.
Muhammed Esed
Allah'ın lütfunu dilediği kuluna bahşetmesini kıskanarak 75 Allah'ın indirdiği hakikati inkar etmeleri ve böylece kendilerini kaptırdıkları şu [boş gurur] ne kötü! Onlar böylece Allah'ın gazabını tekrar tekrar hak ettiler. Ve o hakikati inkar edenler için hazırlanmış utanç verici bir azap vardır.
Allah’ın kullarından dilediğine, kitap indirmesini çekemeyip, Allah’ın indirdiğini inkâr ederek, kendilerini ne kötü bir şey karşılığında sattılar öyle! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. Gerçeği örtbas eden bu kâfirlere onur kırıcı bir azap vardır. 5/80, 16/106
Allah’ın kulları arasından istediğine fazlu kereminden vahiy indirmesini kıskanmaları ve Allah’ın indirdiği vahyi inkâr ederek kişiliklerini satmaları ne vahim bir durum![165] İşte bunun üzerine (dünyada) katmerli bir gazaba uğradılar: Küfre sapanlar için (âhirette de) alçaltıcı bir azap vardır.[166]
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 90. Ayet Açıklaması
[165] Lafzen: “kendilerini satmaları...” Yahudileşen İsrâiloğlullarının, kendilerini zaten inandıkları değerlere çağıran bir rasule sırf kıskançlık ve ırkçılıkları yüzünden karşı çıkmaları ve onun getirdiği mesajı inkâr etmeleri, vahiy tarafından “kişilik satma” olarak değerlendiriliyor.
[166] Lafzen: “gazap üstüne gazaba...” Bu ifade, “katmerli bir gazap” anlamına da, “gazap üstüne gazap” anlamına da gelir. Yani, kişilik satma bir gazap, yabancılaşma ikinci gazaptır (Krş. 74. âyet).
Ömer Nasuhi Bilmen
Nefislerini, mukabilinde sattıkları şey ne kötü bir şey! O şey Allah'ın fazlından olarak kullarının dilediği zâta inzal etmiş olmasına haset ederek Allah Teâlâ'nın inzal ettiğini inkar etmeleridir. Artık gazaptan gazaba uğradılar. Kâfirler için bir mühîn azap da vardır.
Bunların, kendilerini uğruna sattıkları şey ne kadar da fena! Allah'ın kullarından dilediği birine kendi lütfundan vahiy indirmesini kıskanarak, Allah ne indirdiyse hepsini inkâr ettiler de gazap üstüne gazaba uğradılar! Kâfirler için zelil ve perişan eden bir azap da vardır.
Allah'ın, kullarından dilediğine lutfuyla (vahiy) indirmesini çekemeyerek, Allah'ın indirdiğini inkar etmek için kendilerini ne alçak şeye sattılar da gazab üstüne gazaba uğradılar. İnkar edenler için alçaltıcı bir azab vardır.
Kendilerini ne kötü sattılar! Allah, seçtiği bir kuluna iyilik edip Kitap indirdi diye, kıskançlıktan Allah’ın indirdiği her şeye kendilerini kapadılar. Başlarına gazap üstüne gazap geldi. O kâfirlerin hak ettikleri, alçaltıcı bir azaptır.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 90. Ayet Açıklaması
[*] "Şae="يشاء" fiili, bir şeyi var etti, demektir. (Müfredât) Allah bazı şeyleri kulunun tercihine göre yarattığından öznesi kul olursa "tercih edip yaptı", Allah olursa "tercih edip yarattı" anlamına gelir..
Şaban Piriş
Allah'ın kullarından dilediğine, bol ihsanından indirmesini çekemeyerek, Allah'ın indirdiğini inkar etmekle kendilerini ne kötü bir şey karşılığında sattılar, bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. Kafirlere alçaltıcı bir azap vardır.
Allah'ın dilediği kuluna lütufta bulunarak kitap indirmesini kıskandılar da, Allah'ın indirdiğini inkâr etmekle ruhlarını ne kötü birşeye sattılar! Böylece onlar gazap üzerine gazaba uğradılar. Ayrıca o kâfirler için, alçaltıcı bir azap da vardır.
Allah'ın, kullarından dilediğine lütfunun eseri olarak indirdiğini zalimce kıskanarak, Allah'ın vahyettiğini inkâr etmeleri uğruna öz benliklerini sattıkları şey ne çirkindir! Bu yüzdendir ki gazap üzerine gazaba çarpıldılar. Gerçeği örtenler için rezil edici bir azap vardır.
ne yavuz nesenedür ol kim śattılar aña gendüzilerini kim, kāfir olurlar aña kim indürdi Tañrı; ḥasedden ötürü kim indüre Tañrı fażlından anuñ üzere kim diler ķullarından. pes döndiler ķaķımaġ ile ķaķımaķ üzere. daħı kāfirlerüñdür 'aźāb ħor eyleyici.