Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2428, sondan 3809. ayet; 20. sure ve bu surenin 80. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 15, harf sayısı 73 ve toplam ebced değeri ise 2093 olarak hesaplanmıştır. Bu sure طه hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (1) ه (0) bulunuyor.
يا بني اسرايل قد انجيناكم من عدوكم ووعدناكم جانب الطور الايمن ونزلنا عليكم المن والسلوى
يابنياسرايلقدانجيناكممنعدوكمووعدناكمجانبالطورالايمنونزلناعليكمالمنوالسلوى
Yâ benî isrâ-île kad enceynâkum min ‘aduvvikum ve vâ’adnâkum cânibe-ttûri-l-eymene venezzelnâ ‘aleykumu-lmenne ve-sselvâ
(Allah, şöyle dedi:) “Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tûr’un sağ yanını va’dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik.”
Cenâb-ı Allah’ın İsrâiloğulları’na verdiği özel nimetler, onların nankör tavırları ve Tûr’daki sözleşme Kur’an’ın değişik yerlerinde hatırlatılmıştır (bu hususlarda bilgi için bk. Bakara
2:57-63). Burada bu hatırlatmayı takiben, bütün insanlara, ölçüyü kaçırmadan Allah’ın verdiği nimetlerden yararlanmaları, –yaptıkları nankörlük ne kadar büyük olursa olsun– Allah’ın rahmetinden ümit kesmemeleri gerektiği mesajı verilmekte ve herkes Allah’tan bağışlanma dileğinde bulunmaya çağırılmaktadır.
Ey İsrailoğulları! Elbette sizi düşmanınızdan kurtarmıştık; [Tûr]’un (Sînâ Dağı’nın) sağ tarafında (oraya gelmeniz için) sizinle sözleşmiş ve size kudret helvası ile bıldırcın eti ikram etmiştik.
“Ey İsrâiloğulları! Sizi düşmanınızın elinden kurtarmış, sizinle Tûr'un sağ tarafında sözleşmiş ve size kudret helvasıyla bıldırcın eti indirmiştik.”
Ey İsrailoğulları! Sizi, düşmanınızdan kurtarmış ve Tûr'un sağ yanında sizden söz almıştık. Ve size menn¹ ve bıldırcın bağışlamıştık.²
1- Kudret helvası. Güç, kudret, dayanma gücü. 2-Çevirilede, “Kudret helvası ve bıldırcın indirdik.” şeklinde verilen anlam doğru değildir. Zira indirdik anlamındaki “enzele” sözcüğünün diğer bir anlamı da bağışlama, ikram etmedir. Bu ayetteki “enzele” sözcüğü “ikram ettik, bağışladık.” anlamındadır.
Ey İsrailoğulları (böylece), andolsun sizi düşmanlarınızdan kurtarıverdik. Tûr'un sağ yanında sizinle va’adleştik ve üzerinize (her gün gökten iki öğün hazır) kudret helvasıyla (kızartılmış) bıldırcın indirdik.
Ey İsrailoğulları, sizi kurtardık düşmanlarınızdan, sözleştik sizinle Turun sağ yanında ve size kudret helvasıyla bıldırcın yağdırdık.
Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanlarınızdan kurtardık, sonra Sina Dağının sağ yamacında sizinle bir antlaşma yaptık ve size kudret helvası ve bıldırcın indirdik.
“- Ey İsrailoğulları, sizi düşmanınızdan kurtardık. Tûr'un ( dağın) sağ tarafına gelmeniz için sizinle sözleştik. Size sebeplerini-şartlarını oluşturarak defalarca kudret helvası ve bıldırcın indirdik.”
bk. Kur’ân-ı Kerim,
2:51.
Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, Tur'un sağ yanında size vaadde bulunduk ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın eti indirdik.
Ey İsrailoğulları, andolsun, sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tur'un sağ yanında sizinle vaadleştik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
Ey İsrail Oğulları! Sizi düşmanınızdan (Firavun'dan) kurtardık ve Tûr dağının sağ yanında (Mûsa'ya Tevrat'ı indirmek üzere) size vaad verdik; üzerinize de kudret helvası ve bıldırcın indirdik.
Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık. Tur dağının sağında sizinle randevulaştık. Üzerinize bıldırcın ve kudret helvasını indirdik.
Ey İsrail oğulları ! Kurtardık sizi düşmanınızdan, Tur'un sağ yanında sizinle sözleştik, gönderdik sizin için kudrethelvası, bıldırcın
Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık. Tur Dağı'nın sağ yanında sizden söz almıştık. Size gökten kudret helvası ile bıldırcın indirmiştik.
Bkz.
2:57,
7:160Allah, Mısır’dan çıktıktan sonra Sina Çölü’ndeki yolculuk günlerinde İsrailoğullarına kudret helvası ve bıldırcın bahşetmesine atıfta bulunarak onları nankörlük etmemeleri konusunda uyarıyor. Bundan çok daha önemlisi dünya hayatlarını kurtardıktan sonra ebedî hayatlarını kurtarmaları için “Tur Dağı’nın sağ yanında sizden söz almıştık” ifadesiyle verdikleri sözü hatırlatarak akıllarını başlarına almalarını istiyor. “Hani, (Ey İsrailoğulları! Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden kesin söz almıştık, (sonra sözünüzü tutmadınız. Yeniden söz veresiniz diye) Tûr dağını tepenize dikerek: “Size verdiğimiz hükümlere kuvvetle sarılın, onun içindekileri düşünün” (demiştik.)”(Bakara
2:63) “Bir vakit İsrailoğullarından şöyle söz almıştık: “Allah'tan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya, yakınlara, öksüzlere ve biçarelere de iyilik yapacaksınız. İnsanlarla güzellikle konuşacaksınız, namazlarınızda dikkatli ve devamlı olacaksınız ve zekâtı vereceksiniz…” (Bakara
2:83)
Ey İsrailoğulları! Sizleri düşmanınızdan kurtardık, Tur'un sağ yanını size vadettik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık; Tûr'un sağ tarafına (gelmeniz için) size vâde tanıdık ve size kudret helvası ile bıldırcın eti lütfettik.
Tefsirlerde anlatıldığına göre, Allah Teâlâ, Hz. Musa’ya, Tûr dağının sağ tarafına gelmesi, ayrıca, Tevrat’ın inzâli sırasında hazır bulunmak üzere seçeceği yetmiş kişilik bir gurubu da beraberinde getirmesi için bir süre vermişti. Bak. Bakara
2:57.
Ey İsrail oğulları, sizi düşmanlarınızdan kurtarmış, Sina dağının sağ yanında size söz vermiş ve üzerinize Menna ve bıldırcın indirmiştik.
Ey İsrailoğulları! Sizleri düşmanınızdan kurtardık ve Tûr dağının sağ yanında size söz verdik, üzerinize de kudret helvası ve bıldırcın indirdik.
Ey Benî İsraîl! Sizi düşmanınızdan kurtardık ve size Tûrun sağ tarafına va'd verdik ve üzerinize kudret helvası ve bıldırcın indirdik
Ey İsrâîl oğulları, sizi düşmanınızdan kurtardık. «Tuur» un sağ yanında size va'de verdik ve sizin üstünüze kudret helvasıyle bıldırcın indirdik.
Ey İsrâiloğulları! Şübhesiz sizi (böylece) düşmanınızdan kurtardık; Tûr'un sağ tarafında (buluşmak üzere) sizinle sözleştik ve size (pek muhtaç kaldığınız o çölde) kudret helvası ile bıldırcın indirdik.(1)
(1)“Kudret helvası”, tatlı, beyaz, kar gibi bir şey olup fecirden güneşin doğuşuna kadar bütün İsrâiloğullarına yetecek kadar yağardı. Cenab-ı Hakk Mûsâ (as)’a kendisine Tevrât’ı indirmek üzere Tûr dağının sağ tarafına gelmesini, ayrıca bu esnâda orada hazır bulunmak üzere seçeceği yetmiş kişilik bir cemâati de yanına getirmesini vahyetmişti. (Kurtubî, c.
6:11, 232)
Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kesinlikle biz kurtardık ve Tur’un sağ yanında bir yeri, size mekân olarak vaat etmiştik. Ayrıca size helva ve bıldırcın eti indirmiştik.
Ey İsrail oğulları! Biz sizi düşmanınızdan kurtardık. Tur/un sağ tarafında size vâde verdik, size Kudret helvasını, Yelve kuşunu indirdik.
Ey İsrail oğulları, şüphesiz sizi düşmanlarınızdan kurtardık, Tur'un sağ yanında (Tevrat'ın gelişi için) sizinle sözleştik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
Ey İsrail Oğulları! İşte böylece sizi düşmanlarınızdan kurtardık ve Sînâ dağının o bereketlerle dolu yamacında, emirlerime uyacağınıza dâir sizden söz aldık; ayrıca size, kudret helvası ve bıldırcın gönderdik. Verimsiz çöllerde; gökten çiğ damlası gibi dökülen, yerden mantar gibi biten tatlı bir gıdayla sizi besledik, gelip ayaklarınızın dibine düşen bıldırcın sürülerini üzerinize gönderdik. Ve dedik ki:
Ey İsrail’in oğulları!
Sizi düşmanlarınızdan kurtardık.
Size Sağ Tûr’un yan tarafından vaad ettik.
Size Menn (Kudret Helvası) ve Selvâ (Bıldırcın) indirdik.
Ey İsrâil oğulları! Yemin olsun (işte böylece) sizi, düşmanınızdan kurtardık ve sizden dağı sağınıza alarak gitmenizi istedik, üzerinize de (katımızdan) tatlı ve etli yiyecekler1 indirdik.2
1 Menn: bazı çöl bitkileri tarafından salgılanan tatlı, sakızımsı bir yiyecek demektir. Genelde “kudret helvası” diye tercüme edilen menn; Allah’ın Hz. Mûsa ve kavmine çölde ihsan ettiği ve ne olduğunu en iyi kendisinin bildiği tatlı bir yemektir. Selva: bıldırcın kuşu veya mahrumiyetten sonra insanı doyuran şey demek olan selva; Allah’ın Hz. Mûsa ve kavmine çölde ihsan ettiği ve ne olduğunu en iyi kendisinin bildiği etli ve yağlı yemektir. Bk. (Bakara: 57, A’raf: 160)2 Âyetin son bölümü, “üzerinize de (katımızdan) kudret helvası ve bıldırcın eti indirdik.” şeklinde de tercüme edilebilir.
Ey İsrailoğulları! [Böylece] sizi düşmanınızın elinden kurtardık ve [sonra] Sina Dağı'nın sağ yamacında sizinle bir andlaşma yaptık; 63 ve size kudret helvası ve bıldırcın indirdik; 64
Ey İsrailoğulları! Biz sizi düşmanınızdan kurtarmış, Sina dağının sağ yamacını size vaat edip, size kudret helvası ve bıldırcın indirmiştik. 5/111...115
Siz ey İsrâiloğulları! Doğrusu sizi düşmanlarınızdan kurtarmış ve (Sina) Dağı’nın sağ yamacında sizden söz almıştık;[2604] üstelik bir de size menn ve selvâ indirmiştik:[2605]
[2604] Tevhid ve adâleti ikame sözü (Bkz:
2:63 ve 83).
[2605] Menn ve selvâ için bkz:
2:57, not 100.
Ey İsrailoğulları! Sizi muhakkak ki, düşmanınızdan halâs ettik ve size Tûr'un sağ cânibini vaadettik ve sizin üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
Ey İsrail evlatları! Sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tur'un sağ tarafında Mûsâ ile konuşmayı size vâd ettik. Size çölde kudret helvasıyla bıldırcın lütfettik. [2, 51]
Onları orada bırakıp, Allah Teâlâ İsrailoğullarına, bu büyük lütfunu hatırlatıyor. Zira kesin olan toptan yok edilmekten, Allah kendilerini kurtarmıştı. Dünya hayatlarını kurtarmadan sonra, daha da önemli olan ebedî hayatlarını kurtarma vesilesi olan Tevrat nimeti hatırlatılıyor. Tevrat’ın verilmesi için yapılan vaad Hz. Mûsâ’ya yapıldığı halde, bütün o insanlara yapılmış olarak ifade buyuruluyor. Zira dünya ve âhiret mutluluklarına vesile olan bir kitaptan istifade edenler onlar olacaklardı.
Ey İsrail oğulları, biz sizi düşmanınızdan kurtardık ve Tur'un sağ yanında, (Musa ile konuşmayı) size va'dettik; üzerinize kudret helvasıyle bıldırcın indirdik.
Âyette geçen menn , kudret helvâsı olarak açıklanır.. Aslında menn, bazı mıntıkalarda ağaçların ifrâz ettiği, bal gibi tatlı bir reçinedir. Selvâ da bıldırcın eti demektir. Yüce Allah, İsrâîl Oğullarının bulunduğu mıntıkadaki ağaçlardan bu reçineyi akıtarak ve mıntıkaya bol miktarda bıldırcın göndererek onları beslemiştir.
Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtarmış ve Tur’un sağ yamacında sizinle sözleşmiştik[1]. Üzerinize de kudret helvası[2] ile bıldırcın yağdırmıştık.
[*] Tevhid ve adaleti ikame sözü "Size verdiğimiz mesaja sımsıkı sarılın ve Onun muhtevasını akıldan çıkarmayın." (Bakara
2:63) "Hani bir zaman da İsrailoğullarından yanlızca Allah'a kulluk edeceksiniz, ana-babaya, yakınlara, kimsesizlere, yoksullara iyilik yapacaksınız, insanlara güzel söz söyleyeceksiniz, namazı istikametle kılacaksınız, zekatı vereceksiniz diye söz almıştık" (Bakara
2:83) [2] Dişbudak ailesinden bir ağacın yüksek şekerli meyvası
-Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tûr'un sağ tarafını size vaadettik. Size kudret helvası ve bıldırcın indirdik.
Ey İsrailoğulları! Biz sizi düşmanınızdan kurtardık; size Tûr'un sağ tarafında bir söz verdik; üzerinize de kudret helvası ile bıldırcın indirdik.
Ey İsrailoğulları, şu bir gerçek ki, biz sizi düşmanınızdan kurtardık. Tûr'un sağ yanında size vaatte bulunduk. Ve üstünüze kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
iy benį isrāyil! bayıķ ķurtarduķ sizi düşmānuñuzdan. daħı va'de eyledük ŧūr ŧaġmuñ śaġ yanındın yaña indürdük üzerüñüze terengübįni daħı bıldırcını.
İy Ya‘ḳūb oġlanları, taḥḳīḳ biz sizi ḳurtarduḳ düşmanuñuzdan. Daḫı va‘deeyledük size Ṭūr ṭaġınuñ ṣaġ yanını münācāt‐ıçun. Daḫı indürdük sizüñüstüñüze men ile selvāyı.
Ey israil oğulları! Sizi düşməninizdən (Fir’onun əlindən) xilas etdik. (Tövratın nazil olması üçün) sizə Tur dağının sağ tərəfini və’d buyurduq. Sizə (göydən) qüdrət halvası və bildirçin endirdik!
O Children of Israel! We delivered you from your enemy, and We made a covenant with you on the holy mountain's side, and sent down on you the manna and the quails,
O ye Children of Israel! We delivered you from your enemy, and We made a Covenant with you on the right side of(2601) Mount (Sinai), and We sent down to you Manna and quails:*
2601 Right side: Cf.
19:52, and n. 2504, towards the end. The Arabian side of Sinai (Jabal Musa) was the place where Moses first received his commission before going to Egypt , and also where he received the Law after the Exodus from Egypt .