Mü'minûn Suresi 77. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2750, sondan 3487. ayet; 23. sure ve bu surenin 77. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 12, harf sayısı 44 ve toplam ebced değeri ise 4642 olarak hesaplanmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
حتى اذا فتحنا عليهم بابا ذا عذاب شديد اذا هم فيه مبلسون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
حتىاذافتحناعليهمباباذاعذابشديداذاهمفيهمبلسون
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Hattâ iżâ fetahnâ ‘aleyhim bâben żâ ‘ażâbin şedîdin iżâ hum fîhi mublisûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımızda bir de bakarsın onun içinde ümitsizliğe düşüvereceklerdir.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Sonunda üzerlerine azabı çok şiddetli bir kapı açtığımız zaman, bir de bakarsın ki onlar orada ümitsiz kalmışlardır!
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman, ümitsiz kalıverdiler.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Ne var ki üzerlerine şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman, bütün ümitleri boşa çıkacaktır.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Hatta ki üzerlerine azabı şiddetli olan bir kapı açtığımız vakit, onlar bunun içinde şaşkına dönüp umutlarını kaybetmiş (vaziyette helak edileceklerdir).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonunda, onlara çetin bir azap kapısı açmıştık da o zaman her şeyden ümitlerini kesmişlerdi.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Nihayet üzerlerine şiddetli azap kapısı açtığımız zaman, birde bakarsın ki, onlar orada şaşkın ve ümitsizlik içinde donup kalmışlardır.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Nihayet, üzerlerine, dehşetli bir azap kapısı açtığımızda, ânında şaşkına dönerler, ümitsizliğe düşerler.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Sonunda üzerlerine azabı şiddetli olan bir kapı açtığımızda onun içinde ümitsiz kalırlar.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Sonunda, üzerlerine azabı şiddetli olan bir kapı açtığımızda, onlar bunun içinde şaşkına dönüp umutlarını kaybettiler.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Nihayet üzerlerine çok şiddetli bir azab kapısı açtığımız zaman da, onun içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Nihayet onlara şiddetli bir azaba sahip bir bela (kıtlık) kapısını açtık da, o azap içinde mahrum, kupkuru ve ümitsizce kaldılar.
Besim Atalay
Besim Atalay
Onlara daha katı azap kapısını açınca, umutları kayboldu
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Sonunda, üzerlerine azabı şiddetli olan bir kapı açtığımızda, onlar bunun içinde şaşkına dönüp umutlarını kaybettiler.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman ümitsiz kalıverdiler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
En nihayet üzerlerine, azabı çok şiddetli bir kapı açtığımız zaman, bir de bakarsın ki onlar orada şaşkın ve ümitsiz kalmışlardır!
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Kendilerine çetin bir azabın kapısını açtığımız zaman şaşırıp şoke oldular.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Nihayet üzerlerine, azabı çok şiddetli bir kapı açtığımız zaman, bir de bakarsın ki onlar orada şaşkın ve ümitsiz kalmışlardır!
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Nihayet üzerlerine şedid azâblı bir kapı açtığımız vakıt da onun içinde ye'se düşüvereceklerdir
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Nihayet üzerlerine azâbı çetin bir kapı açdığımız vakit (görürsün ki) onlar bunun içinde ümidsizlikle dönüb kalmışlardır.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Nihâyet onlara şiddetli bir azab kapısı açtığımızda, bir de bakarsın ki onlar bunun içinde ümidsizliğe düşmüş kimselerdir.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Taki, üzerlerine çok şiddetli azabın kapılarını açtığımızda, ümitsizliğe düşüverdiler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Nihayet onlara kıtlık gibi şiddetli bir azap kapısı [¹] açınca hemen onlar şaşıp kaldılar [²].
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Sonunda üzerlerine azabı şiddetli olan bir kapı açtığımızda, onlar bunun içinde şaşkına dönüp umutlarını kaybettiler.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Ama üzerlerine çetin bir azâbın kapısını açtık mı, işte o zaman âcizliklerini anlayıp bütün ümitlerini yitiriverirler! Fakat iş işten geçmiş olur. O hâlde, ey insanlar, yol yakınken, gelin Rabb’inizin çağrısına kulak verin:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Sonunda onların üzerine şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman onlar hemen ümitsiz kalmışlardır.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Sonunda, üzerlerine azabı çok şiddetli bir kapı açtığımız zaman, bir de bakacaksın ki onlar, o (cehennemde) ümitlerini yitirerek ne yapacaklarını şaşırıp kalacaklar.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
tâ ki, Biz onların önünde [ceza gününe has] zorlu bir azabın kapısını açıncaya kadar; işte ancak o zaman bütün ümitlerini kaybediverirler. 47
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Nihayet biz onların üstüne şiddetli bir azabın kapılarını açınca da şaşkınlık içinde tüm umutlarını yitiriverecekler. 7/4- 5, 20/128, 22/44- 45
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ta ki vakti gelip de onlar aleyhine bir azap kapısı açıncaya dek: o zaman da onlar, orada, umutlarının tamamını yitiriverecekler.[2943]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Nihâyet onların üzerine bir şiddetli azapkarîn kapı açtığımız vakit de onlar onun içinde ye'se düşmüş mütehayyir kimselerdir.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Ama ne zaman onların önüne ceza gününe mahsus zorlu bir azap kapısını açarsak, işte o zaman birden bütün ümitlerini yitiriverirler.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Nihayet üzerlerine şiddetli bir azab kapısı açtığımız zaman, derhal O'nun içinde şaşkın ve umutsuz kalırlar.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Onlara şiddetli bir azabın kapısını açıncaya kadar böyle gitti; o anda birden ümitsizliğe düştüler
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Onların üzerine şiddetli bir azap kapısı açana kadar... İşte o zaman ümitsizliğe düşüverirler.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Nihayet üzerlerine şiddetli bir azabın kapısını açarız; işte o zaman bütün ümitlerini yitirmiş halde kalıverirler.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Nihayet, üzerlerine şiddetli bir azabın kapısını açtığımızda hemencecik ümitsizliğe düşüverecekler.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
tā ķaçan kim açavuz anlaruñ üzere ķapu 'aźāb issi ķatı ya'nį bedr güni anlar anuñ içinde nevmįd olıcılardur.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Ḥattā ol vaḳta degin ki açduḳ anlar üstine bir ḳapu ḳatı ‘aẕāblu. Olvaḳt anlar anda ümīẕ keserler her ḫayrdan.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Nəhayət, onların üzünə bir əzab qapısı açdığımız (Bədr vuruşunun müsibətinə düçar etdiyimiz) zaman dərhal ümidsizliyə qapıldılar (dilləri-ağızları quruyub, mat-məəttəl qaldılar).
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
Until, when We open for them the gate of extreme punishment, behold! they are aghast thereat.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
Until We open on them a gate leading to a severe Punishment: then Lo! they will be plunged in despair therein!(2923)*