Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2682, sondan 3555. ayet; 23. sure ve bu surenin 9. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 5, harf sayısı 25 ve toplam ebced değeri ise 2579 olarak hesaplanmıştır.
والذين هم على صلواتهم يحافظون
والذينهمعلىصلواتهميحافظون
Velleżîne hum ‘alâ salevâtihim yuhâfizûn(e)
Onlar ki, namazlarını kılmağa devam ederler.
“Titizlikle ifa etme” diye çevirdiğimiz muhâfaza kavramı sözlükte “devam etmek, riayet etmek, gözetmek” anlamına gelir. Yukarıda (2. âyet) namazı huşû ile kılmanın önemine işaret edilmişti; burada ise namazı vakitlerine, kurallarına riayet ederek kılmanın önemine dikkat çekilmiştir (Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “hfz” md.; Kurtubî, XIII, 115).
Onlar, bütün ibadetlerini koruyanlardır.
Namazlarını korurlar/eda ederler.
Onlar, salatlarını¹ koruyan kimselerdir.
1- Allah'a yönelmeyi, O'na tabi olmayı, ibadet ve kulluklarını, destek ve dayanışmayı.
Onlar, salavâtını (bütün Kur’an ahkâmını ve İslami kurumları) da (titizlikle) korumak (için cehdü gayret gösterenlerdir).
[Not: Hacc Suresi 40. Ayetinde “Salavât” dini kurumlar için kullanılmıştır.]
Ve öyle kişilerdir onlar ki namazlarını korurlar.
Onlar ki, namazlarını vaktinde ve devamlı kılarak muhafaza ederler.
Farz namazlarıyla ilgili sorumluluklarını edaya devam edenler ibadetlerini huşu içinde yapmayı, vakitlerini değerlendirmeyi, iktisadi nizamlarını, beline sahip olmayı, ailelerini, meşru ilişkiler içinde kalmayı, kamu düzenlerini, toplumdaki güven ortamını, dinlerini kesinlikle dayanışma halinde güç ve gönül birliği yaparak korurlar.
Onlar namazlarını da korurlar.
Onlar, namazlarını da (titizlikle) koruyanlardır.
Onlar ki, namazlarını gereği üzre devamlı kılarlar; emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler.
Onlar ki, ibadet ve namazlarını devamlı korurlar.
Onlar, salatlarını/haktan yana duruşlarını muhafaza ederler (şartlar ne olursa olsun taviz vermeden Hakkın yanında yer almaya devam ederler).
Bkz.
70:34Buradaki “salavat” kelimesini namaz anlamında değil de “Hak’tan yana yer almak ve Allah’a teslim olmak” olarak değerlendirmek daha doğru olur. Çünkü “salavat” kelimesi “korumak” anlamında olan “muhafaza” kelimesiyle birlikte zikredilmiştir. İmanın ve tevhidi inanışın gereği olarak şartlar ne olursa olsun taviz vermeden Hak’tan yana duruşun devamlı korunması gerekir. Ama namazla ilgili anlatımlar Kur’an’da genellikle “ikame” kelimesiyle “ekâmû” ya da “yukîmûne” şeklinde gelmiştir ki “ikame, Allah’ın huzurunda kalmak” demektir. İkâme fiiline isnat edilmeden yalınkat kullanılan salâtlarda, genelde Hak’tan yana olma ve teslimiyet vurgusu hâkimdir.
Namazlarına riayet ederler.
Ve onlar ki, namazlarına devam ederler.
Onlar ki namazlarını düzenli olarak gözetirler.
Ve onlar ki, namazlarını muhafaza ederler,
Onlar ki namazlarının üzerine muhafızlık ederler
(Öyle mü'minler) ki onlar namazlarına devam ederler.
Ve o kimseler ki, onlar namazlarını (erkânına riâyet ve ona devam ederek) korurlar.
Namazlarının kendilerine yüklediği sorumluluklarını muhafaza ederler.
8, 9. O mü/minler ki emanetlerine, ahilerine riayetkârdırlar, namazlarını da muhafaza ederler [³].
[3] Vaktinde kılarlar, rükünlerine riayet ederler, tembel olmazlar.
Onlar, namazlarını da (titizlikle) gözetenlerdir.
Onlar ki, namazlarını mekanik hareketlere dönüştürmeden, okuduklarını anlayıp özümsemeye çalışarak vaktinde ve gereği gibi, dikkatle ve özenle, mümkün mertebe cemaatle birlikte kılarlar; beş vakit namazı hayatın merkezine yerleştirerek, onun temel özellikleri ve ana görevini her türlü aşınmaya, pörsümeye karşı titizlikle korur ve böylece, Allah ile aralarındaki gönül bağını sürekli canlı tutmaya çalışırlar.
Onlar ki namazlarına devam ediyorlar.
8,9. Ve o (mü’minler) emanetlerini1 ve sözlerini yerine getirirler ve namazlarına devam ederler.2
1 Bu iki âyetten “müt’anın haramlığı da anlaşılmaktadır. X2 7-9. âyetlerin aynısı için Bk. (Mearic: 31-33)
salâtlarını [tüm dünyevî kaygılardan] uzak tutarlar.
Onlar ki ibadetlerine ve namazlarına titizlik gösterirler. 24/37, 22/41, 2/238- 239, 20/132
ve onlar ki, ibadetleri üzerine titizlenirler.[2893]
[2893] En geniş anlamıyla: Allah’a karşı esas duruşlarını korurlar.
Ve o mü'minler ki, onlar namazları üzerine muhafazada (muvazabette) bulunurlar.
Onlar namazlarını vaktinde eda edip zayi etmekten korurlar.
Namazlarını vakti vaktine, huşû içinde devam ettirirler.
Onlar namazlarını (vakitlerinde kılarak) korurlar.
Onlar namazlarına özen gösterirler.
Onlar, namazlarını koruyanlardır.
Onlar namazlarını da gözetir ve korurlar.
Namazlarını/dualarını korumaya devam ederler onlar.
daħı anlar kim anlar namāzları üzere śaķlayacılardur.
Daḫı anlar ki namāzlarına mülāzımlardur.
Namazlarına riayət edərlər (həmişə vaxtlı-vaxtında namaz qılarlar);
And who pay heed to their prayers.
And who (strictly) guard(2870) their prayers;-*
2870 In verse 2 we were directed to the spirit of humility and earnestness in our prayers. Here we are told how necessary the habit of regular prayer is to our spiritual well-being and development, as it brings us closer to Allah, and thus sums up the light of the seven jewels of our Faith, viz.: (1) humility, (2) avoidance of vanity, (3) charity, (4) sex purity, (5) fidelity to trusts, and (6) to covenants, and (7) an earnest desire to get closer to Allah.