Furkan Suresi 18. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2873, sondan 3364. ayet; 25. sure ve bu surenin 18. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 21, harf sayısı 88 ve toplam ebced değeri ise 6697 olarak hesaplanmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
قالوا سبحانك ما كان ينبغي لـنا ان نتخذ من دونك من اولياء ولكن متعتهم واباءهم حتى نسوا الذكر وكانوا قوما بورا
Harf Sayımı
Harf Sayımı
قالواسبحانكماكانينبغيلـنااننتخذمندونكمناولياءولكنمتعتهمواباءهمحتىنسواالذكروكانواقومابورا
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Kâlû subhâneke mâ kâne yenbeġî lenâ en netteḣiże min dûnike min evliyâe velâkin metta’tehum veâbâehum hattâ nesû-żżikra vekânû kavmen bûrâ(n)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Onlar, “Seni eksikliklerden uzak tutarız. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helâke giden bir toplum oldular” derler.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Onlar (melekler) de şöyle demiş (olacaklar)dır: “Sen yücesin. Senin peşin sıra dostlar edinmek bize yakışmazdı. Fakat sen onlara ve atalarına bol nimet verince (Allah’ı) hatırlamayı unuttular ve helaki hak eden bir toplum oldular.”
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Sahte tanrılar der ki: “Senin şanın yücedir, senden başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helâk olmayı hak eden bir topluluk oldular.”
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Dediler ki: “Seni tenzih ederiz, Senden başka veliler¹ edinmek bize yakışmaz. Ancak Sen, onları ve atalarını öylesine mal mülk sahibi yaptın ki, öğüdüne uymayı boş verdiler. Ve helak olmayı hak eden bir halk oldular.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Kendileri istemediği halde tapılan ve tağutlaştırılan bazı salih ve halis kimseler ise : “Ey Rabbimiz!) Sen Yücesin; (hâşâ) Senin dışında başka veliler edinmemiz bize yakışmaz, ancak onları ve atalarını Sen meta verip yararlandırdın, öyle ki (Senin) Zikri(ni) unuttular ve böylece (Hakk’tan ayrılan ve) yıkıma uğrayan bir kavim oldular” diyeceklerdir.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Diyecekler ki: Tenzih ederiz seni, senden başka dost ve yardımcı kabul etmek bize yaraşmaz; fakat sen, onları da, atalarını da nimetler vererek yaşattın, sonunda seni anmayı unuttular ve helake müstahak bir topluluk oldular.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Onlar da derler ki: “Senin şanın yücedir, senin dışında dostlar edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onları ve babalarını nimet verip yaşattın, nimetin bolluğu içinde zevke daldılar da, seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir toplum oluverdiler.”
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Onlar: “Seni tenzih ederiz. Seni bırakıp, kulların durumundakilerden, bir kısım dostlar koruyucular, otoriteler edinmek bize yakışmaz. Fakat sen, onlara ve atalarına o kadar nimet verdin ki, sonunda seni zikretmeyi, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kurân'ı ve şeriatı unuttular. Helâkî hak eden bir kavim oldular.” derler.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Derler ki: "Seni tenzih ederiz. Senden başka dostlar edinmemiz bize yaraşmaz. Ancak sen onları ve atalarını yararlandırdın, onlar da zikri [3] unuttular ve böylece helake uğrayan bir topluluk oldular."
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Derler ki: 'Sen yücesin; senin dışında başka veliler edinmemiz bize yakışmaz, ancak onlara ve atalarına meta verip yararlandırdın, öyle ki (senin) zikri(ni) unuttular ve böylece yıkıma uğrayan bir kavim oldular.'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Putlar şöyle derler: “- Seni tenzih ederiz. Senden başka veliler edinmemiz bize lâyık olmaz (böyle iken, biz başkasına nasıl mabud olabiliriz?) Fakat sen onları ve atalarını zevk içine daldırdın, nihayet zikri (tevhidi ve sana ibadeti) unuttular ve helâke düşen bir kavim oldular.”
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Onlar: “Allah’ım! Seni tenzih ederiz. Sen’den başka dostlar edinmek, (kendimize taptırmak) bize yakışmaz. Fakat Sen, onları ve atalarını öyle nimet içinde yaşattın ki mesajı unuttular ve helak olan bir toplum oldular” derler.
Besim Atalay
Besim Atalay
«Sen kutsalsın, bizim için senden özge dost edinmek yaraşmaz, sen ise hem onları, hem de atalarını geçindirmiştin, unuttular anmayı, yok oldular!» derler
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Onlar şöyle cevap verecekler: “Sınırsız kudret ve yüceliğinle seni tenzih ederiz! Senin dışında başka dostlar edinmek bize yakışmaz. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimetler verdin ki; (onlar azıtıp) sonunda seni anmayı unuttular ve yok olmayı hak eden bir topluluk oldular.”
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Onlar: "Haşa; Seni bırakıp başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat Sen onlara ve babalarına nimetler verdin de sonunda Seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir millet oldular" derler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Onlar: Seni tenzih ederiz. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda (seni) anmayı unuttular ve helâki hak eden bir kavim oldular, derler.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
"Sen yücesin, senin yanında kimseyi veliler kabul etmek bize yakışmaz. Fakat, sen onlara ve atalarına nimetler bağışladın. Nihayet, onlar mesajı unutup yozlaşan bir toplum oldular," diye karşılık verdiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar: "Sübhansın seni tenzih ederiz. Seni bırakıp da senden başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat sen onlara ve atalarına o kadar nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir kavim oldular." derler.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Sübhansın, demişlerdir: Senden başka veliler ittihaz etmemiz (olunmamız ) bize yaraşır değildi ve lâkin sen onları ve atalarını zevka daldırdın, o kadar ki nihayet zikri unuttular ve helâke giden bir kavm oldular
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(görürsün ki) onlar (şöyle) demişlerdir: «Seni tenzîh ederiz. Seni bırakıb da başka velîler edinmemiz bize yakışmaz. Fakat (gerek) onları (n) ve (gerek) ataları (nın azâb müddetlerini) kendin uzatdın da nihayet zikri unutdular ve helak (e mahkûm) bir kavm oldular».
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Onlar:) “Seni tenzîh ederiz; senden başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat onlara ve babalarına birçok ni'metler verdin de sonunda (seni) anmayı unuttular(2) ve helâk edilmeyi hak eden bir kavim oldular!” derler.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Kendilerine kulluk edilenler “Rabbimiz sen her türlü eksiklikten yücesin. Bizim, senden başka sığınılacak bir yer aramamız bize asla yakışmaz. Ancak bunların ve atalarının yeryüzündeki ihtiyaçlarını sen karşıladığın halde, onlar zikri (Kur’an’ı) unuttular ve kaybeden bir topluluk oldular” dediler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar «— Aman Allah/ım! [⁶] Senden başka bir yâr edinmek bize yaraşmaz [⁷]. Fakat siz dünyada onlara, babalarına o kadar bol nimet verdiniz ki seni anmayı unuttular. Böylece helake duçar oldular [⁸]» diyecekler.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Derler ki: “Sen yücesin, senin dışında başka veliler edinmemiz bize yakışmaz. Fakat sen onlara ve babalarına nimetler verdin de sonunda (seni) anmayı unuttular ve yıkımı hak eden bir topluluk oldular.”
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Onlar, “Sen her türlü eksiklik ve noksanlıktan uzaksın, yüceler yücesisin ya Rab!” diye cevap verecekler, “Senden başka hükmüne boyun eğilecek otoriteler, sığınılacak dostlar edinmek bize asla yaraşmaz! Dolayısıyla, insanlardan bize kulluk etmelerini istememiz de asla olacak şey değildir! Biz onları kesinlikle saptırmadık! Sen onlara ve atalarına türlü nîmetler bahşetmiştin fakat onlar, bu nîmetlere şükredip sana kulluk edecekleri yerde, senin öğüt ve uyarılarını dile getiren Kitabını, yani Zikri hayatın dışına itip tamamen unuttular ve böylece, cezayı hak eden bir toplum hâline geldiler.”
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Dediler ki: -“Sen sübhansın / seni tenzih ederiz; bize, senden başka hiçbir veliyy edinmemiz yaraşmaz. Onları ve babalarını geçindirdin. O kadar ki Zikr’i unuttular; helâke giden bir kavim oldular”.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Onlar da: “(Ey Rabbimiz!) Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız, Senin dışında başka dostlar edinmek bize yakışmaz. Fakat Sen, onlara ve atalarına (dünyada) nîmetler verdin de sonunda (Seni) anmayı unuttular ve helâki hak eden bir toplum oldular.” derler.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Onlar: “Sınırsız kudret ve yüceliğinle Seni tenzîh ederiz!” diye cevap verecekler, “Senden başka dostlar, efendiler edinmek bize yakışmazdı! 14 Fakat, [bunlara gelince-] Sen bunlara ve babalarına dünya hayatının tadını çıkarmaları için fırsat verdin; öyle ki, onlar da sonunda 15 [Seni] anmayı büsbütün unuttular; çünkü bunlar her türlü iyilikten yoksun kimselerdi”.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Onlar da: – Hâşâ Rabbim! Seni tenzih ederiz sen noksan sıfatlardan uzaksın, senden başkasını evliya ve otorite edinmek bize yakışmaz. Fakat sen onlara ve atalarına dünyevi hazları o kadar çok tattırdın ki şımarıp zikri/Kuran’ı unuttular ve sonunda helak olmayı hak eden bir toplum oldular. 7/51, 9/72, 39/71, 45/34- 35, 59/18- 19
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Cevap verecekler: “Aşkın olan zatını tenzih ve tesbih ederiz ki, Senin dışındakilerden herhangi bir dost, bir veli edinmek bize yakışmaz; ne var ki onlara ve atalarına dünyevî hazları öylesine tattırdın ki, sonunda onlar vahyi unuttular da,[3099] bitip tükenmiş bir toplum olup çıktılar.”[3100]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
(O mabûd ittihaz edilenler de) derler ki: «Sen zât-ı ehâdiyetine layık olmayan şeylerden münezzehsin. Bizim için yaraşmaz ki, Sen'den başka velîler ittihaz edinelim. Fakat, onları ve babalarını nîmetlere nâil kıldın, tâ ki, zikri unuttular ve helâk olmuş bir kavim oldular.»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Onlar şöyle cevap verirler: “Sübhansın! Yüceler Yücesisin! Senden başka dost edinmeyi düşünmek bize yaraşan şey değildir. Ne var ki Sen onları ve babalarını, nimetlerine mazhar edip ömür vererek yaşatınca onlar Sen'i anmayı unuttular ve helâke müstahak bir güruh haline geldiler. ” [34, 40-41; 46, 5-6]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Derler ki: "Senin şanın yücedir, senden başka veliler edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onları ve atalarını ni'met verip yaşattın, (bolluk içinde dünyaya daldılar da seni) anmayı unuttular ve helaki hak eden bir topluluk oldular.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Onlar da, “Sana içten boyun eğeriz; seni bırakıp başka velilere tutunmak bize yakışmaz. (Biz yapmadık ki onlara bunu emretmiş olalım) Ama sen, onlara ve babalarına nimetler verdin, o zikri (senin kitabını) unuttular ve bereketsiz bir topluma dönüştüler.”
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Onlar da derler ki:-Seni tenzih ederiz, senden başka veliler edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen, onlara da babalarına da nimetler verdin. O derece ki zikri/kitabı önemsemediler de yok olmayı hak eden bir toplum oldular.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
“Seni her türlü noksandan uzak tutarız,” derler. “Senden başka veli edinmek bize yaraşmaz. Ancak Sen onları nimetlerinle nasiplendirdin; onlar da Seni anmayı unuttular ve helâk olmayı hak etmiş bir topluluk oldular.”
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Derler ki: "Tespih ederiz seni; seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmazdı. Ama sen onları ve atalarını öylesine nimetlendirdin ki, zikiri/Kur'an'ı unuttular ve helâke giden bir topluluk oldular."
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
eyittiler “arılıġuñ senüñ olmadı yarar bize kim dutavuz senden ayruķ arķa viriciler velįkin gönendürdüñ anları daħı atalarını tā unıttılar ķur’ān’ı daħı oldılar helāk olmış ķavumlar.”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Eyideler: Münezzehsin yā Allāh şerīkden. Bize lāyıḳ degüldür ki biz sen‐den özge da‘vet eylemek. Lākin gönendürdüñ anları, atalarını daḫıdünyāda, ḥattā ki unutdılar senüñ ẕikrüñi. Anlar bir ḳavm‐idi ki helāk oldılar.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
(Bütlər) deyəcəklər: “Sən paksan, müqəddəssən! Səni qoyub (özümüzə) başqa dostlar (hamilər) qəbul etmək bizə yaraşmaz. Lakin sən onlara və atalarına o qədər ne’mət verdin ki, hətta (Sənin öyüd-nəsihətini, Qur’anı) xatırlamağı belə unutdular və (buna görə də) məhvə məhkum edilmiş bir tayfa oldular!”
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
They will say: Be Thou glorified! It was not for us to choose any protecting friends beside Thee; but Thou didst give them and their fathers ease till they forgot the warning and became lost folk
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
They will say: "Glory to Thee! not meet was it for us that we should take for protectors others besides Thee:(3073) But Thou didst bestow, on them and their fathers, good things (in life), until they forgot the Message: for they were a people (worthless and) lost."*