Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2922, sondan 3315. ayet; 25. sure ve bu surenin 67. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 11, harf sayısı 47 ve toplam ebced değeri ise 3994 olarak hesaplanmıştır.
والذين اذا انفقوا لم يسرفوا ولم يقتروا وكان بين ذلك قواما
والذيناذاانفقوالميسرفواولميقترواوكانبينذلكقواما
Velleżîne iżâ enfekû lem yusrifû velem yakturû vekâne beyne żâlike kavâmâ(n)
Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.
Gerek bu âyette gerekse bundan sonraki âyetlerde “Rahmân’ın has kulları”nın yani müslümanların ne gibi kötülüklerden uzak durdukları anlatılırken dolaylı olarak “Ama ey inkârcılar, siz bunların hepsini yapıyorsunuz” şeklinde örtülü bir eleştiri de getirilmektedir.
Tefsirlerde çoğunlukla israf, nicelikteki aşırılıktan ziyade nitelikteki aşırılık, yani “Allah’ın rızâsına uygun olmayan, O’na isyan sayılan yollara, sağduyunun ve kamu vicdanının uygun bulmadığı şekillerde harcamada bulunmak”; cimrilik ise “imkânları elverdiği halde Allah rızâsına uygun olan yerlere harcama yapmaktan kaçınmak” şeklinde açıklanmıştır. “Mâkul bir denge” diye çevirdiğimiz kavâm kelimesi de “israftan ve cimrilikten uzak olarak gereken yerlere gerektiği kadar harcamada bulunmak” demektir.
Onlar infak ettikleri zaman israf da etmezler, cimrilik de yapmazlar; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.
“Saçıp savurmak” kişiyi savurduğu şeylere bir süre sonra muhtaç duruma düşürebilir. Benzer mesajlar: İsrâ
17:27, 29.
Onlar mallarını harcadıklarında israfa gitmezler, cimrilik de yapmazlar. Bu ikisi arasında orta bir yol tutarlar.
Onlar, infak¹ ettikleri zaman israf da cimrilik de etmezler. Bu ikisi arasında bir denge kurarlar.
Onlar infak edip (harcadıkları) zaman, ne israf edip savururlar, ne de (cimrilik edip) kısarlar; her ikisi arasında (kıvamında) orta bir yol tutan (hayırda harcayan, israftan kaçınan kimselerdir).
Ve öyle kişilerdir onlar ki yoksullara bir şey verince ne israf ederler, ne de az verirler, ikisinin ortasını bulurlar.
Ve onlar ki, harcadıkları zaman, ne saçıp savururlar, ne de cimrilik yaparlar bu ikisi arasında dengeli bir yol tutarlar.
Onlar, Allah yolunda karşılık beklemeden, gönüllü harcarlarken, insanların ihtiyaçlarını görürken meşru harcama sınırını aşmazlar, ölçüyü kaçırmazlar, cimrilik etmezler. İhtiyaç görme, muhtacı rahatlatan, vereni sıkıntıya sokmayan, israf ile cimrilik arasında dengeli bir harcamadır.
bk. Tefsîru Ebissuûd,
6:229.
Onlar harcadıkları zaman ne israf ne de cimrilik ederler. (Harcamaları) bu ikisi arasında dengeli olur.
Onlar, harcadıkları zaman, ne israf ederler, ne kısarlar; (harcamaları,) ikisi arasında orta bir yoldur.
Onlar ki, harcadıkları zaman israf etmezler, sıkılık da yapmazlar; ve harcamalar bu ikisi arası ortalama olur;
Onlar ki, harcama yaptıkları zaman, ne israf ederler ne de tamamıyla kısarlar. O arada, orta bir kıvamda harcama yaparlar.
Harcadıkları zaman, ne israf ederler, ne de kısarlar; ikisinin arasında olurlar
Onlar, harcadıkları zaman, saçıp savurmadıkları gibi, cimrilik de etmezler. İkisi arasında doğru olanı yaparlar.
Onlar, sarfettikleri zaman ne israf ederler ne de cimrilik, ikisi arasında orta bir yol tutarlar.
(O kullar), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.
Onlar verirken savurganlık ve cimrilik yapmaz, ikisi arasında dengeli harcarlar.
Ve onlar ki, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.
Ve onlar ki infak ettikleri vakıt israf etmezler, hısset de yapmazlar, ikisi arası denk giderler
Onlar ki harcadıkları vakit ne israf, ne de sıkılık yapmazlar; (harcamaları) ikisi arası ortalama olur.
Hem onlar ki, harcadıkları zaman ne isrâf ederler, ne de cimrilik ederler;(harcamaları) bu (ikisi)nin arasında orta bir yol da olur.
Onlar fakirlerin ihtiyaçları için harcadıklarında, ne aşırı gidip varlıklarını tüketirler, nede eli sıkılık yaparak cimri davranırlar. İkisi arasında orta yolu izlerler.
Onlar mallarını harcettikleri zaman israfta, darlıkta bulunmayıp itidali iltizam ederler.
Onlar harcadıkları zaman ne israf ederler, ne de kısarlar; (harcamaları) ikisi arasında ılımlı bir tutum içinde olur.
Onlar ki, Allah yolunda bir harcama yaptıklarında, ne kendilerini ve ailelerini muhtaç duruma düşürecek şekilde her şeylerini harcayıpsavurganca davranırlar, ne de mala mülke aşırı bir tutkuyla bağlanıp cimrilik ederler; bu ikisi arasında orta bir yol tutarlar.
Onlar harcadıkları zaman israf da etmediler; cimrilik de etmediler; ikisi arasında bir kıvamda oldular.
(O kullar), harcama yaparlarken saçıp savurmaz1 ve cimrilik de etmez, ikisi arasında orta bir yol tutarlar.
1 İsraf: her hangi bir şeyde sınırı aşmak demektir. Bu sınırın; Allah ve Rasûlü tarafından belirlenmesi gerekir. Buna göre; ölmeyecek kadar yemek bir zaruret, doyacak kadar yemek ise ihtiyaçtır. (A’raf: 1, Zümer: 53)
Ve onlar ki, başkaları için harcadıkları 51 zaman, ne saçıp savururlar, ne de cimrilik yaparlar; bu ikisi arasında her zaman bir orta yol bulunduğunu [bilirler].
Ve onlar, harcama yaptıklarında ne israf ederler ne de cimrilik. Zaten ikisinin ortası dengeli ve ölçülü bir yol tutarlar. 6/141, 7/31, 9/60, 17/26- 27
Ve onlar ki, infak ettikleri zaman ne düşüncesizce saçıp savururlar ne de pintilik ederler; zaten bu ikisi arasındaki bir yol dengeli bir tavırdır.[3156]
[3156] Harcama ahlâkıyla ilgili bu dengeli tavrın dile geldiği bir başka âyet için bkz:
17:29. “Düşüncesizce saçıp savurmak”, veren el iken alan el durumuna düşürecek bir ölçüsüzlüğü ifade eder.
Ve onlar ki, infakta bulundukları zaman ne israfta ve ne de darlık göstermekte bulunmuş olmazlar, Bunun arasında mutedil bir halde bulunmuş olurlar.
Rahman'ın o has kulları, harcamalarında ne israf eder, ne de eli sıkı davranırlar; bu ikisinin arasında bir denge tuttururlar.
Masraf, mutlaka gerekli bir durum veya ihtiyaç yahut tamamlayıcı güzellik için olur. Bu sınırın ötesi israftır.
Ve harcadıkları zaman, ne israf ederler ne de cimrilik ederler; harcamaları, bu ikisinin arasında dengeli olur.
Rahmanın kulları, harcadıkları zaman ne savurganlık yapar ne de cimrilik ederler. Harcamaları ikisinin arasında olur.
Onlar, harcadıkları zaman, israf etmedikleri gibi, cimrilik de etmezler. İkisi arasında doğru olanı yaparlar.
Onlar harcadıklarında ne saçıp savururlar, ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.
Onlar harcama yaptıkları zaman ne savurganlığa saparlar ne de cimrilik ederler. O ikisi arasında bir dengededir bu!
daħı anlar kim ķaçan nafaķa eylediler isrāf eylemediler daħı ķatı dutmadılar daħı oldı anuñ arasında orta.
Daḫı ol kişiler ki ḳaçan mālların ḫarc eyleseler, isrāf eylemezler, baḫīllıḳ daḫıeylemezler. İki[si] arasında ‘adl‐ile doġru yol dutarlar.
Onlar (mallarını) xərclədikdə nə israfçılıq, nə də xəsislik edər, bu ikisinin arasında orta bir yol tutarlar.
And those who, when they spend, are neither prodigal nor grudging; and there is ever a firm station between the two;
Those who, when they spend, are not extravagant and not niggardly, but hold a just (balance) between those (extremes);(3127)*
3127 In ordinary spending, this is a wise rule. But even in charity, in which we give of our best, it is not expected that we should be extravagant, i.e., that we should either do it for show (to impress other people), or do it thoughtlessly, which would be the case if we "rob Peter to pay Paul". We should certainly not be miserly, but we should remember everyone's rights, including our own, and strike a perfectly just balance between them.