Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2929, sondan 3308. ayet; 25. sure ve Furkan Suresinin 74. ayetidir. Furkan Suresi 74. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 4207 olarak hesaplanmıştır. Furkan Suresinin toplam ebced değeri 292301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
والذين يقولون ربـنا هب لنا من ازواجنا وذرياتنا قرة اعين واجعلنا للمتقين اماما
Müfessirler, “Bize mutluluk getirecek eşler ve çocuklar bahşet” duasındaki mutluluğun fiziksel güzelliklerle ilgisi bulunmadığını, burada inancı ve yaşayışıyla iyi ve erdemli eşlerin ve çocukların kastedildiğini önemle belirtirler. Bu isteklerin âhirete yönelik olduğunu ileri sürenler bulunmuşsa da bu görüş isabetli görülmemektedir.
Sûrenin buraya kadar açıklanan son bölümünde “Rahmân’ın has kulları”nın bazı güzel nitelikleri sıralanmıştır. Kuşkusuz Kur’an’ın insana ve insanlığa kazandırmak istediği güzellikler bunlardan ibaret değildir. 74. âyetin, “Bizi sana saygı ve itaatte kararlı olanlara öncü yap” şeklinde çevirdiğimiz son cümlesi, takvâ kavramı kapsamında, burada zikredilen ve zikredilmeyen bütün güzellikler için geçerli bir dileği içermektedir. Müminin hedefi, öncelikle ruh dünyasını Allah’ın iradesine uygun inançlarla, doğru düşünceler ve güzel duygularla, ahlâkî erdemlerle donatmaktır. Bu şekilde iç dünyasını zenginleştiren insan, eylemlerini de Allah’a saygı ve O’nun huzurunda bulunduğu bilinci ve sorumluluğu içinde gerçekleştirme çabası içinde olur. Asıl dindarlık da budur; bunun dışındaki dindarlık gösterileri ise nifaktır, riyâdır veya boş slogandır. İşte belirtilen anlamdaki gerçek dindarlığın Kur’an’daki adı takvâdır. Buna göre âyet, her müminin önüne takvâda, yani gerçek anlamdaki dindarlıkta en ileride, önde ve örnek olma şeklinde yüksek bir hedef koymaktadır.
Mehmet Okuyan
Onlar şöyle dua ederler: “Rabbimiz! Eşlerimizden ve nesillerimizden bize gözler aydınlığı ver ve bizi [muttakî]lere (duyarlı olanlara) önder kıl!”
Ayetin ilk cümlesi iki şekilde anlaşılabilir: İlki şöyledir: “Rabbimiz, eşlerimiz ve çocuklarımız nedeniyle bize göz aydınlığı (ödüller) ver!” ikincisi de şu şekildedir: “Rabbimiz, eşlerimiz ve çocuklarımızdan bize göz aydınlığı ver.”
Bayraktar Bayraklı
Onlar, “Ey Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler, çocuklar bağışla ve bizi, Allah'a saygılı olanlara önder yap!” derler.
Ve onlar: “Rabbimiz, eşlerimizden ve soyumuzdan bize, gözümüzün aydınlığı olacak (çocuklar) armağan et ve bizi takva sahiplerine önder kıl” (ki; şuurlu, onurlu ve huzurlu yaşanacak bir düzene ve döneme rehberlik yapalım) diyenlerdir. (Ve bu yönde çaba gösterenlerdir.)
Ve öyle kişilerdir onlar ki Rabbimiz derler, eşlerimizden, soylarımızdan, gözlerimizi aydınlatacak kişiler ihsan et bize ve bizi, çekinenlere rehber kıl.
Ve onlar ki, “Ey Rabbimiz! Bize göz nuru olarak, eşler ve çocuklar bahşet ve bizi yolunu, Allah'ın kitabıyla bulanlara örnek ve öncü yap!” diye dua ederler.
Onlar:
“Rabbimiz, bize göz aydınlığı olacak, bizi mutlu edecek eşler ve zürriyetler bağışla. Bizi müttakilere, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanlara, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananlara, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlere imam, önder olarak yetiştir.” diyenlerdir.
Onlar ki: “- Ey Rabbimiz! Bize zevcelerimizden ve nesillerimizden gözlerimizin süruru (sevinci) olacak iyi kimseler ihsan et ve bizi takva sahiblerine imam (önder) yap.” derler.
Onlar: “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamak isteyenlere önder eyle!” diye dua ederler.
Onlar: "Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve çocuklarımızdan gözümüzün aydınlığı olacak insanlar ihsan et ve bizi, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder yap" derler.
Onlar ki «Ey Rabbimiz, derler bize zevcelerimizden ve nesillerimizden gözler (imizin) bebeği olacak (saalik insanlar) ihsan et. Bizi takvaa saahiblerine rehber kıl».
Yine onlar ki: “Rabbimiz! Bize zevcelerimizden ve nesillerimizden göz aydınlığı olacak (sâlih) kimseler ihsân eyle ve bizi takvâ sâhiblerine imam (her hususda kendisine tâbi' olunan rehber) kıl!” derler.
Onlar «— Ey Rabbimiz! Bize zevcelerimizi, çocuklarımızı, öyle bahşet ki onlarla gözlerimiz aydın olsun [²], biri hayır hususunda sakınanlara pişüva kıl» derler.
Onlar ki, “Ey yüce Rabb’imiz!” diye yalvarırlar, “Bize, yüzümüzü güldürecek, gözümüzün aydınlığı olacak tertemiz eşler ve çocuklar bahşet ve bizi dürüst ve erdemlice yaşayan, çirkin davranışlardan sakınan kimseler için dünyada Sana kul olma, iyilik ve güzellikleri yayma konusunda örnek ve öncü kıl!”
(Ve o kullar): “Ey Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve çocuklarımızdan gözümüzü aydınlatacak (nesiller) bağışla1 ve bizi takva sahiplerine öncü2 kıl!” derler.
1 Âyetin bu bölümü; “Ey Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve çocuklar bağışla” şeklinde tercüme edilebilir. 2 İmam: Öncü, kendisine uyulan kimse demektir. Yalnız muttaki olmak değil, “muttakilerin imamı olmak arzusu” ne büyük bir hedeftir. Buna göre mü’minlerin kendilerine, böyle büyük hedefler çizmesi gerekir.
Muhammed Esed
Ve onlar ki, “Ey Rabbimiz!” diye niyaz ederler, “Bize göz nûru olacak 56 eşler ve çocuklar bahşet; bizi Sana karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseler için örnek ve öncü yap!”
Ve onlar şöyle dua ederler: Rabbimiz! Bizlere, göz aydınlığı olacak eşler ve çocuklar lütfeyle ve bizi duyarlı kimselere önder/imam eyle. 7/189, 14/40- 41
Ve şöyle niyaz ederler: “Ey keremi bol Rabbimiz! Bize gözümüzün, gönlümüzün süruru olan temiz eşler ve nesiller ihsan eyle, bizi müttakilere önder eyle! ”
Daḫı ol kişiler ki eydürler: İy bizi yaradan Allāh, bize baġışla sen ‘avratla‐rumuzdan ve ẕürriyetlerümüzden gözler aydınlıġı. Daḫı bizi müttaḳīlere imām ḳılġıl.