Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3098, sondan 3139. ayet; 26. sure ve Şu'arâ Suresinin 166. ayetidir. Şu'arâ Suresi 166. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 41 ve toplam ebced değeri ise 3453 olarak hesaplanmıştır. Şu'arâ Suresinin toplam ebced değeri 392049 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (0) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
وتذرون ما خلق لكم ربكم من ازواجكم بل انتم قوم عادون
165,166. “Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz.”
Lût aleyhisselâm, Hz. İbrâhim’in kardeşi Haran’ın oğludur. İbrâhim aleyhisselâm ile birlikte Irak’tan ayrılıp Filistin’e gitmiş, daha sonra da Ölüdeniz (Lût gölü) kıyısında yaşayan inkârcılık ve sapık ilişkiler (homoseksüellik) içinde bulunan Sodom ve Gomore halkını ıslah etmekle görevlendirilmiş bir peygamberdir (bk. A‘râf 7:80).
Mehmet Okuyan
İnsanlar içinden erkeklere mi yaklaşıyorsunuz! Doğrusu siz sınırı aşmış (sapkın) bir topluluksunuz!”
165, 166. Rabbiniz olan Allah’ın size yarattığı hanımları bırakıp da insanlar içinde erkeklere mi gidiyorsunuz? Doğrusu siz haddi aşan bir toplumsunuz.” dedi.
165-166. “Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz.”
161,162,163,164,165,166. Kardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi.
165, 166. Rabbinizin sizler için yarattığı eşlerinizi bırakıp da, insanlar içinden erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz sınırı aşmış (sapık) bir kavimsiniz!
165,166. «Siz, Rabbinizin sizin için yaratdığı zevcelerinizi bırakıb da insanların içinden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır, (siz halâlden harama) tecâvüz eden bir kavmsiniz».
165,166. “Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıp da, el'âlemin (bütün insanların) içinden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır! Siz haddi aşan bir kavimsiniz!”(1)
(1)“Ma‘lûmdur ki: A‘lâ (kıymetli) bir şey bozulsa, ednâ (kıymetsiz) bir şeyin bozulmasından daha ziyâde bozuk olur. Meselâ: Nasılki süt ve yoğurt bozulsalar, yine yenilebilir. Fakat yağ bozulsa, yenilmez, bazen zehir gibi olur. Öyle de: Mahlûkātın en mükerremi, belki en a‘lâsı olan insan, eğer bozulsa, bozuk hayvandan daha ziyâde bozuk olur. Müteaffin (kokuşmuş) maddelerin kokusuyla telezzüz eden (lezzet alan) haşerât gibi ve ısırmakla zehirlendirmekten lezzet alan yılanlar gibi, dalâlet bataklığındaki şerlerle ve habis (çirkin) ahlâklarla telezzüz ve iftihâr eder ve zulmün zulümâtındaki(karanlıklarındaki) zararlardan ve cinâyetlerden lezzet alırlar, âdetâ şeytanın mâhiyetine girerler.” (Lem‘alar, 13. Lem‘a, 83-84)
İlyas Yorulmaz
“Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz gerçekten yoldan çıkmış bir topluluksunuz” dedi.
165, 166. «— Siz bu âlemde şehvetle erkeklere yanaşıyor da, Rabbinizin sizin için yarattığı zevcelerinizi bırakıyor musunuz? Hayır siz haddi aşan [²] kavimsiniz».
“Hem de, Rabbinizin sizin cinsel ihtiyaçlarınızı gidermeniz ve çocuk sahibi olmanız için yarattığı eşlerinizden uzaklaşarak? Doğrusu siz, gerçekten de pek azgın bir toplumsunuz!”
165, 166. Neden siz bütün insanlardan sadece erkeklere şehvetle varıyorsunuz? Neden Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıp da bu işi yapıyorsunuz? Siz hakikaten iyice azmış bir toplumsunuz. ”