Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
2980, sondan
3257. ayet;
26. sure ve bu surenin
48. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi
3, harf sayısı
11 ve toplam ebced değeri ise
585 olarak hesaplanmıştır. Bu ayetle aynı/benzer
1 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar;
7:122 ayetleridir. Bu sure
طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ط (0)
س (1)
م (1) bulunuyor.
“Mûsâ’nın ve Hârûn’un Rabbi’ne.”
“Âlemlerin rabbine, Mûsâ ve Hârûn’un rabbine iman ettik” dediler.
47,48. “Âlemlerin Rabbine, yani Musa ve Harun’un Rabbine inanıp güvendik!”demişlerdi.
46,47,48. Bu durum karşısında sihirbazlar hemen secdeye kapanarak, “Biz, âlemlerin Rabbine inandık” dediler. “Mûsâ'nın ve Hârûn'un Rabbine.”
“Mûsâ ve Hârûn'un Rabbine.”
Musa ve Harun'un (bildirdiği ve öğrettiği şekilde onların) Rabbine iman ettik” (diye teslimiyet göstermişlerdi.)
Musa ve Harun'un Rabbine.
“Musa'nın ve Harûn'un Rabbine.”
“Mûsâ'nın ve Hârûn'un Rabbine iman ettik.”
Musa ve Harun'un Rabbine."
'Musa'nın ve Harun'un Rabbine.'
Mûsa ve Hârûn'un Rabbine...
47, 48. “Bütün âlemlerin sahibi olan Allah’a, Musa ve Harun’un Rabbine inandık” dediler.
47,48. Dediler ki: «Musa ile Harun'un Tanrısı bulunan, âlemlerin Tanrısına inandık!»
46-47-48. Bunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: “Âlemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine iman ettik” dediler.
“Âlemin” terimi hem maddî hem de manevî anlamdaki bütün varlık kategorilerini gösterir. “Bütün âlemlerin Rabbi” ifadesi, doğrudan doğruya var olan her şeyi Rububiyyeti ile talim, terbiye ve idare eden Allah’ı anlatmaktadır.
46,47,48. Bunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.
47, 48. «Âlemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine iman ettik» dediler.
"Musa'nın ve Harun'un Rabbine..."
"Musa ve Harun'un Rabbine!"
Musâ ve Hârunun rabbına» dediler
47,48. «Aalemlerin Rabbine, Muusâ ile Hâruunun Rabbine îman etdik dediler.
47,48. “Âlemlerin Rabbine, Mûsâ ve Hârûn'un Rabbine îmân ettik!” dediler.
“Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik” dediler.
46, 48. Bu hâle karşı büyücüler derhal yüz üstü düşüp secdeye kapandılar. «— Bizler âlemin Rabbine, Musa/nın ve Harun/un Rabbine iman getirdik» dediler.
“Musa'nın ve Harun'un Rabbine.”
“Yani, Mûsâ ile Hârûn’un bizi dâvet ettiği, tüm varlıkların gerçek sahibi, yöneticisi ve efendisi olan o âlemlerin Rabb’ine!” dediler.
“Musa’nın ve Harun’un rabbine!”
47,48. Ve: “Biz âlemlerin Rabbine (yani) Mûsa ve Hârûn’un Rabbine îman ettik.” dediler.1
1 Aynı âyet için Bk. (A’raf: 121-122)
“Musa'nın ve Harun'un Rabbine!” 25
Musa’nın ve Harun’un Rabbine! 7/103...145
Rabbine Musa ve Harun’un!”[3202]
[3202] Pazarlıksız imanın tarihte yaşanmış en çarpıcı örneği. Soru şu: Sihirbazlar inandığı halde Firavun neden inanmadı? Cevap: İkisi arasındaki fark bilgi farkı. Sihirbazlar Musa’nın elinde gerçekleşenin sihir değil ilâhi kudret delîli (âyet) olduğunu biliyorlardı. Bilgi onları imanın kapısına getirdi. Tabii ki buna Firavun’un güç ve iktidar tutkusunu da eklemek gerekir.
«Mûsa'nın ve Harun'un Rabbine.»
47, 48. “Rabbülâlemin'e, Mûsâ ile Harun'un Rabbine biz de iman ettik. ” dediler. [17, 81; 21, 18; 20, 65-66; 7, 116-122]
Musa'nın ve Harun'un Rabbine.
Musa’nın ve Harun’un Rabbine.”
Musa'nın ve Harun'un Rabbine!
“Musa ile Harun'un Rabbine.”
"Mûsa'nın ve Hârun'un Rabbine."
47-48. eyittiler “inanduķ 'ālemler çalabı’sına mūsā çalabı’sı daħı ḥārūn'uñ.”
ki Mūsā‐y‐ıla Hārūn Tañrısıdur.
Musanın və Harunun Rəbbinə!”
The Lord of Moses and Aaron.
"The Lord of Moses and Aaron."