Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
2941, sondan
3296. ayet;
26. sure ve bu surenin
9. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi
5, harf sayısı
21 ve toplam ebced değeri ise
734 olarak hesaplanmıştır. Bu ayetle aynı/benzer
7 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar;
26:68, 26:104, 26:122, 26:140, 26:159, 26:175, 26:191 ayetleridir. Bu sure
طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ط (0)
س (0)
م (1) bulunuyor.
وان ربك لهو العزيز الرحيم
Ve-inne rabbeke lehuve-l’azîzu-rrahîm(u)
Şüphesiz senin Rabbin, elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
âyet, inkârcıların şimdi yalan saydıkları gerçeklerle bir gün karşı karşıya kalacaklarını haber vererek onları tehdit etmektedir. Halbuki akıllarını kullansalar inkâr ettikleri şeylerin gerçek olduğunu onlara gösterecek nice deliller vardır. Hayata elverişli kılınmış olan yerküre ve onda her türden bitkilerin, canlıların üremesi Allah’ın varlığını ve kudretini gösteren apaçık deliller değil midir? Şüphe yok ki toprağı, suyu, havası ve iklimi aynı olan bir arazi üzerinde bitki türlerinin yaratılmasında; tadı, rengi ve şekli ayrı olan meyve ve ürünlerin meydana gelmesinde üstün bir iradenin, sonsuz bir bilgi, hikmet ve kudretin mevcudiyetini gösteren deliller vardır. Bununla birlikte insanların çoğu inanmaz. Oysa 9. âyette ifade buyurulduğu gibi Allah’ın gücü de rahmeti de sonsuzdur; inkârlarından dolayı onları cezalandırma gücüne sahip olduğu gibi, tövbe edip iman eden ve iyi işler yapanları bağışlayacak merhamete de sahiptir.
Şüphesiz ki Rabbin güçlüdür, çok merhametlidir.
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak galip ve sonsuz merhamet sahibidir.
Rabbin, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Şüphesiz Senin Rabbin, gerçekten O, Üstün ve Güçlüdür, merhamet sahibidir.
Ve şüphe yok ki Rabbin, elbette üstündür, rahimdir.
Oysa senin Rabbin, gücüne erişilemeyen bir güç sahibi ve çok acıyıp esirgeyendir.
Senin Rabbin kudretli ve hükümrandır. Engin merhamet sahibidir.
bk. Kur’ân-ı Kerim,
10:74.
Şüphesiz senin Rabbin güçlüdür (azizdir), merhamet sahibidir (rahimdir).
Şüphesiz, senin Rabbin, gerçekten O, üstün ve güçlüdür, merhamet sahibidir.
Muhakkak ki senin Rabbin Azîzdir (kâfirlerden intikam almaya kâdirdir), Rahîm'dir (Müminlere merhametlidir).
Ve şüphesiz, terbiyecin ve sahibin olan Allah, izzet, kudret ve rahmet sahibidir. (O’nun bu sıfatları, insanlara peygamber göndermesini gerektirir.)
Senin Tanrın yarlıgayan emredir
Muhakkak ki senin Rabbin, elbette O, mutlak galiptir, çok merhametlidir.
Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.
Şüphe yok ki Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
Kuşkusuz senin Rabbin Güçlüdür, Rahimdir.
Ve şüphe yok ki Rabbin, galip ve engin merhamet sahibidir.
Ve şübhesiz ki rabbın o öyle azîz, öyle rahîm
Şüphesiz ki senin Rabbin, elbette O, mutlak gaalibdir, çok esirgeyicidir.
Muhakkak ki, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Rahîm (çok merhamet eden)elbette ancak Rabbindir.
Elbetteki Rabbin çok güçlü ve çok merhamet sahibidir.
Yegâne galip olan, bağışlayan, senin Rabbindir.
Şüphesiz senin Rabbin, gerçekten o üstün, güçlü ve çok merhamet sahibi olandır.
Ve hiç kuşku yok ki, senin Rabb’in sonsuz kudret sahibidir; dilediği anda kâfirlerin cezasını verebilir fakat onlara birazcık süre veriyor, çünkü O, aynı zamanda çok merhametlidir. Nitekim, insanlık tarihi boyunca her Peygamber bu gerçeği dile getirmişti:
Senin rabbin, elbette Rahîm Azîz’dir.
Şüphesiz senin Rabbin O, çok şerefli, pek merhametli olan (Allah)’tır.1
1 Aynı âyet için Bk. (Şuara: 68, 104, 122, 140, 159, 175, 191)
Oysa, senin Rabbin çok acıyıp esirgeyen O yüceler yücesidir! 6
Olsun senin Rabbin, yine de sınırsız bir güç sahibi ve sonsuz rahmet kaynağıdır. 3/126
ne ki senin Rabbin sınırsız rahmet sahibi olan O yüceler yücesidir.[3175]
[3175] Bu iki âyet, bu sûrede tam sekiz kez önümüze çıkar. Hepsi de birbiriyle aynı lafzı taşımalarına rağmen nakarat anlamında bir tekrar sayılamazlar. Bu âyetler, doğrudan sonlarında yer aldıkları olgu ve olaylara vurgu yapmaktadırlar. Parantez içi açıklamalarımızın gerekçesi de, bu vurgu farklılıklarını göstermek içindir.
Ve muhakkak ki, Senin Rabbin elbette o, çok izzet sahibidir, çok merhametlidir.
Ama senin Rabbin azîz ve rahîmdir (mutlak galiptir, geniş merhamet sahibidir). [10, 74]
Şüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur merhamet eden O'dur.
Senin Rabbin güçlüdür; çok ta merhametlidir.
Elbette Rabbin, güçlüdür, merhametlidir.
Rabbin ise hem Azizdir, hem Rahîm.(4)
(4) Kudreti herşeye üstündür; aynı zamanda da rahmet edicidir. Sûre boyunca bu iki isim her kıssanın sonunda tekrarlanacaktır. Böylece, inkârcılara karşı Allah’ın izzeti, mü’minlere karşı ise rahmeti dikkate sunulmuş olmaktadır.
Ve hiç kuşku yok, senin Rabbin gerçekten mutlak Azîz, mutlak Rahîm'dir.
daħı bayıķ çalabuñ ol beñdeşsüzdür raḥmet ķılıcı.
Daḫı seni yaradan Allāh ‘azīzdür, raḥmet idicidür.
Həqiqətən, Rəbbin yenilməz qüvvət, mərhəmət sahibidir! (Kafirlərdən intiqam alar, tövbə edən bəndələrini bağışlayar!)
And lo! thy Lord! He is indeed the Mighty, the Merciful.
And verily, thy Lord is He, the Exalted in Might,(3143) Most Merciful.*
3143 One Who is able to carry out all His Will and Plans. See n. 2818 to
22:40.