Şu'arâ Suresi 99. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3031, sondan 3206. ayet; 26. sure ve bu surenin 99. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 4, harf sayısı 20 ve toplam ebced değeri ise 1331 olarak hesaplanmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (0) م (3) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
وما اضلـنا الا المجرمون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ومااضلـناالاالمجرمون
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Vemâ edallenâ illâ-lmucrimûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
“Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı.”
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Bizi, o suçlulardan başkası saptırmadı.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
96,97,98,99,100,101,102. Cehennemde putlarıyla çekişerek şöyle derler: “Vallahi, biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi âlemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz. Şimdi ne şefaatçimiz ne de bir dostumuz vardır. Keşke geriye dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.”
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
“Ve bizi hep o mucrimler¹ saptırdı.”
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Oysa) “Bizi mücrim olanlardan (isyankâr veutanmaz günahkârlardan) başka saptıran olmadı.”
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Bizi, ancak o mücrimler saptırdı.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Yine de bizi yoldan çıkaranlar, o günahlara gömülüp giden elebaşılarımız oldu.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
“Bizi, kesinlikle, İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, günahkârlar hak yoldan uzaklaştırıp başımıza buyruk hale getirerek, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihimize imkân sağladılar.”
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Bizi o suçlulardan başkası saptırmadı.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
'Bizi suçlu-günahkarlardan başka saptıran olmadı.'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Bizi ancak (kendilerine uyduğumuz bizden önceki) mücrimler sapıttı.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
“O azgınlardan başka hiç kimse bizi saptırmadı.”
Besim Atalay
Besim Atalay
Bizi ancak günahlılar sapıttı
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
“Bizi yoldan çıkaran, o suçlulardan başkası değildi.”
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
96,97,98,99,100,101,102. Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Bizi ancak o günahkârlar saptırdı.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
"Bizi saptıranlar suçlulardı."
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
"Ve bizi hep o günahkarlar saptırdı."
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Ve bizi hep o mücrimler şaşırtmıştı
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
«Bizi o mücrimlerden başkası sapdırmadı».
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
“Bizi ancak günahkârlar dalâlete düşürdü.”
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
“Bizi yalnızca günahkârca davranan mücrimler saptırdı.”
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
97, 99. Tanrı/ya ant olsun ki bizler bir sapıklık içindeydik. Sizi âlemlerin Rabbiyle beraber tutuyorduk. Bizi ancak günahkârlar saptırmışlardı»;
Kadri Çelik
Kadri Çelik
“Bizi suçlu günahkârlardan başka saptıran da olmadı.”
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
İşte bizi yoldan çıkaranlar, şu günahkâr cin ve insanlardan başkası değildir.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
“Bizi Günah / Suç İşleyenler’den başkası saptırmadı”.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
“Bizi bu günâhkârlardan başkası saptırmadı.”
Muhammed Esed
Muhammed Esed
yine de [sizi tanrılaştırarak] yoldan çıkmamıza günah (önderlerimiz) sebep oldu! 46
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Aslında bizi saptıran şu günahkâr (önderlerimizdi). 34/31...34
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
ne ki bizi saptıran, yalnızca günahı hayat tarzı haline getiren şu kimselerdi;[3228]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
«Ve bizi ancak o mücrimler sapıtmış oldular.»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
96, 97, 98, 99, 100, 101, 102. Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler “Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz! ”“Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu. “Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz! ” “Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık! ” [36, 56; 40, 47; 7, 53; 38, 64]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Ama bizi saptıran o suçlulardır.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Bizi yoldan çıkaranlar, şu günahkârlardan başkası değildir.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Bizi hep o günahkarlar şaşırtmıştı.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
“Fakat bizi o mücrimler saptırdı.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
"Bizi saptıran, o suçlulardan başkası değildi."
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
“daħı azdurmadı bizi illā yazuķlular.”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı bizi azdurmadı illā yaman kişiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Bizi yalnız günahkarlar azdırdı.
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
It was but the guilty who misled us.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
"´And our seducers were only those who were steeped in guilt.(3184)*