Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3323, sondan 2914. ayet; 28. sure ve bu surenin 71. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 19, harf sayısı 76 ve toplam ebced değeri ise 5266 olarak hesaplanmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (2) م (8) bulunuyor.
قل ارايتم ان جعل الله عليكم اليل سرمدا الى يوم القيمة من اله غير الله يأتيكم بضياء افلا تسمعون
قلارايتمانجعلاللهعليكماليلسرمداالىيومالقيمةمنالهغيراللهيأتيكمبضياءافلاتسمعون
Kul eraeytum in ce’ala(A)llâhu ‘aleykumu-lleyle sermeden ilâ yevmi-lkiyâmeti men ilâhun ġayru(A)llâhi ye/tîkum bidiyâ-/(in)(s) efelâ tesme’ûn(e)
De ki: “Ne dersiniz? Allah, üzerinize geceyi kıyamete kadar sürekli kılsaydı, Allah’tan başka hangi ilâh size bir aydınlık getirir? Hâlâ duymayacak mısınız?”
Evrendeki düzen amaca uygunluk bakımından olabileceklerin en mükemmelidir. Bunun tesadüfen olması ihtimali aklen mümkün değildir. Düzenin bozulmadan devam etmesi de tek kudret elinden çıktığını, tek iradeye tâbi olduğunu göstermektedir.
De ki: “Bir düşünsenize, Allah geceyi kıyamet gününe kadar üzerinize aralıksız devam ettirse, Allah’tan başka size herhangi bir ışık getirebilecek ilah kimmiş! (Hâlâ gerçeği) duymuyor musunuz?”
Kur’an’daki [eraeytüm] ifadeleri, “söyler misiniz!”, “gördünüz mü?”, “bir düşünsenize!”, “söyleyin bakalım!”, “ne dersiniz?”, “bana haber verin!” gibi anlamlar içermektedir.,Kur’an’da sadece bu iki ayette geçen [sermed] kelimesi “uzatmak”, “sürekli ve devamlı kılmak” demektir. Yüce Allah insanoğlunun hayatını düzenli ve verimli bir şekilde yaşayabilmesi için gece ve gündüzü birbirini takip edecek şekilde yarattığını ve bunun çok büyük bir nimet olduğunu bildirmektedir.
De ki: “Düşünmez misiniz? Eğer Allah, geceyi üzerinize kıyamete kadar sürekli kılsa, Allah'tan başka size bir ışık getirebilecek tanrı kimdir? Duymuyor musunuz?”
Baksanıza! Eğer Allah, üzerinize geceyi, Kıyamet Günü'ne kadar aralıksız devam ettirse, Allah'tan başka size aydınlığı verecek olan ilah kimdir? Hâlâ gerçeğe kulak vermeyecek misiniz?
De ki: “Gördünüz mü (ve hiç düşündünüz mü?) söyleyin bana; Allah, kıyamet gününe kadar geceyi sizin üzerinizde kesintisizce sürdürecek olsa, Allah'ın dışında size aydınlık verecek ilah kimdir? Hâlâ (kulak verip) dinlemeyecek (ve gerçeği işitmeyecek) misiniz?”
De ki: Allah, kıyamet gününe dek geceyi uzatsaydı size, Allah'tan başka kim bir ışık verebilirdi size? Hala mı duymazsınız?
De ki: “Hiç düşündünüz mü; Allah geceyi üzerinizde, kıyamet gününe kadar sürekli kılacak olsa, söyleyin Allah dışında, size ışık getirebilecek başka bir ilah var mı? O halde, artık gerçeğin sesine kulak vermeyecek misiniz?”
Onlara:
“- Hiç düşündünüz mü? Allah Kıyamete kadar, geceyi üzerinizde, aralıksız devam ettirirse eğer, Allah'ın dışında, size aydınlık bir gündüzü getirecek tanrı mı var? Hâlâ düşünerek, anlayarak hakka kulak vermeyecek misiniz, hakka davete icabet etmeyecek misiniz?” de.
De ki: "Eğer Allah üzerinize geceyi kıyamete kadar sürekli kılsa Allah'tan başka size bir ışık getirecek ilah kimdir? Duymuyor musunuz?"
De ki: 'Gördünüz mü söyleyin; Allah, kıyamet gününe kadar geceyi sizin üzerinizde kesintisizce sürdürecek olsa, Allah'ın dışında size aydınlık verecek ilah kimdir? Yine de dinlemeyecek misiniz?'
(Ey Rasûlüm, Mekke halkına) de ki: “- Eğer Allah kıyamete kadar devamlı olarak geceyi üzerinize (karanlık) bıraksa, Allah'dan başka, size bir aydınlık getirecek ilâh kimdir, (ey kâfirler topluluğu) ne dersiniz? Hâlâ dinleyip kabul etmiyecek misiniz?”
De ki: “Düşündünüz mü? Eğer Allah, geceyi kıyamete kadar üzerinizde devamlı kılsaydı. Allah’tan başka hangi ilah, size ışık getirebilir? Artık dinlemeyecek misiniz?
Diyesin ki: «Salık verin kıyamet gününe dek, üstünüzde geceyi Allah uzatır ise, Allahtan özge sizlere hangi Tanrı ışık verir? Sizler işitmez misiz?»
De ki: “Hiç düşündünüz mü: Allah geceyi üzerinizde kıyamet gününe kadar sürekli kılacak olsa, Allah dışında size ışık getirebilecek başka bir ilah var mı? O halde, artık (gerçeğin sesine) (hâlâ) kulak vermeyecek misiniz?”
Gecenin karanlığını azaltmak için asırlardır insanlar çalışıyor. Allah’ın ilhamıyla icat edilen ampulden sonra aydınlatma teknolojisinde çok büyük gelişmeler yaşanmıştır. Ve elektrikle çalışan farklı aygıtlar yapılarak karanlığı aydınlığa dönüştürme konusunda ciddi başarılar ortaya konmuştur. Ancak Allah’ın yarattığı düzende jeotermik, güneş, hidrolik, nükleer, su, rüzgâr ve gelgit enerjileri gibi değişik doğal enerjilerden faydalanılmasına rağmen yine de dünyanın milyonda biri aydınlatılamamıştır. Üstelik bu aydınlatma işinde milyonlarca insanın emeği ve alın teri vardır. Dünyada açlık sınırının altında yaşayan insanların açlığını giderecek ve refah seviyelerini dengeleyecek seviyede milyarlarca para harcanmıştır. Bütün dünya ayağa kalksa ve sermayelerini birleştirerek bir bütçe oluştursa yine de sadece bir geceyi gündüze dönüştürecek enerji elde edemezler. Etseler bile enerjilerinin kaynağı yine Allah’ın yarattığı varlıklardan olacaktır. Onun için ayetin son cümlesinde “artık (gerçeğin sesine) (hâlâ) kulak vermeyecek misiniz?” buyruluyor.
De ki: "Söyler misiniz? Eğer Allah geceyi üzerinize kıyamete kadar uzatsaydı, Allah'tan başka hangi tanrı size bir ışık getirebilir? Dinlemez misiniz?"
(Resûlüm!) De ki: Düşündünüz mü hiç, eğer Allah üzerinizde geceyi ta kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah'tan başka size bir ışık getirecek tanrı kimdir? Hâla işitmeyecek misiniz?
De ki, "ALLAH geceyi diriliş gününe kadar üzerinize sürekli kılsaydı ne dersiniz? ALLAH'tan başka hangi Tanrı size bir ışık getirebilir? İşitmiyor musunuz?"
(Resulüm!) De ki: "Düşündünüz mü hiç, eğer Allah üzerinizde geceyi tâ kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah'tan başka size ışık getirecek tanrı kimdir? Hâlâ işitmeyecek misiniz?"
De ki: söyleyin bakayım eğer Allah üzerinizde geceyi Kıyamet gününe kadar sermedî kılarsa size bir zıya getirecek Allahın gayri tanrı kim? Halâ dinlemiyecek misiniz?
De ki: «Eğer Allah üzerinizde geceyi tâ kıyamete kadar faasılasız devam etdirirse Allahdan başka size bir ziyaa getirecek Tanrı kimdir? Bana haber verin. Haalâ dinlemeyecek misiniz»?
De ki: “Söyleyin bakalım! Eğer Allah, geceyi üzerinizde kıyâmete kadar devamlı kılacak olsa, Allah'dan başka size bir ışık getirecek ilâh kimdir? Hiç (söz) dinlemez misiniz?”
Onlara deki “Gördünüz mü? Eğer Allah geceyi, sizin üzerinize kıyamet gününe kadar karanlık olarak devam ettirseydi, Allah’dan başka hangi ilah size ışığı getirebilirdi? Siz (ayetlerimizi) işitmiyor musunuz?”
Onlara de ki ne dersiniz? Allah geceyi size kıyamet gününe kadar uzatsaydı Tanrı/dan başka size ışık verecek hangi mâbut vardır? Daha nasihatimizi işitmiyor musunuz?
De ki: “Söyleyin bakayım; Allah kıyamet gününe kadar geceyi sizin üzerinizde kesintisizce sürdürecek olsa, Allah'ın dışında size aydınlık verecek ilah kimdir? Yine de dinlemeyecek misiniz?
O hâlde ey Müslüman! İnkârcılara de ki: “Bir düşünün bakalım; Eğer Allah geceyi, tâ Kıyâmet Gününe kadar üzerinizde sürekli soğuk ve karanlıkkılsa, O’ndan başka size gün ışığını geri getirebilecek bir ilâh var mı? Elbette yok! O hâlde, hâlâ gerçeğin sesine kulak vermeyecek misiniz?”
De ki:
-“Gördünüz mü, eğer Allah size Gece’yi Kıyamet günü’ne kadar devamlı kılsaydı, Allah’tan başka hangi ilah, size bir ışık getirebilirdi?
İşitmez misiniz?”.
(Ey Muhammed! Onlara): “Hiç düşündünüz mü? Eğer Allah geceyi üzerinize ta kıyamet gününe kadar sürekli kılsaydı, Allah’tan başka hangi ilâh, size bir ışık getirebilirdi? Hâlâ (gerçeklere) kulak vermeyecek misiniz?” de.
De ki: “Hiç düşündünüz mü: Allah geceyi üzerinizde Kıyamet Günü'ne kadar sürekli kılacak olsa, söyleyin, Allah dışında size ışık getirebilecek başka bir tanrı var mı? 76 O halde, artık [gerçeğin sesine] kulak vermeyecek misiniz?”
De ki: Hiç düşündünüz mü Allah, geceyi kıyamet gününe kadar uzatacak olsa sizi aydınlığa kavuşturacak Allah’tan başka bir ilah mı var? Hala, gerçeklere kulak vermeyecek misiniz? 25/47
DE Kİ: “Hiç düşündünüz mü: eğer Allah geceyi üzerinizde Kıyamet Günü’ne kadar baki kılsaydı, Allah’tan başka size ışık getirebilecek ilâh kim? Hâlâ (bu sese) kulak vermeyecek misiniz?
De ki: «Haber veriniz, eğer Allah geceyi Kıyamet gününe kadar üzerinize daimi kılacak olsa Allah'tan başka tanrı kimdir ki, size bir ziya getiriversin. Hâlâ işitmeyecek misiniz?»
De ki: “Söyleyin bakalım, eğer Allah geceyi ebedî olarak uzatıp kıyamete kadar karanlık yapsa, Allah'tan başka size gündüzü getirecek tanrı var mıdır? Hâlâ dinleyip kabul etmeyecek misiniz? ”
De ki: "Baksanıza, eğer Allah, üzerinize geceyi kıyamet gününe kadar sürekli kılsa Allah'tan başka size ışık getirecek tanrı kimdir? (Söyleyin), işitmiyor musunuz?"
De ki, hiç düşündünüz mü; Allah geceyi kıyamete kadar sürdürse, Allah‘ın dışında size ışık getirecek ilah kimdir? Dinlemiyor musunuz?
De ki:-Allah, kıyamet gününe kadar geceyi üzerinizde devamlı kılsaydı; Allah'tan başka hangi ilah size bir ışık getirebilir? Hala, anlamıyor musunuz?
De ki: Söyleyin bana, eğer Allah geceyi kıyamete kadar üzerinizde sürekli kılacak olsa, Allah'tan başka size bir ışık getirebilecek tanrı kimdir? Hâlâ kulak vermeyecek misiniz?
De ki: "Söyleyin bakalım, Allah geceyi, kıyamet gününe kadar üzerinizde sürekli kılsa, Allah'tan başka hangi ilah size ışık getirebilir? Hâlâ dinlemeyecek misiniz?"
eyit “ħaber virüñ eger eyler ise Tañrı sizüñ üzere giceyi hemįşe ķıyāmet günine degin kimdür Tañrı Tañrı’dan ayruķ kim getüre size aydınlıķ? ay işitmez misiz?
Eyit yā Muḥammed: Görür misiz eger Tañrı Ta‘ālā sizüñ üstüñüze giceyidāyim eylese ḳıyāmet günine degin, ḳanḳı ma‘būd Tañrı Ta‘ālādan özgesize aydınlıḳ getürebilür? Pes niçün işitmezsiz?
(Ya Rəsulum!) De: “Bir deyin görək, əgər Allah gecəni qiyamətə qədər üstünüzə uzatsaydı, (haqq olan) Allahdan başqa hansı tanrı sizə bir işıq gətirə bilərdi?! Məgər (öyüd-nəsihət) eşitmirsinizmi?”
Say: Have ye thought, if Allah made night everlasting for you till the Day of Resurrection, who is a God beside Allah who could bring you light? Will ye not then hear?
Say: See ye? If Allah were to make the Night(3399) perpetual over you to the Day of Judgment, what god is there other than Allah, who can give you enlightenment? Will ye not then hearken?*
3399 In the physical world the Night and Day are both blessings, the one for rest and the other for work, and the alternation itself is one of the mercies of Allah, and none but He can give us these blessings. If we were perpetually resting, or screened from the light, our faculties would be blunted and we should be worse than dead. If we were perpetually working, we should be tired, and we should also be dead in another way. This daily miracle keeps us alive and prepares us, in this our probationary life, for our final destiny in the Hereafter. So in the spiritual world. Some kinds of ignorance-such as ignorance of what is coming in the futureare necessary to conserve our powers and give rest to our minds and spirits, but if we were to remain ignorant perpetually, we should be spiritually dead. In the same way our spiritual strivings require periodical alternations to rest in the form of attention to our temporal concerns: hence the justification of a good and pure life on the plane of this earth also. Also, in the world's history, there are periods when a living messenger stimulates intense spiritual activity, and periods when it is comparatively quiescent (the so-called Dark Ages); but both are examples of the working of Allah's Plan of wisdom and mercy. But this applies only up to the Day of Judgement. After that we shall be on another plane altogether.