Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3360, sondan 2877. ayet; 29. sure ve bu surenin 20. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 19, harf sayısı 72 ve toplam ebced değeri ise 6747 olarak hesaplanmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (14) ل (12) م (1) bulunuyor.
قل سيروا في الارض فانظروا كيف بدا الخلق ثم الله ينشئ النشاة الاخرة ان الله على كل شيء قدير
قلسيروافيالارضفانظرواكيفبداالخلقثماللهينشئالنشاةالاخرةاناللهعلىكلشيءقدير
Kul sîrû fî-l-ardi fenzurû keyfe bedee-lḣalk(a)(c) śümma(A)llâhu yunşi-u-nneş-ete-l-âḣira(te)(c) inna(A)llâhe ‘alâ kulli şey-in kadîr(un)
De ki: “Yeryüzünde dolaşın da Allah’ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır. (Kıyametten sonra her şeyi tekrar yaratacaktır) Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.”
Bu bölümün, Hz. İbrâhim ve onun halkıyla ilgili önceki âyetlerin devamı sayılabileceği gibi –bir tür parantez içi ifadesi olarak– Hz. Peygamber ve onun kavmiyle ilgili olabileceği de belirtilmektedir. Her iki durumda da önemli olan, varlığı, oluşu ve hayatı başlatanın da devam ettirenin de Allah olduğunun ortaya konmasıdır. Bu gerçeğin “... görmezler mi?” şeklinde soru ifadesiyle dile getirilmesi ise insanın duyu ve zihin imkânlarını kullanmasının gerekliğine işaret etmektedir. Ayrıca sağlıklı bir şekilde incelenip üzerinde düşünüldüğünde varlığın arkasındaki hikmeti, planı ve o planın sahibini anlama imkânının elde edilebileceğine de işaret vardır. Bu yaratılış olgusunun hatırlatılmasında, –Kur’an’da değişik vesilelerle sık sık altı çizildiği gibi– aynı yaratıcı kudretin âhiret denilen ikinci hayatı gerçekleştirmeye de muktedir olduğuna bir ima bulunmaktadır. 19. âyeti şu şekilde anlayanlar da vardır: “Görmez mi onlar, Allah varlığı ilk baştan nasıl yoktan yaratıyor? Sonra O, yaratılışı tekrar gerçekleştirecektir.” Bu yoruma göre önce evrendeki sürekli yaratılış hatırlatılmakta, ardından da âhiret hayatının başlangıcı olmak üzere ikinci yaratılışın gerçekleşeceğine dikkat çekilmektedir. İlk yaratılışın geniş zaman (muzâri) fiiliyle zikredilmesi bu yaratılışın sürekliliğine işaret eder (bk. Kurtubî, XIII, 349; İbn Âşûr, XX, 228). Ancak âyetin bütününde dünyadaki yaratılışa, bu yaratılışın sürekliliğine dikkat çekildiği şeklindeki görüş daha isabetli görünmektedir. 20. âyette ise hem dünyadaki yaratma hem de dünya hayatının sona ermesinin ardından ikinci hayat için diriltme söz konusu edilmiş; ilk yaratma, ikinci yaratmanın mümkün olduğuna delil olarak gösterilmiştir (Taberî, XX, 138-139). 21. âyette ikinci yaratılışın yani âhiret hayatının gerçekleşme sebebi dolaylı bir ifadeyle belirtilmiştir ki bu da Allah’ın dilediğine azap etmesi, dilediğine de merhametiyle muamele edip azaptan esirgemesidir. Kuşkusuz Allah, adalet ve hikmet sahibi olduğu için, dünya hayatını inkâr ve isyanla geçirenleri cezaya çarptıracak, iman ve itaatle geçirenleri de azaptan koruyup lutuf ve merhametiyle onlara ikramda bulunacaktır. Nitekim 23. âyet, ilâhî rahmetin ve cezanın adalet temeline dayandığına dikkat çekmektedir.
De ki: “Yeryüzünde dolaşın ve (Allah) yaratmaya nasıl başlamış bir bakın!” Allah bundan sonra son yaratılışı (ahiret hayatını) da gerçekleştirecektir. Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir.
De ki: “Yeryüzünde dolaşınız da bakınız ki Allah yaratmaya nasıl başlamıştır? İşte Allah, aynı şekilde sonraki yaratmayı da yapacaktır. Şüphesiz Allah'ın her şeye gücü yeter.”
De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da ilk¹ yaratışın nasıl olduğuna bakın. Sonra Allah, son inşa etmeyi de aynı şekilde yapacaktır. Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir.”
De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da, böylelikle yaratmaya nasıl başladığına bir bakın, sonra Allah ahiret yaratmasını (veya son yaratmayı) da inşa edip yaratacaktır. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetiren (Kâdir olandır) .”
De ki: Yeryüzünü gezin de bakıp görün, nasıl yaratmaya başlamıştır; sonra Allah ahiret yaşayışını da meydana getirecektir; şüphe yok ki Allah'ın her şeye gücü yeter.
De ki: “Yeryüzünü dolaşın ve Allah'ın nasıl yaratmaya başladığını bakın görün. İşte Allah bundan sonra, aynı şekilde ahiret hayatını da yaratacaktır. Çünkü Allah herşeye güç yetirendir.
“Yeryüzünde gezip dolaşın. Allah'ın mahlûkatı başlangıçta nasıl yarattığına dikkatlice düşünerek bakın, inceleyin. İşte Allah bundan sonra, Onları, ebedî âleme geçerken, ruhları, iradeleri, organları, güçleri ve kabiliyetleriyle, yeni özelliklerle yaratacak ve diriltecektir. Allah kanunlarının cari olduğu her şey üzerinde gücünü kudretini kullanır, düzenlemesini yapar.” de.
De ki: "Yeryüzünde dolaşıp (Allah'ın) yaratmaya nasıl başladığına bakın. Sonra Allah son yaratmayı (ahiret yaratmasını) da gerçekleştirecektir. Şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir."
De ki: 'Yeryüzünde gezip dolaşın da, böylelikle yaratmaya nasıl başladığına bir bakın, sonra Allah ahiret yaratmasını (veya son yaratmayı) da inşa edip yaratacaktır. Şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir.
(Ey Rasûlüm), de ki: Yeryüzünde gezib dolaşın da bakın, iptida (Allah nutfeden) mahlûkatı nasıl yaratmıştır, (cins ve hallerinin değişikliğine bakın). Sonra da Allah, kıyamet gününde mahlûkatı (tekrar ikinci defa) yaratacaktır. Muhakkak ki Allah her şeye kadirdir.
De ki: “Yeryüzünde dolaşın, bakın: Allah’ın nasıl ilk olarak yarattığını, sonra ikinci dirilişi tekrar ettiğini görün!() Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.
Diyesin ki : «Yeryüzünde gezin, görün, nice Allah, bir kez yaratmış ise, sonra başka türetimle, yine türetir», Allahın her şeye gücü yetişir
Onlara de ki: “Yeryüzünde geziniz de Allah'ın canlıları ilk kez nasıl yarattığını görünüz.” Allah bu yaratma işlemini ilerde bir kere daha tekrarlayacaktır. Hiç kuşkusuz Allah'ın her şeye gücü yeter.
20,21. De ki: "Yeryüzünde dolaşın; Allah'ın yaratmaya nasıl başladığını bir görün. İşte Allah aynı şekilde ahiret yaratmasını da yapacaktır. Doğrusu Allah her şeye Kadir'dir. Dilediğine azabeder, dilediğine merhamet eder. O'na çevrileceksiniz.
De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bir bakın. İşte Allah bundan sonra (aynı şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır. Gerçekten Allah her şeye kadirdir.
De ki, "Yeryüzünü dolaşın ve yaratılışın nasıl başladığını görün." Sonra, yine ALLAH (ahiretteki) son yaratılışı başlatacaktır. ALLAH'ın her şeye gücü yeter.
Arkeolojik araştırmalar, yaratılışın mikroskobik organizmalardan başlayarak, genetik mutasyon ve doğal seleksiyon metodlarıyla evrimleştiğini gösteriyor. Bak
15:26-28;
71:14-17.
De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bakın. İşte Allah bundan sonra (aynı şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır." Gerçekten Allah her şeye kadirdir.
De ki: Arzda bir gezinin de bakın, halkı iptida nasıl yapmış, sonra da Allah «neş'eti uhra» inşa edecek şübhesiz Allah her şey'e kadir
De ki: «Yer yüzünde gezib dolaşın da (Allahın) hilkate nasıl başladığını görün. Allah yeni bir âhiret hayaatını da tekrar yaratacakdır. Çünkü Allah her şey'e hakkıyle kaadirdir.
De ki: “Yeryüzünde dolaşın da (Allah) yaratmaya nasıl başlamış bakın; sonra Allah, âhiret hayâtını yaratacaktır.” Muhakkak ki Allah, herşeye hakkıyla gücü yetendir.
Deki “Yeryüzünde şöyle bir dolaşın bakalım. Allah yoktan nasıl var etmiştir? Sonra Ahireti de yeniden yaratıp ortaya çıkaracaktır. Elbetteki Allah her şeye gücü yetendir.”
Onlara de ki yeryüzünde gezin, tozun. Allah nasıl yeni bir mahlûk vücuda getirmiştir, bir kere görün, sonra Allah diğer neşet/i de vücuda getirecektir [¹]. Çünkü Allah her şeye hakkıyle kaadirdir.
[1] Birinci neş'etten sonra diğer neş'et gelir, yani ilk defa yarattığı gibi ikinci kere de yaratır.
De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da böylelikle O'nun yaratmaya nasıl başladığına bir bakın! Sonra Allah ahiret yurdunu da inşa edecektir. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.
Ey Müslüman! Onlara de ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın ve Allah’ın evreni ve hayatı nasıl yoktan var ettiğini görün! Ve buradan yola çıkarak şu gerçeği anlayın: İşte bu şekilde Allah, âhirette yaşayacağınız Son Hayatı da var edecektir! Hiç kuşku yok ki, Allah’ın her şeye gücü yeter. Öyle ki:
De ki:
-“Yeryüzü’nde gezip dolaşın!
Bir bakın, Yaratma’ya nasıl ilk başladı?
Yine Allah, Sonraki Yapılanma’yı inşa ediyor.
Allah, her şeye güç yetirendir”.
(Ey Muhammed!): “Yeryüzünde dolaşırken (Allah’ın her şeyi ) baştan nasıl yarattığına bir bakın. (İşte) Allah âhirette de (her şeyi aynen öyle) yaratacaktır.1 Şüphesiz Allah’ın, gücü her şeye yeter,”
1 Âyetin bu bölümü, metne sadık kalarak: “Yeryüzünde dolaşın ve Allah (her şeyi) ilk baştan nasıl yaratmış bakın. İşte Allah bundan sonra âhiret hayatını da (aynı şekilde) yaratacaktır.” diye de tercüme edilebilir.
De ki: “Yeryüzünü dolaşın ve Allah'ın [insanı] nasıl [harikulade bir şekilde] yoktan var ettiğini görün! 15 Allah işte bu şekilde ikinci hayatınızı da var edecektir; çünkü Allah her şeye kâdirdir!”
De ki: Yeryüzünü gezip dolaşın da Allah’ın ilk yaratmayı nasıl başlattığını bir araştırın. Daha sonra Allah, yeni bir yaratışla öteki hayatı da işte böyle yeniden yaratacaktır. Kuşkusuz, Allah her şey için bir ölçü koyandır. 30/9, 54/49
De ki: “Dolaşın yeryüzünü ve görün yaratılışı nasıl başlattığını! Daha sonra Allah öteki hayatı da işte böyle var edecektir: çünkü Allah’ın her şeye gücü yeter.
De ki: «Yerde yürüyünüz de bir bakınız ki, yaratmaya nasıl başlamış? Allah Teâlâ sonra da ahiret hayatını vücûda getirecektir. Şüphe yok ki Allah Teâlâ, her şey üzerine ziyâdesiyle kâdirdir.»
De ki: “Dünyayı gezin dolaşın da, Allah'ın yaratmaya nasıl başladığını anlamaya çalışın. Sonra, Allah tekrar yaratmayı da ölümden sonra diriltmeyi de gerçekleştirecektir. Allah elbette her şeye kadirdir. ”
De ki: "Yeryüzünde gezin, bakın yaratmağa nasıl başladı, sonra Allah, son yaratmayı da yapacaktır. Çünkü Allah, her şeyi yapabilendir.
İlk neş'e (yaratma) kâinâtın yapılmasıdır. Son neş'e de dünyâdan sonraki hayâtın yaratılmasıdır. Dünyâ hayâtına neş'e-i ûlâ, âhiret hayâtına neş'e-i sâniye denilir.
De ki “Yeryüzünde gezin de Allah’ın yaratmayı nasıl başlattığına bir bakın.” İlerisinde Allah, o son yapılanmayı da yapacaktır). Allah her şeye bir ölçü koyar.
De ki:-Yeryüzünde gezin ve yaratmanın nasıl başladığını, sonra Allah'ın onu yeni bir yaratışla nasıl yarattığına bakın. Kuşkusuz, Allah'ın her şeye gücü yeter.
De ki: Yeryüzünde gezin de Allah'ın mahlûkatı ilk önce nasıl yarattığını görün. Sonra Allah ikinci bir inşa ile onları tekrar yaratır. Çünkü Allah'ın gücü herşeye yeter.
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da yaratılışın nasıl başladığına bir bakın. İleride Allah öteki oluşmaya da vücut verecektir. Allah, her şeye Kadîr'dir.
eyit “yüriñ yirde pes baķuñ nite başladı yaratmagı.” andan Tañrı başlaya yaratmaġı śoñra yaratmaķ bayıķ Tañrı her nese üzere güci yiterdür.
Eyit yā Muḥammed: Gezüñüz yir yüzinde, pes görüñüz nice başladı ev‐velde Allāhu Ta‘ālā yaratmaġı. Andan Tañrı Ta‘ālā āḫiretde ikinci dirildür.Tañrı Ta‘ālā her nesneye ḳādirdür.
(Ya Rəsulum!) De: “Yer üzünü gəzib (Allahın) məxluqatı (ilk əvvəldən) nə cür yaratdığına baxın. Sonra da Allah axirət həyatını yaradacaqdır. (Birinci yaradılışdan sonra ikinci yaradılış gələcəkdir). Allah hər şeyə qadirdir!
Say (O Muhammad): Travel in the land and see how He originated creation, then Allah bringeth forth the later growth. Lo! Allah is Able to do all things.
Say: "Travel through the earth(3441) and see how Allah did originate creation; so will Allah produce a later creation: for Allah has power over all things.*
3441 Travel through the earth: again, literally as well as symbolically. If we actually go through this wide earth, we shall see the wonderful things in His Creation—the Grand Canyon and the Niagaras in North America, beautiful harbours like that at Sydney in Australia, mountains like Fujiyama, the Himalayas, and Elburz in Asia, the Nile with its wonderful cataracts in Africa, the Fiords of Norway, the Geysers of Iceland, the city of the midnight sun in Tromsoe, and innumerable wonders everywhere. But wonders upon wonders are disclosed in the constitution of matter itself, the atom, and the forces of energy, as also in the instincts of animals, and the minds and capacities of man. And there is no limit to these things. Worlds upon worlds are created and transformed every moment, within and presumably beyond man's vision. From what we know we can judge of the unknown.