Ankebut Suresi 37. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3377, sondan 2860. ayet; 29. sure ve bu surenin 37. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 7, harf sayısı 39 ve toplam ebced değeri ise 4090 olarak hesaplanmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (6) ل (1) م (3) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
فكذبوه فاخذتهم الرجفة فاصبحوا في دارهم جاثمين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فكذبوهفاخذتهمالرجفةفاصبحوافيدارهمجاثمين
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Fekeżżebûhu feeḣażet-humu-rracfetu feasbehû fî dârihim câśimîn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Kavmi, onu yalanladı. Bunun üzerine kendilerini o malum sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
(Kavmi) onu yalanlamıştı. Kendilerini (korkunç) bir sarsıntı yakalamıştı ve yurtlarında diz üstü çökmüşlerdi.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Fakat onu yalanladılar; bu yüzden, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında dizüstü çöküverdiler.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Fakat onu yalanladılar. Bu nedenle onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı; ve yurtlarında dizüstü çöke kaldılar.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Ancak onu yalanladılar; bunun üzerine onları amansız bir sarsıntı yakalayıverdi, böylelikle kendi yurtlarında diz üstü çökmüş (ve helake düşmüş) olarak sabahladılar.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken yalanlamışlardı onu da onları bir sarsıntı, helak edivermişti, derken evlerinde diz çökmüş bir halde yerlere yığılıp helak oluvermişlerdi.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Fakat halkı O'nu yalanladı. Bu yüzden onları bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında, cansız bir şekilde serilip kaldılar.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Onu da yalanladılar. Onların işini şiddetli bir gürleme halinde âni bir sarsıntı bitirdi. Sabahleyin, yurtlarında yere çarpılarak çakılıp kalanlar oldular.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Ancak onu yalanladılar. Bunun üzerine onları kuvvetli bir sarsıntı aldı ve yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Ancak onu yalanladılar; bunun üzerine onları amansız bir sarsıntı yakaladı, böylelikle kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Buna karşı, onu tekzib ettiler. Derken onları şiddetli sarsıntı yakalayıverdi de yurdlarında dizleri üstü çökekaldılar (öldüler).
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Onlar ise, onu yalanladılar. Bunun üzerine bir deprem, onları yakalayıverdi; evleri içinde dizüstü yığılmış olarak kaldılar.
Besim Atalay
Besim Atalay
Onu yalanladılar, hemencek onları bir deprem yakaladı, evlerinde dizi üstü düştüler
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Kavmi, onu yalanladı (zulüm ve taşkınlıklarına devam etti). Bunun üzerine kendilerini şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar (öldüler).
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Ama onu yalanladılar. Bu yüzden onları bir titreme aldı ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Fakat onu yalancılıkla itham ettiler. Derken, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Onu yalanladılar, nihayet kendilerini bir deprem yakaladı ve evlerinde diz üstü çöküp kaldılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat onu yalancılıkla itham ettiler. Derken, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Buna karşı onu tekzib ettiler, derken onları o recfe tutuverdi de yurdlarında dizleri üstü çöke kaldılar
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Fakat onu tekzîb etdiler. Derken kendilerini şiddetli bir sarsıntı yakalayıverdi de yurdlarından hepsi (ölü olarak) diz üstü çöke kaldılar.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Fakat onu yalanladılar; derken kendilerini o sarsıntı yakaladı da bulundukları yurtta (dizleri üstüne) çöküp kalan kimseler oldular.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Şuayb’ı yalanladılar ve onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı ve evlerinin içinde dizlerinin üzerlerine çöküp kaldılar.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Onlarsa Şuayb/ı yalancı saydılar. Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı aldı. Evlerinde dizüstü çökmüş, ölü bir halde kaldılar.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Ancak onu yalanladılar, bunun üzerine onları amansız bir sarsıntı yakalayıverdi, böylelikle kendi yurtlarında diz üstü çökmüşler olarak sabahladılar.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Fakat hemşehrileri onu yalanladılar; bunun üzerine, ansızın dehşet verici bir gürültüyle patlayan ve şehrin altını üstüne getiren korkunç bir sarsıntı çarpıverdi onları; böylece yurtlarında, cansız bir hâlde, yüzüstü yere serildiler!
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Derken, onu yalanladılar. Onları “Şiddetli Sarsıntı” yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökekaldılar.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Onlar onu yalanlar yalanlamaz, hemen onları büyük bir sarsıntı yakalayıverdi ve oldukları yerde, diz üstü çöke kaldılar.1
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Fakat, halkı o'nu yalanladı. Bu yüzden bir yer sarsıntısına maruz kaldılar: ve yurtlarında cansız bir şekilde yere serildiler. 31
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Ama onu yalanladılar, bunun üzerine onları ansızın korkunç bir sarsıntı/deprem yakaladı ki yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar. 11/84...95
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ne var ki onu yalanladılar; derken şiddetli bir sarsıntı onları ansızın yakalayıverdi ve kendi yurtlarında cansız donakaldılar.[3514]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Halbuki, O'nu tekzîp ettiler, artık onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında dizleri üzerine çöküvermiş kimseler olarak sabahladılar.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Fakat onlar kendisini yalancı saydılar. Bunun üzerine müthiş bir zelzele, kendilerini kıskıvrak yakalayıverdi, oldukları yerde çökekaldılar.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Onu yalanladılar, bu yüzden onları (o müthiş) deprem yakaladı, yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Ama onlar Şuayb’a yalancı, dediler. Bunun üzerine onları, bir yer sarsıntısı yakaladı da yurtlarında dize geldiler.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Ama onu yalanladılar, bunun üzerine onları korkunç bir sarsıntı yakaladı ve oldukları yerde yapışıp kaldılar.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Onlar Şuayb'ı yalanladılar. Derken onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü serilip kaldılar.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Onu hemen yalanladılar. Bunun üzerine kendilerini o korkunç sarsıntı/korkunç titreşim yakaladı da öz yurtlarında diz üstü çömelenler haline geldiler.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes yalan duttılar anlar anı; pes duttı anları ditremek pes oldılar sarāylarında [213b] ölüler.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Yalanladılar Şu‘aybı. Helāk itdi anları ulu zelzele. Pes helāk oldılarevleri içinde, dizleri üstine çöküp.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Amma (mədyənlilər) onu təkzib etdilər. Buna görə də onları (dəhşətli) bir sarsıntı (zəlzələ) bürüdü. Onlar dizüstə çöküb evlərində qaldılar (hamısı həlak oldu).
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
But they denied him, and the dreadful earthquake took them, and morning found them prostrate in their dwelling place.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
But they rejected him: Then the mighty Blast(3458) seized them, and they lay prostrate in their homes by the morning.*