Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3394, sondan 2843. ayet; 29. sure ve bu surenin 54. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 6, harf sayısı 38 ve toplam ebced değeri ise 2106 olarak hesaplanmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (5) ل (4) م (2) bulunuyor.
يستعجلونك بالعذاب وان جهنم لمحيطة بالكافرين
يستعجلونكبالعذابوانجهنملمحيطةبالكافرين
Yesta’cilûneke bil’ażâbi ve-inne cehenneme lemuhîtatun bilkâfirîn(e)
54,55. Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Oysa azap kâfirleri üstlerinden ve ayaklarının altından bürüyeceği gün, şüphesiz cehennem onları mutlaka kuşatmış olacaktır. Allah, onlara, “Yapmakta olduklarınızın cezasını tadın” diyecektir.
İnkârcıların Hz. Peygamber’den tehdit edilip uyarıldıkları azabı çabuklaştırmasını istemeleri, gerçekten böyle bir azaba inandıkları ve ona razı oldukları anlamına gelmez; onlar, bu ifadeleriyle aksine azaba inanmadıklarını açıkça ortaya koyarak alaylı bir üslûpla Peygamber’e karşı meydan okuyorlardı. 53. âyete göre söz konusu azabın gerçekleşme zamanı ilâhî hikmet tarafından tayin edilmiş olup o zaman gelince, onlar farkında bile olmadan azap ansızın başlarına gelecektir. İnkârcıların cezasının hemen verilmeyip belli bir zamana ertelenmesinin, tuttukları yanlış yoldan dönmelerine fırsat vermek, Allah’ın ne kadar sabırlı ve merhametli olduğunu göstermek gibi hikmetleri vardır (İbn Âşûr, XXI, Tefsirlerde 53. âyetteki azapla putperestlerin, Bedir Savaşı’nda yaşadıkları büyük yenilgi ve kayıplarının kastedildiği yorumu da yapılmıştır. Nitekim müslümanlar karşısındaki ilk mağlûbiyetleri olan bu savaş onlar için sonun başlangıcı olmuştur. Böylece “Hadi bizi tehdit ettiğin azabı hemen şimdi getir!” diyerek meydan okuyanlar, daha dünyada iken cezalandırılmışlardır. 54-55. âyetler ise inkârcıların kendi yapıp ettikleri yüzünden âhirette uğrayacakları cezanın dehşetini, kaçınılmazlığını ve kuşatıcılığını özetlemektedir. Tarihsel bağlamda Kur’an’ın ilk muhatapları konumundaki putperest Araplar’ı uyaran bu âyetler, evrensel planda her devirde İslâmî inanç ve değerler karşısında benzer düşmanlıkları sergileyenleri ilgilendiren umumi bir ikaz anlamı da taşımaktadır.
(Evet) senden azabı acele (getirmeni) istiyorlar. Şüphesiz ki cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatıcıdır.
Senden, azabı çabucak getirmeni istiyorlar. Hiç şüpheleri olmasın, cehennem, kâfirleri çepeçevre kuşatacaktır.
Senden azabı hemen getirmeni istiyorlar. Oysaki Cehennem kesinlikle gerçeği yalanlayan nankörleri çepeçevre kuşatacaktır.
(O kâfirler) Azabın (bir an evvel gelmesi için) senden acele (davranmanı) istiyorlar ya... Oysa gerçekten cehennem, o inkâr edenleri (zaten) kuşatmış durumdadır.
Senden, azabın, çabucak gelmesini isterler ve şüphe yok cehennem elbette kafirleri kuşatmıştır zaten.
Evet, senden azabı çarçabuk getirmeni istiyorlar, aceleye gerek yok. Halbuki cehennem, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenleri o gün kıskıvrak kuşatacaktır.
Evet senden küstahça âcilen dünyada kendilerini cezalandırmanı istiyorlar. Şüpheleri olmasın, Cehennem kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri abluka altına almıştır.
Senden azabı çarçabuk istiyorlar. Halbuki cehennem inkarcıları çepeçevre kuşatacaktır.
Azab konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Oysa cehennem, o inkâr edenleri gerçekten kuşatıp-durmaktadır.
Senden acele azab istiyorlar; halbuki cehennem, kâfirleri muhakkak kuşatacaktır (onları içine alıb toplayacaktır).
Senden azabın acilen gelmesini istiyorlar. Hâlbuki Cehennem, kâfirleri kuşatmıştır.
İvediyle senden azabı istiyorlar, cehennem ise kâfirleri saracak
(Evet) senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Hâlbuki cehennem o inkârcıları kuşatıp durmaktadır.
Cehennemi sadece ahiretin azap yeri olarak düşünmemek gerekir. “Cehennemin inkârcıları kuşatması” daha dünyada iken azabın onlara yaklaşması demektir. Ve bu azabın illa da ateşten olması da gerekmiyor. Çok büyük servete sahip olmasına rağmen adam karısından, karısı kocasından çekmektedir. Evlatları kötü alışkanlıklarıyla, uyuşturucu belasıyla, kazandıklarını çarçur etmekle başlarına dert olmuştur. Bir gün çok iyi kazanmış, ertesi günü kaybetmiş, stresten sıkıntıdan şekeri tansiyonu fırlamış, kalp spazmı geçirmiş krize yakalanmıştır. Borsada bir günde milyonları vurmuş ama bir gecede batırmıştır ve psikolojik tedaviye başlamıştır. Çocukları çok pahalı ve meşhur okullarda okumuş ama iyi bir üniversiteye girememiştir, hava atamadığı ve caka satamadığı için kahrolmuştur. Yani daha cehenneme gitmeden cehennemin azabını dünyada iken çekmeye başlamıştır.
54,55. Senden azabı acele bekliyorlar. Doğrusu azap tepelerinden, ayaklarının altından kendilerini içine aldığı gün, cehennem inkarcıları kuşatacaktır. O gün Allah: "Yaptıklarınızın karşılığını tadın" der.
(Evet) senden azabı çarçabuk (getirmeni) istiyorlar. Hiç şüpheleri olmasın, cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatacaktır.
Sana azabı getirmen için meydan okuyorlar. Halbuki cehennem kafirleri kuşatmış bile.
(Evet) senden azabı çarçabuk (getirmeni) istiyorlar. Halbuki cehennem, hiç şüpheleri olmasın, kâfirleri kuşatacaktır.
Senden acele azab istiyorlar, halbuki Cehennem kâfirleri kuşatıp duruyor
(Evet) senden azâbı çarçabuk (getirmeni) istiyorlar. Halbuki hakıykatde cehennem o kâfirleri kuşatıb durmakdadır (da haberleri yok).
Senden azâbı acele istiyorlar. Doğrusu Cehennem, kâfirleri gerçekten kuşatıcıdır.
Yine senden acele olarak azabın gelmesini istiyorlar. Şurası muhakkak ki o cehennem, gerçekleri inkâr edenleri mutlaka kuşatacaktır.
Senden aceleyle azap isterler, halbuki vakti gelince Cehennem o kâfirleri kuşatacak [³].
[3] Cehenneme isal eden veya küfür ve maasi. Veya âhirette Cehennem kuşatacaktır.
Azap konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Oysa cehennem, o küfre sapanları gerçekten kuşatmış bulunmaktadır.
Evet, senden bir an önce azâbı getirmeni istiyorlar; oysa Hesap Günü cehennem, o nankörleri tamamen kuşatıp yutacaktır! Öyle ki:
Senden Azab’ı acele istiyorlar.
Cehennem, elbette Kâfirler’i çepeçevre kuşatandır.
Senden azabı hemen getirmeni istiyorlar. Oysa cehennem, o kâfirleri elbet bir gün, mutlaka kuşatacaktır.
Onlar [Allah'ın] azabını çabuklaştırman için sana meydan okuyorlar: halbuki cehennem, hakikati inkar edenlerin tümünü kuşatacaktır;
Evet senden azabı çabuklaştırmanı istiyorlar. Oysa cehennem bu kâfirleri çepeçevre kuşatacaktır. 6/57-58, 22/47
Onlar sana (meydan okuyarak) azabı çabuklaştırmanı istiyorlar; ama iyi bilsinler ki cehennem, inkâra saplananları zaten çepeçevre kuşatmış olacak;
Senden azabı çarçabuk istiyorlar. Halbuki, cehennem o kâfirleri elbette kuşatmış bulunmaktadır.
Senden çarçabuk başlarına azabı getirmeni istiyorlar. Ama ne diye böyle sabırsızlanıyorlar ki? Zaten cehennem kâfirleri kuşatmış bulunuyor.
Burada sebebin hâli, müsebbebin hâli durumunda gösterilmiştir. Zira cehenneme girme sebebi olan inkâr ve isyan, şimdiden, kâfirleri kuşatmış bulunmaktadır. Şöyle de denilmiştir: Küfür ve isyanlar, gerçekte cehennemdir. Ama bu dünyada bu surette tezahür etmiştir.
Cehennem o nankörleri kuşatmış iken, onlar hala senden azabı çabuk istiyorlar.
Senden azabı çabuklaştırmanı istiyorlar ha! Cehennem, nasıl olsa o kafirleri saracak.
Senden azabın acele gelmesini istiyorlar. Oysa, cehennem kafirleri çepeçevre kuşatacaktır.
Onlar senden azabın çabuklaştırılmasını isteyedursun; Cehennem o kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır.
Azabı senden acele istiyorlar. Oysa cehennem, o küfre sapanları çepeçevre kuşatmış bulunuyor.
ivdürürler seni 'aźāba. daħı bayıķ ŧamu ķaplayıcıdur kāfirleri.
Tizledürler ‘aẕābı saña. Taḥḳīḳ cehennem kāfirleri ḳaplayupdur.
Onlar səndən əzabın tez gəlməsini istəyirlər. Həqiqətən, Cəhənnəm kafirləri qaplayacaqdır!
They bid thee hasten on the doom, when lo! hell verily will encompass the disbelievers.
They ask thee to hasten on the Punishment:(3486) but, of a surety, Hell will encompass the Rejecters of Faith!-*
3486 The challenge of the wicked for Punishment was answered in the last verse by reference to Allah's merciful Respite, to give chances of repentance. It is answered in this verse by an assurance that if no repentance is forthcoming, the Punishment will be certain and of an all-pervasive kind. Hell will surround them on all sides, and above them and below them.