Âl-i İmran Suresi 105. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 398, sondan 5839. ayet; 3. sure ve bu surenin 105. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 14, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 5934 olarak hesaplanmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (12) ل (6) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
ولا تكونوا كالذين تفرقوا واختلفوا من بعد ما جاءهم البينات واولئك لهم عذاب عظيم
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ولاتكونواكالذينتفرقواواختلفوامنبعدماجاءهمالبيناتواولئكلهمعذابعظيم
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Velâ tekûnû kelleżîne teferrakû vaḣtelefû min ba’di mâ câehumu-lbeyyinât(u)(c) veulâ-ike lehum ‘ażâbun ‘azîm(un)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra ayrılığa düşüp parçalananlar gibi olmayın! İşte onlar için büyük bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Hakikatin bütün kanıtları kendilerine geldikten sonra ihtilafa düşüp parçalananlar gibi olmayınız. İşte bunlar için feci bir azap vardır.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, ayrılığa düşüp parçalanan kimseler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Sakın ha) Kendilerine açık deliller (ve kesin Kur’ani hükümler) geldikten sonra ayrılığa düşüp ihtilaf edenler (ve Hakk’tan kayıp gidenler) gibi olmayın! İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra da gene bölük bölük olanlara, gene ayrılığa düşenlere benzemeyin. Öyle kişilerdir onlar ki onlaradır pek büyük azap.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Kendilerine açık belgeler geldikten sonra, Allah ve elçileri ile ayrılığa düşüp parçalananlar gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Kendilerine apaçık âyetler, deliller geldikten sonra, birbirinize düşerek bölük pörçük olup, parçalanıp, ayrı baş çekerek kasıtlı ihtilâf çıkaran, doğru bilgileri çarpıtan ehl-i kitap gibi olmayın. Onlar, işte onlar için büyük bir ceza vardır.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Kendilerine açık belgeler geldikten sonra dağılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, parçalanıp ayrılan ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azab vardır.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Ey müminler, kendilerine açık deliller ve âyetler geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşen Hristiyan ve Yahudî'ler gibi olmayın. İşte onlar için çok büyük bir azâp vardır.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Kendilerine açık mucizeler geldikten sonra ihtilafa düşüp dağılanlar gibi olmayın. Böyleler için büyük bir azap vardır.
Besim Atalay
Besim Atalay
Kendilerine belgeler geldikten sonra, bölük bölük olan, ayrışan kimselere benzemeyin, işte bunlar için ulu azap var
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Ey inananlar!) Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın! İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
105,106. Kendilerine belgeler geldikten sonra ayrılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı günde büyük azab onlaradır. Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar eder misiniz? İnkar etmenizden dolayı tadın azabı" denecektir.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra ayrılık ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayınız. Onlar için büyük bir azap var
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Ve şunlar: Şu kendilerine beyyineler geldikten sonra ayrılık çıkarıb ihtilâf edenler gibi olmayın, onlar için büyük bir azab var
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Siz kendilerine apaçık deliller, âyetler geldikten sonra parçalanıb ayrılanlar, ihtilâfa düşenler gibi olmayın: işte onlar (ın haali): En büyük azâb onlarındır.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ihtilâfa düşenler (yahudi ve hristiyanlar) gibi de olmayın! Hem işte onlar yok mu, kendileri için (pek) büyük bir azab vardır.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Kendilerine açıklayıcı ayetler geldikten sonra, ihtilafa düşen ve ayrı ayrı guruplara ayrılanlar gibi olmayın. İşte bu şekilde davrananlara acıklı bir azap vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Kendilerine açık âyetler geldikten sonra birbirlerinden ayrılıp ihtilâfa düşenler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Kendilerine belgeler geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar içindir büyük bir azap.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Sakın ola ki, kendilerine hakîkati tüm berraklığıyla gösteren Tevrat, İncil ve Kur’an gibi apaçık belgeler gelmesine rağmen ayrılığa düşüp dağılan şu Yahudi ve Hıristiyanlar gibi olmayın! Çünkü onlar için, büyük bir azap vardır!
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Onlara Beyyineler / Açık Belgeler geldikten sonra ihtilafa düşerek parçalananlar gibi olmayın! İşte onlar için çok büyük bir azap vardır.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Ey îman edenler!) Kendilerine apaçık hükümler geldikten sonra, parçalanıp ayrılığa düşen (Hıristiyan ve Yahû-dî)ler1 gibi olmayın.2 İşte onlara büyük bir azap vardır.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Hakikatin bütün kanıtları kendilerine geldikten sonra karşıt görüşlere kapılıp parçalananlar gibi 80 olmayın; işte bunlar için feci bir azap vardır,
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra ihtilafa düşüp, bölünüp parçalananlar gibi olmayın. İşte onlar için korkunç bir azap vardır. 6/59, 42/13
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Kendilerine hakikatin apaçık belgeleri geldikten sonra parçalanıp birbirine düşen kimseler gibi olmayın;[638] işte bunlar var ya, korkunç bir azaba müstahak olanlardır;
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve kendilerine beyyineler geldikten sonra ayrılık çıkarıp ihtilâfa düşenler gibi de olmayınız. Ve işte onlar için büyük bir azap vardır.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Kendilerine kesin delillerin gelmesinden sonra bölünüp ihtilâfa düşenler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Kendilerine açık deliller geldikten sonra bölünüp ihtilaf edenler gibi olmayın. İşte onlar (evet) onlar için büyük bir azab vardır.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Kendilerine açık âyetler geldikten sonra onlardan uzakta kalan ve ihtilaf çıkaranlar gibi olmayın. Onları bekleyen büyük bir azap vardır.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
105,106. -Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra ihtilafa düşerek parçalananlar gibi olmayın. Bir takım yüzlerin parladığı ve bir takım yüzlerin de karardığı günde onlar için büyük bir azap vardır. Yüzleri kararanlara:-İmanınızdan sonra kafir mi oldunuz, öyleyse, kafir olduğunuz için tadın azabı (denir).
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra anlaşmazlığa düşüp de parçalananlar gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerine açık-seçik kanıtlar geldikten sonra, çekişmeye girip fırkalar halinde parçalananlar gibi olmayın. Böyle olanlar için çok büyük bir azap vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı olmañ anlarcılayın kim bölük oldılar, daħı ŧartışdılar; andan śoñra kim geldi anlara ḥüccetler daħı şunlar, anlaruñdur 'aźāb ulu.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı olmañuz ol kişiler gibi kim bölük bölük oldılar, daḫı çekişdiler gel‐genden ṣoñra özlerine bellü işler. Anlara vardur ulu ‘aẕāb cehennemiçinde.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
(Allahdan tərəfindən) açıq-aydın dəlillər gəldikdən sonra, bir-birindən ayrılan və ixtilaf törədən şəxslər kimi olmayın! Onlar böyük bir əzaba düçar olacaqlar.
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
And be ye not as those who separated and disputed after the clear proofs had come unto them. For such there is an awful doom,
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
Be not like those who are divided amongst themselves and fall into disputations after receiving Clear Signs: For them is a dreadful penalty-