Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 416, sondan 5821. ayet; 3. sure ve Âl-i İmran Suresinin 123. ayetidir. Âl-i İmran Suresi 123. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 47 ve toplam ebced değeri ise 3867 olarak hesaplanmıştır. Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri 1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (6) ل (8) م (3) bulunuyor.
Arapça Metin
ولقد نصركم الله ببدر وانتم اذلة فاتقوا الله لعلكم تشكرون
Bedir, Medine’nin 160 km. kadar güneybatısında, Kızıldeniz sahiline 30 km. uzaklıkta, Medine-Mekke ticaret yolunun Suriye kervan yoluyla birleştiği yerde bulunan küçük bir kasaba idi. Müslümanlar hicretin 2. yılının (624) Ramazan ayında burada Mekkeli müşriklerle yaptıkları ilk savaşta yüce Allah’ın yardımıyla kendilerinden sayıca çok daha fazla, silâh bakımından daha üstün olan düşmanlarını yenmişlerdi. İşte bu âyette Allah’ın yardımıyla kazanılan o zafer hatırlatılarak müslümanların Allah’a şükretmeleri, O’nun emrinden çıkmamaları, savaşta korkaklık ve zaaf göstermemeleri gerektiğine işaret edilmiştir (Bedir Savaşı hakkında bilgi için bk. Enfâl 8:5-19).
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki siz güçsüz olduğunuz hâlde Allah, Bedir’de de size yardım etmişti. Öyle ise Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun ki şükretmiş olasınız.
1. Takva, korunmak, önlemek, saklamak demektir. Vahye içtenlikle uyarak, kötü, zararlı şeylere ve tehlikeye karşı korunmak, sakınmak ve kendisini güvene almak konusunda titizlik göstermek; zararlı şey ile korunacak şey arasına bir engel koymak" demektir. Takva, korku anlamına da gelmektedir; ancak bu Allah'ın sevmesinden yoksun kalmak, Allah'ı incitmekten endişe etme anlamında sevgiyi yitirme korkusudur. 2. Şükür, Allah'ın verdiği nimetlerin karşılığını vermek demektir. Bu da Allah her ne nimet verdiyse, ondan ihtiyaç sahiplerini yararlandırmak demektir. Örneğin bir hayvanın yediği ota karşılık süt vermesi onun şükrüdür. Sözle yapılan şükür, şükretmek değildir
Ahmet Akgül
Andolsun, siz zayıf ve güçsüz iken Allah size Bedir'de de yardımıyla zafer vermişti. Şu halde Allah'tan (korkup O’na sığının, itiraz ve isyandan) sakının ki, O'na şükredebilesiniz.
Andolsun, sizler güçsüzken, Allah size Bedir'de yardım etti. Öyleyse Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun ki, şükretmiş olasınız.
Bedir savaşında düşmana nisbetle daha az ve zayıf olduğunuz halde, Allah size kesin zaferi verdi. Allah'dan korkun (ve münafıkların kaçışından kederlenmeyin) tâ ki şükretmiş olasınız.
Nitekim kâfirlere karşı kuvvetiniz düşük iken, Bedir’de Allah size yardım etti. Artık Allah’tan sakının. Belki böylece o nimetlerin şükrünü yerine getirmiş olursunuz.
Andolsun ki Bedir'de de siz, (asker ve silah bakımından), daha zayıf bir durumda iken Allah size yardım etmiş (ve kesin bir zafer vermiş)ti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ve emirlerine sımsıkı sarılın ki O'nun yardımına karşı şükretmiş olasınız.
Andolsun ki siz (adedce, silâhça, binekçe düşmandan daha) zâîf ve dûn iken Allah size «Bedir» de kat'î bir zafer verdi. Allahdan sakının, tâki şükretmiş olasınız.
Buna rağmen, siz (daha) zayıf olduğunuz hâlde, Allah Bedir'de size (zafer vererek)şübhesiz yardım etmişti. Öyle ise Allah'dan sakının, tâ ki şükredesiniz.
Allah, son derece zayıf ve güçsüz durumda olduğunuz Bedir savaşında da size yardım etmişti. Durum böyleyken, nasıl olur da Allah’ın yardımına güvenmeyip korkuya kapılırsınız? O hâlde Allah’a karşı gelmekten sakının ve emirlerine sımsıkı sarılarak fenâlıklardan korunun ki, O’nun yardımına ve nîmetlerine karşı şükretmiş olasınız.
Nitekim Allah, güçsüz olduğunuz halde size Bedir’de1 de yardım etmişti.2 Allah’a gerçekten şükretmiş olmak için, Ona karşı hata etmekten hakkıyla sakının.
Mehmet Türk Âl-i İmran Suresi 123. Ayet Açıklaması
1 Bedir: Mekke ile Medine arasında bir kuyu suyunun ismidir. Bu kuyuya, sahibi olan Bedr b. Kelde’nin adına izafeten veya dibindeki suyun, ay gibi parlak ve yuvarlak olduğundan dolayı Bedir ismi verilmiştir. Daha sonra o bölge ve vadi, Bedir adıyla anılmaya başlanmıştır. İkrime’den nakledildiğine göre burası Cahiliyye döneminde bir ticaret yeri imiş. Rasulullah (s.a.v)’in Hicretin ikinci senesi Ramazan ayının yirmi yedinci Cum'a günü müşriklerle ilk savaşı olan Bedir Savaşı burada meydana gelmiştir. Bedir savaşında Müslümanlar gayet az, fakir ve maddeten son derece zayıf idiler. Tamamı üç yüz on üç kişiden ibaret idi. Bunlardan yetmiş yedisi muhacirlerden (sancaktarları Hazreti Ali), iki yüz otuz altısı Ensar’dan (sancaktarları Sa'd b. Ubade) idi. Üç beş kişiye ancak bir deve isabet edebiliyordu. Bütün orduda yalnız iki at, doksan deve, altı zırh ve sekiz kılıç vardı. Buna mukabil düşman bin kadar idi ve yüz atları vardı, silâh ve donanımları tamdı. İşte Bedir günü böyle bir halde bulunan Müslümanlara Cenab-ı Allah yardım ihsan etti. 2 Bedir savaşı ile ilgili olarak. Bk. (Enfâl: 4-19, 41-44, 59, 67-70 ve dipnotları)
Muhammed Esed
zira, siz son derece zayıfken 92 Allah, Bedir'de size yardım etmişti. O halde Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyun ki şükredenlerden olasınız.
Hani siz daha zayıf olduğunuz halde Bedir’de, Allah size yardım etmişti. O halde Allah’a karşı sorumlu olun ki, ona minnettarlığınızı göstermiş olursunuz. 5/11, 8/62...66
Nitekim siz oldukça zayıf bir hâldeyken, Allah size Bedir’de de yardım etmişti.[654] O hâlde, Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ki, şükretmiş olasınız!
Suat Yıldırım Âl-i İmran Suresi 123. Ayet Açıklaması
Bedir, Medine’nin 120 km. güneybatısında, Kızıldeniz sahiline 20 km. uzaklıkta, Mekke-Suriye yolu üzerinde bir köydür. Hicrî 2. yıl Ramazan ayında vuku bulan savaş Müslümanların kesin zaferleriyle sonuçlanmıştı.
Süleyman Ateş
(Allah mü'minlere yardım eder). Nitekim Allah, zayıf durumda bulunduğunuz Bedir'de de size yardım etmişti. O halde Allah'tan korkun ki, şükredesiniz.
Siz güvenlik zaafına düşmüşken bile Allah, Bedir'de yardımıyla sizi zafere ulaştırdı. Öyleyse Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun ki O’na karşı görevinizi yerine getiresiniz.
daħı bayıķ arķa virdi size Tañrı bedir'de siz ħorlar-iken ya'nį az zira üç yüz on üç gişi-y-idi. pes śaķınuñ Tañrı’dan anuñ-içün kim siz şükr eyleyesiz.