Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 353, sondan 5884. ayet; 3. sure ve bu surenin 60. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 7, harf sayısı 25 ve toplam ebced değeri ise 1893 olarak hesaplanmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (3) ل (3) م (4) bulunuyor.
الحق من ربك فلا تكن من الممترين
الحقمنربكفلاتكنمنالممترين
Elhakku min rabbike felâ tekun mine-lmumterîn(e)
Hak Rabbindendir. O hâlde, sakın şüphe edenlerden olma.
Gerçek, rabbinden gelendir. Öyle ise kuşkulananlardan olma.
Gerçek, Rabbinden (gelen)dir. Sakın şüphe edenlerden olma!
Gerçek, Rabbinden gelendir. Öyle ise şüphecilerden olma!
Hakk, Rabb'indendir. Sakın kuşku duyanlardan olma.
Çünkü Hakk, ancak Rabbimizden (gelen gerçek) tir. Öyleyse kuşkuya kapılanlardan olma. (Vesvese ve şüphe imanın özünü bozacaktır.)
Gerçek, Rabbindendir, şüphe edenlerden olma artık.
Gerçek Rabbinden gelendir, öyleyse şüphecilerden olma.
Bu Kur'ân Rabbinden sana vahyedilen hak bir kitaptır. O halde, sakın şüphe edenlerden olma.
Gerçek Rabbin tarafından gelendir. Artık sakın tereddüde düşenlerden olma.
Hak, Rabbinden (gelen)dir. Öyleyse kuşkuya kapılanlardan olma.
Îsa hakkında sana verilen haber gerçektir. Artık şüphecilerden olma.
(İsa, Allah’ın oğlu değildir.) Gerçek, Rabbinin açıkladığı gibidir. Artık sen şüphe edenlerden olma.
Hak, Tanrıdan gelendir, şüphecilerden olma
(İsa hakkında sana verilen) bu haber Rabbinden gelen bir gerçektir. Öyleyse kuşkuya kapılanlardan olma!
Gerçek Rabb'indendir, o halde şüphelenenlerden olma.
Gerçek, Rabbinden gelendir. Öyle ise şüphecilerden olma.
Bu, Rabbinden gelen gerçektir; kuşkulananlardan olma.
Bu hak (gerçek) senin rabbindendir, o halde şüphecilerden olma.
Bu hak senin rabbından, binaenaleyh şüphe edenlerden olma
(Bu) Hak (ve hakıykat) Rabbinden (gelen bir gerçek) dir. öyle ise şübhecilerden olma.
Bu hak (gerçek haber), Rabbinden (gelen)dir; öyle ise şübhe edenlerden olma!
Doğru haberler (hak) Rabbindendir. Sakın tereddüt edenlerden olma.
Bu baptaki doğru haber Rabbin tarafından bildirilmiştir. Artık şüphe edenler zümresinden olma.
Gerçek, Rabbindendir. O halde şüphelenenlerden olma.
Ey hak yolunun yolcusu! İşte bunlar, Rabb’inden gelen gerçeğin ta kendisidir, öyleyse sakın şüpheye düşenlerden olma!
Hakk / Gerçek senin rabbindendir; Şüpheciler’den olma!
İşte bu gerçek, senin rabbindendir. O halde sakın şüphe edenlerden olma.
[Bu], Rabbinden bir hakikat[tir]; öyleyse, şüphecilerden olma!
Hak, Rabbinden gelen Kuran’dır. Sakın şüphe edenlerden olma! 6/114, 10/94, 2/147
Hakikat Rabbinden gelendir; sakın kuşkuya kapılanlardan olma.
Hak Rabbindendir, artık şüphe edenlerden olma.
Hakikat, Rabbinin tarafından gelir. Bunda hiçbir tereddüdün olmasın!
(Bu,) Rabbinden gelen gerçektir. Öyle ise kuşkulananlardan olma.
Rabbinden (Sahibinden) gelen, tümüyle gerçektir. Sakın şüpheye kapılanlardan olma!
Gerçek Rabbin'dendir. O halde şüphe edenlerden olma!
Bu, Rabbinden sana gelen hakkın tâ kendisidir; sakın şüpheye düşme.
Hak, Rabbindendir. O halde, kuşku duyanlardan olma.
ḥaķdur çalabuñdan; pes olma gümānlülerden
Ḥaḳ budur Çalabuñdan, pes olma şek eyleyicilerden.
(Ya Rəsulum!) Şübhəsiz ki, (bunlar) sənin Rəbbin tərəfindən olan həqiqətdir. Ona görə də şübhə edənlərdən olma!
(This is) the truth from thy Lord (O Muhammad), so be not thou of those who waver.
The Truth (comes) from Allah alone; so be not of those who doubt(399).*
399 The truth does not necessarily come from priests, or from the superstitions of whole peoples. It comes from Allah, and where there is a direct revelation, there is no room for doubt (Cf.
10:94).