Âl-i İmran Suresi 79. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 372, sondan 5865. ayet; 3. sure ve bu surenin 79. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 28, harf sayısı 119 ve toplam ebced değeri ise 6509 olarak hesaplanmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (19) ل (15) م (9) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
ما كان لبشر ان يؤتيه الله الكتاب والحكم والنبوة ثم يقول للناس كونوا عبادا لي من دون الله ولكن كونوا ربانين بما كنتم تعلمون الكتاب وبما كنتم تدرسون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ماكانلبشرانيؤتيهاللهالكتابوالحكموالنبوةثميقولللناسكونواعباداليمندوناللهولكنكونواربانينبماكنتمتعلمونالكتابوبماكنتمتدرسون
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Mâ kâne libeşerin en yu/tiyehu(A)llâhu-lkitâbe velhukme ve-nnubuvvete śümme yekûle linnâsi kûnû ‘ibâden lî min dûni(A)llâhi velâkin kûnû rabbâniyyîne bimâ kuntum tu’allimûne-lkitâbe vebimâ kuntum tedrusûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Allah’ın, kendisine Kitab’ı, hükmü (hikmeti) ve peygamberliği verdiği hiçbir insanın, “Allah’ı bırakıp bana kullar olun” demesi düşünülemez. Fakat (şöyle öğüt verir:) “Öğretmekte ve derinlemesine incelemekte olduğunuz Kitap uyarınca rabbânîler (Allah’ın istediği örnek ve dindar kullar) olun.”
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Allah’ın kendisine Kitap, [hikmet] (doğru hüküm verme yeteneği) ve peygamberlik vermesinden sonra hiçbir insanın, insanlara “Allah’ın peşi sıra bana kullar olun!” demesi mümkün değildir. Aksine (şöyle derler): “Kitabı (okuyup) öğreterek ve (ondan) ders yaparak kendini Rabbe adayan kullar olun!”
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın kendisine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiği bir kimsenin, insanlara “Allah'ı bırakıp bana kul olun!” demesi mümkün değildir. Aksine “İlâhî kelâmın bilgisini öğreterek ve onu derinlemesine inceleyerek Allah adamları olun” der.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Allah'ın kendisine Kitap, Hüküm ve Nebi'lik verdiği bir beşerin, insanlara “Allah'ın yanı sıra bana da kulluk edin demesi yakışmaz. Ancak, okuyup öğrendiğiniz Kitap'ın gereği olarak, “Kulluğunuz yalnızca Rabb'inize ait olsun.”¹ demesi gerekir.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Beşerden hiç kimsenin, Allah kendisine Kitabı, hükmü ve hikmeti ve peygamberliği verdikten sonra, (dönüp) insanlara: "Allah'ı bırakıp bana kulluk edin!" deme (hakkı ve yetki) si yoktur, (bu asla layık ve yakışık değildir!) Fakat o, (ilim ve eğitim ehline:) "Öğrettiğiniz ve ders verdiğiniz Kitaba göre Rabbaniler (Allah’ın dinine samimi ve daimi hizmetçiler) olunuz" (demekle görevlidir).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Hiçbir insana yakışmaz ki Allah, ona kitap, hüküm ve peygamberlik versin de sonra o, insanlara, Tanrıyı bırakın da bana kul olun desin. Ancak öğretmekte, okumakta ve okumakta olduğunuz kitaba uyup Rabbani olun der.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Allah'ın kitap, sağlam muhakeme ve peygamberlik bağışladığı hiç kimsenin bundan sonra kalkıp insanlara, “Allah'la birlikte veya Allah'ı bırakıp bana da kulluk edin” demesi düşünülemez. Aksine o peygamber onlara şöyle öğüt verir: “Öğrendiğiniz ve derinlemesine incelemekte olduğunuz kitap gereğince, Rabbinize halis kullar olunuz.”
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Kendisine Allah'ın kitap, hikmete dayalı hükümranlık, yargı ve icra yetkisi, şeriat ve peygamberlik verdiği beşer nevinden hiçbir kimsenin, tutup da: “Allah'ı bırakıp, kulu durumundaki bana kulluk ve ibadet edin” demesi yakışmaz. Fakat onun: “Öğretilmekte ve öğretmekte olduğunuz, okullar açıp ders olarak okuttuğunuz kitap uyarınca, Rabbinize samimiyetle bağlı kullar olunuz” demesi gerekir.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Allah bir insana Kitab'ı, hükmü ve peygamberliği verdikten sonra onun insanlara: "Allah'ı bırakıp da bana kul olun" demesi sözkonusu olamaz. Ancak o: "Öğrettiğiniz Kitap gereğince ve kendiniz de incelediğiniz üzere gönülden Rabbe kullar olun" der.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Beşerden hiç kimsenin, Allah kendisine Kitabı, hükmü ve peygamberliği verdikten sonra insanlara: 'Allah'ı bırakıp bana kulluk edin' deme (hakkı ve yetki)si yoktur. Fakat o, 'Öğrettiğiniz ve ders verdiğiniz Kitaba göre Rabbaniler olunuz” (deme görevindedir.)
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Beşerden hiç kimseye yakışmaz ki, Allah ona kitap versin, anlayış versin, peygamberlik versin de sonra insanlara şöyle desin; “- Allah'ı bırakıp bana kul olun”. Fakat öğretmekte ve ders alıp vermekte olduğunuz kitap sayesinde, bildiği ile amel eden âlimlerden olun der.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Bir insan ki, Allah ona kitap (yasa,) hüküm (iktidar) ve peygamberlik verdikten sonra, dönüp insanlara “Allah’tan ayrı olarak bana kul olun” demesi, ona yakışmaz (demez.) O, ancak “kitaptan öğrendiklerinizle, yaptığınız eğitimle Rabbani insanlar olun” der.
Besim Atalay
Besim Atalay
Hiçbir kimse yoktur ki, Allah ona kitap versin, hikmet versin, peygamberlik versin de, sonra o: «Allahtan ayrı, bana kulluk edin» desin, yalnız, o der ki : «Kitaptan öğrendiğiniz, kitapta okuduğunuz üzere Allahı tanıyınız»
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Allah'ın kendisine kitap, hikmet ve nebîlik verdiği hiçbir insanın kalkıp da insanlara: “Allah'ın yanı sıra bana da kulluk edin!” demesi düşünülemez. Aksine, (onlara şöyle öğüt verir): “(İnsanlar arasında) öğretmekte olduğunuz ve bilgisini yaydığınız Kitab'ın gerektirdiği gibi Rabbe bağlı kullar olun (O'nun koyduğu hayat prensipleriyle terbiye olun)!”
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Allah'ın kendisine Kitap'ı, hükmü, peygamberliği verdiği insanoğluna: "Allah'ı bırakıp bana kulluk edin" demek yaraşmaz, fakat: "Kitabı öğrettiğinize, okuduğunuza göre Rabb'e kul olun" demek yaraşır.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Hiçbir insanın, Allah'ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra (kalkıp) insanlara: Allah'ı bırakıp bana kul olun! demesi mümkün değildir. Bilakis (şöyle demesi gerekir): Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe hâlis kullar olunuz.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
ALLAH'ın kendisine kitap, bilgelik ve peygamberlik verdiği hiç bir insan, "ALLAH'tan sonra bana da kulluk ediniz," diye halkı kendisine çağırmaz. Aksine, "Öğrenip öğrettiğiniz kitap gereğince kendisini Rabbine adayan kullar olun," der
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
İnsanlardan hiçbir kimseye, Allah kendisine kitap, hüküm ve peygamberlik verdikten sonra, kalkıp insanlara: "Allah'ı bırakıp bana kul olun." demesi yakışmaz. Fakat onun: "Öğrettiğiniz ve okuduğunuz kitap gereğince Rabb'e halis kullar olun" (demesi uygundur).
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Hiç bir beşer için o salâhiyyet yoktur ki Allah ona kitab versin, hüküm versin, Peygamberlik versin de o sonra insanlara Allahdan beride bana kul olun diyebilsin, ve lâkin kitab ta'lim etmekte olduğunuz ve ders alıb vermekte bulunduğunuz için rabbanîler olunuz der
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Beşerden hiç bir kimseye yakışmaz ki Allah kendisine Kitabı, hükmü ve peygamberliği versin de sonra o, insanlara: «Allahı bırakıb da (gelin) bana kul olun.» desin. Fakat o, «öğretmekde ve okuyub okutmakda olduğunuz Kitab sayesinde Rabbaniler olun» (der).
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Bir insan için, Allah ona kitab, hikmet ve peygamberlik versin de, sonra (o kimse)insanlara: “Allah'ı bırakıp bana kul olun!” desin, (bu) olur şey değildir; fakat (bir peygamber ancak şöyle der): “(Öğrenip) öğretmekte ve oku(yup, okut)makta olduğunuz Kitab sâyesinde Rabbânî (ilim ve ihlâsla kulluk ederek Rabbe mensûb olan kimse)ler olun!”(2)
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Allah’ın kendisine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiği bir insan için, insanlara “Allah’dan başka bana kulluk edin” demesi olası değildir. Aksine insanlara “Kitaptan öğrendikleriniz ve öğrendiklerinizi yaşamınıza uygulayarak ve yaşayarak Rabbinize kulluk edenlerden olun” diye söylerler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Hiçbir insana yaraşmaz ki Allah ona Kitap, hüküm [²], peygamberlik versin, sonra da halka «Allah/ı bırakın, bana kul olun» desin. Fakat o kimse «Kitabı öğrendiğiniz, [³] okuduğunuz veçhile âlim-i kâmil [⁴] olun» der.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Allah'ın, kendisine kitabı, hükmü ve peygamberliği verdiği bir insana (peygambere), “Allah'ı bırakıp bana ibadet edin” deme yetkisi yoktur. Lakin (her peygamber), “Öğrettiğiniz ve okuduğunuz kitap gereğince Rabbanî insanlar olunuz” (der).
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Allah’ın kitap, hikmet ve Peygamberlik bağışladığı bir kimsenin, bütün bunlardan sonra kalkıp da insanlara, “Allah’ın yanı sıra banada kulluk ve ibâdet edin!” demesi söz konusu olamaz. Tam tersine, onlara şöyle öğüt verir: “İnsanlar arasında ilâhî Kitabın bilgisini yaygınlaştırarak ve kendi aranızda onun ayetlerini derinlemesine inceleyipdersler yaparak yüce Rabb’inizin eğitimiyle olgunlaşıp, kendisini yalnızca O’na adayarak Allah’ın kullarını eğiten rabbaniler olun!”
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Bir beşer için, Allah ona Kitap, Hikmet ve Nübüvvet verip de, sonra İnsanlar’a: -“Allah’tan başka bana kul olun!” demesi olası değildir. Ama Kitab’ı öğretiyor olduğunuz ve ders yapıyor olduğunuz şeylere göre Rabb’e Kulluk Eden (Rabbanî)ler olun!
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Allah’ın kendisine kitap, yetki ve Peygamberlik verdiği bir kimsenin, daha sonra kalkıp da: “Allah’ı bırakarak bana kulluk edin.” demesi yaraşmaz.1 O, dese dese: “Okuyup öğrendiğiniz bu kitap gereğince, Allah’ın has kulları olun.” der.2
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Allah'ın vahiy, sağlam muhakeme ve peygamberlik bağışladığı hiç kimsenin bundan sonra halkına, “Allah'ın yanısıra bana da kulluk edin!” demesi düşünülemez; 61 aksine, [onlara şöyle öğüt verir]: “ilahî kelâmın bilgisini yayarak ve kendiniz [onu] derinlemesine inceleyerek Allah adamları 62 olun!”
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Allah’ın kendisine kitap hikmet ve nebilik verdiği hiçbir beşerin, bütün bunlardan sonra kalkıp da insanlara: “Allah’ın yansıra bana da kulluk edin” demesi söz konusu değildir. Fakat: -Kitabı okuyup, incelediğinize göre Rabbe kul olunuz, der. 9/30-31, 21/29
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Allah’ın kendisine kitap, hüküm ve nebilik verdiği hiç kimsenin, bunun ardı sıra topluma “Allah’ın yanısıra bana da kulluk edin!” demesi düşünülemez. Aksine “İlâhî kelâmı derinliğine öğrenip onu başkalarına da öğreterek[620] Rabbânî şahsiyetler olun!” der.[621]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Hiç bir beşer için sahih değildir ki, Allah Teâlâ ona kitap, hüküm ve nübüvvet versin de sonra o nâsa, «Allah'tan berî de bana kul olunuz,» deyiversin. Fakat, «Öğrettiğiniz ve ders alıp verdiğiniz şey sebebiyle Rabbanîler olunuz,» der.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Allah'ın kendisine kitap, hüküm ve nübüvvet verdiği hiçbir insanın kalkıp da halka: “Allah'ın yanı sıra bana da kul olun. ” deme yetkisi yoktur. Lâkin o insanlara: “Öğretmekte ve okuyup okutmakta olduğunuz kitap sayesinde rabbanî olun. ” der.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Hiçbir insana yakışmaz ki, Allah ona Kitap, hüküm (hikmet) ve peygamberlik versin de, sonra (o kalksın) insanlara: "Allah'ı bırakıp bana kullar olun", desin; fakat: "Öğrettiğiniz Kitap ve okuduğunuz şeyler gereğince Rabba halis kullar olun!" der.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Bir insana Allah; Kitap, hikmet ve nebîlik verecek, o da tutup insanlara “Allah’tan önce bana kul olun!” diyecek! Buna hiç kimsenin hakkı yoktur. Onun diyeceği şudur: “Kitabı öğretmenize ve özümsemenize karşılık sadece Rabbinizden (sahibinizden) yana olun.”
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Allah'ın kendisine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiği bir insanın, bütün bunlardan sonra:-Allah'ı bırakıp, benim kullarım olun, demesi mümkün değildir. Fakat:-Kitabı okuyup, incelediğinize göre Rabb'e kul olunuz, der.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Hiçbir beşere yakışmaz ki, Allah ona kitap, hikmet ve peygamberlik versin de, sonra o, insanlara “Allah'ın yanı sıra bana da kul olun” desin! Bilâkis, o, “Halka öğrettiğiniz ve okuyup okuttuğunuz kitaba uyun da yalnız Allah'a içtenlikle kulluk eden kimseler olun” der.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Hiçbir insana yakışmaz ki, Allah kendisine kitap, hüküm-hikmet ve peygamberlik versin de sonra o, insanlara "Allah'ı bırakıp bana kullar olun" desin. O ancak şöyle der: "Öğrettiğiniz şu Kitap'a ve okuyup araştırdıklarınıza dayanarak benliklerini Allah'a adamış kullar/Rabbânîler olun!"
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
olmadı hįç ādemiye kim vire aña Tañrı kitāb’ı, daħı şerį'ati 'amel eylemek daħı peyġamberliġi; andan eyide ādemįlere “oluñ ķullar benüm [30b] Tañrı’dan ayruķ” velįkin “oluñ Tañrı’yı biliciler anuñ-ile kim olduñuz bilürsiz kitāb’ı daħı anuñ-ile kim olduñuz oķırsız.”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Olmaya bir ādem oġlına Tañrı Ta‘ālā aña kitāb virse, ḥükm ve peyġam‐berlıḳ daḫı virse, andan ṣoñra ḫalḳa eyide: Benüm ḳullarum oluñuzdiye Tañrı Ta‘ālādan özge. Līkin eydür ki oluñuz Tañrı Ta‘ālā ḳulları kitābıbilmek bile ve kitābı oḳumaḳ bile.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Heç bir kəsə yaraşmaz ki, Allah ona kitab, hikmət və peyğəmbərlik bəxş etdikdən sonra o, insanlara: “Allahı buraxıb mənə qul olun!” – desin. Əksinə, o: “Öyrətdiyiniz kitabın və öyrəndiyiniz şeyin sayəsində rəbbani (mükəmməl elm və əməl, gözəl əxlaq və itaət sahibi) olun!” - deyər.
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
It is not (possible) for any human being unto whom Allah had given the Scripture and wisdom and the Prophethood that he should afterwards have said unto mankind: Be slaves of me instead of Allah; but (what he said was): Be ye faithful servants of the Lord by virtue of your constant teaching of the Scripture and of your constant study thereof.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
It is not (possible) that a man, to whom is given the Book, and Wisdom, and the prophetic office, should say to people: "Be ye my worshippers rather than Allah's(414)": on the contrary (He would say) "Be ye worshippers of Him Who is truly the Cherisher of all: For ye have taught the Book and ye have studied it earnestly."*