Rum Suresi 55. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3464, sondan 2773. ayet; 30. sure ve bu surenin 55. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 12, harf sayısı 55 ve toplam ebced değeri ise 4301 olarak hesaplanmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (4) م (6) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
ويوم تقوم الساعة يقسم المجرمون ما لبثوا غير ساعة كذلك كانوا يؤفكون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ويومتقومالساعةيقسمالمجرمونمالبثواغيرساعةكذلككانوايؤفكون
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Veyevme tekûmu-ssâ’atu yuksimu-lmucrimûne mâ lebiśû ġayra sâ’a(tin)(c) keżâlike kânû yu/fekûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Kıyametin kopacağı gün suçlular, (dünyada) bir andan fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
O (Son) Saat gerçekleştiği gün, suçlular (dünyada) ancak kısa bir süre kaldıklarına dair yemin edecekler. İşte onlar (dünyada da gerçeklerden) böyle döndürülüyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Kıyamet koptuğu gün, suçlular dünyada ancak pek kısa kaldıklarına yemin ederler. İşte onlar dünyada haktan böyle döndürülüyorlardı.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Kıyametin koptuğu gün, mücrimler¹ dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar işte böyle döndürülüyorlardı.²
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Kıyamet-saatinin kopacağı gün, (facir takımı) suçlu-günahkârlar, tek bir saatin dışında (dünya hayatı) yaşamadıklarına and içecekler (ömürlerini bu kadar kısa zannedip pişmanlık göstereceklerdir) . İşte onlar (hayatta iken de hep) böyle çevrilip (Hakk’tan dönekleşen takımdı).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve kıyametin koptuğu gün suçlular, ancak bir an yatıp eğlendiklerine and içerler; işte böyle asılsız şeylere kapılıyordu onlar.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Ve son saat gelip çattığında, suçlu günahkarlar, yeryüzünde bir saatten fazla kalmadıklarına yemin edeceklerdir. Onlar dünyada hep böyle haktan ve gerçekten yüz çeviriyorlardı.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Kıyametin kopacağı ânın gerçekleşeceği gün, İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, günahkârlar, dünyada, kulluk ve ibadet edebilecek yeterli süreye sahip olmadıklarına, ancak pek kısa bir süre kaldıklarına yemin ederler. İşte onlar, dünyada da haktan ayrılıp, küfre böyle döndürülüyorlardı.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Kıyametin koptuğu gün suçlular bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar böyle uzaklaştırılıyorlar.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Kıyamet-saatinin kopacağı gün, suçlu-günahkarlar, tek bir saatin dışında (dünya hayatı) yaşamadıklarına and içerler. İşte onlar böyle çevriliyorlardı.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Kıyamet kopacağı gün, mücrimler (Allah'a eş koşanlar) bir saatten fazla (kabirde veya dünyada) durmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada iken de, doğruluktan yalan söylemeye), işte böyle çevriliyorlardı.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Ve kıyamet koptuğu gün, suçlular bir saatten fazla kalmadıklarına yemin edecekler. İşte onlar, (dünyada da) böyle sapıtıyorlardı.
Besim Atalay
Besim Atalay
Kıyamet koptuğunda, günahlı bulunanlar: «Dünyada bir saatten artık beklemedik biz» diyerek ant içerler, böyle yalan söylerler
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Kıyamet koptuğu gün, suçlular dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar (dünyada da) aldatılıp haktan böyle döndürülüyorlardı.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Kıyamet koptuğu gün suçlular sadece çok kısa bir müddet kalmış olduklarına yemin ederler. Böylece onlar dünyada da aldatılıp haktan döndürülüyorlardı.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Kıyamet koptuğu gün, günahkârlar, (dünyada) ancak pek kısa bir süre kaldıklarına yemin ederler. İşte onlar, (dünyada da haktan) böyle döndürülüyorlardı.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Saat (dünyanın sonu) gerçekleştiği zaman, suçlular, (dünyada) ancak bir saat kaldıklarına and içerler. Onlar işte böyle yanılıyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Kıyamet kopacağı gün günahkarlar dünyada bir saatten fazla durmadıklarına yemin ederler. Onlar önceden de böyle haktan çevriliyorlardı.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
O gün ki saat gelir Kıyamet kopar, mücrimler, bir saatten fazla durmadıklarına yemîn ederler evvel de böyle çeviriliyorlardı
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Kıyametin kopacağı gün günahkârlar bir sâatden başka kalmadıklarına yemîn eder (ler). İşte onlar (dünyâda da haktan) böyle döndürülüyorlar (yalan söylüyorlar) dı.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Kıyâmet koptuğu gün günahkârlar, (dünyada) bir saatten başka kalmadıklarına yemîn eder. İşte (haktan) böyle çevriliyorlardı.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Kıyamet saati meydana geldiğinde suçlular, bir saatten fazla yerde (mezarlarda) kalmadıklarına yemin ederler. Böylece onlar kendi kendilerine uyduruyorlar.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Kıyamet kopacağı gün, günahkârlar «— Dünyada bir saatten fazla kalmadık» diye yemin ederler. Bunun gibi dünyada da doğru yoldan dönerlerdi [¹].
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Kıyametin kopacağı gün suçlu günahkârlar, tek bir saatin dışında (dünya hayatı) yaşamadıklarına yemin içerler. İşte onlar böyle çevriliyorlardı.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Diriliş Saati gelip çattığı gün, yattıkları mezarlarından kalkan günahkârlar, yeryüzünde sadece çok kısa bir zaman kaldıklarına yemin edecekler. İşte onlar, vaktiyle hayattayken de böyle aldanıyorlardı. Dünyada kendilerine, hatalarını anlayıp düzeltecek kadar süre tanınmadığını yani ömürlerinin çok kısa olduğunu zannediyorlardı. Oysa orada da olayların hakikatine, özüne nüfuz edemiyor, böylece her şeyin dünya hayatından ibaret olduğunu, Hesap Günü için yeniden dirilişin asla gerçekleşmeyeceğini iddia ediyorlardı.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Saat’in gelip çatacağı gün Mücrimler / Suç İşleyenler yemin eder ki bir saatten fazla kalmadılar. İşte böyle çevriliyorlardı.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Kıyametin koptuğu gün, günâhkârlar (dünyada) ancak bir saat kadar yaşadıklarına yemin ederler. İşte onlar (dünyada haktan) böyle çevriliyorlardı!
Muhammed Esed
Muhammed Esed
[Size ölümü veren ve zamanı geldiğinde yeniden diriltecek olan O'dur!] 49 Ve Son Saat gelip çattığında, günaha saplanmış olanlar, [yeryüzünde] bir saatten fazla kalmadıklarına yemin edeceklerdir: onlar kendilerini böylece [hayat boyu] kandırırlar! 50
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Ve son saatin gelip çattığı o gün suça batmış olanlar dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına dair yemin ederler. İşte onlar dünyadayken de hakikati böyle çarpıtırlardı. 10/45, 20/103, 79/46
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ve Son Saat gelip çattığı gün suça batmış olanlar, dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin edecekler; böylece kendilerine (dahi) yalan söylemiş olacaklar.[3620]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o gün ki, Kıyamet kopar; günahkârlar (dünyada) bir saatten başka kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar (doğru sözden) böylece çevrilir kimseler olmuşlardı.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Kıyamet (duruşma) saati gelip çattığında suçlu kâfirler yemin ederek dünyada sadece bir saat kaldıklarını ileri sürerler. Onlar (dünyada iken de doğruluktan) işte böyle döndürülüyorlardı.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
(Duruşma) Sa'at(i) başladığı gün, suçlular, (dünyada veya Berzahta) bir sa'atten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar, (dünyada da haktan) böyle çevriliyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Kıyamet saati geldiği gün suçlular, dünyada bir saatten fazla kalmadık diye yemin ederler. Onlar (dünyada da) bu şekilde yalana sürüklenirlerdi.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Kıyamet saatinin geldiği gün, suçlular, bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte böyle yalan söylerlerdi.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Kıyametin koptuğu gün, mücrimler dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Önceden de onların böyle tersleri dönüveriyordu.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Saat gelip kıyamet koptuğu gün, günahkârlar dünyada bir saatten başka kalmadıklarına yemin ederler. Onlar işte böyle çevriliyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ol gün kim ŧura ķıyāmet vaķtı and içerler yazuķlular dölenmediler bir sa'atdan ayruķ. ancılayın oldılar döndürinürler.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Ol gün ki ḳıyāmet ḳopar, and içer kāfirler ki durmaduḳ tevbede birsā‘atden özge, dirler. Anuñ gibi bühtān idüp yalan söylerlerdi.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Qiyamət qopacağı gün (saat) günahkarlar (qəbirlərində və dünyada) bir saatdan artıq qalmadıqlarına and içərlər. Onlar (axirətdə belə yalan danışdıqları kimi, dünyada da batilə uyub haqdan) belə döndərilirdilər (yoldan çıxardılırdılar).
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
And on the day when the Hour riseth the guilty will vow that they did tarry but an hour thus were they ever deceived.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
On the Day that the Hour (of Reckoning) will be established,(3573) the transgressors will swear that they tarried not but an hour: thus were they used to being deluded!*