Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3572, sondan 2665. ayet; 33. sure ve bu surenin 39. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 13, harf sayısı 61 ve toplam ebced değeri ise 5004 olarak hesaplanmıştır.
الذين يبلغون رسالات الله ويخشونه ولا يخشون احدا الا الله وكفى بالله حسيبا
الذينيبلغونرسالاتاللهويخشونهولايخشوناحداالااللهوكفىباللهحسيبا
Elleżîne yubelliġûne risâlâti(A)llâhi veyaḣşevnehu velâ yaḣşevne ehaden illa(A)llâh(e)(k) vekefâ bi(A)llâhi hasîbâ(n)
Daha önce gelip geçen o peygamberler, Allah’ın vahiylerini tebliğ eden, Allah’tan korkan, başka hiç kimseden korkmayan kimselerdir. Allah, hesap görücü olarak yeter.
Allah’ın, kendisi için takdir ve emrettiği bir şeyi yerine getirme hususunda peygamber için bir sıkıntı ve sakınca olamaz. Allah’ın hükmü değişmez kaderdir. Daha önce gelip geçen, Allah’ın vahyini insanlara ulaştıran, O’ndan çekinen, Allah’tan başka hiçbir kimseden çekinmeyen peygamberler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. Hesap sorucu olarak Allah kâfidir.
O (peygamberler ki) Allah’ın mesajlarını tebliğ eder; Allah’a saygı duyarlar. Allah’tan başka kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah (herkese) yeter.
Peygamberler, Allah'ın mesajlarını tebliğ ederler. Allah'tan korkarlar ve O'ndan başka kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah yeter.
Onlar, Allah'ın mesajını iletirler ve O'na huşu¹ duyarlar ve Allah'tan başka hiç kimseye huşu duymazlar. Allah, hesap görücü olarak yeter.²
1- Derin saygı ve içten sevgi duyarak canı gönülden, içtenlikle bilinçli olarak Allah'a yönelmek. Bu sözcüğün korku, korkmak anlamına gelen “havf” sözcüğü ile bir ilgisi yoktur. 2- Hesap verilecek tek merci Allah'tır.
(Rabbinin seçtiği ve rehber tayin ettiği kutlu insanlar) Ki onlar; Allah’ın risaletini (mesaj ve müjdesini öğrenip öğreten ve) tebliğ edip (yayanlardır). Bunlar O'ndan (Allah’tan) içleri titreyerek-korkanlar ve Allah'ın dışında hiç kimseden korkmayanlardır. (Zaten) Hesap görücü olarak Allah kâfidir.
O gelip geçen peygamberler, öyle kişilerdi ki Allah'ın elçiliğini yapıp hükümlerini tebliğ ederler ve ondan korkarlar ve Allah'tan başka hiçbir kimseden korkmazlardı ve hesap görmeye de Allah yeter.
O gelip geçen peygamberler öyle kişilerdir ki, Allah'ın elçiliğini yapıp, hükümlerini tebliğ ederler ve O'ndan korkarlar ve Allah'tan başka, hiçbir kimseden korkmazlardı. Hesap görücü olarak Allah yeter.
Peygamberler, Allah'ın emirlerini, vahyini tebliğ edenler, saygı duyarak Allah'tan korkanlar, Allah'tan başka hiç kimseden içleri titreyerek korkmayanlardır. Hesap gören olarak da Allah yeter.
bk. Kur’an-ı Kerim,
6:124.
Onlar (peygamberler), Allah'ın gönderdiklerini tebliğ ederler, O'ndan korkarlar ve O'ndan başka kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah yeter.
37.Buhari`nin Enes bin Malik (r.a.)`ten rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime Zeyneb bintu Cahş (r.a.) ile Zeyd bin Hârise (r.a.) hakkında indirilmiştir. Hakim`in Enes bin Malik (r.a.)`ten rivayet ettiğine göre de Zeyd bin Hârise (r.a.) hanımından Resulullah (a.s.)`a şikâyetçi oluyordu, Resulullah (a.s.) da: "Eşini yanında tut ve Allah`tan sakın" diye buyuruyordu. (Bununla birlikte içinden: "Boşayacak olursa ben alırım" diye düşünüyordu). Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Çeşitli tefsirlerde bildirildiğine göre Hz. Zeyneb (r.a.) her ne kadar Resulullah (a.s.)`ın teklifi dolayısıyla Resulullah (a.s.)`ın azatlısı Zeyd bin Hârise (r.a.) ile evlenmeyi kabul ettiyse de onu kendine denk bulmuyordu. Bu durum aralarında geçimsizliğe yol açtı. Sonunda Zeyd (r.a.) onu boşadı. Zeyd (r.a.) boşadıktan sonra da Resulullah (a.s.) nikâhladı.
Ki onlar (o peygamberler) Allah'ın risaletini tebliğ edenler, O'ndan içleri titreyerek-korkanlar ve Allah'ın dışında hiç kimseden korkmayanlardır. Hesap görücü olarak Allah yeter.
O peygamber, Allah'ın emir ve yasaklarını tebliğ ederler, O'ndan korkarlar ve Allah'dan başka kimseden korkmazlardı. Allah, hesap görücü olarak kâfidir.
O peygamberler ki Allah’ın mesajlarını ulaştırıyordu. Allah’(ın yasalarını çiğnemek)ten endişe ediyorlardı. Allah’tan başka hiçbir kimseden çekinmiyorlardı. Çünkü hesap görücü olarak Allah yetendir.
Allahın emri olan, haberleri eriştiren kişiler kimseden çekinmeyip, Allahtan çekinirler, elverir Allahın hesap görmesi
Daha önce gelip geçen o resuller, Allah'ın vahiylerini tebliğ eden, Allah'tan sayıp çekinen, başka hiç kimseden çekinmeyen kimselerdir. Hesap görücü olarak Allah yeter.
Allah'ın göndermiş olduklarını tebliğ edenler, Allah'tan korkarlar ve O'ndan başka kimseden korkmazlar. Allah hesap gören olarak yeter.
O peygamberler ki Allah'ın gönderdiği emirleri duyururlar, Allah'tan korkarlar ve O'ndan başka kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah (herkese) yeter.
ALLAH'ın elçiliğini duyuranlar sadece O'nu sayarlar ve ALLAH'tan başka hiç kimseden çekinmezler. Hesap sorucu olarak ALLAH yeter.
Onlar, Allah'ın gönderdiklerini tebliğ ederler ve O'ndan korkarlar, Allah'tan başka kimseden korkmazlardı. Hesap görücü olarak da Allah yeter.
Onlar ki Allahın risaletlerini tebliğ ederler ve ondan korkarlar, Allahdan başka kimseden korkmazlardı, hisaba alacak da Allah yeter
O (Peygamberler); Allahın gönderdiklerini tebliğ edenler, Ondan korkanlar, Allahdan başka hiçbir kimseden kocunmayanlardı. Hesâb görücü olarak Allah yeter.
Onlar (o peygamberlerdir) ki, Allah'ın (vahyen) gönderdiklerini teblîğ ederler ve O'ndan korkarlar; hem Allah'dan başka, kimseden korkmazlar. Hesab görücü olarak da Allah yeter!
Allah’dan korkarak, Allah’ın mesajlarını insanlara ulaştıranlar, Allah’dan başka hiçbir kimseden korkmayanlardır. Allah hesap sorucu olarak yeter.
O peygamberler ki onlar Allah/ın buyurduğu haberleri halka tebliğ ederler, ondan korkarlar, Allah/tan başka hiçbir kimseden korkmazlar, Allah/ın hesap görmesi elverir.
Onlar (peygamberler); Allah'ın risaletini tebliğ edenler, O'ndan içleri titreyerek korkanlar ve Allah'ın dışında hiç kimseden korkmayanlardır. Hesap görücü olarak Allah yeter.
Çünkü Peygamberler kendi arzu ve istekleri doğrultusunda iş yapmazlar; aksine onlar, Allah’ın mesajını insanlığa iletirler ve sadece O’ndan korkar, O’ndan başka hiç kimseden ve hiçbir şeyden çekinmezler! Bilirler ki, kendilerinden hesap soracak tek yetkili Allah’tır. Öyle ya: Hesap görücü olarak, Allah yeter!
(Nebiyyler) Onlar ki Allah’ın risaletlerini / gönderilerini tebliğ ederler; O’ndan korkup çekinirler; Allah’tan başka kimseden çekinmezler.
Hesap görücü olarak Allah yeter.
O (Peygamberler) Allah’ın gönderdiklerini insanlara duyurur, Allah’tan başka kimseden korkmayıp sadece Ona hakkıyla saygı gösterirlerdi. Hesap görücü olarak Allah yeter.1
1 Âyetin son bölümü, “(Bunların) mükâfatını vermeye ancak, Allah’ın gücü yeter.” Şeklinde de tercüme edilebilir.
[Ve bu,] Allah'ın mesajlarını [dünyaya] tebliğ edenler, O'ndan korkanlar ve O'ndan başka kimseden korku duymayanlar [için de geçerli olan Allah'ın âdetidir]: hiç kimse, Allah kadar, [insanların yaptıkları için] hesap sorucu değildir!
Allah’ın ayetlerini tebliğ edenler yalnızca Allah’tan korkar, O’nun dışında hiç kimseden korkmayan kimselerdir. Zira hesap görücü olarak Allah yeter. 5/67, 5/99, 67/13
O (nebîler), Allah’ın mesajlarını tebliğ edenler, O’ndan korkanlar ve Allah’tan başka hiç kimseden asla korkmayanlardı:[3761] zira hesap görücü olarak Allah yeterdi.
[3761] Veya: “(Bu yasa) Allah’ın mesajlarını tebliğ edenler, O’ndan korkanlar ve O’ndan başkasından asla korkmayanlar (için de geçerliydi)”. Tercihimiz, bu âyetin bir önceki âyette yer alan “daha önce gelip geçmiş olanlar” ibâresinin sıfatı oluşuna dayanmaktadır. Bu âyet nefy ve isbat yöntemiyle korkuyu Allah’a hasrediyor. Fakat iş sevgiye gelince şöyle buyurulur: “onları Allah’ı sever gibi sevenler de var. Oysa iman edenler en çok Allah’ı severler.” (
2:165). Allah’tan başkasına sevgi yerilmemektedir. Yerilen husus, Allah’tan başkalarını Allah’ı sever gibi sevmektir.
Onlar ki, Allah'ın gönderdiklerini tebliğ ederler ve o'ndan korkarlar ve Allah'tan başka bir kimseden korkmazlar ve hesap görücü olmaya da Allah kâfidir.
Onlar öyle seçkin kimselerdir ki Allah'ın buyruklarını tebliğ ederler, O'nu sayıp çekinirler, O'ndan başka kimseden çekinmezler. Hesaba çeken olarak Allah yeter. [6, 124]
(O peygamberler), Allah'ın mesajlarını duyururlar, Allah'tan korkarlar ve O'ndan başka kimseden korkmazlardı. Hesap görücü olarak Allah yeter.
Allah'ın emirlerini tebliğ edenler, Allah’tan korkar, başka kimseden korkmazlar. Hesap gören olarak Allah yeter.
Onlar, Allah'ın gönderdiklerini tebliğ ederler. O'ndan korkarlar, Allah'tan başka kimseden korkmazlar, hesap görücü olarak Allah yeter.
Peygamberler, Allah'ın gönderdiklerini eksiksiz olarak tebliğ eden ve Allah'tan başka hiç kimseden korkmaksızın sadece Ondan korkan kimselerdir. Hesap görücü olarak da Allah kâfidir.
Onlar ki Allah'ın mesajlarını tebliğ edip O'ndan korkarlar, Allah'tan gayrı hiç kimseden korkmazlar. Hesap sorucu olarak Allah yeter.
anlar kim degürürler Tañrı ħaberlerini daħı ķorķarlar andan daħı ķorķmazlar hįç kimseneden illā Tañrı’dan. daħı ŧap oldı Tañrı ḥisāb eyleyici yā arķa virici.
Ol nebīler ki degürürler Tañrı Ta‘ālā risāletini. Daḫı andan ḳorḳarlar ve hīçkimseden ḳorḳmazlar, illā Tañrıdan. Daḫı yiter Tañrı Ta‘ālā ḥisāb eyleme‐ge.
O Peyğəmbərlər ki, Allahın hökmlərini (onlara verdiyi risaləti) təbliğ edər, (risaləti tərk etməkdə) Ondan çəkinər və Allahdan baçqa heç kəsdən qorxmazlar. Allah özü haqq-hesab çəkməyə kifayətdir.
Who delivered the messages of Allah and feared Him, and feared none save Allah. Allah keepeth good account.
(It is the practice of those) who preach the Messages of Allah, and fear Him, and fear none but Allah. And enough is Allah to call (men) to account.(3730)*
3730 Our responsibility is to Allah, not to men. Men's opinions may have a bearing in our own interpretation of duty, but when that duty is clear, our only course is to obey Allah rather than men.