Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3796, sondan 2441. ayet; 37. sure ve bu surenin 8. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 9, harf sayısı 37 ve toplam ebced değeri ise 1700 olarak hesaplanmıştır.
لا يسمعون الى الملأ الاعلى ويقذفون من كل جانب
لايسمعونالىالملأالاعلىويقذفونمنكلجانب
Lâ yessemme’ûne ilâ-lmele-i-l-a’lâ veyukżefûne min kulli cânib(in)
8,9. Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.
“Yüce topluluk” diye çevirdiğimiz 8. âyetteki mele-i a‘lâ, dünyaya göre yücelerde bulunduğu kabul edilen, ayrıca mânevî mertebeleri de yüksek olan melekler için kullanılan bir deyimdir. Burada, şeytanların bu yüce topluluğa kadar ulaşarak onların sahip olduğu bilgileri öğrenmelerinin önlendiği, nâdiren yanlarına kadar yaklaşıp bir bilgi kırıntısı kapanların olabileceği, ancak onların da isabet ettiği şeyi delip geçecek kadar etkili olan ateş toplarıyla kovalanıp uzaklaştırılacağı bildirilmektedir. Bugün sahip olduğumuz bilgilerle anlamlarını tam olarak kavramamız imkânsız veya son derece güç olduğu için “müteşâbihât” grubu içinde değerlendirilmesi gereken bu âyetler hakkında klasik tefsirlerde o dönemlerin bilgi birikimine ve doğruluğu kuşkulu rivayetlere dayanarak bazı yorumlar yapılmaya çalışılmıştır (meselâ bk. Taberî, XXIII, 36-39). Fakat burada Allah’ın meleklere verdiği bilgilerin ve özellikle vahyin korunmuşluğunu, bu bilgilere herhangi bir şeytanî gücün vakıf olup gerçekliğini bozmasına veya ehliyetsiz olanların açıklamasına izin verilmeyeceğini belirten kısmen sembolik bir anlatımın yer aldığı düşünülebilir (benzer bir anlatım ve açıklaması için bk. Hicr
15:16-18). Bu âyetlerde, olağan üstü niteliklere sahip olduklarına inanılan kâhinlerin semavî güçlerden bilgi aldıkları yolundaki inançların asılsız olduğuna dikkat çekildiği de belirtilmektedir (Kurtubî, XV, 66-67; İbn Âşûr, XXII, 92).
8,9. Onlar yüce topluluğa kulak veremezler. Kovularak her taraftan atılırlar. Onlar için [ebedî] bir azap vardır.
Sâd
38:69’da da geçen [Mele-i A‘lâ] ifadesi, “yüce topluluk, en yüce meclis, melekler topluluğu” anlamlarına gelmekte ve şeytanların oradan hiçbir şekilde bilgi çalamayacakları belirtilmektedir
Benzer mesajlar: Hicr
15:17; Şu‘arâ
26:212; Mülk
67:5; Cinn
72:8-9.
Onlar ne kadar çırpınsalar da o yüce konseyi dinleyemezler ve her taraftan atışa tutulurlar.
Mele-i A'lâ'ya¹ kulak verip dinleyemezler; her taraftan kovulurlar.
1- Her şeyi açıklayan, bilgi ile dopdolu olan yüce vahye.
Ki onlar (şeytanlar, artık) Mele'i A’la’ya (en yüce makamdakilerin toplantısına) kulak verip dinleyemezler, her yandan (fırlatılan ateş toplarıyla) sürülüp atılmaktadırlar;
En yüce melekler topluluğunun sözlerini duyamazlar ve her yandan sürülüp kovulurlar.
Ki o şeytanlar yüce melekler topluluğunda konuşulan şeylere kulak verip dinleyemezler ve herbir taraftan taşlanarak kovulurlar.
Onlar yüce melekler meclisini dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.
Onlar yüce topluluğu (mele-i a'layı) dinleyemezler ve her yandan atılırlar.
Ki onlar, Mele'i A'la'ya kulak verip dinleyemezler, her yandan kovulup atılırlar;
O şeytanlar, melekler topluluğunun kelâmını dinleyemezler, her taraftan koğulup atılırlar.
Onlar, (semavi) yüce meclise kulak dayatamazlar. Ve her taraftan ateşe maruz kalırlar.
Dinliyemez onlar yüce varlığı, her yandan da horlukla kovulurlar
Onlar, Mele-i Ala'yı (yüce konseyi/ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. (Dinlemeye kalksalar) her taraftan taşlanarak uzaklaştırılırlar.
8,9. Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.
Onlar, artık mele-i a'lâ'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.
Yüce topluluğu dinleyemezler; her yandan atılırlar.
Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.
Onlar melei a'lâyı dinleyemezler, tard için her taraftan sıkıya tutulurlar
8,9. Ki onlar «Mele'-i a'lâ» ya kulak verib dinleyemezler, her yandan koğularak atılırlar. Onlar için (âhiretde de) ardı arası kesilmez bir azâb vardır.
8,9. (O şeytanlar, artık) mele-i a'lâyı (semâdaki melekleri) dinleyemezler ve her taraftan kovularak (alevli yıldızlarla) taşlanırlar ve onlar için devamlı bir azab vardır.
(Allah’a ait) O yüce makamdan hiçbir şey dinleyip haber alamazlar.
8, 9. Onlar, meclis-i âliye [⁴] kulak veremezler. Horlukla kovulmak üzere, her bir taraftan mermiye uğrarlar [⁵].
[4] Meleklere veya Âdem evlâdının eşrafı olan peygamberlere.[5] Yahut o nüfus-u habisenin kalbleri her taraftan kahır mermilerine tutulur da hakkı anlayamazlar.
Onlar, artık yüce topluluğa kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.
İşte bunun içindir ki, şeytanlar gelecekten haber veremez, gaybla ilgili bilgiler çalmak üzere semaya yükselip seçkin melekler topluluğunun kendi aralarındaki konuşmaları dinleyemezler; buna teşebbüs ettikleri takdirde, her yandan sürülüp kovulurlar!
Mele’ül- A’lâ’yı / En Yüksek Kurul’u dinleyemezler.
Her yandan püskürtülürler;
8,9. O (şeytanlar) yüce (melekler) topluluğunu dinleyemezler1 ve onlar, her yönden kovularak uzaklaştırılırlar. Bir de onlar için bitmeyen azap vardır.
1 Yani onlar melekleri dinleyemez, Peygamberler gibi vahiy alamazlar, miraca çıkamazlar.
[ki] onlar, [o bilinmeyeni bilmek isteyenler,] yüce sakinler topluluğuna 4 kulak veremesinler ve her taraftan kovulup sürülsünler,
Onlar, meleklerin yüce meclisine kulak verip dinleyemezler ve yaklaşmak istediklerinde her yandan kovulurlar. 21/32
ki yüce katın sakinlerini[3989] dinleme (girişiminde) bulunamasınlar ve her yandan yüzgeri edilsinler;
[3989] Yani: Melekler âlemini ve özellikle vahiy meleğini.
Onlar en yüksek bir cemaati (sözlerine kulak vererek) dinleyemezler ve her taraftan kovulup atılırlar.
Onlar Mele-i Âla'ya yükselip dinleyemezler ve her taraftan bombardımana tutulurlar.
O (şeyta)nlar mele-i A'layı (yüce melekler topluluğunu) dinleyemezler; her yandan kendilerine (ışınlar) atılır.
Onlar Mele-i A’lâ’yı (büyük meleklerin toplantısını) dinleyemez; her taraftan taşlanırlar.
Onlar, yüce alemi işitemezler, her yandan kovulurlar.
Onlar yüce âlemleri dinleyemezler; çünkü taşlanırlar.
Onlar ne kadar çırpınsalar da o yüce konseyi dinleyemezler. Ve her taraftan atışa tutulurlar;
[238a] ķulaķ dutmazlar işidü firiştelerdin yaña.
İşitmezler yüce ‘ālemler feriştehlerinüñ tesbīḥini, daḫı atılurlar od‐ıla heryañadan sürülmeg‐içün.
Onlar ali bəzmə (yuxarı aləmə, mələklər aləminin söhbətlərinə) qulaq asa bilməz və hər tərəfdən (axan ulduzlar vasitəsilə) qovulub atılar.
They cannot listen to the Highest Chiefs for they are pelted from every side,
(So) they should not strain their ears in the direction of the Exalted Assembly(4038) but be cast away from every side,*
4038 We can form a mental picture of the Court of the Most High, in the highest heaven, conforming to the highest idea we can form of goodness, beauty, purity, and grandeur. The Exalted Assembly of angels is given some knowledge of the Plan and Will of Allah. Evil is altogether foreign to such an atmosphere, but is actuated by feelings of jealousy and curiosity. It tries to approach by stealth and overhear something from the august Assembly. It is repulsed and pursued by a flaming fire, of which we can form some idea in our physical world by the piercing trail of a shooting star.