Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4087, sondan 2150. ayet; 39. sure ve Zümer Suresinin 29. ayetidir. Zümer Suresi 29. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 81 ve toplam ebced değeri ise 6327 olarak hesaplanmıştır. Zümer Suresinin toplam ebced değeri 364979 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ضرب الله مثلا رجلا فيه شركاء متشاكسون ورجلا سلما لرجل هل يستويان مثلا الحمد لله بل اكثرهم لا يعلمون
Allah, birbiriyle çekişen ortak sahipleri bulunan bir (köle) adam ile yalnızca bir kişiye ait olan bir (köle) adamı örnek verdi. Bu iki adamın durumu hiç, bir olur mu?[470] Hamd Allah’a mahsustur. Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.
Âyette, Allah’ın birliği müşrik Arapların günlük hayatından bir örnekle ispat edilmektedir. Şöyle ki: Köle üzerindeki ortaklardan her birisi ona bir iş koşması hâlinde, köle bunlardan hiçbirini yapamayacak ve işler karışacaktır. Oysa tek sahibi olan köle, kendisine başka emreden olmayacağı için işini düzenli olarak yapıp bitirir. Tıpkı bunun gibi Allah birden fazla olsaydı, kâinatın düzeni bozulurdu. Burada bir örnek olarak anlatılan bu hakikat, “Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka ilâhlar olsaydı, kesinlikle ikisinin de düzeni bozulmuş gitmişti..” (Enbiya sûresi, 22) âyetinde açıkça ifade edilmiştir.
İnsanlık tarihinin en köklü realitelerinden biri olarak binlerce yıldan beri yakın zamana kadar devam eden kölelik uygulaması, Kur’an’ın ilk muhatabı olan Arap toplumunda da geçerli idi. Bu sebeple âyette tevhid inancının makullüğü, sağlayacağı huzur ve rahat, bu toplumun bir realitesiyle, köleliğe dair bir örnekle anlatılmaktadır. Buna göre bir insan, her biri kendisinden yararlanmak isteyen, bunun için de hep birbiriyle ihtilâf ve çekişme halinde olan birkaç efendisinin olmasını mı ister, yoksa sadece bir tek efendiye bağlı olmayı mı ister? Elbette bu ikincisini tercih eder. İşte çok tanrıcılığın her çeşidini reddedip bir olan Allah’a inanmak da böyledir; bu hem aklın gereğidir, hem de huzur ve mutluluk getirir. Yalnız Allah tanrılığa lâyıktır; bunun için bütün övgüler de O’na mahsustur.
Mehmet Okuyan
Allah çekişip duran birçok ortağın sahip olduğu bir adam ile yalnız bir kişiye bağlı olan bir adamı örnek olarak veriyor. Bu ikisi eşit midir? [Hamd] (övgü) Allah içindir. Fakat onların çoğu bilmezler.
Allah, geçimsiz efendileri olan bir adamla, yalnızca bir kişiye bağlı bir adamı örnek olarak verir. Bu ikisinin durumu eşit midir? Övgü Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu bilmezler.
Allah, aralarında anlaşamayan birkaç ortağa bağlı bir kimse ile tek bir kişiye bağlı bir kimseyi örnek verdi: Bu iki kimsenin durumu hiçbir olur mu? Övgü yalnızca Allah'a özgüdür. Ama çokları bilmiyorlar.
Allah (Kendisine ortak koşanlar için şöyle) bir örnek vermiştir: Kendisi hakkında uyumsuz ve geçimsiz bulunan, sahipleri de çok ortaklı olan (hizmetçi) bir adam ile, sadece bir kişiye teslim olmuş (akıllı ve hayırlı) bir adam (düşünelim) . Şimdi bu ikisinin durumu bir olur mu? (Bir tek kişinin emrinde ve hizmetinde olan; elbette daha huzurlu, daha hayırlı ve başarılı değil midir?) Hamd Allah'ındır. Ama doğrusu onların çoğu (gerçeği) bilmemektedir.
Allah, bir örnek getirmede: Bir adamın ortakları var, ahlakları kötü, geçimsiz ve birbirleriyle çekişip durmadalar ve bir adam da varki bir kişiye teslim olmuş, yalnız onun hizmetinde, bunlar hiç bir olur mu? Hamd Allah'a, hayır, fakat çoğu bilmez.
Bu amaçla Allah size bir olay anlatmaktadır: Birbiriyle geçinemeyen bir kaç ortak kişinin kölesi olan adamla yani müşrik biriyle, yalnız bir kişiye bağlı olan köle yani bir mü'min içinde bulundukları şartlar açısından bu iki adam eşit olabilir mi? Hayır, tek Allah'a inananla, pek çok putlara tapan bir olmaz. Tüm eksiksiz övgüler Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu bu gerçeği bilmezler.
Allah, tartışan, hırçın patronları olan bir adamla, tek patrona bağlı rahat bir adamı misal veriyor. Bunların halleri, rahatları hiç birbirine eşit olur mu? Yalnızca bu sebeple bile olsa Allah'a hamd edilmesi gerekir. Doğrusunu isterseniz, onların çoğu bilgisizce davranıyor.
Allah, birbirleriyle çekişen bir çok ortakların sahip olduğu bir adam (köle) ile, yalnız bir adama ait olan bir adamı (köleyi) örnek vermektedir. Bu ikisinin durumu bir olur mu? Hamd Allah'adır. Hayır. Fakat çoğu bilmiyor.
Allah (ortak koşanlar için) bir örnek verdi: Kendisi hakkında uyumsuz ve geçimsiz bulunan, sahipleri de çok ortaklı olan (köle) bir adam ile yalnızca bir kişiye teslim olmuş bir adam. Bu ikisinin durumu bir olur mu? Hamd, Allah'ındır. Hayır onların çoğu bilmiyorlar.
(Allah'a ortak koşanlarla, Allah'ı eşsiz tanıyanların durumuna dair) Allah şöyle bir misal vermiştir: (Köle) bir adam ki, onun bir takım ortakları (efendileri) var, (her biri kendisine ayrı ayrı şeyler emrederek) çekiştirib duruyorlar. Başka bir (köle) adam da, husûsi olarak bir efendinin, (ortağı yok). Hiç bu ikisinin hali bir olur mu? (İşte muvahhid ile müşrik de böyledir, müsavi olmazlar). Bütün hamd Allah'ındır, fakat kâfirlerin çoğu (Allah'ın ortağı olmadığını) bilmezler.
Allah bir misal vermiştir: Bir adam düşünün: Onda birbirine girmiş nice ortaklar vardır. Ve yalnız bir tek adama ait olan bir adamı düşünün. Mesela, bu iki adam hiç eşit olurlar mı?() (Hayır!) Bütün hamd, mükemmellikler, övgüler Allah’a mahsustur. Fakat çokları (bunu) bilmezler.
(*) Kâinat da, ya bir tek Allah’a verilecek ki o zaman iş kolaylaşır veya çok ortaklara dağıtılacak ki o zaman da düzen birbirine girer.
Besim Atalay
Allah şunu örnek getirir ki, bir köle çekişken birkaç adamın malıdır, bir köle de, onat olan birinin malı, bir midir bu iki kölenin hali? Allaha öğüş; hayır, birçokları bilmezler
Allah, (birkaç ilaha kulluk edenle sadece Allah'a kulluk eden kimse için) birbiriyle çekişen ve ortak sahipleri bulunan bir (köle) adam ile yalnızca bir kişiye ait olan bir (köle) adamı örnek verdi. Bu iki adamın durumu bir olur mu? (Hayır,) bütün övgüler (yalnız) Allah'a mahsustur fakat çoğu bunu bilmez (ve anlamaya çalışmaz).
İlk bakışta bu örnek bazılarına biraz basit gibi gelebilir ama Kur’an’ın ilk muhatapları olan ve fertlerin pek çoğunu kölelerin oluşturduğu müşriklere ve bedevi toplumuna elbette ki onların anlayacağı dilden ve günlük yaşamlarından örnekler vermek gerekirdi. Bu anlamda köle örneği verilebilecek en etkili örnektir. Zira birçok efendisi olan köleye efendilerinden her birinin farklı bir iş koşması halinde köle başarılı olamayacak ve işler karışacaktır. Ama tek efendisi olan köle tek ağızdan emir alacağı için işini düzenli yapacaktır. Bu örnekte olduğu gibi eğer birden fazla ilah olsaydı, varlık âleminin düzeni bozulacaktı. “Eğer göklerde ve yerde Allah’tan başka ilâhlar olsaydı, kesinlikle göklerin ve yerin düzeni bozulurdu…” (Enbiya 21:22)
Diyanet İşleri (Eski)
Allah, geçimsiz efendileri olan bir adamla, yalnız bir kişiye bağlı olan bir adamı misal olarak verir. Bu ikisi eşit midir? Övülmek Allah içindir, fakat çoğu bilmezler.
Allah, çekişip duran birçok ortakların sahip olduğu bir adam (köle) ile yalnız bir kişiye bağlı olan bir adamı misal olarak verir. Bu ikisi eşit midir? Hamd Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu bilmezler.
ALLAH, çelişen ortaklara sahip bir adam ile bir tek kişiye bağlı olan adamın örneğini verir. Bu ikisinin durumu hiç eşit olur mu? Övgü ALLAH'adır. Ancak çokları bilmez.
Sadece Allah'a kul olan bir kişiyle, evliya, sahabeler, mezhep imamları, müçtehitler, alimler, şehyler, hadis kitapları, mezhep kitapları gibi çelişen ortaklara tabi olan bir kişi bir olur mu?
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah, şöyle bir misal vermiştir: Bir adam ve birtakım ortakları var, hırçın hırçın çekişip duruyorlar. Bir de yalnız bir kişiye bağlı selamet içinde olan bir adam var. Bu ikisinin hali hiç bir olur mu? Hamd Allah'ındır, fakat pek çokları bilmezler.
Allah şunu bir mesel yapmıştır: bir adam, onda bir takım ortaklar var, hırçın hırçın çekiştirip duruyorlar, bir adam da selâmetle bir adamın, hiç bu ikisinin hal-ü şanı bir olur mu? Hamd Allahındır, fakat pek çokları bilmezler
Kendisinde, birbirine sertlik ve geçimsizlik gösteren (bir çok) ortaklar (ın hakkı) bulunan bir adamla (bir köle ile) yalınız bir kişinin adamı (kölesi) olan diğer birini Allah (müşrikle müvahhid hakkında) bir misâl olarak irâd etmişdir. Bu ikisinin haali bir olur mu? (Bütün) hamd Allaha mahsusdur. Fakat onların çoğu bilmezler.
Allah (saltanatında hiçbir ortağı olmadığına dâir), üzerinde (hak sâhibi olduklarından) birbirleriyle çekişip duran ortaklar bulunan bir adam (bir köle) ile, sâdece bir kişiye âid olan bir adamı (bir köleyi) misâl getirdi. (Bu ikisi) misâlce bir olurlar mı? Hamd, Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu bilmezler.(2)
(2)“Kur’ân ve ehl-i îmân, hadsiz masnûâtı (san‘atlı eserleri) bir Sâni-i Vâhide (herşeyin tek san‘atkârı olan Allah’a) verir. Doğrudan doğruya her işi O’na isnâd eder (dayandırır). Vücûb (aklen kat‘î olmak)derecesinde sühûletli (kolay) bir yolda gider, sevk eder. Ve ehl-i şirk ve tuğyan (Allah’a ortak koşan ve azgınlık yapanlar) bir masnû‘-ı vâhidi (san‘atlı bir mahlûku) hadsiz esbâba (sebeblere) isnâd ederek imtinâ‘ derecesinde suûbetli (imkânsızlık derecesinde zor) bir yolda gider. Şu hâlde Kur’ân yolunda bütün masnûatla, dalâlet (haktan sapma) yolunda bir masnû‘-ı vâhid berâberdirler. Hattâ belki bütün eşyânın vâhidden sudûru (tek olandan vücûda gelmesi) bir vâhidin (bir olan şeyin) hadsiz eşyâdan sudûrundan çok derece eshel ve kolaydır. Nasıl ki bir zâbit bin neferin tedbîrini bir nefer gibi kolay yapar. Ve bir neferin tedbîri bin zâbite (kumandana) havâle edilse, bin nefer kadar müşkilâtlı (zor) olur. Keşmâkeşe (karışıklığa) sebebiyet verir. İşte şu hakīkati şu âyet-i azîme ehl-i şirkin başına vuruyor, dağıtıyor.” (Mektûbât, 20. Mektûb, 89)
İlyas Yorulmaz
Allah size, birbirlerinden şikâyetçi ortakları olan bir adamla, kendi başına, ortağı olmayan bir adamın misalini anlatıyor. Şimdi misal olarak söyleyin, bu iki adam birbirine eşit midir? Bütün övgü Allah’a aittir ama insanların çoğu bunu bilmiyor.
Allah şöyle bir misal getirir: Kölelerden bir adamın huysuz, birkaç müşterek ağası olsun [⁵], diğer bir adamın da ortaksız tek bir ağası bulunsun [⁶]. Bu ikisinin halleri bir midir? [⁷] Tanrı/ya hamdolsun ki O/nun şeriki yoktur. Fakat onların pek çoğu bu hakikati bilmezler.
İsmail Hakkı İzmirli Zümer Suresi 29. Ayet Açıklaması
[5] Köle benimdir, benim işimi görsün diye kavga eden ağalarına karşı köle şaşırır kalır.[6] Yahut birbirinin aleyhinde olan birkaç kişinin malı olan bir köle ile tek bir adamın malı olan bir köle.[7] Çok ağaları bulunan köle hiç birinin has malı değildir. İşini hiç birisi tamamiyle göremez. Köleye yazık olur, köle zayi olur. Müşrik de böyledir, o da zayi olur. Fakat bir ağanın malı olan kölenin bütün işini o ağa görür, köleye yazık olmaz, köle zayi olmaz, muvahhid de böyledir.
Kadri Çelik
Allah, çekişip duran birçok ortakların sahip olduğu bir adam (köle) ile yalnız bir kişiye bağlı olan bir adamı misal olarak verir. Bu ikisi eşit midir? Bütün güzel övgüler Allah'ındır. Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.
Allah, birbirleriyle sürekli çekişen efendilerin emri altındaki bir adam ile, sadece tek kişinin emrindeki bir adamı size örnek veriyor. Düşünün, bu ikisinin durumu hiç bir olur mu? Elbette olmaz! Unutmayın ki, göklerin ve yerin hazineleri O’nun katındadır ve madem ki bütün nîmetler O’ndandır, o hâlde bütün teşekkür ve övgüler de yalnızca Allah’a olmalı, sadece Ona kulluk ve ibâdet edilmelidir! Ne var ki, o inkârcıların çoğu bu apaçık hakîkati anlamaya yanaşmazlar!
Allah, bir adama teslim olmuş bir adamı ile içinde uyumsuz ortaklar bulunan bir adamı misâl verdi.
Misal olarak ikisi eşit olur mu?
Allah’a Hamd olsun!
Aksine, onların çoğu bilmez.
Allah (şimdi de size); kendisine birçok kimsenin ortaklaşa sahip olduğu ve bunların da onun hakkında geçinemedikleri bir (köle) adam ile sadece bir kişiye teslim olmuş bir adamı örnek veriyor.1 Hiç bu ikisinin durumu bir olur mu? Hamd Allahadır. Fakat onların çoğu bunu bilmiyorlar.
1 Bu âyette; tek Allah’a inanan bir Müslüman’la, birçok ilâhı bulunan bir müşriğin bir olamayacağı temsili olarak anlatılmaktadır.
Muhammed Esed
[Bu amaçla,] Allah size bir örnek olay anlatmaktadır: tümü birbiriyle ihtilaflı birçok ortağı olan 35 kimsenin emrindeki adam ile tamamen bir kişiye bağlı bulunan adam[ın hikayesi]: içinde bulundukları şartlar açısından bu iki adam eşit olabilir mi? 36 [Hayır,] bütün övgüler [yalnız] Allah'a mahsustur; fakat çoğu bunu anlamaz.
Şimdi Allah size, birbiriyle geçinemeyen birçok ortağa bağlı olan bir adam ile yalnız Allah’a teslim olmuş bir adamı örnek olarak veriyor. Şimdi bu ikisinin durumu aynı mıdır? Allah’a övgüler olsun ki hayır, fakat onların çoğu bu gerçeği bilmezler. 16/76
(Bu bapta) Allah size hepsi birbirine rakip birçok ortağın emri altında bulunan bir adamla, sadece bir kişiye bağlı bir adamın durumunu misal gösterir: bu ikisinin durumu eşit midir? Allah’a hamd olsun ki hayır, ama[4135] onların çoğu bunu kavramaktan bile âcizdirler.
Mustafa İslamoğlu Zümer Suresi 29. Ayet Açıklaması
[4135] Buradaki bel edatı “..hayır, ama..” vurgusuna sahiptir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Allah bir mesel olarak irâd etmiştir, bir erkeği ki, onda mütehalif ortaklar vardır. Ve bir erkeği ki, hâlisen bir erkeğe aittir. Bunların ikisi (hali ve şan itibariyle) birbirine müsavî olabilirler mi? Hamd Allah'a mahsustur. Fakat onların çokları bilmezler.
İşte şimdi Allah bir temsil daha getiriyor: İki adam var, bunlardan birincisi, birbirine rakip, birbiriyle hep çekişen ortakların emrinde, diğeri ise sadece bir kişinin emrinde çalışıyor. Bu ikisinin durumu hiç bir olur mu? Olmaz elhamdülillah! Fakat çokları bu gerçeği bilmezler.
Bu âyette tevhidin gerekliliği şirkin ise imkânsızlığı pek sade bir şekilde tasvir ediliyor. Fakat burada putları sadece cansız varlıklar, birtakım timsaller olarak düşünmemelidir. Allah’ın razı olmadığı zıt yönlere çekilen, şahsiyetlerini parçalamaları istenen insanların şirk ortamında çektikleri zorluklar ve şirk düzenindeki mantıksızlıklar belirtilmektedir. Âyetin son kısmında “el-hamdu lillah!” şu anlamı ifade eder: “red ve inkâr üslubu ile soruya muhatap olan müşrik o kadar zor durumdadır ki ağzını açma cesareti bile gösterememiştir. Bu durum karşısında mümin; “Hamd-u senalar olsun Allah’a ki bütün gerçek O’nundur!” bu gerçek karşısında şirk kaçacak delik aramaktadır” deyip coşku ve sevincini haykırmaktadır.
Süleyman Ateş
Allah, (ortak koşanla tek Allah'a inananın durumunu anlatmak için) şöyle bir misal verdi: Birbiriyle çekişen ortaklara bağlı olan bir adam (yani köle) ile yalnız bir kişiye bağlı olan bir adam. Şimdi bu ikisinin durumu bir olur mu? Hamd yalnız Allah'a mahsustur, fakat çokları (yalnız Allah'a tapılacağını) bilmiyorlar.
Şimdi Allah bir örnek veriyor: Birbiriyle uyumsuz bir kaç amirin emrindeki kişi ile güvenilir bir tek amirin emrindeki kişinin durumu aynı olur mu? Her şeyi güzel yapmak Allah’a mahsustur ama çoğu bunu bilmez.
Allah, birbiriyle geçinemeyen bir çok ortağa bağlı olan bir adamla, yalnız bir kişiye teslim olmuş bir adamı örnek olarak vermiştir. Bu ikisinin durumu eşit midir? Hamd, Allah'a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler.
Allah şu iki adamı misal olarak verdi ki, onlardan biri geçimsiz ortakların emrindedir, diğeri ise sadece bir adama aittir.(13) Bu ikisinin hali bir olur mu? Hamd tümüyle Allah'a aittir. Fakat çokları bunu bilemiyor.
(13) Tevhid ile şirk arasında bir karşılaştırma yapılarak birinin kolay ve makul oluşu, diğerinin de imkânsızlığı gösteriliyor.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah; hakkında birbiriyle didişen ortakların bulunduğu bir adamla, bir tek ere teslim olan bir adamı örnek verdi. Örnek olarak bu ikisi eşit olur mu? Hamd, yalnız Allah'adır! Ama onların çokları bilmiyorlar.
urdı Tañrı bir meŝel bir er anuñ içinde ortaķlardur ŧartışıcılar daħı bir er ħālis bir erüñ. hįç berāber mıdur ol iki meŝeldin yaña? sipās şükr Tañrı’nuñ belki eyregi anlaruñ bilmezler.
Tañrı Ta‘ālā meẟel urdı mü’minlere, kāfire. Bir kişi ki ‘abd ola, andaşerīkler ola, yaman ḫulḳlular biri birine muḫālif. Ḳansınuñ buyruġın işidecekbilmeye, ḥayrān ḳala ve bir kişi daḫı yaluñuz bir kişinüñ ḳulı olsa, berāberolurlar mı meẟelde? Şükr Allāh[a]. Bel ki anlaruñ çoġı bilmezler.