Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4094, sondan 2143. ayet; 39. sure ve bu surenin 36. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 15, harf sayısı 57 ve toplam ebced değeri ise 3365 olarak hesaplanmıştır.
اليس الله بكاف عبده ويخوفونك بالذين من دونه ومن يضلل الله فما له من هاد
اليساللهبكافعبدهويخوفونكبالذينمندونهومنيضللاللهفمالهمنهاد
Eleysa(A)llâhu bikâfin ‘abdeh(u)(s) ve yuḣavvifûneke billeżîne min dûnih(i)(c) vemen yudlili(A)llâhu femâ lehu min hâd(in)
Allah, kuluna yetmez mi? Seni O’ndan (Allah’tan) başkalarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici yoktur.
Tefsirlerde belirtildiğine göre Kureyş putperestleri, Hz. Peygamber’e, “Sen putlarımız hakkında kötü sözler söylüyorsun ama biz putlarımızın seni çarpmasından, hastalandırmasından kaygı duyuyoruz” diyerek onu korkutmaya çalışırlardı. 36. âyetle bu hususta onun gönlünün rahatlatılması amaçlanmış (Taberî, XXIV, 5; İbn Atıyye, IV, 532) ve bu tür inançların birer sapkınlık alâmeti olduğu bildirilmiştir; 37. âyette ise Allah’ın yolundan gideni hiçbir gücün bu yoldan saptıramayacağı hatırlatılmıştır. Allah azîzdir, güçlüdür; peygamberini ve onu izleyenleri düşmanları karşısında başarılı kılar; bâtıl inançları ve haksız eylemleriyle yoldan çıkmış olanları da hak ettikleri şekilde cezalandırır. Böylece her iki âyette inançları ve davranışlarıyla iyi yolda olan müminlere, doğru bildikleri yolda azimle ve güvenle ilerledikleri sürece Allah’ın yardımının kendileriyle beraber olacağı ümidi ve güvencesi verilmektedir.
Allah kuluna yetmez mi hiç! Seni O’ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah kimi saptırırsa (sapkınlığını onaylarsa) artık ona hiçbir yol gösteren olamaz.
Yüce Allah’ın saptırdığını, yani sapma kararı verenin bu kararını onayladığı hiç kimsenin artık doğru yola ulaşamayacağıyla ilgili benzer mesajlar: A‘râf
7:186; Ra‘d
13:33; Rûm
30:29; Zümer
39:23; Mü’min
40:33; Câsiye
45:23.
Allah, kuluna yetmez mi? Onlar seni, O'ndan başkaları ile korkutuyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık ona doğru yolu gösterecek hiçbir kimse yoktur.
Allah, kuluna yeterli değil mi? Onlar seni O'ndan başkası ile korkutmaya çalışıyorlar. Allah, kimi sapkınlıkta bırakırsa, onu doğruya iletecek yoktur.¹
1- Uygun gördüğünü. Yani, kişinin seçimine göre uygun olan karşılığı vererek. Bu terkip; Allah, doğru yola iletilmeyi hak edeni, isteyeni doğru yola iletir; sapkınlıkta kalmayı hak edeni, isteyeni de sapkınlıkta bırakır; sapkınlığı gerektiren şeyler yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. (Bkz. 41)
Allah, kuluna (özellikle Kendi yolunda olanlara) kâfi değil midir? (Ey Resulüm!) Seni (ve ümmetini) Allah’tan başkalarıyla (canlı ve cansız putlarla ve süper güç ordularıyla) korkutuyorlar. (Bu, Allah’ın kudretini ve va’adini idrak edemediklerindendir.) Allah, kimi saptırırsa artık ona hidayet edecek (birini bulmak) mümkün değildir.
Allah, yetmez mi kuluna? Ve seni, ondan başka mabut saydıklarıyla mı korkutuyorlar? Ve Allah kimi doğru yoldan saptırırsa ona yol gösterecek yoktur.
Allah kuluna kafi değil mi? Ama seni O'nun yerine kulluk yaptıkları hayali, sahte ilahlarla korkutuyorlar. Allah kimi saptırırsa, artık onu yola getiren bulunmaz.
Allah kendisini ilâh tanıyan, candan müslüman olarak kendisine bağlanan, saygılı kuluna kâfi değil mi? Kâfirler, inanmayanlar, seni Allah'ın dışında, bir değer ifade etmeyen derekedeki aşağılık varlıklarla korkutabilirler mi? Allah kimlerin hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine özgürlük tanırsa, onları kimse doğru yola getiremez.
Allah kuluna yeterli değil midir? Seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah kimi saptırırsa artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur.
36.Abdurrezzak`ın Ma`mer`den rivayet ettiğine göre müşrikler Resulullah (a.s.)`a: "İlahlarımızı kötülemekten vazgeç yoksa onlara söyleriz seni çarparlar" dediler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.
Allah, kuluna yeterli değil mi? Seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için bir yol gösterici yoktur.
Allah, kuluna (Peygamberine) kâfi değil mi? (Ey Rasûlüm, durmuşlar da) seni Allah'dan başkalarıyla (putlarla) korkutuyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık ona hidayet edecek yoktur.
Allah, kulu için yeterli değil midir? (Evet, yeterlidir.) Hâlbuki onlar, Allah dışındaki şeyler ile seni korkutmak istiyorlar. Ve Allah kimi saptırırsa, artık onun için bir yol gösterici olamaz. (Onlar gibi.)
Allah yetişmez mi kendi kuluna? Ondan ayrı olanlarla, seni korkutuyorlar, Allahın saptırdığı kimseye bir kılavuz bulunmaz
Allah, kuluna yetmez mi? (Ey Resul!) Seni O'ndan başkaları ile (kulluk yaptıkları hayali ilahlarla) korkutuyorlar! Allah kimi (kötü niyetinden ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa artık onu yola getiren bulunmaz.
“Allah kuluna yetmez mi?” cümlesi, insanı Allah’a yaklaştıracak en etkin ifadelerdendir.Buradaki soru inkârîdir. Yani “elbette ki yeter” demektir. Bu sorunun ilk muhatabı Hz. Peygamber olsa da onun şahsında bütün insanlardır. Zira ayette geçen “abd” kelimesi nekre olduğu için bütün kulları ifade eder. Bu soruyu doğrudan Allah soruyor ve Kendisinin kulunun bütün ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olduğunu ifade ediyor ve kulundan sadece bilinilmek ve sorumluluk istiyor, yakınlık ve saygı bekliyor. Dolaysıyla durumu ne olursa olsun kişinin kapısını çalacağı ve kendisinden yardım dileneceği tek varlık Allah’tır. O varlığa gönlünü açtığı ve elini uzattığı taktirde boş dönmeyeceği ilahi bir hakikattir.Hz. Peygamber, Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştırmanın çok büyük bir felaket olduğunu, tapınılan varlıkların kendilerine bile faydalarının olamadığını, dolayısıyla insanların putlara tapınmaması gerektiğini her fırsatta anlatıyordu. Müşrikler, Hz. Muhammed’e; “tanrılarımıza dil uzatırsan, onlar seni çarpar” diyorlardı. Böylece ayette de ifade edildiği gibi Allah’tan başka taptıklarıyla Hz. Peygamberi korkutmaya çalışıyorlardı. Hâlbuki Hz. Peygamberi korkuttukları şey kendilerini çepeçevre kuşatmıştı. Çünkü putlara tapmakla sapıtan ve çarpılan Hz. Muhammed değil, bizzat kendileriydi.
Allah, kuluna yetmez mi? Seni O'ndan başka şeylerle korkutuyorlar. Allah'ın, saptırdığını doğru yola koyacak yoktur.
Allah kuluna kâfi değil midir? Seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun yolunu doğrultacak biri yoktur.
Müşrikler, Hz. Peygamber’e «Tanrılarımızı kötüleme, sonra onlar seni çarpar!» diyorlardı. Hz. Peygamber, Hâlid b. Velîd’i Uzzâ adlı putu kırmak için gönderdiğinde putun bekçileri Hâlid’e: «Bak, o öfkelidir, sakın başına bir şey gelmesin!» demişlerdi. Hâlid gidip putun burnunu kırmış, korkutmalarının da bir sonuç vermediği böylece ortaya çıkmıştır.
ALLAH kuluna yetmez mi? Seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. ALLAH kimi saptırırsa ona bir yol gösteren bulunmaz
Allah, kuluna kâfi değil midir? Durmuşlar da seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Her kimi ki Allah şaşırtırsa, artık ona hidayet edecek yoktur.
Allah kuluna kâfî değil mi? Durmuşlar da seni ondan beridekilerle korkutuyorlar, her kimi ki Allah şaşırtır artık ona hidayet edecek yoktur,
Allah, kuluna kâfi değil mi? Seni (Habîbim) Ondan başkalarıyle korkutuyorlar. Allah kimi sapdırırsa onun yolunu bir doğrultucu yokdur.
Allah kuluna kâfî değil midir? Bir de seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar.(1)Hâlbuki Allah, kimi (isyânındaki inadından dolayı) dalâlete atarsa, artık onu hidâyete erdirecek hiçbir kimse yoktur.
(1)Kureyş müşrikleri Peygamber Efendimiz (asm)’a: “Putlarımızın aleyhinde bulunma! Yoksa, seni ilâhlarımızın çarpmasından korkarız!” diyerek, güyâ korkutmak istemişlerdi. Başka bir rivâyete göre ise, Resûl-i Ekrem (asm), Hz. Hâlid bin Velid (ra)’ı Uzzâ denilen putu kırmak için göndermişti. Put bekçileri Hz. Hâlid (ra)’a: “Dikkat et, bu öfkelidir. Sakın başına bir şey gelmesin!” dediler. Buna rağmen Hz. Hâlid (ra), putun burnunu kırdı. Böylece müşriklerin, Müslümanları korkutmak istedikleri husûsun ne kadar ma‘nâsız olduğu onlara bilfiil gösterilmiş oldu. (Beyzâvî, c. 2, 326)
Allah kuluna yetmiyor mu ki? Seni, Allah’dan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah’ın sapıklıkta bıraktığı bir kimse için, ona doğru yola ulaştırabilecek hiçbir kimse yoktur.
Allah kuluna yetmez mi? Onlar seni Allah/tan başka taptıkları putlarıyle korkutuyorlar. Allah her kimi şaşırtırsa artık onun için doğru yola götürecek hiçbir kimse yoktur.
Allah, kuluna kâfi değil mi? Seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah kimi saptırırsa, artık onun için bir yol gösterici yoktur.
Sonsuz kudret, merhamet ve adâlet sahibi olan Allah, dost ve yardımcı olarak kuluna yetmez mi? Ey Müslüman! Buna rağmen müşrikler seni, O’ndan başka otorite kabul ederek boyun eğdikleri birtakım sözde ilâhlarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Güya onları kızdırırsan, gazâblarından kurtulamazmışsın! Ne büyük bir gaflet, ne derin bir sapıklık! Gerçek şu ki, Allah kimi günahları sebebiyle saptırmışsa, kimin yoluna ‘bu dalalettir, sapıklıktır, bu yol onu cehenneme götürür’ demişse hiç kimse ve hiçbir güç doğru yola iletemez!
Allah, kendi kuluna yeterli değil midir?
Seni, O’ndan başkalarıyla korkutuyorlar.
Allah kimi saptırırsa, ona hiçbir yol gösterici yoktur.
(Ey Muhammed!) Allah, kuluna kâfi değil mi?1 de seni Ondan başka şeylerle korkutuyorlar.2 Allah kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici yoktur.
1 Buradaki soru inkaridir. Yani “elbette kâfidir” demektir ki; bu kul Hz. Peygamber (a.s)’dır. Ayrıca buradaki (عَبْدَهُ) kelimesi nekra olduğuiçin kulların tamamını ifâde edebilir. Bu durumda da tercüme, “Allah kullarına yetmez mi?” şeklinde olabilir.2 Bu korkutma işi tüm Müslümanlar için geçerlidir. Zîrâ kâfirler, Müslümanları daima; sahte ilâhlarla, ilâhlaştırılmış derin güçler ve kişilerle, sosyal statülerle, büyü ve efsunlarla korkutarak kandırmaya çalışmaktadır. Fakat Müslümanlar bunlardan, ancak Allah’ın kendilerine kâfi geldiğini anladıkları an kurtulmuşlardır ve kurtulacaklardır.
ALLAH kuluna kafî değil mi? Ama seni, O'ndan başka 39 [kulluk yaptıkları hayali ilah]ları ile korkutuyorlar! Allah kimi saptırırsa artık onu yola getiren bulunmaz,
Allah kuluna yetmez mi ki, onlar seni Allah’tan başka bir takım kişilerle korkutmaya çalışıyorlar. Allah kimin sapkınlığını onaylarsa artık onu doğru yola iletecek yoktur. 4/45, 25/31
HİÇ Allah kuluna yetmez mi ki, onlar seni O’ndan başkalarıyla korkutuyorlar?[4138] Ve Allah kimi yoldan saptırırsa, artık onu doğru yola getiren olmaz;
[4138] Zımnen: Allah yetmezse kim yeter? Tüm şirke dayalı sapmalar, Allah’ın yetersizliği sapık fikrine dayalıdır. Bu nedenle şirk, özünde Allah’ın yetersiz olduğunu iddia etmek demektir.
Allah kuluna kâfi değil midir? Ve seni O'nun gayrı olanlar ile korkutuyorlar. Ve Allah kimi dalâlete düşürürse artık onun için hidâyet rehberi yoktur.
Allah kuluna kafi değil midir? Kalkmışlar da seni O'nun dışında birtakım başka şeylerle korkutmaya çalışıyorlar. Allah kimi şaşırtırsa artık onu yola getiren olamaz.
Müşrikler müminleri “Tanrılarımıza ilişmeyin, yoksa onlar sizi çarpar” diye korkutmaya çalışıyorlardı. Hz. Peygamber Halid b. Velid’i, Uzza putunu kırmak için gönderdiğinde putun bekçileri: “O öfkeli biridir, sakın başına bir iş gelmesin” demişlerdi. Halid hiç tereddüt etmeden onun burnunu kırmış, hiç bir şey yapamayacaklarını ona tapanlara da göstermişti.
Allah kuluna kafi değil mi? Seni O'ndan başkalarıyle korkutuyorlar. Allah kimi şaşırtırsa artık onu yola getiren olmaz.
Tanrılarımızı yerme, sonra tanrılarımız seni çarpar! diyorlar. Hz. peygamber (s.a.v.), Hâlid ibn Velîd'i, 'Uzzâ adlı putu kırmak için göndermişti. Putun bekçileri Hâlid'e: "Bak, o öfkelidir, sakın başına bir şey gelmesin!" dediler. Hâlid gitti, putun burnunu kırdı.
Seni, Allah ile aralarına koydukları şeyle korkutuyorlar; Allah kuluna yetmez mi? Allah’ın sapık dediğine kimse “Doğru yoldadır” diyemez.
Allah kuluna yetmez mi? Onlar seni Allah'tan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah kimi dalalette bırakırsa, ona yol gösterecek kimse yoktur.
Kuluna Allah yetmez mi? Onlar ise Allah'tan başkalarıyla seni korkutmak istiyorlar. Allah kimi saptırırsa, artık ona yol gösterecek kimse olmaz.
Allah, kuluna Kâfi değil mi, yetmiyor mu? Seni, O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah kimi saptırırsa artık ona kılavuzluk edecek yoktur.
iy degül mi Tañrı kifāyet idici ķulına? daħı ķorķıdurlar seni anlaruñ-ıla kim Tañrı’dan ayruķdur. daħı her kimi azdura Tañrı yoķdur anuñ hįç yol gösterici.
Tañrı Ta‘ālā kifāyet idici degül midür ḳulına? Daḫı seni ḳorḳudurlar yāMuḥammed Tañrıdan özgeler‐ile. Kimi ki Tañrı Ta‘ālā azdursa aña hidāyetvirici bulunmaz.
(Ya Peyğəmbər!) Məgər Allah Öz bəndəsinə kifayət deyilmi?! Onlar (müşriklər) isə səni Ondan qeyriləri (öz bütləri, tanrıları) ilə qorxudurlar. Allahın yoldan çıxartdığı kimsəyə heç kəs yol göstərə bilməz.
Will not Allah defend His slave? Yet they would frighten thee with those beside Him. He whom Allah sendeth astray, for him there is no guide.
Is not Allah enough(4296) for his Servant? But they try to frighten thee with other (gods) besides Him! for such as Allah leaves to stray, there can be no guide.*
4296 The righteous man will find Allah enough for all the protection he needs, all the rest and peace he craves for, and all the happiness he can imagine. If the evil ones wish to frighten him with false gods, he knows that that is mere superstition. In the case of idols to whom worship is paid, this is easily intelligible. But there are other false gods which men worship—wealth, power, science, selfish desire, and so on. The idea may occur to them: "this is the right course, but what will men say?" or "shall I lose my case if I tell the truth?" or "will it ruin my chances if I denounce sin in high places?" All such false gods will only mislead and leave their victims in the lurch. The worship of them will lose them the Grace of Allah, which wants to guide and comfort all who seek Allah.