Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4129, sondan 2108. ayet; 39. sure ve Zümer Suresinin 71. ayetidir. Zümer Suresi 71. ayetinin kelime sayisi 34, harf sayısı 151 ve toplam ebced değeri ise 11531 olarak hesaplanmıştır. Zümer Suresinin toplam ebced değeri 364979 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وسيق الذين كفروا الى جهنم زمرا حتى اذا جاؤها فتحت ابوابها وقال لهم خزنتـها الم يأتكم رسل منكم يتلون عليكم ايات ربكم وينذرونكم لقاء يومكم هذا قالوا بلى ولكن حقت كلمة العذاب على الكافرين
İnkâr edenler grup grup cehenneme sevk edilirler. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: “Size içinizden, Rabbinizin âyetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar da, “Evet geldi” derler. Fakat inkârcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir.
Âhiretteki adaletli yargının sonucu, münkir ve mücrimlerin cezalandırılmak üzere cehenneme; âyetteki deyimiyle müttakilerin yani Allah’a saygı duyup hükümlerini çiğnemekten sakınmaya özen göstermiş müminlerin de cennete gönderilmesidir. Cehennem bekçilerinin, oraya getirilenlere soracakları soruya dair kınama mahiyetindeki ifadeler, aslında bu dünyada henüz ellerinde fırsat bulunanlar için dolaylı bir uyarı maksadı taşımaktadır. Buna karşılık cennet bekçilerinin oraya gelenlere söyleyecekleri güzel sözler ve iltifatlar ile bunun ardından cennete girenlerin, rablerine karşı minnetlerini dile getiren mutluluk dolu sözleri de aslında yine bu dünyada yaşayanları imana ve takvâ çizgisinde bulunmaya, Allah’ın rızasına uygun işler yapmaya teşvik etmektedir.
Sûrenin sonunda meleklerin oradaki hitaplarıyla ilgili etkileyici bir tasvirin ardından uhrevî yargılamada hakkın yerini bulduğunun bir defa daha altı çizilmekte; nihayet bu adaletinden dolayı Allah’a duyulan derin minnet ve şükranın, “Bütün övgüler âlemlerin rabbi olan Allah içindir” şeklinde dile getirileceği bildirilmektedir.
Zümer sûresinin son âyetlerinde veciz bir şekilde anlatılan ve dinî literatürde “âhiret halleri” denilen mahşer, mizan, hesap, sırat, cennet, cehennem gibi varlık ve olaylar, henüz gerçekleşmediği, örneği yaşanmadığı için –tekrarı mümkün olmayan her olay gibi– insanların bilgi sınırlarını aşmakta, iman alanına girmektedir. Kur’an-ı Kerîm’de bunlarla ilgili açıklamalar, tasvirler genellikle insanların zihinlerinde olabildiğince isabetli çağrışımlar ve gönüllerinde verimli etkiler doğmasını sağlayacak şekilde somutlaştırılarak verilmiştir. Sûrenin bu son âyetlerinde de önemli ölçüde bu anlatım tarzı hâkimdir. Bu temsilî açıklamaları tam ve doğru olarak tefsir ve te’vil etmemiz mümkün değildir; bu hususta yapılan yorumlar, te’viller ancak onu yapan kişilerin kendilerine ait yorum ve anlayışlar olup başkalarını bağlayıcı nitelikte kesin bilgiler değildir. Bu hususta öteden beri benimsenen en sağlıklı yaklaşım, bu konularda âyetlerin ve sahih hadislerin asıl anlamlarının ne olduğunu kavrayıp açıklayamasak da onların bildirdiklerine şeksiz şüphesiz iman etmek, açıklamaların amacına yönelmek ve bu imanın gereğince yaşamaktır.
Mehmet Okuyan
Kâfir olanlar grup grup cehenneme sevk edilecektir. Sonunda oraya geldikleri zaman kapıları açılacak ve bekçileri onlara “Size, içinizden Rabbinizin ayetlerini [tilavet] eden (okuyup aktaran) ve bugününüzle karşılaşacağınızı uyaran elçiler gelmemiş miydi?” diyecektir. Onlar “Evet (gelmişti)!” diyecekler ancak azap sözü kâfirler üzerine hak olmuştur.
Burada ve 73. ayette geçen [zümer] kelimesi “grup grup, bölük bölük, gruplar halinde” anlamlarına gelmektedir ve surenin ismidir.
Bayraktar Bayraklı
İnkâr edenler, gruplar halinde cehenneme sürülecekler. Oraya vardıklarında cehennemin kapıları açılacak; cehennemin bekçileri onlara, “Size, içinizden, Rabbinizin âyetlerini okuyan ve bugüne kavuşacağınıza dair uyarıda bulunan peygamberler gelmedi mi?” derler. “Evet geldi” derler ama, azap sözü kâfirlerin üzerine hak olmuştur.
(Ardından) İnkâr edenler, cehenneme bölük bölük sevk olunacaklardır. Nihayet oraya geldikleri zaman, kapıları açılacak ve onlara (cehennemin) bekçileri: "Size, Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugünle karşılaşacağınızı (söyleyip) sizi uyaran elçiler gelmedi mi?" diye soracaklardır. Onlar ise: "Evet (geldiler ve bizi uyardılar) ; ancak azap kelimesi kâfirlerin üzerine hak oldu. (Biz de layığımızı bulduk) ” diye (yanıtlayacaklardır.)
Ve kafir olanlar, bölükbölük cehenneme sürülmüştür, oraya geldikleri zaman kapıları açılmıştır da bekçileri, onlara, sizin içinizden, Rabbinizin ayetlerini okuyan ve sizi, bugüne kavuşacağınızı söyleyerek korkutan peygamberler gelmedi mi size derler. Onlar da evet derler ve fakat azap hükmü, hak olmuştur kafirlere.
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, bölük bölük cehenneme sürüleceklerdir. Oraya vardıklarında kapılar açılacak ve cehennem bekçileri onlara: “Aranızdan size, Rabbinizden mesajlar getiren ve sizi bu hesap gününe karşı uyaran elçiler gelmedi mi?” diye soracaklar. Onlar da: “Elbette geldiler” diye cevap verecekler. Ama gerçekleri inkâr edenler için, azap hükmü çoktan verilmiş olacaktır.
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, suçlarına, küfürdeki derecelerine göre Cehennem'e bölük bölük sevkedilir. Cehennem'e geldiklerinde, kapıları açılır. Cehennem'in bekçileri, gelenlere:
“Size, içinizden Rabbinizin âyetlerini okuyan ve bugün hesaba çekilip cezalandırılacağınız konusunda sizi uyaran Rasuller gelmedi mi?” derler.
“Elbette, geldi” derler. Ama hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, sana ve Kur'ân'a itibar etmedikleri için, ceza ile ilgili, haklı, gerekçeli hükümlerimiz bu arada uygulanmıştır.
İnkâr edenler bölük bölük cehenneme sürülürler. Sonunda oraya geldiklerinde kapıları açılır ve oranın bekçileri kendilerine: "Size içinizden, Rabbinizin ayetlerini size okuyan ve bu gününüzle karşılaşacağınız hakkında sizi uyaran elçiler gelmedi mi?" derler. Onlar da: "Evet, ama kâfirler için azap sözü hak oldu" derler.
İnkâr edenler, cehenneme bölük bölük sevkedildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman, kapıları açıldı ve onlara (cehennemin) bekçileri dedi ki: 'Size Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugünle karşılaşacağınızı (söyleyip) sizi uyaran elçiler gelmedi mi?' Onlar: 'Evet' dediler. Ancak azab kelimesi kâfirlerin üzerine hak oldu.
Kâfir olanlar bölük bölük cehenneme sürülür. Nihayet oraya vardıklarından kapıları açılır ve bekçileri onlara şöyle der: “- Size, içinizden peygamberler gelip de Rabbinizin âyetlerini okumadı mı, sizi bu gününüze kavuşmakla korkutmadı mı?” Onlar “- Evet, geldi. Fakat (Allah'ın kâfirlere olan azab vaadi), azab sözü kâfirler üzerine gerçekleşti.” derler.
Ve o kâfirler, Cehenneme doğru grup grup sevk edilirler. Nihayet Cehenneme geldiklerinde, kapıları açılır. Ve Cehennemin bekçileri, onlara: “Sizden, Rabbinizin ayetlerini size okuyan, böyle bir gün ile karşılaşmaktan sizi uyaran peygamberler size gelmedi mi?” derler. Onlar: Evet, derler. Fakat artık kâfirlerin aleyhine azap sözü hak olmuştur.
İnkârcılar gruplar halinde cehenneme sevk edilir. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle der: “Size içinizden, Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran kimseler gelmedi mi?” Onlar da: “Evet geldi” derler. Fakat inkârcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir.
O küfredenler, bölük halinde cehenneme sürülür. Nihayet oraya geldikleri zaman kapıları açılır, bekçileri onlara: Size, içinizden Rabbinizin âyetlerini okuyan ve bugüne kavuşacağınızı ihtar eden peygamberler gelmedi mi? derler. «Evet geldi» derler ama, azap sözü kâfirlerin üzerine hak olmuştur.
Âyetten, şerîat gelmeden önce teklifin olmadığı anlaşılmaktadır. Çünkü melekler, cehennem ehlinin kınanmasını, peygamberlerin gelmesi ve kitapların tebliğ edilmesine rağmen inanmamaları sebebine dayandırmışlardır.
Edip Yüksel
İnkar edenler yığınlar halinde cehenneme götürülürler. Oraya vardıklarında onun kapıları açılır ve bekçileri onlara, "Size, Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bu gününüzle karşılaşacağınız konusunda sizi uyaran sizden elçiler gelmemiş miydi?" derler. "Evet. Ancak 'ceza' sözü inkarcılar hakkında gerçekleşmiştir," diye karşılık verirler
İnkâr edenler bölük bölük cehenneme sevkedilmektedir. Nihayet oraya vardıklarında kapıları açılır ve bekçileri onlara: "İçinizden size Rabbinizin âyetlerini okuyan, bu gününüzle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" derler. Onlar da: "Evet geldi" derler. Fakat kâfirler üzerine azab kelimesi hak oldu.
Ve küfredenler zümre zümre Cehenneme sevkedilmektedir, nihayet ona vardıklarında kapıları açılır ve bekçileri onlara şöyle der: size rabbınızın âyetlerini okur ve sizi bu günün» likasından korkutur Resuller gelmedi mi içinizden sizlere? Evet derler: geldi velâkin kâfirler üzerine «kelimei azâb» hakk oldu
O küfredenler ayrı ayrı zümreler haalinde cehenneme sürüldü. Nihayet oraya geldikleri zaman onun kapıları açıldı. (Cehennemin) bekçileri onlara (şöyle) dedi: «Size içinizden Rabbinizin âyetlerini karşınızda okuyacak, sizi bu gününüze kavuşmakla tehdîd edecek peygamberler gelmedi mi? Onlar «Evet (geldi)», dedi (ler), fakat azâb kelimesi (biz) kâfirlerin üzerine hak oldu».
Doğruları inkâr edenler guruplar halinde cehenneme götürüldükleri zaman, cehennemim kapıları açılıp görevlileri onları karşıladıklarında, onlara “İçinizden Rabbinizin ayetlerini size okuyan ve karşılaştığınız şu günle sizi uyaran Allah’ın elçileri gelmedi mi?” diye sorarlar. Onlarda “Evet geldi” derler. Böylece azap hükmü, inkâr edenler üzerine gerçekleşmiş olur.
Kâfirler Cehenneme bölük bölük sürülür, nihayet Cehenneme varınca Cehennem kapıları açılır, Cehennem bekçileri onlara «— Size Rabbinizin âyetlerini okur, sizi bugüne kavuşacağınızla korkutur içinizden peygamberler gelmedi mi?» derler. Onlar «— Evet geldi, okudu, korkuttu. Fakat bizim kötü amellerimize göre bizim gibi kâfirlere azap vadesi sabit olmuştu» diyecekler.
Küfre sapanlar bölük bölük cehenneme sürülür. Oraya vardıklarında kapılar açılır. Bekçiler onlara, “Size, içinizden Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugüne kavuşacağınızı ihtar eden peygamberler gelmedi mi?” derler. Onlar, “Evet, geldi” derler. Lâkin azap sözü kâfirlerin üzerine hak olmuştur.
Ve böylece, kâfirler, her topluluk kendi liderinin arkasında olmak üzere gruplar hâlinde cehenneme sürülecekler. Oraya vardıklarında, cehennemin kapıları açılacak ve oranın bekçileri olan görevli melekler, onlara hayretle soracaklar: “Size kendi içinizden, Rabb’inizin ayetlerini sizlere okuyan ve böyle bir günle karşılaşacağınızı söyleyerek sizi uyaran Peygamberler veya İslâm tebliğcileri gelmedi mi?” Buna karşılık zâlimler, “Evet, elbette geldi!” diyecekler, “Ama ne var ki, biz onları dinlemedik, aksine onlarla alay edip durduk! Böylece Rabb’imizin azap hükmü, biz kâfirler için kesinleşmiş oldu.”
İnkâr edenler, ZÜMRELER / Bölükler halinde Cehennem’e sevk edildi.
Sonunda oraya geldikleri zaman kapıları açıldı; oranın bekçileri onlara:
-“Size rabbinizin âyetlerini okuyan, bununla karşılaşacağınız için gününüzde sizi uyaran, içinizden rasûller gelmedi mi?” dedi.
-“Evet (geldi)!” dediler; ama Kâfirler’e Azap sözü gerçekleşti.
(O gün) kâfirler cehenneme doğru bölük bölük sürülecek, sonunda cehenneme geldikleri zaman, kapıları açılacak ve onlara (cehennemin) bekçileri: “Size, içinizden Rabbinizin âyetlerini okuyan ve bugüne kavuşacağınızı (söyleyip) sizi uyaran Peygamberler gelmedi mi?” diyecekler. Onlar da: “Evet, geldi.” diyecekler. Fakat kâfirler için azap emri, çoktan verilmiş olacaktır.
Hakikati inkara şartlanmış olanlar, bölük bölük cehenneme sürüleceklerdir; oraya vardıklarında kapılar açılacak ve muhafızlar onlara, “Aranızdan, size Rabbinizden mesajlar getiren ve sizi bu [Hesap] Günü'ne karşı uyaran elçiler gelmedi mi?” diye soracaklar. Onlar, “Elbette geldiler!” diye cevap verecekler. Ama hakikati inkar edenler için azap [hükmü] çoktan verilmiş olacaktır; 73
O gün gerçekleri örtbas eden kâfirler gruplar halinde cehenneme sevk edilirler. Nihayet oraya varınca cehennemin kapıları açılır ve oranın görevlileri onlara: – Size aranızdan Rabbinizin ayetlerini okuyup ileten ve sizi bu dehşetli günle karşılaşacağınıza dair uyaran elçiler gelmedi mi? diye soracaklar, onlar da: – Evet, geldi, diyecekler. Fakat artık bu kâfirler için azap hükmü çoktan kesinleşmiş olacak. 2/119, 67/6...12
İnkârda direnenler de, guruplar halinde cehenneme sürülecek. Oraya vardıklarında, (cehennemin) kapıları açılacak; ve oranın muhafızları onlara “Size aranızdan Rabbinizin âyetlerini ulaştıran ve sizi (hesap vereceğiniz) bu güne karşı uyaran elçiler gelmemiş miydi?” diye soracaklar. Sahi, küstahça böbürlenenler için ne berbat bir meskendir orası!Onlar: “Elbette geldi!” diyecekler; ne var ki inkâr edenler hakkındaki azap hükmü kesinleşmiş olacak.
Ve kâfir olanlar, bölük bölük cehenneme sevkedilmişlerdir. Vaktâ ki oraya geldiler, kapıları açılıverdi ve onlara bekçileri dedi ki: «Size içinizden Rabbinizin âyetlerini okur ve sizi bugününüze kavuşacağınızla korkutan peygamberler gelmedi mi?» Dediler ki: «Evet..» Fakat azap kelimesi kâfirler üzerine hak oldu.
Buradan, yükümlülüğün vahiy ile başladığı anlaşılır. Zira meleklerin azarlamasına esas olan şey, peygamber ve kitapların gelmesi olmuştur.
Süleyman Ateş
Nankörler, bölük bölük cehenneme sürülmüşlerdir. Oraya geldikleri zaman, kapıları açılan cehennemin bekçileri onlara şöyle demiştir: "Kendi aranızdan, Rabbinizin ayetlerini size okuyan ve sizi bu gününüzle karşılaşacağınız hakkında uyaran elçiler gelmedi mi?" "Evet geldi, demişlerdir; ama kafirlere azab sözü hak olmuştur (kafirler azab hükmünü giymeyi hak etmişlerdir)."
Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler), bölükler halinde Cehennem’e gönderileceklerdir. Oraya varınca kapıları açılacak ve oranın bekçileri şöyle diyeceklerdir: “Size içinizden elçiler gelip Rabbinizin âyetlerini yüzünüze karşı okumadılar mı? Böyle bir günle karşılaşacağınızı söyleyip sizi uyarmadılar mı?” Onlar: “Evet” diyecekler ama o kafirlerin azap çekeceklerine dair o söz, artık yerine getirilmiş olacaktır.
İnkarcılar bölük bölük cehenneme sevkedilmiştir. Oraya geldikleri zaman kapıları açılmış ve oranın bekçileri onlara:-İçinizden size, Allah'ın ayetlerini okuyan ve sizi bu güne kavuşmak ile uyaran elçiler gelmedi mi? demiş, onlar da:-Evet, geldi, demişlerdir. Fakat, artık inkarcılara verilen azap sözü yerini bulmuştur.
İnkâr edenler bölük bölük Cehenneme sürülür. Oraya vardıklarında, Cehennemin kapıları açılır ve bekçileri onlara sorar: “İçinizden size Rabbinizin âyetlerini okuyan ve kavuştuğunuz bugün hakkında sizi uyaran peygamberler size gelmedi mi?” Onlar “Evet, geldi” derler. Ne çare ki, kâfirler hakkındaki azap sözü artık gerçek olup çıkmıştır.
İnkâr edenler bölük bölük cehenneme sevk edilirler. Oraya geldiklerinde onun kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: "Size, içinizden resuller gelmedi mi ki, Rabbinizin ayetlerini karşınızda okusunlar ve sizi şu gününüze kavuşmanız hususunda uyarsınlar?" Onlar: "Evet, derler, geldi ama inkârcılar hakkında azap hükmü hak oldu."