Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 579, sondan 5658. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 86. ayetidir. Nisâ Suresi 86. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 57 ve toplam ebced değeri ise 2886 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واذا حييتم بتحية فحيوا باحسن منها او ردوها ان الله كان على كل شيء حسيبا
Aracılık için birisine başvuranlar işe selâm ile başlayacaklardır. Müminler karşılaştıklarında selâmlaşacak, karşılıklı olarak iyi dilekte bulunacaklardır. Her kültürde selâmlaşma âdeti ve bu âdetin gerektirdiği usul ve âdâb vardır. Bu münasebetle müslümanlar arasında selâmlaşmanın nasıl olması gerektiği konusuna geçilmiştir. “Selâm” diye tercüme edilen tahiyye, hayat kelimesiyle aynı kökten olup lugat mânası itibariyle “sağlık, uzun ömür dilemek” demektir. Tefsirciler buradaki tahiyye buyruğunu üç şekilde açıklamışlardır: a) Hapşıranın “elhamdülillâh” demesi ile başlayan karşılıklı dualar; b) Hediye verene hediye ile mukabele; c) Selâm verip almak. Tahiyye kelimesi daha ziyade bu üçüncü mânada kullanılmıştır.
Câhiliye devrinde de çeşitli sözlerle selâmlaşma yapılır, ama selâmlaşmada köleliğin ve sınıf farkının izleri görülürdü. Köleler, zayıflar ve garipler selâm vermek mecburiyetinde görülür ve verirken de birtakım kalıplara riayet etmeleri beklenirdi. İslâm dini getirdiği eşitlik ve fazilet anlayışına uygun olarak bir selâmlaşma âdâbı oluşturdu. Sünnet ve örf bunun verilişini “esselâmü aleyküm” veya “selâmün aleyküm”, alınışını da “aleykümüsselâm, aleykümselâm, ve aleykümüsselâm ve rahmetullah ve berekâtüh” şeklinde belirledi. Selâmlaşma müslümanlar arasında bir ülfet, kaynaşma, sevgi aracıdır, barış içinde olma işaretidir. Selâm verip alanlar birbirlerine Allah’tan “iyilik, esenlik, rahmet, bereket” dilemektedirler. Bu sebeple selâmlaşma Kur’an’da ve Sünnet’te teşvik edilmiş, âlimler tarafından hükmü ve âdâbı üzerine kafa yorulmuş, açıklamalar yapılmıştır.
Bir müslümanın bir veya daha fazla müslümanla karşılaştığı, bir araya geldiği zaman selâm vermesi sünnettir, bu selâmı birisi verince diğerlerinin onu alması farzdır. Bir kişinin verdiği selâmı topluluktan birinin almasıyla vazifenin yerine gelmiş olup olmayacağı konusu tartışılmıştır. Ebû Hanîfe’ye göre topluluktan her birinin selâmı alması gerekir. Gayri müslimlere de müminlere verilen selâmın verilebileceğini ileri süren âlimler bulunmasına rağmen ekseriyete göre onlara bir mümin böyle selâm vermez, onlar verirlerse “ve aleyküm” (size de olsun) şeklinde mukabele edilir (ayrıca bk. Nûr 24/ 27, 61).
Mehmet Okuyan
Bir selam ile selamlandığınız zaman, siz de ondan daha güzeli ile selamlayın; veya onu (o şekilde) karşılayın! Şüphesiz ki Allah her şeyin hesabını tutandır.
Buradaki [ev] edatı, Nisâ 4:77. ayette de olduğu gibi, “yani” anlamında yorumlanabileceği gibi “veya” anlamında da yorumlanabilir.,Bu ayette selam vermenin de almanın da dinî bir gereklilik olduğu ve öneminin büyüklüğü dile getirilmek istenmektedir. Bu buyruk, En‘âm 6:54 ve Nûr 24:62. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Ayrıca bu ayette “Size barış teklif edildiği zaman, siz de ondan daha güzeli ile barışa karşılık verin” şeklinde bir mesaj da vardır.
Bayraktar Bayraklı
Bir selâmla selâmlandığınızda, daha güzel bir selâmla, yahut aynıyla karşılık veriniz. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını tutmaktadır.[80]
1- Tahiyyat, selamlaşma, iyi dileklerde bulunma, esenlik dileme, demektir.
Ahmet Akgül
(Ey Müslümanlar, kim tarafından olursa olsun) Bir selamla selamlandığınızda, siz ondan daha güzeliyle selam verin, ya da aynıyla karşılık verin. Şüphesiz, Allah her şeyin hesabını tam olarak Görendir.
Size kazadan, belâdan esenlik, sağlık ve mutluluk dileğinde bulunulduğunda, teşekkür edildiğinde, selam verildiğinde, saygı gösterildiğinde, daha güzeliyle esenlik, sağlık mutluluk dileğinde bulunun, selâmlayarak, saygı göstererek, teşekkür ederek ona karşılık verin, yahut aynı ile mukabelede bulunun. Allah inceden inceye her şeyin hesabını yapar, karşılığını verir.
Bir selamla selamlandığınızda, siz ondan daha güzeliyle selam verin ya da aynıyla karşılık verin. Şüphesiz, Allah her şeyin hesabını tam olarak yapandır.
(Bir mü'min tarafından) bir selâmla selâmlandığınız zaman, siz ondan daha güzeli ile karşılık verin veya aynı ile mukabele edin. (Esselâmü aleyküm'e, ve aleykümü'sselâm ve rahmetu'llah” ile, “esselâmü aleyküm ve rahmetu'llahi” ye, “ve aleykümü's-selâm ve rahmetu'llahi ve berakâtüh” ile, “es-selâmü aleyküm ve rahmetu'llahi ve berekâtühü” ye de aynı ile karşılık verin). Allah her şeyin hesabını görücü bulunuyor.
Bir selam ile size selam verildiğinde, daha güzel bir selam ile veya aynısını iade ederek selam verin. Muhakkak Allah, her şeyden (sizi) hesaba çekendir.
Size bir selam verildiği vakit, siz de ondan daha güzel bir selamla karşılık verin yahut aynıyla karşılık verin. Şüphesiz Allah her şeyin hesabını (kaydını) tutmaktadır.
Bir selam ile selamlandığınız zaman siz de ondan daha güzeli ile selamlayın; yahut aynı ile karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını arayandır.
Selam, müslümanlar arasında sevgi ve barış sağlayan, mevcut sevgi ve samimiyeti artıran güzel bir vasıtadır.
Selamı veren, sevgi ve iyi niyetini ifadede öncülük ettiğinden, selamı alan da bir-iki kelime fazlasıyla cevap vererek bu güzel davranışa karşılık vermelidir.
Edip Yüksel
Herhangi bir selam ile selamlandığınız zaman daha güzeliyle veya aynen iade ederek selamı alın. Kuşkusuz ALLAH herşeyi hesaba katar.
Siz bir selam ile selamlandığınız zaman, siz de ondan daha güzeliyle karşılık verin veya verilen selamı aynen iade edin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.
Size her hangi bir suretle sağlık verildği zaman siz de ondan daha güzeli ile sağlık verin veya ayniyle mukabele edin, Allah her şeyi hısaba çekmekte bulunuyorlar
Bir selâm ile selâmlandığınız vakit siz ondan daha güzeli ile selâmı alın veya onu ayniyle karşılayın. Şübhesiz ki Allah her şey'in hesabını hakkıyle arayandır.
Hem bir selâm ile selâmlandığınız zaman, artık (siz) ondan daha güzeli ile selâm verin veya ona (aynı ile) mukabele edin!(2) Şübhesiz ki Allah, herşeyin hesâbını hakkıyla görendir.
(2)Selâm vermek sünnet, selâm almak ise farz-ı kifâyedir. Kur’ân-ı Kerîm okuyan, hadîs-i şerîf rivâyet eden, ilmî müzâkerede bulunan, ezan okuyan ve kāmet getiren kimse, verilen selâma cevab vermekle mükellef değildir. (Nesefî, c. 1, 351)
İlyas Yorulmaz
Eğer size bir selam verilirse, sizde o selamın en güzeliyle karşılık verin veya aynı selamla cevaplayın. Allah her şeyin hesabını en iyi yapandır.
İsmail Hakkı İzmirli Nisâ Suresi 86. Ayet Açıklaması
[12] Veya atıyye ile.[13] Ona göre ceza verir, yahut Allah elverir demektir.
Kadri Çelik
Bir selam ile selamlandığınız zaman, ondan daha iyisiyle selam verin veya aynısı ile karşılık verin. Allah şüphesiz her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.
Düşman topraklarında bulunduğu hâlde, kendisinin Müslüman olduğunu veya size karşı barışçıl amaçlar taşıdığını ifâde etmek üzere, size biri tarafından “Selâmün aleyküm!” diye selâm verildiği veya düşmanlarınız tarafından size hayat hakkı tanınıp barış teklif edildiği zaman, siz bu selâma ve barış teklifine ondan daha güzeliyle, ya da en azından aynen karşılık verin! Şunu hiç unutmayın ki, Allah, her şeyin hesabını tutmaktadır. Ve bu hesaplar, boşu boşuna tutulmuyor:
Size bir tahiyyet / iyilik / dirlik dileğinde bulunulduğunda, ondan daha güzeliyle tahiyyette bulunun yahut aynısı ile karşılık verin!
Allah, her şeyi hesap etmektedir.
(Ey îman edenler!) Size selam verildiği zaman, siz ona ondan daha güzeliyle veya aynısıyla karşılık verin.1 Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.
1 Müslümanların birbirlerine olan selamı (اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ), bunun daha güzeli ise (اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ)’dur.
Muhammed Esed
[Barış] selâmıyla selâmlandığınız-da daha güzel bir selâm ile karşılık verin veya [en azından] benzeri ile. 105 Şüphesiz Allah her şeyin hesabını tutmaktadır.
Size bir iyilik temennisinde bulunulduğunda siz de ona daha güzeli ile ya da aynısı ile karşılık verin. Allah, her şeyin hesabını tutmaktadır. 24/27-61
Bir iyi dilek ve temenni ile karşılaştığınızda, ondan daha güzel bir iyi dilek mukabelesinde bulunun,[818] ya da aynıyla iade edin; zira Allah, her şeyin hesabını tutmaktadır.
[818] Ya da: “Barış teklifi aldığınızda daha güzel bir teklifle mukabele edin”.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve bir selâm ile selâm verildiğiniz vakit hemen ondan daha güzeli ile selâmda bulununuz veya onu (aynı ile) iade ediniz. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ herşey üzerine muhasibdir.
Şayet size selâm verilirse, siz de ondan daha güzel bir tarzda selâmı alın, en azından verilen selâmın misli ile karşılık verin! Şüphesiz ki Allah, her şeyin hesabını hakkıyla arar.
Bu ve daha başka âyetlerde emredildiği gibi, Müslümanların daima insancıl ve nezaketli davranış göstermeleri gerekir. Mesela: Selâm veren kimseye, daha candan, daha güzel, en azından onunki kadar güzel karşılık vermelidir. Zira kaba, nazik olmayan davranışlar insanları uzaklaştırır. İnsanlar arası ilişkilerin gergin olduğu dönemlerde ise bu güzel davranış, kat kat gerekli olur.
Süleyman Ateş
Bir selam ile selamlandığınız zaman siz de ondan daha güzeliyle selam verin; yahut verilen selamı aynen iade edin. Şüphesiz Allah, her şeyi hesaplayandır.
Size bir iyilik temennisinde bulunulduğunda siz de ona daha güzeli ile ya da aynısı ile karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin üzerinde hesabı görendir.