Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4257, sondan 1980. ayet; 41. sure ve Fussilet Suresinin 39. ayetidir. Fussilet Suresi 39. ayetinin kelime sayisi 22, harf sayısı 92 ve toplam ebced değeri ise 7967 olarak hesaplanmıştır. Fussilet Suresinin toplam ebced değeri 236567 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (2) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
ومن اياته انك ترى الارض خاشعة فاذا انزلنا عليها الماء اهتزت وربت ان الـذي احياها لمحـي الموتى انه على كل شيء قدير
Allah’ın varlığının delillerinden biri de şudur: Sen yeryüzünü boynu bükük (kupkuru) görürsün. Onun üzerine yağmuru indirdiğimiz zaman kıpırdar kabarır. Şüphesiz ki, onu dirilten, elbette ölüleri de diriltir. Şüphesiz O, her şeye gücü hakkıyla yetendir.
Müşrik Araplar’ın İslâm karşısındaki temel bir tutumları da herkesin bu dünyada benimsediği inanç ve davranışlarının hesabını vereceği âhiret hayatını, dolayısıyla yeniden dirilmeyi inkâr etmeleriydi. Âyette kuru toprağa can veren gücün insanı yeniden diriltmeye de muktedir olduğu hatırlatılmaktadır. Ancak, âyette Allah’ın ölüleri dirilten gücü mutlak ifade edildiğinden, burada sadece insanların öldükten sonra diriltilmesi kastedilmeyip bunun yanında mutlak olarak canlılık, sağlık, zindelik, verimlilik, üretkenlik, zihin açıklığı, kalp aydınlığı gibi her türlü olumlu yetenek ve aktiviteleri verenin Allah olduğuna işaret edildiği de düşünülebilir.
Mehmet Okuyan
Yeri boynu bükük (çorak) görmen de O’nun delillerindendir. Biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman bir de bakarsın ki kıpırdayıp kabarır. Onu (toprağı) dirilten (Allah) elbette ölüleri de diriltendir. Şüphesiz ki O her şeye gücü yetendir.
Kupkuru gördüğün toprağa yağmur yağdırdığımızda titreşip kabarması Allah'ın âyetlerindendir. Yere can veren, kesinlikle ölüleri de diriltecektir. Şüphesiz O'nun her şeye gücü yeter.
Kupkuru olarak gördüğün yeryüzünün, sonradan üzerine su indirdiğimiz zaman harekete geçmesi ve nemalanıp kabarması da O'nun âyetlerindendir.¹ Ona hayat veren, elbette ki ölüleri de diriltir. O, Her Şeye Gücü Yeten'dir.
(Yüce Allah’ın) O'nun (ibret ve hikmet dolu) ayetlerinden biri de, Senin gerçekten yeryüzünü huşû içinde (solmuş, boynu bükülmüş ve kupkuru kesilmiş) gördüğün (tabiatı, kış ve kuraklık mevsiminin ardından), Biz onun üzerine (baharda) suyu (yağmuru) indirdiğimiz zaman (tekrar) deprenip kabarmasıdır (böylece rengârenk bitkiler ve meyveler çıkarmasıdır) . Şüphesiz onu (donmuş toprağı böyle) dirilten, ölüleri de elbette dirilticidir. Çünkü O, her şeye güç yetirendir.
Ve onun delillerindendir, şüphesiz, yeryüzünü kupkuru, donmuş bir halde görürsün, derken oraya yağmur yağdırdık mı harekete gelir, kabarır, yeşerir, nebatlar bitirir; onu dirilten, elbette ölüyü de diriltir şüphe yok ki onun, her şeye gücü yeter.
Allah'ın kudretinin alamet ve delillerinden birisi de şudur: Sen toprağı kupkuru görürsün, biz onun üzerine yağmuru yağdırınca, hemen kımıldanıp kabarır ve harekete geçerek hayata uyanıverir. Yeryüzüne böylece can veren, muhakkak ölüleri de diriltir. Şüphe yok ki, O'nun herşeye gücü yeter.
Senin, hakkaniyet ölçülerine riayet gereği yeryüzünü boynu bükük, kupkuru görmen de Allah'ın âyetlerinden, kudretinin delillerindendir. Biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman harekete geçer, kabarır. Genetik şifrelerini harekete geçirerek yeryüzüne hayat veren Allah, elbette ölüleri de diriltir. O'nun gücü, kudreti her şeye yeter.
O'nun ayetlerinden biri de senin solgun halde gördüğün yeryüzünün bizim üzerine su indirdiğimiz zaman harekete geçmesi ve kabarmasıdır. Onu dirilten elbette ölüleri de diriltir. Muhakkak ki O, her şeye güç yetirendir.
O'nun ayetlerinden biri de, senin gerçekten yeryüzünü huşu içinde (solmuş, boynu bükülmüş ve kupkuru) görmendir. Ama Biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman, deprenir ve kabarır. Şüphesiz onu dirilten, ölüleri de elbette dirilticidir. Çünkü O, her şeye güç yetirendir.
Allah'ın kudretine delâlet eden alâmetlerden biri de şudur ki, sen yeryüzünü kurumuş görürsün. Fakat üzerine yağmuru indirdiğimiz zaman, harekete geçer ve kabarır (canlanır ve yeşerir). Yeryüzüne hayat veren, elbette ölüleri de dirilticidir. Çünkü O, her şeye kadîrdir.
O’nun ayetlerinden biri de; yeryüzünü kupkuru bükük görürsün, üzerine bir su indirdiğimiz zaman, hemen titreşir ve gelişir. İşte o yeri dirilten, ölüleri de diriltecektir. Çünkü O, her şeye gücü yetendir.
Yine onun âyetlerindendir ki, yeryüzünü sen kurumuş görürsün; biz, onun üzerine yağmur gönderince, kımıldanır, kabarır, işte bunu dirilten, ölüleri dahi diriltir, onun her şeye gücü yetişir
O'nun kudretine delalet eden âyetlerinden biri de senin gerçekten yeryüzünü huşu içinde (solmuş, boynu bükülmüş ve kupkuru) görmendir. Ama biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman o hemen harekete geçer ve kabarır. Şüphesiz onu dirilten, ölüleri de elbette diriltecektir. Çünkü O, her şeye gücü yetendir.
Kupkuru gördüğün yeryüzünün, Biz ona su indirdiğimiz zaman harekete geçmesi, kabarması, Allah'ın varlığının belgelerindendir. Ona can veren Allah şüphesiz ölüleri de diriltir. Doğrusu O her şeye kadir'dir.
Senin yeryüzünü kupkuru görmen de Allah'ın âyetlerindendir. Biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman, harekete geçip kabarır. Ona can veren, elbette ölüleri de diriltir. O, her şeye kadirdir.
Kupkuru gördüğün toprağın üzerine su yağdırdığımızda onun titreşip kabarması da O'nun ayetlerindendir. Onu dirilten ölüleri de diriltir. O, herşeye gücü yetendir.
Senin yeryüzünü boynu bükük, kupkuru görmen de Allah'ın kudretinin delillerindendir. Biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir ve kabarır. Şüphesiz ki ona hayat veren Allah mutlaka ölüleri de diriltir. Doğrusu O'nun her şeye gücü yeter.
Ve onun âyetlerindendir ki sen Arzı görürsün boynu bükük huşu' halinde, derken üzerine suyu indiriverdikmi ihtizaz eder ve kabarır, şübhe yok ki ona o hayatı veren elbette ölüleri dirilticidir, hakikat o her şey'e kadirdir
Senin hakıykaten boynunu bükmüş gördüğün arz da Onun âyetlerindendir. Fakat biz üzerine suyu indirdiğimiz vakit o, harekete gelir, kabarır. Ona muhakkak can veren (Allah) elbet ölüleri de dirilticidir. Çünkü O, her şey'e hakkıyle kaadirdir.
O'nun (kudretinin) delillerinden biri de, doğrusu senin yeryüzünü kupkuru görmendir; fakat onun üzerine o suyu (yağmuru) indirdiğimiz zaman, (yeryüzü, çeşit çeşit bitkiler ile) harekete geçer, kabarır. Şübhesiz ki ona hayat veren, elbette ölüleri de dirilticidir. Çünki O, herşeye hakkıyla gücü yetendir.
Sen toprağı kurumuş halde görürsün ve Allah toprağın üzerine su indirdiğinde, toprak harekete geçer ve üzerinde bitkiler çoğalmaya başlar. Bunda Rabbinin işaretleri vardır. Elbette ki arzı dirilten Allah, ölüleri de mutlaka diriltecektir. Allah her şeye gücü yetendir.
O/nun vahdet ve kudret-i nişanlarından biri de şudur ki yeryüzünü kupkuru görürsün. Biz, üzerine yağmur yağdırdık mı yer harekete gelir, kabarır. Yere taze hayat veren, elbette ölüleri de diriltir. Çünkü O, her şeye hakkıyle kaadirdir,
O'nun ayetlerinden biri de senin gerçekten yeryüzünü (kuraklıktan kurumuş) boynu bükük bir halde görmendir. Ama biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman, deprenir ve kabarır. Şüphesiz onu dirilten, ölüleri de elbette dirilticidir. Çünkü O, her şeye güç yetirendir.
Yine O’nun ayetlerinden biri de şudur: Yeryüzünün bitki örtüsünü tamamen kurumuş, solmuş ve âdetâ boynunu bükmüş bir hâlde görürsün fakat Biz üzerine yağmur yağdırınca, hemen canlanıp gelişir ve rengârenk bitkiler, çiçekler, ürünler yetiştirir. İşte bunu dirilten yüce kudret, ölüleri de kesinlikle diriltecektir. Unutma ki, O’nun her şeye gücü yeter.
O’nun âyetlerinden biri de şudur:
-“Yeryüzü’nü kurumuş / çekmiş görürsün; Su’yu üzerine indirdiğimiz zaman deprenir / kımıldar, kabarır.
Ona hayat veren, elbette Ölüler’i dirilten / muhyîdir.
O, her şeye güç yetirendir”.
Kupkuru gördüğün şu yeryüzünün, Biz ona su indirdiğimiz zaman harekete geçip kabarması da Allah’ın (kudretinin) delillerindendir.1 O (çorak toprağa) can veren (Allah) şüphesiz ölüleri de diriltir. Çünkü Onun, gücü her şeye yeter.
1 Bu âyette; kuraklıktan perişan olan yeryüzünün durumu, zillete düşmüş bir kimsenin boynunun bükülmüş haline, bir topluma Peygamber gönderilmesi de çorak bir araziye yağmur yağdırılmasına benzetilmiştir. İşte bu da Allah’ın kudretinin delillerindendir. Ya Allah insanlara Peygamberlerle rahmet göndermeseydi, insanların hali ne olurdu?
Muhammed Esed
O'nun işaretlerinden biri de şudur: Sen toprağı çorak görürsün ama üzerine yağmur yağdırdığımızda hemen harekete geçer ve [hayata] uyanıverir! Ona hayat veren, şüphesiz, ölü [kalbe de] hayat verir: çünkü O, her şeye kâdirdir. 34
O’nun ayetlerinden/delillerinden biri de şudur: – Şu gördüğün kupkuru toprak üzerine yağmur yağdırdığımızda hemen harekete geçer ve kabarır. Ölü toprağa böyle hayat veren, hiç şüphesiz ölüleri de diriltecektir. Zira O her şey için bir ölçü koyandır. 7/57, 22/5-6, 37/9
O’nun âyetlerinden biri de şudur: Sen toprağı tüm iddialarından soyunmuş olarak[4276] görürsün; ama onun üzerine (yağmur) suyunu indirdiğimiz zaman harekete geçer ve uyanıverir.[4277] Ona hayat veren, elbet ölü (kalp)lere de hayat verecektir: Çünkü O’nun her şeye gücü yeter.
Mustafa İslamoğlu Fussilet Suresi 39. Ayet Açıklaması
[4276] Hâşi‘aten’e bu bağlamda verilebilecek en uygun karşılık.
[4277] Âyetin devamından da anlaşılacağı gibi su vahyi, kıraç toprak da vahiyden mahrum yüreği temsil eder. Vahiy, tıpkı ölü toprağı dirilten su gibi ölü ruhları diriltir: “O sizi hayat bahşeden bir (diril)işe davet ettiğinde, Allah’a ve Elçi’ye icabet edin!” (8:24)
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve O'nun âyetlerindendir ki, yeryüzünü kupkuru bir halde görürsün. Vaktâ ki O'nun üzerine su indirmiş oluruz. Harekete başlar ve kabarır. Muhakkak o zât ki, ona hayat vermiştir. Elbette ki, ölüleri de ihya edicidir. Şüphe yok o, her şey üzerine hakkıyla kâdirdir.
O'nun kudretinin ve hikmetinin delillerinden biri de şudur ki: Sen yeri boynu bükük, kupkuru görürsün. Fakat Biz üzerine su indirince yer harekete geçip kabarır. İşte bu yere kim hayat veriyorsa ölüleri de O diriltecektir. Çünkü O her şeye kadirdir.
O'nun ayetlerinden biri de (şudur): Sen, toprağı, boynu bükük görürsün. Onun üzerine suyu döktüğümüz zaman titreşir ve kabarır. Onu dirilten, elbette ölüleri de diriltir. O, her şeye kadirdir.
Allah’ın ayetlerinden biri de şudur: Yeri kupkuru görürsün; üzerine yağmur suyunu indirdik mi kımıldar ve kabarır. Yeri dirilten Allah, elbette ölüleri de diriltecektir. O, her şeyin ölçüsünü koymuştur.
Onun ayetlerinden biri de şudur:-Yeryüzünü kupkuru görürsün, üzerine su indirdiğimiz zaman, harekete geçer ve kabarır. Toprağa böyle hayat veren, ölüleri de diriltecektir. O'nun her şeye gücü yeter.
Yine Onun âyetlerindendir ki, sen yeryüzünü kurumuş, boynu bükük görürsün; fakat üzerine suyu indirdiğimizde kıpırdanır ve kabarır. Ona can veren, ölüleri diriltenin tâ kendisidir. Çünkü Onun gücü herşeye yeter.
Sen, toprağı huşû halinde boynu bükük görüyorsun ya, işte o da Allah'ın ayetlerindendir. Onun üzerine suyu indirdiğimizde, o titrer ve kabarır. Hiç kuşkusuz, onu dirilten Muhyî ölüleri de mutlaka diriltecektir. O, her şey üzerinde güç sahibidir.
daħı nişānlarından bayıķ sen görürsin yiri aşaķlıķ eyleyici ya'nį ķuru pes ol vaķt kim indürdük anuñ üzere śuyı deprene ya'nį od bitmek deprene, daħı arta. bayıķ ol kim diriltti anı dirildicidür ölüleri; [256b] bayıķ ol her nesene üzere güci yiterdür.
Daḫı anuñ āyetlerindendür kim sen görürsin yirleri ḳuru, hīç üstinde ot yoḳ. Pes ḳaçan ki anuñ üstine ṣu indürevüz ditrer ve artar. Ol kimse ki yirleridiriltdi, ölüleri daḫı anuñ gibi dirildür. Ol barça nesneye ḳādirdür.