Şûrâ Suresi 42. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4314, sondan 1923. ayet; 42. sure ve bu surenin 42. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 15, harf sayısı 66 ve toplam ebced değeri ise 6847 olarak hesaplanmıştır. Bu sure حم عسق hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م ع (0) س (2) ق (1) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
انما السبيل على الذين يظلمون الناس ويبغون في الارض بغير الحق اولئك لهم عذاب اليم
Harf Sayımı
Harf Sayımı
انماالسبيلعلىالذينيظلمونالناسويبغونفيالارضبغيرالحقاولئكلهمعذاباليم
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
İnnemâ-ssebîlu ‘alâ-lleżîne yazlimûne-nnâse ve yebġûne fî-l-ardi biġayri-lhakk(i)(c) ulâ-ike lehum ‘ażâbun elîm(un)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Ceza yolu ancak insanlara zulmedenler ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenler içindir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Ancak insanlara haksızlık edenlere ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlere yol (ceza) vardır. İşte onlar için elem verici bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Ancak, insanlara zulmedenlere ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlere ceza vardır. İşte, acıklı azap bunlaradır.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Fakat insanlara haksızlık yapanların ve yeryüzünde haksız yere zorbalık yapanların aleyhlerine bir yol tercih edilir. İşte onlar, kendileri için acı bir azap olanlardır.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Ancak insanlara zulüm yapan, yeryüzünde (ülkesinde ve bölgesinde) haksız yere (ve ahlâksız şekilde) bağiy’liğe kalkışıp (isyan ve anarşi çıkaran) ların aleyhine yol verilmiştir. (Bunların fitne ve fesadını önleyici tedbirlere müsaade edilmiştir) . İşte acıklı (ve caydırıcı) azap-ceza bunlar içindir.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ancak halka zulmedenleri ve haksız yere, yeryüzünde azgınlıkta bulunanları suçlu saymaya yol var, onlaradır elemli azap.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Ceza ve sorumluluk ancak, insanlara haksızlık edip, yeryüzünde haksızlıkla azgınlıkta bulunanlaradır. İşte bunlara ahirette can yakıcı bir azap vardır.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Ancak insanlara baskı, zulüm ve işkence edenlere, insanları Allah yolundan, Allah yolundaki faaliyetlerden alıkoyanlara yeryüzünde haksız yere gaddar davrananlara, kesinlikle dünyada hesap sorulur ve cezalandırılır. Onlar için can yakıp, inleten müthiş bir de azap vardır.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Yol ancak insanlara zulmedenlerin ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlerin aleyhlerinedir. Onlar için acıklı bir azap vardır.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Yol, ancak insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere 'tecavüz ve haksızlıkta bulunanların' aleyhinedir. İşte bunlara acıklı bir azab vardır.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
(Günaha dair) yol, ancak haksızlıkla yeryüzünde azgınlık ederek insanlara zulüm yapanlar üzerinedir. İşte onlara acıklı bir azab vardır.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Asıl kınama yolu, insanlara zulmeden, yeryüzünde haksız yere azgınlık yapanlara karşı vardır. Onlar için elem verici bir azap vardır.
Besim Atalay
Besim Atalay
Tutulacak yol, ancak, insanlara zulmedip de, haksızlıkla yeryüzünde azanlara karşıdır, bunlar için, ağrıtıcı azap var
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Sorumlu tutulacak olanlar (cezayı ve kınamayı hak edenler), insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere güç kullanıp saldırganlık yapan kimselerdir. İşte onlara şiddetli bir azap vardır. 
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
İnsanlara zulmedenlere, yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlere karşı durulmalıdır. İşte, can yakıcı azap bunlaradır.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Ancak insanlara zulmedenlere ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlere ceza vardır. İşte acıklı azap bunlaradır.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Ancak, halka zulmedenlere ve yeryüzünde haksız yere saldıranlara karşı durulmalıdır. Onlara acı bir azap vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Yol ancak insanlara zulmedenler ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenler aleyhinedir. İşte onlar için acı bir azap vardır.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Yol ancak haksızlıkla Yer yüzünde bagy ederek nasa zulm eyliyenler üzerinedir, işte onlara elîm bir azâb vardır
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
O yol ancak insanlara zulüm etmekde, yer (yüzün) de haksız olarak teğallübe kalkmakda olanlara karşıdır. İşte bunlar (yok mu?) bunların hakkı pek acıklı bir azâbdır.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
O yol ancak, insanlara zulmedenlerin ve yeryüzünde haksız yere azgınlık edenlerinaleyhine vardır. İşte onlar yok mu, onlar için (pek) elemli bir azab vardır!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Ceza yolu ancak, insanlara zulmedenler ve yeryüzünde haksız yere isyan edenlere vardır. Onlar için acıklı bir azap vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Ancak nâs/a zulmeden, yeryüzünde haksız yere yolsuzlukta bulunanlar hakkında böyle bir yol vardır. Onlar için acıklı azap vardır.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Yol, ancak insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlerin aleyhinedir. İşte bunlar için acıklı bir azap vardır.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Ceza ve kınamayı hak edenler, sadece insanlara zulmeden ve hak hukuk tanımayıp yeryüzünde bozgunculuk çıkaran kimselerdir. İşte onları, can yakıcı bir azap bekliyor!
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Yol, İnsanlar’a zulmeden, Yeryüzü’nde Hakk’sız yere azgınlık / hak tecavüzü yapanlar aleyhinedir. İşte onlar için acıveren bir azap vardır.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Cezâ, ancak insanlara zulmeden ve yeryüzünde hakkın dışına çıkarak azgınlık edenleredir. Acıklı azap da onlar içindir.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
ancak [başka] insanları baskı altına alan ve yeryüzünde gaddarca davranarak her türlü haksızlığı yapanlar suç işlemişlerdir: onları şiddetli bir azap beklemektedir.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Sorumlu tutulacak olanlar insanlara zulmeden ve hak hukuk tanımadan memlekette azgınlık yapan kimselerdir. İşte onlar için acıklı bir azap vardır. 5/33
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Sorumlu olanlar, sadece insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere güç kullanıp saldırganlık yapan kimselerdir: Onların hakkı elem verici bir azaptır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Yol ancak o kimseler üzerinedir ki, nâsa zulmederler ve yerde haksız yere azgınlıkta bulunurlar. İşte onlar için pek acıklı bir azab vardır.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Sorumlu olanlar, ancak insanlara zulmedenler ve ülkede haksız yere başkalarının hukukuna saldıranlardır. İşte böylelerinin hakkı gayet acı bir azaptır.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Ancak şunlar aleyhine yol vardır ki, insanlara zulmederler ve yeryüzünde haksız yere saldırırlar. İşte böylelerine acı bir azab vardır.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Engel olunacaklar sadece, insanlara yanlış yapanlar ve orada haksız davranış peşinde olanlardır. Onlar için acıklı bir azap vardır.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Yol ancak, insanlar zulmeden ve yeryüzünde haksız olarak tecavüzde bulunanlardır. İşte onlara acı bir azap vardır.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Suçlanacak olan, halka zulmeden ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapan kimsedir. İşte onlar için acı bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Aleyhlerine yol aranacak olan şu kişilerdir ki, insanlara zulmederler ve yeryüzünde haksız yere taşkınlıklar sergilerler/saldırılarda bulunurlar. İşte böyleleri için acıklı bir azap vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
degül yol illā anlaruñ üzere kim žulm eylerler ādemįlere daħı žulm eylerler yirde ḥaķsuz. anlar anlaruñdur 'aźāb aġrıdıcı.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
İllā ol kişiler üstine ki ḫalḳa ẓulm iderler, daḫı fesād iderler yir yü‐zinde ḥaḳsuz yire, anlara vardur ulu ‘aẕāb.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Cəza ancaq insanlara (haqsız yerə) zülm edənlərə, yer üzündə fitnə-fəsad törədənlərə verilər. Məhz belələrini şiddətli əzab gözləyir!
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
The way (of blame) is only against those who oppress mankind, and wrongfully rebel in the earth. For such there is a painful doom.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
The blame is only(4585) against those who oppress men and wrong-doing and insolently transgress beyond bounds through the land, defying right and justice: for such there will be a penalty grievous.*