Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4407, sondan 1830. ayet; 43. sure ve bu surenin 82. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 8, harf sayısı 35 ve toplam ebced değeri ise 3049 olarak hesaplanmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (1) م (2) bulunuyor.
سبحان رب السموات والارض رب العرش عما يصفون
سبحانربالسمواتوالارضربالعرشعمايصفون
Subhâne rabbi-ssemâvâti vel-ardi rabbi-l’arşi ‘ammâ yasifûn(e)
Göklerin ve yerin Rabbi, Arş’ın da Rabbi olan Allah, onların nitelendirmelerinden uzaktır.
Sûrenin sonunda yine ana konuya, peygamberin tevhid mücadelesine dönülüyor. Fıtrî aklın hükümlerinden, müşriklerin inanç ve pratiklerinden de yararlanılarak putların tanrı olamayacağı, Allah’tan başka hiçbir varlıkta tanrılık niteliklerinin bulunmadığı, Allah’ın çocuğunun olmasının düşünülemeyeceği, bunun Tanrı kavramına ve O’nun temel niteliklerine ters düştüğü ikna edici bir üslûp içinde açıklanıyor. 79. âyetin geliş sebebi olarak, hicrete yakın günlerde Mekkeli müşriklerin toplanıp Hz. Peygamber’i öldürme kararı almaları olayı zikredilmiştir. Onlar bu kararı almışlar, fakat Allah’ın ezelde verdiği karar gerçekleşmiş, Peygamber efendimiz kurulan tuzaktan kurtulmuştur. 89. âyet bütün tebliğciler için geçerli bir ilkeyi ifade etmektedir: Tebliğcinin vazifesi bildirmektir, yapılacak her şey yapıldıktan sonra inkârda direnenler kendi hallerine bırakılır, insanları zorla imana getirmek için savaşılmaz, farklı inanç taşıyanlarla barış içinde yaşanır. Savaşın sebebi karşı tarafın hukuk tanımazlığıdır, insan hak ve hürriyetlerine saldırmasıdır. Bunlar engellenir, hak ve özgürlükler kurtarılır, hür düşünceleri ve iradeleri ile inkârı seçenlerin gerçeği anlamaları ya zamana veya âhirete bırakılır.
Göklerin ve yerin Rabbi, [arş]ın da Rabbi olan (Allah) onların yakıştırdıklarından yücedir.
Göklerin ve yerin Rabbi, egemenlik tahtının sahibi olan Allah, onların bu tür nitelendirmelerinden uzaktır.
Göklerin ve yerin Rabb'i; arşın Rabb'i onların niteledikleri şeylerden münezzehtir.
Göklerin ve yerin Rabbi, Arş'ın Rabbi (olan Allah), onların nitelendirdiklerinden Yücedir.
Yücedir, münezzehtir göklerin ve yeryüzünün Rabbi, arşın Rabbi, onların dediklerinden.
Göklerin ve yerin Rabbi, kudret ve egemenlik tahtının Rabbi olan Allah, o inkârcıların vasfettikleri her türlü sıfattan, kesinlikle yüce ve uzaktır.
“Göklerin ve yerin yaratıcısı, düzeninin hâkimi Rabbini, Arş'ın, sınırsız kudret ve iktidar makamının Rabbini onların yakıştırdıkları şeylerden tenzih ederim.”
Göklerin ve yerin Rabbi, Arş'ın Rabbi onların nitelemelerinden münezzehtir.
Göklerin ve yerin Rabbi, Arş'ın Rabbi (olan Allah), onların nitelendirdiklerinden yücedir.
Göklerin ve yerin Rabbi, Arş'ın da Rabbi, onların yaptıkları vasıflardan çok münezzehtir ve yücedir.
Arşın, göklerin ve yerin sahibi olan Allah, onların nitelemelerinden münezzeh ve yücedir.
Göklerin, yerin, arşın Tanrısı kutsaldır onların dediklerinden
Göklerin ve yerin Rabbi, kudret ve egemenlik tahtının Rabbi de olan Allah, onların isnat ettikleri her türlü vasıftan uzaktır.
Göklerin ve yerin Rabbi, Arşın Rabbi onların vasıflandırmalarından münezzehtir.
Göklerin ve yerin Rabbi, Arş'ın da Rabbi olan Allah onların vasıflandırmalarından yücedir, münezzehtir.
Göklerin ve yerin Rabbi, Yönetimin Rabbi, onların nitelemelerinden çok yücedir.
Göklerin ve yerin Rabbi, arşın Rabbi onların nitelendirdikleri şeyden münezzehtir, yücedir.
Tenzih o sübhâna o Göklerin ve Yerin rabbı, rabbül'arşe onların vasıflarından
Hem göklerin ve yerin Rabbi, arşın Rabbi, onların vasfedegeldiklerinden münezzehdir.
Göklerin ve yerin Rabbi, arşın Rabbi (olan Allah, onların) vasfetmekte oldukları şeylerden pek münezzehtir.
Göklerin, yerin Rabbi ve arşın Rabbi onların yakıştırmalarından yüce ve uzaktır.
Göklerin, yerin Rabbi, arş/ın da Rabbi olan Tanrı onların dedikleri bu sıfatlardan tamamıyle münezzehtir.
Göklerin ve yerin Rabbi, egemenlik tahtının Rabbi (olan Allah), onların nitelendirmekte olduklarından münezzehtir.
Fakat hayır; göklerin ve yerin Rabb’i, kudret ve egemenlik tahtı, Arş’ın yegâne Sahibi olan Allah, onların yakıştırdıkları bu çirkin niteliklerden uzaktır, yücedir!
“Vasıflandıracakları şeylerden Yer’in ve Gökler’in rabbi, Arş’ın rabbi, uzaktır / sübhandır”.
Göklerin, yerin ve (kâinata hâkimiyet makamı olan) Arşın Rabbi (olan Allah), onların tanımlamalarından çok yücedir.
Göklerin ve yerin Rabbi -kudret ve egemenlik tahtının sahibi Rabb- 58 onların isnad ettikleri her türlü sıfattan 59 kesinlikle münezzehtir!
Göklerin ve yerin Rabbi, yüce arşın sahibi olan Allah yüceler yücesidir ve onların çirkin yakıştırmalarından münezzehtir/uzaktır. 59/22.24
Göklerin ve yerin Rabbi -yüce hükümranlık makamının Rabbi- onların yakıştırdığı her şeyden münezzeh ve beridir.”
Göklerin ve yerin Rabbi, arş'ın Rabbi (o müşriklerin) tavsif ettikleri şeyden münezzehdir.
Göklerin ve yerin Rabbi, o Arşın, o muazzam saltanatın Rabbi, Kendisine eş, ortak uyduranların iddialarından münezzehtir, yüceler yücesidir.
Göklerin ve yerin Rabbi, Arş'ın Rabbi onların nitelendirmelerinden yücedir, münezzehtir.
Hem göklerin ve yerin Sahibi hem de arşın (yönetimin) Sahibi olan Allah, onların yaptığı nitelemelerden uzaktır.”
Göklerin ve yerin Rabbi, Arş'ın Rabbi onların nitelemelerinden uzaktır.
Gökler ile yerin Rabbi ve Arş'ın Rabbi olan Allah, onların yakıştırdıkları şeylerden münezzehtir.
Göklerin ve yerin Rabbi, arşın Rabbi onların nitelendirmelerinden arınmıştır, yücedir.
arulıġı göklerüñ çalabı’sınuñ daħı yirüñ 'arş çalabı’sı andan kim śıfat eylerler.
Münezzehdür Allāh oġuldan ve ḳızdan. Gökleri ve yirleri yaradan oldur,‘arşı daḫı yaradan, anlar söyledügi herzelerden.
Göylərin və yerin Rəbbi, ərşin Rəbbi (müşriklərin) Ona aid etdikləri sifətlərdən tamamilə uzaqdır!”
Glorified be the Lord of the heavens and the earth, the Lord of the Throne, from that which they ascribe (unto Him)!
Glory to the Lord of the heavens and the earth, the Lord of the Throne(4680) (of Authority)! (He is free) from the things they attribute (to him)!*
4680 Cf.
7:54 and n. 1032. All Power, Authority, Knowledge, and Truth are with Allah. He neither begets nor is begotten. Glory to Him!