Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4413, sondan 1824. ayet; 43. sure ve bu surenin 88. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 8, harf sayısı 27 ve toplam ebced değeri ise 797 olarak hesaplanmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (2) bulunuyor.
وقيله يا رب ان هؤلاء قوم لا يؤمنون
وقيلهياربانهؤلاءقوملايؤمنون
Ve-kîlihi yâ rabbi inne hâulâ-i kavmun lâ yu/minûn(e)
Onun (Muhammed’in), “Ya Rabbi!” demesine andolsun ki, şüphesiz bunlar iman etmeyen bir kavimdir.
Sûrenin sonunda yine ana konuya, peygamberin tevhid mücadelesine dönülüyor. Fıtrî aklın hükümlerinden, müşriklerin inanç ve pratiklerinden de yararlanılarak putların tanrı olamayacağı, Allah’tan başka hiçbir varlıkta tanrılık niteliklerinin bulunmadığı, Allah’ın çocuğunun olmasının düşünülemeyeceği, bunun Tanrı kavramına ve O’nun temel niteliklerine ters düştüğü ikna edici bir üslûp içinde açıklanıyor. 79. âyetin geliş sebebi olarak, hicrete yakın günlerde Mekkeli müşriklerin toplanıp Hz. Peygamber’i öldürme kararı almaları olayı zikredilmiştir. Onlar bu kararı almışlar, fakat Allah’ın ezelde verdiği karar gerçekleşmiş, Peygamber efendimiz kurulan tuzaktan kurtulmuştur. 89. âyet bütün tebliğciler için geçerli bir ilkeyi ifade etmektedir: Tebliğcinin vazifesi bildirmektir, yapılacak her şey yapıldıktan sonra inkârda direnenler kendi hallerine bırakılır, insanları zorla imana getirmek için savaşılmaz, farklı inanç taşıyanlarla barış içinde yaşanır. Savaşın sebebi karşı tarafın hukuk tanımazlığıdır, insan hak ve hürriyetlerine saldırmasıdır. Bunlar engellenir, hak ve özgürlükler kurtarılır, hür düşünceleri ve iradeleri ile inkârı seçenlerin gerçeği anlamaları ya zamana veya âhirete bırakılır.
(Peygamber’in:) “Ey Rabbim!” demesine yemin olsun ki şüphesiz ki bunlar iman etmeyen bir toplumdur.
Ayetteki [kîlihî] ifadesinin bu şekilde yani [mecrûr] (kesra) okunmasının gerekçesi bunun yemin ifadesi olması şeklinde düşünülebilir. Ayrıca ifadenin başında gizli bir [üzkür] [vakte] (zamanını hatırla) ifadesinin var sayılması da mümkündür. Buna göre anlam şöyledir: “Onun (Peygamber’in) ‘Ey Rabbim, bunlar inanmayan bir kavimdir’ sözünün vaktini hatırla!” Ayrıca bu kelime Zuhruf
43:85. ayetteki [‘ılm] kelimesine bağlı da kabul edilebilir. Buna göre ayetin anlamı “Son Saat’in ve (Peygamber’in) bu sözünün bilgisi O’nun katındadır” şeklini alır.
Peygamber'in, “Ey Rabbim! Bunlar inanmayan bir toplumdur” sözüne Allah şöyle karşılık verir:
Nebi'nin sözü: “Ey Rabb'im! Bunlar, iman etmeyen bir halktır.”
Onun: (Hz. Peygamberin: El-eman, medet, yetiş) "Ya Rabbi!" demesi hakkı için (gerçek şu ki;) kesinlikle artık onlar imana gelmez bir kavim (olmuşlardır).
Ve der ki Ya Rabbi: Şüphe yok ki bunlar, inanmayan bir topluluk.
Peygamberin: “Ya Rabbi, şüphe yok ki bunlar iman etmeyen bir topluluktur” demesine karşı Allah:
“Ya Rabbi, bunlar iman etmeyecek bir kavimdir” diyen peygamberin sözü haktır, gerçektir.
bk. Kur’ân-ı Kerim,
25:30.
Onun (Peygamberin): "Ya Rabbi" demesi hakkı için, muhakkak ki onlar imana gelmez bir bir kavimdir.
Onun: 'Ya Rab' demesi hakkı için şüphesiz onlar imana gelmez bir kavimdirler.
O'nun (Hz. Peygamber Aleyhisselâmın), “Ey Rabbim!” demesi hakkı için, muhakkak ki onlar, iman etmez bir kavimdirler.
Ve o elçi: “Ey Rabbim! Bunlar, iman etmez bir toplumdurlar” dedi.
Peygamberin: «Tanrım! Bunlar inanmayan ulustur!» demesine ant olsun
88-89. Allah, (Elçisinin:) “Ya Rabbi! Bunlar inanmayan bir kavimdir” sözüne (şöyle karşılık verir): “(Ey Resul!) Sen onlara aldırma (yaptıklarını görmezden, söylediklerini duymazdan gel) ve kendilerine selamet dileyerek yoluna devam et! Çünkü onlar zamanı geldiğinde (hakikati) anlayacaklardır.”
88,89. Onlar hakkında: "Ey Rabbim! Bunlar inanmayan bir millettir" demesi üzerine Allah: "Onlardan geç, esenlik dile; yakında bileceklerdir" buyurdu.
88, 89. (Resûlullah'ın:) Yâ Rabbi! Bunlar, iman etmeyen bir kavimdir, demesine karşı Allah: Şimdilik sen onlardan yüz çevir ve size selam olsun de. Yakında bilecekler! buyurdu.
"Rabbim bunlar inanmıyan bir topluluktur," denmişti.
Peygamberin sözü şu olmuştur: "Ey Rabbim! Bunlar gerçekten imân etmeyen bir kavimdir."
Onun ya rab! demesi hakkı için her halde onlar iymana gelmez bir kavımdırlar
Onun «Yârab» demesi hakkı için muhakkak ki onlar îmâna gelmezler güruhudur.
(Peygamberin) “Ey Rabbim!” sözüne yemin olsun ki, doğrusu bunlar îmân etmez bir kavimdir.
Onun sözü “Ey Rabbim! Şu kavmim artık inanmayacaklar” demesi olmuştur.
Peygamberin sözü şöyledir: Yâ Rab! Bunlar iman getirmez bir cemaattir [⁶].
[6] Yâni bunlarda iman ümidi yoktur.
Onun (peygamberin), “Ya Rabbi! Şüphesiz bunlar iman etmeyen bir topluluktur” sözünü (elbet bilir)!
İnkârcıların bu inatçı tutumları karşısında üzüntüye kapılan Muhammed’in, “Ey Rabb’im; ben ne kadar tebliğ ettiysem de, bunlar iman etmek istemeyen bir toplumdur! Onları Sana havale ediyorum Allah’ım!”şeklindeki yakarışına yemin olsun ki, Allah müminlerin çektikleri sıkıntıları görmektedir ve zamanı gelince, aranızda hükmünü elbette verecektir!
Onun “ey rabbim!” deyişine yemin olsun ki onlar, iman etmeyen bir kavimdir!
87,88. Onlara, kendilerini kimin yarattığını sorsan kesinlikle “Allah” diyecekler. O (Peygamberin): “Ey Rabbim! Şüphesiz onlar îman etmeyen bir toplumdur.” sözüne yemin olsun ki onlar, (Hak’tan) nasıl da saptırılıyorlar?1
1 Yani kendi iradeleriyle bile sapmıyor da başkalarının tavsiyeleriyle saptırılıyorlar.
[Ama Allah gerçek müminleri hakkıyla bilir] 63 ve onun [ümitsiz] feryadı[nı]: “Ey Rabbim! Bunlar inanmayacak bir kavimdir!”
“Ey Rabbim bunlar iman etmeyecek bir toplum’’ diye şikâyetini de Allah duymaktadır. 5/49, 25/30
Ve (O, Elçi’sinin) şöyle diyeceğini de (bilir):[4427] “Yâ Rabbi![4428] İşte bunlar, inanmamakta direnen bir kavimdi!”
[4427] Bu âyet, Son Saat’in bilgisinin sadece O’nun katında olduğunu söyleyen 85. âyete atıf olarak okunabilir. Krş: “Yâ Rabbi! Benim toplumum bu Kur’an’ı yalnızlığa mahkûm etti!” (
25:30).
[4428] Kur’an’da iki yer hariç, Allah için yâ nidâ edatı kullanılmaz. Biri bu âyette diğeri Furkân 30’da gelen bu iki istisnanın her ikisi de âhirete ilişkin bir bağlamda, üstelik âhirette yaşanması mukadder bir sahnede, Rasul’ün muhataplarını Allah’a şikâyeti sadedinde gelir. (Yâ nidâsının, âhirete mütealik bu iki istisna dışında, Allah için neden kullanılmadığıyla ilgili bkz:
23:26, not 27.)
Ve onun, «Yarabbi! Muhakkak ki, onlar imân etmez bir kavimdir,» demesi de indallah malumdur.
Allah, elbette Resulünün: “Ya Rabbî! Ne yapayım, onlar, bir türlü imana gelmeyen bir topluluktur” demesini de biliyor. [25, 30]
Ve Elçinin: "Ya Rab, bunlar inanmayan bir kavimdir," demesini de (Allah biliyor).
Nebilerine niye şunu söyletiyorlar: “Rabbim (Sahibim)! Bunlar inanmayan bir topluluktur.”
Onun “Ey Rabbim” deyişine yemin olsun ki, onlar gerçekten iman etmeyen bir toplumdur.
Peygamberin “Yâ Rabbi, bunlar inanmayan bir kavimdir” deyişini de Allah işitiyor.
Onun "Ey Rabbim" deyişine yemin olsun ki, bunlar iman etmez bir topluluktur.
daħı eyitmegin peyġamber’üñ iy çalabulum! bayıķ uşbunlar ķavmdur inanmazlar.
Peyġamber ḳavli ki eyitdi: Yā Rabb! Bunlar, bunlar bir ḳavmdür ki īmāngetürmezler.
Onun (Muhəmməd əleyhissəlamın): “Ey Rəbbim! Bunlar iman gətirməyən bir qövmdür!” – deməsi də (dərgahımızda mə’lumdur)!
And he saith: O my Lord! Lo! those are a folk who believe not.
((Allah) has knowledge)(4685) of the (Prophet´s) cry, "O my Lord! Truly these are people who will not believe!"(4686)*
4685 Commentators are divided in opinion as to the construction. The best opinion is that which I have adopted, referring back qilihi genitive governed by 'ilm in verse 85. An alternative construction is to construe the wow here as the waw qasamiyah; in that case we should have to suppose some other clause as understood, in order to complete the sense. 4686 The Prophet was much troubled in mind by the Unfaith of the Quraysh:
18:6. He is here told to leave them alone for a time, for the Truth must soon prevail.