Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4470, sondan 1767. ayet; 44. sure ve bu surenin 56. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 10, harf sayısı 48 ve toplam ebced değeri ise 3100 olarak hesaplanmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (1) م (4) bulunuyor.
لا يذوقون فيها الموت الا الموتة الاولى ووقيهم عذاب الجحيم
لايذوقونفيهاالموتالاالموتةالاولىووقيهمعذابالجحيم
Lâ yeżûkûne fîhâ-lmevte illâ-lmevtete-l-ûlâ(s) ve vekâhum ‘ażâbe-lcahîm(i)
Orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah, onları cehennem azabından korumuştur.
Dünyanın fâni, insanların ölümlü oldukları açıklanınca yeniden dirilişi takip edecek zaman içinde nelerin olacağı, insanların dünyada yapıp ettiklerine göre ebedî hayatta nelerle karşılaşacakları, kötüleri bekleyen cehennemin nasıl bir yer olduğu, oraya girenlerin çekecekleri ceza, iyiler için hazırlanmış olan cennetin tasviri, buraya girme bahtiyarlığına erecek olanların nâil olacakları çeşitli nimetler; insanların dünyadaki idrakleri, hayalleri, arzuları ve korkularından yola çıkılarak, bu kavramlar kullanılarak anlatılmaktadır. “Yargı günü”nden maksat kıyameti takip edecek olan sorgulama ve yargılamanın yapılacağı zamandır. Bu muhâkeme sonunda iyiler ve kötüler, suçlular ve mâsumlar, zalimler ve mazlumlar, cennetlikler ve cehennemlikler birbirinden ayrılacak, herkes dünyada yaptıklarının karşılığını elde edecektir. 43. âyetteki “zakkum ağacı” cehennemde bulunan ve azap için kullanılan bir ağaçtır (bk. Sâffât
37:62). 49. âyette geçen “Sen güçlü ve değerlisin” sözü, dünyada güçlerine güvenen, kendilerini değerli ve önemli bilen, böyle kabul ettiren, bu sayede kendilerine kimsenin dokunamayacağını zanneden kimselerin âhiretteki âcizlik ve çaresizliklerini, alaycı bir üslûpla dile getirmektedir. 56. âyette “İlk ölümlerinden başka bir ölüm tatmayacaklar” buyuruluyor. Mü’min (Gåfir) sûresinde (
40:11) ise iki kere öldürme ve iki kere diriltme olacağı ifade edilmişti. “İlk ölümleri” ifadesinden, her ikisi de gelip geçtiği ve “önceki” niteliğini aldığı için “dünyada ve berzahta vuku bulan iki ölüm” kastedilmiş olabilir. Bu ihtimali de geçerli görmekle beraber bize daha güçlü gelen ihtimal, dünya hayatının sonundaki ölümün kastedilmiş olmasıdır. Çünkü burada dünya ile âhiret, geçici ile ebedî, sonunda ölüm bulunan hayat ile bulunmayan hayat karşılaştırılmaktadır. Hangi ihtimal geçerli olursa olsun insanların defalarca ölüp dirileceklerini değil, dünya hayatı sonunda bir kere öleceklerini ifade eden âyet, reenkarnasyon inancını da reddetmiş olmaktadır (bk. Bakara
2:28).
56,57. İlk (tattıkları) ölüm dışında, orada artık ölüm tatmayacaklar. (Allah) onları, Rabbinden bir lütuf olarak cehennem azabından korumuş (olacak)tır. Asıl büyük kurtuluş işte budur.
Benzer mesaj: Sâffât
37:58-59. Şunu belirtelim: Bakara
2:28 ve Mü’min
40:11’de geçen “iki ölüm” ifadesindeki “ilk ölüm”ü insanoğlunun ruhunun henüz bedeniyle buluşmadan önce topraktaki cansız aşaması, “ikinci ölüm”ü ise bilinen anlamda insanın ölümü olarak kabul edersek bu ifadeyi daha iyi anlayabiliriz.
Orada, ilk ölümün dışında, başka bir ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.
Orada bir daha ölümü tatmazlar. Onlar Cehennem azabından korunmuştur.
Orada ilk ölümün dışında, başka ölüm tadmayacaklar (cennette sonsuz kalacaklar) . Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur.
İlk ölümden başka ölüm tatmazlar orada ve onları korur koca cehennemin azabından.
Ve orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmayacaklar ve böylece Allah onları yakıcı ateşin azabından korumuş olacaktır.
İlk tattıkları ölüm azâbının dışında artık orada ölüm azâbı tatmazlar, Allah onları kaynayan, köpüren Cehennem'in azâbından da korur.
Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. Ve (Allah) onları cehennem azabından korumuştur.
Orada, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur.
Orada, ilk ölümden (dünyadaki ölümden) başka ölüm tadmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.
Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar (ebedidirler.) Ve Allah, onları Cehennem azabından korur.
56,57. Tanrının katından erdem olarak, ilk ölümden başka, ölüm tatmazlar orda; Tanrının katından iyilik olarak, cehennem azabından onları koruyacak; bu ulu bir kazançtır
Ve orada (dünyadan ayrılırken tattıkları) ilk ölümden sonra (başka) bir ölüm de tatmayacaklar. Ayrıca Allah, onları yakıcı ateşin azabından da koruyacak.
56,57. Orada, ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Rabbin lütfuyla onları cehennem azabından korumuştur. İşte büyük kurtuluş budur.
İlk tattıkları ölüm dışında, orada artık ölüm tatmazlar. Ve Allah onları cehennem azabından korumuştur (sürekli hayata kavuşmuşlardır).
Orada, ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. Onları cehennem azabından korumuştur.
Cennette işlediğimiz suçtan dolayı ilk ölümü tadıp bu dünyaya doğduk. Bak
40:11.
Onlar orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.
İlk ölümden başka ölüm datmazlar. Korumuştur da onları o Cahîm azâbından
Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. (Allah) onları cehennem azabından korumuşdur.
56,57. İlk ölümden (dünyadaki vefatlarından) başka orada ölüm tatmazlar ve Rabbinden bir lütuf olarak (Allah) onları Cehennem azâbından korumuştur.(2) İşte büyük kurtuluş budur!
(2)Sahîh-i Buhârî ve Müslim’de rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Resûl-i Ekrem (asm) şöyle buyurmuşlardır: “Ölüm, boz renkli bir koç sûretinde getirilir de Cennet ile Cehennem arasında durdurulur ve boğazlanır. Sonra: ‘Ey Cennet ehli! Ebedîlik var, ölüm yok! Ve ey Cehennem ehli! Ebedîlik var, ölüm yok!’ denilir.” (İbn-i Kesîr, c. 3, 306)
Onlar cennette, dünyadaki ölümlerinden başka ölüm tatmazlar ve Allah onları cehennem azabından da korumuştur.
Onlar orada ilk ölümden başka ölüm acısı tatmayacaklar, Allah onları Cehennem azabından koruyacak.
Orada, ilk ölümün dışında başka ölüm tatmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur.
Dünyadaki ilk ölümlerinden sonra, orada bir daha asla ölümü tatmayacaklar. Ve Allah onları, ebediyen cehennem azâbından koruyacaktır.
İlk Ölüm’den başka orada Ölüm’ü tatmazlar.
Onları Cahîm’in azabından korumuştur.
56,57. Onlar orada Rabbinden bir lütuf olarak ilk ölümün dışında başka bir ölüm tatmayacakları gibi (Allah) onları cehennem azabından da koruyacaktır. İşte en büyük kurtuluş, budur.
ve orada önceki ölümlerinden sonra [başka] bir ölüm tatmayacaklar. 32 Böylece Allah, onları yakıcı ateşin azabından korumuş olacaktır.
Onlar orada önceki ölümden başka bir ölüm tatmayacaklar. Ve Allah onları alevlerin azabından korumuştur. 37/40...61
Orada ilk ölümlerinden başka bir ölüm tatmayacaklar.[4462] Böylece Allah onları dehşet verici bir azaptan korumuş olacak.
[4462] Yani: Dünyadan ölümle âhirete intikal ettikleri gibi, oradan da bir başka hayata intikal etmeyecek, orada kalacaklar.
Orada ölümü tadmazlar, ilk ölüm müstesna ve onları cehennemin azabından korumuştur.
51, 52, 53, 54, 55, 56, 57. Müttakiler güvenli bir makamdadırlar: Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giymiş olarak karşılıklı otururlar. Hem Biz onları güzel gözlü hurilerle evlendiririz. Onlar canlarının çektiği her meyveden rahatlıkla isterler. İlk ölüm dışında artık orada ölüm tatmazlar. Allah kendilerini, tarafından bir lütuf eseri olarak cehennem azabından korur. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı budur!
Orada ilk ölümden başka ölüm tadmazlar (sürekli yaşarlar). Ve (Allah) onları cehennem azabından korumuştur.
Orada ilk ölüm olan uyku dışında bir ölüm tatmayacaklar, Allah onları alevli ateşin azabından korumuş olacaktır.
İlk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Onlar cehennem azabından korunmuştur.
İlk ölümlerinden sonra, artık orada ölüm tatmazlar. Allah onları Cehennem azabından da korumuştur.
Orada, ilk ölüm dışında ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.
ŧatmayalar anuñ içinde ölüm illā bir gez ölmek ilergi ya'nį dünyede. daħı śaķladı anları ŧamu 'aźābından.
Dadmazlar anda ölümi, illā evvelki ölüm ki dünyādadur. Daḫı Allāhṣaḳladı anları cehennem ‘aẕābından.
Onlar orada ilk (dünyadakı) ölümdən başqa heç bir ölüm dadmayacaqlar! (Allah) onları cəhənnəm əzabından qorumuşdur -
They taste not death therein, save the first death. And He hath saved them from the doom of hell,
Nor will they there taste Death, except the first(4731) death; and He will preserve them from the Penalty of the Blazing Fire,-(4732)*
4731 First Death: the ordinary natural death from this life, which brought them to the Garden of Felicity : there will be no further death after that. Cf.
37:59, and n. 4071. 4732 In Islam we are taught that salvation is not possible of our unaided efforts. Certainly, striving on our part is an indispensable condition: but it is the Mercy of Allah which comes to our help and keeps us from the Fire of final Punishment. This is mentioned last as the foundation on which is built our eternal felicity and our positive spiritual joys. (R).