Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4506, sondan 1731. ayet; 45. sure ve bu surenin 33. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 11, harf sayısı 42 ve toplam ebced değeri ise 1573 olarak hesaplanmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (1) م (5) bulunuyor.
وبدا لهم سيـات ما عملوا وحاق بهم ما كانوا به يستهزؤن
وبدالهمسيـاتماعملواوحاقبهمماكانوابهيستهزؤن
Ve bedâ lehum seyyi-âtu mâ ‘amilû ve hâka bihim mâ kânû bihi yestehzi-ûn(e)
Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir.
(İlâhî vaad gerçekleşince) yaptıklarının ne kadar kötü şeyler olduğunu açıkça gördüler, alaya aldıkları gerçek onları kuşatıverdi.
Onların yaptığı kötülükler (o gün) açığa çıkmış, alay etmiş oldukları şey kendilerini kuşatmış (olacak)tır.
Benzer mesaj: Zümer
39:48.
Yaptıklarının kötülükleri onlara gözükecek ve alaya aldıkları gerçek kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.
Yaptıklarının kötülükleri apaçık ortaya kondu ve alay ettikleri şeyler, onları kuşattı.
(Artık) Onların yaptıkları şeylerin kötülüğü kendileri için açığa çıkmıştır ve alay konusu edindikleri de onları sarıp-kuşatıvermiştir.
Ve belirir, görünür onlara yaptıkları işlerin kötülükleri ve başlarına gelir alay ettikleri şey.
O gün yaptıkları işlerin kötülükleri, günahı onlara apaçık görünecek, alay ve eğlence edindikleri azap da başlarına gelip çatacaktır.
Derken, yaptıkları amellerin cezaları ortaya, gözlerinin önüne serildi. Alay edip durdukları şeyin gücü, onları kuşattı, işlerini bitirdi.
Yaptıklarının kötülükleri karşılarına çıkmış ve alaya aldıkları şey kendilerini kuşatmıştır.
Onların yaptıkları şeylerin kötülüğü kendileri için açığa çıktı ve alay konusu edindikleri onları sarıp-kuşattı.
Derken yaptıkları amellerin kötülükleri onlara zahir olmuş ve alay edib durdukları şeyin cezası (olan azab) kendilerini kuşatıvermiştir.
Ve (böylece) yaptıklarının kötülükleri onlara göründü ve alaya aldıkları azap, onları kuşatmış oldu.
Yaptıkları şeylerin kötülükleri yüz gösterdi onlara, alay ettikleri de kendilerin kavradı
Derken yaptıkları bütün kötü işler karşılarına çıkmış ve alay edegeldikleri (Cehennem gerçeği) her taraftan kendilerini kuşatmıştır.
İşledikleri kötülükler kendilerine belli oldu ve onları, alaya aldıkları şeyler kuşatıp mahvetti.
Yaptıklarının kötülükleri onlara görünmüş, alay edip durdukları şey onları kuşatmıştır.
Âyet, kâfirlerin işlediklerinin ahirette açığa çıkacağını ve alaya aldıkları azap gerçeğinin kendilerini kuşatıp mahvedeceğini haber vermektedir.
Yaptıkları kötülükler kendilerine görünecek ve alay etmekte oldukları şey onları kuşatıp avlayacaktır.
Derken yaptıkları amellerin kötülüğü gözlerinin önüne serildi, alay edip durdukları şey onları kuşatıverdi.
Derken onlara yaptıkları amellerin kötülüklerini yüz göstermiş ve o istihza edip durdukları şey kendilerini kuşatıvermiştir
Onların yapdıkları amel (ve hareket) lerin kötülükleri, kendilerine (âid olmak üzere), açığa çıkmış, istihza edib durdukları şey (azâb) onları çepçevre kuşatmışdır.
Yaptıkları şeylerin kötülükleri onlara görünmüş ve kendisiyle alay edip durdukları(azab) onları kuşatıvermiştir.
Yapmış oldukları kötülükler açık bir şekilde karşılarına çıkmış ve alaya aldıkları azap onları kuşatmıştır.
O gün, onlara amellerinin kötülükleri [¹] görünecek, istihza ettikleri azap etraflarını saracak.
[1] Akıbetlerinin vehametini görecekler,
Onların yapmakta oldukları şeylerin kötülüğü kendileri için açığa çıktı ve kendisini alay konusu edindikleri de onları sarıp kuşattı.
İşte o Gün, yaptıkları çirkin davranışların kötü sonuçları gözlerinin önüne serilecek ve alay edip durdukları âhiret azâbı, kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.
Onlara, işledikleri kötülükler belli oldu; alay ediyor oldukları şey onları kuşatarak içine aldı.
(Dünyada iken) yaptıkları işlerin kötülüğü,1 (o gün) gözlerinin önüne serilir ve hafife aldıkları (azap) kendilerini kuşatıverir.
1 Yani kâfirlik ve isyan adına yaptıkları ne kadar kötü ve pis iş varsa o gün gözlerinin önüne serilir.
[O Gün] yaptıkları kötülükler onlara apaçık görünecek ve alay edip durdukları şey onları alt edecektir. 30
Nihayet işledikleri günahların kötü sonuçları ortaya çıkacak ve hafife alıp alay ede geldikleri o gerçek kendilerini çepeçevre kuşatacaktır. 6/26.28
Onların yaptığı kötülükler (o gün gelince) ayan açık ortaya serilecek ve alay edip durdukları gerçek kendilerini perişan edecektir.[4495]
[4495] İlâhî talimatların görünen sebeplerinin altında yatan gerçek sebepler bu talimatların “âhireti”dirler. Talimatların âhiretlerini, ancak âhirette göreceğiz. O zaman Allah’ın bize olan rahmetinin büyüklüğüne ve bizi korumadaki titizliğinin hikmetine şahit olacağız. Eğer “Orada göreceğimize burada görsek olmaz mıydı?” diye sorulacak olursa, cevabımız şöyle olur: Görseydik ölürdük, onun için ölünce göreceğiz. Zaten hayatın imtihan olması da bunu gerektirir.
Ve onlar için yapmış oldukları şeylerin fenalıkları zuhûra geldi ve kendisiyle istihzâda bulundukları şey, onları kuşattı.
Derken, yaptıkları ne kadar kötü, pis iş varsa karşılarına çıktı. Alay ettikleri cehennem azabı, kendilerini her taraftan sardı.
Yaptıklarının kötülükleri onlara göründü ve alay edip durdukları şey onları kuşattı.
Yaptıklarının kötü olanları ortaya çıkacak, hafife aldıkları (hesap verme ve ceza) başlarına gelecektir.
Yaptıklarının günahları onlara belli olmuş ve alay ettikleri şey onları kuşatıvermişti.
Yaptıkları işin kötülüğü artık kendilerine görünmüş ve alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşatmıştır.
Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş, alay edip durdukları şey kendilerini kuşatıvermiştir.
daħı bellü oldı anlara yavuzlıķları anuñ kim işlediler daħı indi anlara ol kim oldılar anı yañśularlar.
Daḫı yalvara anlara ‘amellerinüñ yamanlıġı, daḫı ine üstlerine masḫara‐lıḳları cezāsı.
(O gün dünyada etdikləri) pis əməllərinin cəzası onların gözünə görünəcək və istehza etdikləri (əzab) onları saracaqdır!
And the evils of what they did will appear unto them, and that which they used to deride will befall them:
Then will appear to them the evil (fruits) of what they did, and they will be(4770) completely encircled by that which they used to mock at!*
4770 Cf.
11:8. Their mockery will be turned against themselves, for they will be hemmed in by the very Realities which they had ignored or doubted or laughed at, (see also n. 4806 to
46:26).