Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4544, sondan 1693. ayet; 46. sure ve Ahkaf Suresinin 34. ayetidir. Ahkaf Suresi 34. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 79 ve toplam ebced değeri ise 7156 olarak hesaplanmıştır. Ahkaf Suresinin toplam ebced değeri 191977 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (1) م (3) bulunuyor.
Arapça Metin
ويوم يعرض الذين كفروا على النار اليس هذا بالحق قالوا بلى وربنا قال فذوقوا العذاب بما كنتم تكفرون
İnkâr edenlere ateşe sunuldukları gün, “Bu gerçek değil miymiş?” denir. Onlar, “Evet, Rabbimize andolsun ki gerçekmiş” derler. Allah, “Öyle ise inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı azabı tadın!” der.
Sûre Allah ve âhiret inancına davet, insanları bu inanca götüren delilleri açıklama konularını baştan itibaren işlemişti. Sonunda yine âhirete iman konusuna geçilmekte, kıyas yoluyla bunun mümkün, hatta ilk yaratmadan daha kolay olduğu ispat edilmektedir.
Mehmet Okuyan
Ateşe sunulacakları gün, kâfir olanlara “Bu (diriltilme) gerçek değil miymiş!” (diyecek), onlar da “Rabbimize yemin olsun: Evet (gerçekmiş)!” diyeceklerdir. (Allah:) “İnkâr ettiğinizden dolayı azabı tadın!” diyecektir.
Gerçeği yalanlayan nankörler, ateşle karşı karşıya kaldıkları gün, onlara: “Nasıl, bugün gerçekmiş değil mi?” dendiğinde, onlar, “Rabb'imize ant olsun ki gerçekmiş.” diyecekler. “Gerçeği yalanlayarak nankörlük ettiğinizden dolayı azabı tadın.” denecek.
İnkâr edenler ateşe sunulacakları gün, (onlara:) “Nasıl, bu gerçek değil miymiş?” diye (sorulacak) ; onlar ise; "Rabbimize andolsun, evet (öyleymiş) " diye (yanıtlayacaktır. Allah da:) "Öyleyse inkâr ettiklerinizden dolayı azabı tadın" buyuracaktır.
Ve o gün, kafir olanlar, ateşe arz edilirler de bu gerçek değil mi denir, evet derler, andolsun Rabbimize; der ki: İnkar ettiğinizden dolayı artık tadın azabı.
Allah tarafından gelen gerçekleri örtbas edenler, ateşe sunulacakları gün, Allah onlara: “Nasıl, bu gerçek değil miymiş?” der. Onlar da: “Evet, Rabbimiz hakkı için gerçekmiş” derler. Allah da: “Öyleyse, gerçekleri örtbas etmenizden dolayı azabı tadın” der.
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler ateşe atılacakları gün, onlara:
“Dünyada hakka ve sorumluluklara riayetsizliğin şu icrası kesinleşmiş cezalarla sonuçlanacağı doğru ve gerçek değil miymiş?” denir. Onlar da:
“Evet, Rabbimiz hakkı için doğruymuş, gerçekmiş.” derler. Allah da:
“O halde, inkârınız, küfrünüz sebebiyle azâbı tadın.” buyurur.
İnkar edenlerin ateşe sunuldukları gün (onlara): "Nasıl, bu gerçek değil miymiş?" (denir). "Evet, Rabbimize yemin olsun ki (gerçekmiş)" derler. (Allah da): "Öyleyse inkar etmenize karşılık azabı tadın" der.
(Kur'an'ı ve Peygamberi) inkâr edenler, ateşe arz olunacağı gün, (kendilerine şöyle denilir): “- Nasıl, bu azab gerçek değil mi imiş?” Onlar: “- Evet, Rabbimize yemin ederiz (azab hakdır).” diyecekler. (Allah onlara şöyle) buyuracak: “- Öyle ise, ettiğiniz inkâra karşılık tadın azabı bakalım...”
O kâfirler ateşe arz edildikleri gün (Allah:) “İşte bu, gerçek değil mi?” (der.) Onlar: “Evet, Rabbimize andolsun, haktır” derler. Allah: “Öyle ise, eski küfrünüzden dolayı azabı tadın!” der.
O gün, küfredenler ateşe gösterilip: «Nasıl, bu hak değil miymiş?» diye sorulduğunda, derler ki: «Evet Tanrımız!»; Allah buyurur ki : «Küfrünüz yüzünden azabı tadın !»
İnkârcılar, ateşin karşısına getirileceği ve kendilerine: “Bu, gerçek değil mi?” diye sorulacağı gün: “Rabbimize andolsun ki öyledir!” diye cevap verecekler. (Bunun üzerine) Allah: “Öyleyse, hakikati inkâr etmenizin karşılığı olan bu azabı tadın (bakalım)!” buyuracak.
İnkar edenler, ateşe sunuldukları gün onlara: "Bu, gerçek değil miydi?" denir, onlar: "Rabbimize and olsun ki evet gerçekti" derler. Allah: "İnkar etmenizden ötürü azabı tadın" der.
İnkâr edenlere, ateşe sunulacakları gün: Nasıl, bu gerçek değil miymiş? denildiğinde: Evet, Rabbimize andolsun ki gerçekmiş, derler. Allah: Öyleyse inkâr etmenizden dolayı azabı tadın! der.
İnkâr edenler ateşe arz olunacakları gün onlara: "Bu gerçek değil miymiş?" denir. Onlar da: "Rabbimiz Hakk'ı için gerçekmiş!" derler. Allah onlara: "O halde inkâr ettiğinizden dolayı şimdi tadın azabı!" der.
Ve o küfredenler ateşe arzolunacağı gün: nasıl bu hak değil mi imiş! diye, evet, rabbımız hakkı için diyecekler, buyuracak: «öyle ise haydin tadın azâbı, küfrede geldiğiniz için
O kâfirler ateşin karşısına (getirilerek) gösterileceği gün (kendilerine denilecek ki:) «Bu (azâb) gerçek değil mi imiş»? Onlar «Evet, Rabbimize yemîn ederiz (ki gerçekdir)» dediler (diyecekler). (Allah da) «Küfredegeldiğinize mukaabil tadın azâbı» dedi (diyecek).
Artık inkâr edenler, ateşe arz olunacakları gün (kendilerine): “(Nasıl?) Bu gerçek değil miymiş?” (denilir). (Onlar:) “Evet! Rabbimize yemîn olsun (ki, gerçekmiş)!” derler.(Rableri de:) “Öyle ise inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı, tadın azâbı!” buyurur.
Kıyamet günü doğruları inkâr edenler ateşe götürüldüklerinde onlara “Şimdi bu ateş gerçek değil mi? diye sorulur. Onlar da “ Evet! Rabbimize yemin olsun ki gerçek” derler. Allah onlara “İnkâr etmenizin karşılığında azabı tadın” der.
Kâfirler ateşe gösterildikleri gün, onlardan sorulacak: «— Bu azap doğru değil mi?» Onlar «— Rabbimiz hakkı için, elbette doğrudur, hayâl değildir» diyecekler, «— Öyleyse küfürünüzün cezası olarak azabı tadın» diyecek.
Bu gerçeği inkâr edenler, Hesap Günü ateşin karşısına çıkarıldıklarında, onlara “Nasıl, bu azap gerçek miymiş?”diye sorulacak. Onlar da, “Evet; Rabb’imize yemin olsun ki, gerçeğinta kendisiymiş!” diyecekler. Bunun üzerine Allah, “O hâlde,hakîkati inkâr etmenizin karşılığı olarak, hak ettiğiniz azâbı tadın bakalım!” diyecek.
İnkâr edenlerin Ateş’e sunulacakları gün: “Bu Gerçek değil mi?” (dedi).
-“Rabbimize and olsun ki evet!” dediler.
-“İnkâr ediyor olduğunuz sebebiyle Azab’ı tadın!” dedi.
Kâfirlere cehenneme atılacakları gün: “Nasıl? Bu, gerçek değil miymiş?” denilince, Onlar: “Evet! Rabbimize yemin olsun ki (gerçekmiş!)” derler. (Allah da): “Öyleyse inkârınızın karşılığı olan şu azabı, tadın bakalım.” der.
Böylece, hakikati inkara şartlanmış olanlar, ateşin karşısına getirilecekleri ve “Bu, gerçek değil mi?” diye sorulacağı Gün “Rabbimize andolsun ki öyle!” diye cevaplayacaklar. [Bunun üzerine] Allah, “Öyleyse, hakikati inkar etmenizin karşılığı olan bu azabı tadın!” diyecektir.
Gerçekleri örtbas eden kâfirlerin ateşe sunuldukları o gün onlara: – Şimdi bu gerçek, değil miymiş? Denildiğinde onlar: – Evet, Rabbimize andolsun ki gerçekmiş, diyecekler. Allah da: – Öyleyse gerçekleri örtbas ettiğiniz için tadın bakalım bu azabı! Diyecek. 10/25.30, 32/12
Ve hakikati inkâr eden kimselere ateşe takdim olunurken, “Ne yani, bu da mı gerçek değil?” (denileceği) gün, onlar şöyle cevap verecekler: “Rabbimize andolsun ki evet, işte (bu hakikatin ta kendisidir)!” (Allah) buyuracak: “Haydi, hakikati inkârınıza karşılık tadın malum azabı!”
Ve o gün ki, kâfir olanlar, ateş üzerine arzolunurlar. (Onlara) Denilir ki: «Nasıl, bu hak değil mi imiş?» Onlar da: «Evet. Ve Rabbimiz hakkı için (diyeceklerdir). « Cenâb-ı Hak da, «Artık siz inkar eder olduğunuz şey sebebiyle azabı tadınız,» diyecektir.
Gün gelecek, kâfirler cehennem ateşine karşı tutulacaklar. İşte o zaman, kendilerine: “Nasıl, bu ateş doğru değil miymiş? ” diye sorulunca: “Evet, Rabbimize yemin ederiz ki haktır, gerçektir! ” diyecekler. Yüce Allah da şöyle buyuracak: “İnkâr edip durduğunuz için haydi öyleyse tadın bakalım azabı! ”
İnkar edenler ateşe sunulacakları gün (Allah onlara): "(Nasıl), Bu gerçek değil miymiş?" (der); "Evet Rabbimiz hakkı için (gerçekmiş)" derler. "Öyleyse inkar etmenizden dolayı azabı tadın" der.
Ateşle yüzleştirildikleri gün, ayetleri görmezlikten gelenlere şöyle denecek: “Cehennem gerçekmiş değil mi?” (Onlar:) “Evet, Rabbimize yemin olsun ki gerçekmiş” diye cevap verecekler. Allah da “Ayetleri görmezlikten gelmenize karşılık tadın şu azabı” diye karşılık verecek.
Bunu inkar edenler, ateşe sunuldukları gün:-Bu, gerçek değil mi?-Rabbi'mize andolsun ki evet (gerçektir), dediler.-Nankörlük ettiğiniz için azabı tadın! der.
Ateşe sunuldukları gün, kâfirlere sorulur: “Bu gerçek miymiş, değil miymiş?” “Evet,” derler. “Rabbimize and olsun ki gerçekmiş.” Allah buyurur ki: “İnkâr edip durduğunuz için, şimdi tadın azabı!”
Gün gelir, o inkâr edenler, ateşe arz edilir. "Bu gerçek değil miymiş?" diye sorulur. "Elbette! Rabbimize yemin ederiz, gerçekmiş!" derler. Allah buyurur: "O halde, inkâr ettiğinizden ötürü tadın azabı!"
daħı ol gün kim 'arż olına anlar kim kāfir oldılar od üzere “iy degül mi uşbu ḥaķ?” ya'nį eydile. eyittiler “evet çalabumuz ḥaķķı-içün!” eyitti “pes daduñ 'aźābı andan ötürü kim olduñuz kāfir olursız.”
Ol gün ki ‘arż oluna kāfirler cehennem üstine. Eyidile: Bu ḥaḳ degülmidür? Anlar eyide: Evet, ḥaḳdur, Tañrımuz ḥaḳḳı‐çun. Eyide: Pes daduñuz‘aẕābı küfrüñüz sebebi‐y‐ile.