Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4514, sondan 1723. ayet; 46. sure ve Ahkaf Suresinin 4. ayetidir. Ahkaf Suresi 4. ayetinin kelime sayisi 29, harf sayısı 105 ve toplam ebced değeri ise 9291 olarak hesaplanmıştır. Ahkaf Suresinin toplam ebced değeri 191977 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (12) bulunuyor.
Arapça Metin
قل ارايتم ما تدعون من دون الله اروني ماذا خلقوا من الارض ام لهم شرك في السموات ايتوني بكتاب من قبل هذا او اثارة من علم ان كنتم صادقين
Kul eraeytum mâ ted’ûne min dûni(A)llâhi erûnî mâżâ ḣalekû mine-l-ardi em lehum şirkun fî-ssemâvât(i)(s) îtûnî bikitâbin min kabli hâżâ ev eśâratin min ‘ilmin in kuntum sâdikîn(e)
De ki: “Allah’ı bırakıp da taptıklarınızı gördünüz mü? Bana gösterin, yeryüzünden neyi yaratmışlardır? Yoksa göklerin yaratılışında onların bir ortaklığı mı var? Eğer doğru söyleyenler iseniz bundan önceki bir kitap, yahut bir bilgi kalıntısı olsun getirin bana!”
Müşrikler putların yeryüzünde, insan ve eşya üzerinde bazı etkilerinin bulunduğuna inanıyorlardı. Bu inancın temelsiz olduğunu ispat için Kur’an’ın kullandığı mantık şudur: Birinin bir şey üzerinde değiştirici etkisinin bulunabilmesi için onun yaratılış ve oluşuna katkıda bulunmuş olma ön şartı vardır; putlar neyi yarattılar ki, onun üzerinde etkileri bulunsun!
İnsanlar göklerde olup biteni göremedikleri için, putların göklerde de bir etkilerinin bulunmadığı ifade edilirken “varsa gösterin” denilmemiş, yalnızca “etkilerinin olmadığı” düşündürücü bir soru şeklinde ortaya konmuştur.
Bir iddia ya akıl ve ilim delili ile yahut da sağlam rivayetlerle (nakil delili ile) ispat edilir. Müşriklerden, önce akıl delili istenmiş, arkasından da sağlam bir yazılı veya yazısız rivayet talebi ile yetinilmiştir. Ancak her iki talep de iddia sahipleri tarafından karşılanamamıştır.
Mehmet Okuyan
De ki: “Allah’ın peşi sıra yalvardığınız şeyleri (ortaklarınızı) bir düşünsenize!” Yerden neyi yaratmışlar bana gösterin veya göklerle ilgili (onların yaratılışında) onların ortaklığı mı varmış! Doğruysanız bundan önce (size indirilmiş) bir kitap veya bir bilgi kalıntısı (varsa onu) bana getirin!
De ki: “Allah'tan başka taptıklarınızın durumuna baktınız mı? Yeryüzünde neyi yarattıklarını ya da göklerde bir ortağını bana gösteriniz? Eğer doğru söylüyorsanız, bana bu Kur'ân'dan önce bir kitap ya da bir bilgi kalıntısı getiriniz!”
De ki: “Allah'ın yanı sıra yakardıklarınıza bir bakın bakalım! Onların, yeryüzünde yarattıkları bir şey varsa bana gösterin! Yoksa onların göklerde bir ortakları mı var? Eğer doğru söylüyorsanız, bana, daha önce gelmiş bir kitap ya da bilgi kırıntısı bir eser getirin.
De ki: "Gördünüz mü (fikrinizi söyleyin vehele bana gösterin) ? Allah'tan başka taptıklarınız, yerden neyi yaratmışlardır? Yoksa onların göklerde bir ortaklığı mı vardır? Eğer doğru söylüyorsanız, bundan önce bir kitap ya da bir ilim kalıntısı (veya bir eser) varsa, bana getirin (bakalım) ."
De ki: Allah'tan başka taptıklarınız, gösterin bana, ne yarattılar yeryüzünde, yoksa göğü idarede bir ortaklıkları mı var? Doğru söylüyorsanız bundan önceki bir kitabı, yahut bir bilgi eserini getirin bana.
De ki: Siz Allah'ı bırakıp yalvardığınız şeylerin gerçekten ne olduklarını hiç düşündünüz mü? Gösterin bana bu varlıklar veya güçler yeryüzünün hangi parçasında birşey yaratmışlardır? Yoksa onlar, göklerin yaratılmasında veya idaresinde bir ortaklıkları mı var? Eğer doğru söyleyenlerden iseniz, bundan önce size verilmiş bir kitap veya bilgi kalıntısı varsa, onu bana getirin.
“Allah'ı bırakıp, kulları durumundakilerden taptıklarınız, yalvardıklarınız konusunda hiç düşündünüz mü? Yeryüzünde var olan şeylerden neleri yaratmışlar, bana gösterin? Yahut onların göklerde ortaklıkları mı var? Eğer siz doğru söyleyen kimselerseniz, bu konuda Kur'ân'dan önce indirilmiş bir kitap veya yazılmış ilmî bir eser getirin?” de.
De ki: "Allah'tan başka taptıklarınızı gördünüz mü? Onların yerden neyi yarattıklarını bana gösterin. Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Eğer doğru sözlü iseniz bana bundan başka bir kitap veya bir ilim kalıntısı getirin.
De ki: 'Gördünüz mü haber verin; Allah'tan başka taptıklarınız, yerden neyi yaratmışlar, bana gösterin? Yoksa onların göklerde bir ortaklığı mı var? Eğer doğru söylüyor iseniz, bundan önce bir kitap ya da bir ilim kalıntısı (veya bir eser) varsa, bana getirin.'
(Ey Rasûlüm, o kâfirlere) de ki: “- Allah'dan başka ibadet ettiklerinizi bana bildirin; yerde olan şeylerden hangisini yarattıklarını bana gösterin. Yoksa onların göklerde bir ortaklığı mı var, (gökleri Allah ile beraber mi yarattılar)? Haydin bana bu Kur'an'dan önce bir kitab, yahud ilimden bir eser getirin, eğer (söylediklerinizde) doğru iseniz.”
De ki: “Allah’ın dışında yalvardığınız putları gördünüz mü? Gösterin bakalım, onlar yerden neyi yaratmışlar? Yoksa göklerin idaresinde ortakları mı var? Eğer doğru iseniz, bundan önce size inmiş bir kitap veya bir bilgi kalıntısı getirin!
Diyesin ki: «Allahtan başka, taptıklarınız, yeryüzünde ne yaratmış gösterin bana, yoksa, göklerde onlara ortak mı var? Gerçekseniz, bundan önce gelmiş olan ya bir kitap, ya bir bilgi kırıntısı elinizdeyse, getirin bana!»
(Ey Muhammed!) De ki: “Allah'tan başka yalvardıklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana onlar yeryüzünde neyi yaratmışlar? Yoksa onlar göklerin yaradılışında (Allah'a yardım ettikleri için, O'nunla) bir ortaklıkları mı var? Eğer siz doğru söyleyen kimseler iseniz bana (Allah'tan başka varlıklara da tapmanızı haklı gösteren) bundan önce indirilmiş bir kitap veya ilimden bir eser getirin (göreyim).”
De ki: "Allah'ı bırakıp taptığınız şeyleri görüyor musunuz? Yeryüzünde ne yaratmışlar bana göstersenize! Yoksa Allah'la ortaklıkları göklerde midir? Eğer doğru sözlü iseniz, size indirilmiş bir kitap veya intikal etmiş bir bilgi kalıntısı varsa bana getirin."
De ki: Söylesenize! Allah'ı bırakıp taptığınız şeyler yeryüzünde ne yaratmışlar; göstersenize bana! Yoksa onların göklere ortaklıkları mı vardır? Eğer doğru söyleyenlerden iseniz, bundan evvel (size indirilmiş) bir kitap yahut bir bilgi kalıntısı varsa onu bana getirin.
De ki, "ALLAH'ın dışında yalvardıklarınıza bir bakın. Onların yerden neyi yarattığını bana gösterin. Yoksa göklerde onların bir ortaklığı mı var? Bundan önce bir kitap veya bir bilimsel belge getirin, doğru sözlü iseniz?"
Ey Muhammed! De ki: "Allah'tan başka yalvardıklarınızı gördünüz mü? Onlar yerden ne yaratmışlar bana gösterin. Yoksa onların göklerin yaradılışında bir ortaklıkları mı var? Eğer siz doğru söyleyen kimseler iseniz bana bu Kur'an'dan önce indirilmiş bir kitap veya ilimden bir eser getirin."
De ki: şimdi baksanız a şu sizin Allahın berîsinden yalvarıb durduklarınıza, gösterin bana onlar Arzdan hangi cüz'ü yaratmışlar, yoksa onların Göklerde mi bir ortaklıkları var? Haydin bana bundan evvel bir kitab yâhud ılimden bir eser getirin eğer sadıksanız
De ki: «Allâhı bırakıb da tapmakda olduklarınızın neydiğini bana haber verin. Onların yerden hangi şey'i yaratdıklarını bana gösterin». Yoksa onların göklerde bir ortaklığı mı var? Bundan evvel bir kitab, yahud bir ilim artığı varsa, da'vânızda doğrucular iseniz, bana getirin.
De ki: “Söyleyin bana! Allah'ı bırakıp (kendisine) yalvarmakta olduğunuz şeyler, yerden neyi yaratmışlar, bana gösterin! Yoksa, onların göklerde bir ortaklığı mı var?(3) Eğer(iddiânızda) doğru kimseler iseniz, bana bundan (Kur'ân'dan) önce (indirilmiş) bir kitab veya ilimden bir eser (küçük bir alâmet olsun) getirin!”
(3)“Bir memlekette iki pâdişah, bir vilâyette iki vâli, bir nâhiyede iki müdür, hattâ bir mahallede iki muhtar bulunamaz. Eğer bulunsa herc ü merc (karmakarışık) olur, ihtilâl başlar, intizam bozulur. Mâdem hâkimiyetin bir gölgesi, âciz ve muâvenete (yardımlaşmaya) muhtaç olan insanlarda bu derece müdâhale-i gayrı(başkasının karışmasını) ve iştirâki (ortaklığı) reddedip, kabûl etmez. Elbette aczden münezzeh (uzak olan)bir Kadîr-i Mutlak’ta (sonsuz kudret sâhibi bir Zât’ta), rubûbiyet (herşeyin Rabbi, terbiye edicisi olmak)sûretindeki hâkimiyet, hiçbir cihetle iştirâki ve müdâhale-i gayrı kabûl etmez. Belki gāyet şiddetle reddeder ve şirki (Allah’a ortak koşmayı) tevehhüm (bâtıl bir şekilde zan) ve i‘tikād edenleri (inananları) gāyet hiddetle dergâhından tard eder (kovar).” (Şuâ‘lar, 2. Şuâ‘, 15)
İlyas Yorulmaz
Deki “Allah’dan başka dua ettiklerinizi görmediniz mi? Yeryüzünde yarattıkları neler var? Bana gösterin. Yoksa göklerde onların bir ortağı mı var? Eğer doğru söylüyorsanız, bundan önce yazılı bir belge veya doğru bilgiden bir iz varsa, onu bana getirin.
De ki Allah/ı bırakarak taptıklarınız yeryüzünde ne yaratmışlardır? Bana haber verin. Yahut göklerin yaratmasında iştirakleri mi vardır? Bana gösterin. Bundan evvel size bir Kitap gelmişse veya peygamberlerin ilmine dair sizde bir eser [⁵] varsa, dâvanızda da gerçekseniz onu bana getirin.
İsmail Hakkı İzmirli Ahkaf Suresi 4. Ayet Açıklaması
[5] Enbiyadan menkul bir ilim bakiyesi veya alâmet veya bir an'ane ve rivayet.
Kadri Çelik
De ki: “Şimdi baksanıza, Allah'tan başka tapmakta olduklarınız yerden neyi yaratmışlar, bana gösterin? Yoksa onların göklerde bir ortaklığı mı var? Eğer doğru sözlüler iseniz, bundan önce bir kitap ya da ilim kalıntısı varsa, bana getirin.”
(Bu ayetteki “bundan önce bir kitap”tan maksat, Allah’ın daha önce inzal ettiği kitaplardır. “İlim kalıntısı”ndan maksat ise, sonraki nesillere itimat edilen bir vasıtayla ulaşmış eski devirlerdeki nebilerin ve salihlerin insanlığa sundukları ilahi öğretilerden geriye kalanlardır. Bu iki vasıtayla insana ulaşan hiçbir şeyde şirkten bir iz yoktur. Şimdi Kur’an’ın tebliğ etmekte olduğu bütün semavi kitapların ittifak ettiği tevhit ve ilimler hakkında ne kadar eser kalmışsa bunlarda da şirkin hiçbir izine rastlanmamaktadır. Bunlarda herhangi bir nebi, veli ya da salih kişinin herhangi bir zaman Allah’tan başkasına kullukta bulunmak için bir söz söylediğine dair hiçbir iz de yoktur.)
Mahmut Kısa
Ey Peygamber! Onlara de ki: “Allah’tan başka itaate çağırdığınızve böylece Allah’a ortak koştuğunuz putlarınızı ve putlaştırdığınız liderlerinizi, sahte ilâhlarınızı bir düşünsenize: Gösterin bana, yeryüzünde ne yaratmış bunlar! Yoksa onların, göklerin yaratılıp yönetilmesinde bir ortaklıkları mı var? Eğer iddianızda haklı iseniz, bana delil olarak buKur’an’dan önce gönderilmiş bir kitap veya doğruluğu kesin olarak bilinen başka bir bilgi kalıntısı getirin! Hangi kitap veya hangi araştırma, evrenin bir parçasını Allah’tan başka ilâhların yarattığını söyleyebilir?”
De ki:
-“Allah’tan başka dua ettiğiniz şeyleri gördünüz mü?
Gösterin bana, Yer’den ne yarattılar?
Yoksa onlar için Gökler’de bir ortak mı var?
Doğru söyleyen / sadık idiyseniz, bana bunun öncesinden bir kitap veya bilimsel bir eser getirin!
(Ey Muhammed! Onlara): “Sizin Allah’ın berisinde taptıklarınızın, (ne olduklarını) hiç biliyor musunuz?1 Gösterin bana! Yeryüzündeki neyi onlar yarattılar? Ya da onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Eğer doğru söylüyorsanız, bu (Kur’an)’dan önce size indirilmiş bir kitap veya (elinizde) bir bilgi kalıntısı2 varsa, getirin bana.” de.
1 Yani Allah’ı inkâr etmeden, Onun berisinde, Ondan daha fazla önem verdiğiniz, Onun sıfatlarından bir kısmını taşıdıklarına inandığınız veya Onun sıfatlarından bir kısmını kendilerine vererek ilâhlaştırdığınız, putlar veya putlaştırılmış kimselerinizin ne olduklarını hiç biliyor musunuz? Ve onların kendilerinden menkul kerametler, rüyalar, keşifler, murakabeler adı altında uydurdukları emirlerine, yasaklarına ve arzularına itaat ederek Allah’a isyan ediyorsunuz. Şüphesiz böyle yapmak, gerek Allah’ı inkâr ederek olsun, gerek olmasın ilahlık manasında onları Allah’a ortak yapmaktır. Bunların bir kısmı bu şirki açıkça söylerler. Firavunlara, Nemrutlara denildiği gibi onlara açıktan rabbimiz, tanrımız derler ve onlara aynı cinsten, oğullar, kızlar isnat ederler. Diğer bir kısmı da açıkça söylemeseler bile aynı muameleyi yaparlar, onları Allah sever gibi severler, veli-i nimet tanırlar, Allah’a yapılacak şeyleri onlara yaparlar. Allah’ın rızasını düşünmeden onların rızalarını kazanmaya çalışırlar, Allah’a isyan olan şeylerde bile onlara itaat ederler. Hatta Allah’ın ayetlerini bile efendilerinin zırvalarının önüne alamazlar. Allah’tan çok onlardan, Allah’ın ahiret azabından çok efendilerinin şefkat tokadından, çarpmasından hatta bir yan bakışından bile korkarlar. Eğer bunlar, efendilerinden veya putlarından korktuklarının yarısı kadar Allah’tan korksalar mutlaka kurtuluşa erenlerden olurlar.2 İlim sayılabilecek bir eser, evvelki Peygamberlerin ilimlerinden kalma bir ilim, yâhud bari toz üstüne yazılmış bir yazı. (Elmalılı)
Muhammed Esed
De ki: “Siz, Allah'ı bırakıp yalvardığınız şeylerin [gerçekten] ne olduklarını hiç düşündünüz mü? Gösterin bana: bu [varlıklar veya güç]ler yeryüzünün hangi parçasında bir şey yarattılar! Yoksa, onlar gök[lerin yaratılmasın]da pay sahibi midirler? [Eğer öyleyse,] bundan önceki herhangi bir ilahî kelâmı, yahut [başka] bir bilgi kalıntısını 4 getirin bana, eğer iddianızda haklı iseniz!”
De ki: – Allah ile aranıza koyup dua ile yalvarıp yakardıklarınıza bir bakar mısınız? Gösterin bana onlar yeryüzünde neyi yaratmışlar, yoksa göklerin hükümranlığında ortaklıkları mı var? Eğer iddianızda samimi iseniz bana bu Kuran’dan önce vahyedilmiş bir kitap veya bilimsel bir kanıt getirin. 16/17...25, 35/40
De ki: “Allah’ın astlarından kabul edip de dua ettiğiniz kimselere hiç göz attınız mı?[4503] Gösterin bana, onlar yeryüzünün neresinde neyi yaratmışlar? Yoksa onların gökler(in yönetimin)de bir payı mı var? Hadi, bundan önce (inmiş) ilâhî bir kelâm veya bir bilgi notu[4504] getirin bana, eğer iddianızda dürüstseniz!’
[4503] Dûn, hem “aşağı” hem de “yakın” anlamına gelir. Allah’a izafetle kullanıldığı her yerde, şirk koşan aklın, Allah ile şirk koştuğu kişi ve nesneler arasında “ast-üst” hiyerarşisi olduğu yönündeki saplantısını ifşa eder.
[4504] Veya: “Bir bilgi kırıntısı” (Ferrâ. Krş: 35:40).
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Bana haber veriniz! Allah'tan başka tapar olduklarınızı bana gösteriniz, yerden neleri yaratıvermişlerdir. Yoksa onlar için göklerde bir ortaklık var mıdır? Bana bundan evvelki bir kitabı veya ilimden bir eseri getiriniz eğer siz sâdık kimseler oldu iseniz.»
Müşriklere de ki: “Şimdi baksanıza şu sizin Allah'tan başka ilahlaştırıp yalvardığınız putlarınıza! Söyler misiniz, onlar yerde hangi şeyi yaratmışlar, yoksa göklerde mi bir ortaklıkları var? (Akıl yönünden bu mümkün olmayınca, nakil yönünden putlara ibadetin gerçek olduğunu gösterin) Eğer bu iddianızda tutarlı iseniz, daha önce gelmiş bir kitap yahut hiç değilse bir bilgi kalıntısı varsa getirin görelim. ”
Daha önceki kitaptan maksat, Allah tarafından gönderilen kitaplardır. Bilgi kalıntısı ise, önceki peygamberlerin öğretilerinin kalıntılarıdır. Bunlarda şirke gerçeklik payı veren bir taraf yoktur. Kutsal kitaplar bir yana, bilimsel kitaplardan veya araştırmalardan hiçbiri, Allah’tan başka bir yaratıcı bulunduğuna delâlet etmez.
Süleyman Ateş
De ki: "Allah'tan başka yalvardıklarınızı gördünüz mü? Bana gösterin, onlar yerden neyi yarattılar? Yoksa gökler(in yaratılışın)da onların bir ortaklığı mı var? Eğer doğru iseniz bundan önce (inmiş olan) bir Kitap, yahut bir bilgi kalıntısı getirin."
De ki “Allah ile aranıza koyarak çağrıda bulunduklarınızın ne olduklarına baksanıza! Gösterin bana, yeryüzünde neyi yaratmışlar? Yoksa göklerde bir payları mı var? Söyledikleriniz içinize yatıyorsa bu konuda bana, daha önce gelmiş bir kitap veya bir bilgi kırıntısı getirin.”
De ki:-Allah'tan başka dua ettiklerinizi gördünüz mü? Yerde ne yarattıklarını bana gösterin. Yoksa onların ortaklıkları göklerde midir? Eğer doğru söyleyenler iseniz, bundan önce bana bir kitap veya ilminden bir eser getirin.
De ki: Gördünüz mü Allah'tan başka yakardıklarınızı? Onlar yerde ne yarattıysa gösterin bana. Veya onların göklerde bir ortaklığı mı var? Eğer doğru söylüyorsanız, bu Kur'ân'dan önceki bir kitabı veya bir bilgi kalıntısını bana getirin.
De ki: "Allah dışında yakarmakta olduklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, yerden neyi yarattılar onlar? Yoksa göklerde bir ortaklıkları mı var? Eğer doğru sözlü kişiler iseniz bundan önceki bir kitap, yahut bir bilgi kalıntısı getirin bana!"
Eyit: Görür misiz ṭapduġuñuz Tañrıdan özge, gösterüñüz baña ne nesneyaratdılar yirden, yā var mı anlara şerīklik göklerde? Baña bir kitāb getü‐rüñüz, bu kitābdan burun gelmiş ola, yā bir eẟer ‘ilmden getürüñüz, eger gir‐çek iseñüz.