Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4558, sondan 1679. ayet; 47. sure ve bu surenin 13. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 14, harf sayısı 54 ve toplam ebced değeri ise 4087 olarak hesaplanmıştır.
وكاين من قرية هي اشد قوة من قريتك التي اخرجتك اهلكناهم فلا ناصر لهم
وكاينمنقريةهياشدقوةمنقريتكالتياخرجتكاهلكناهمفلاناصرلهم
Vekeeyyin min karyetin hiye eşeddu kuvveten min karyetike-lletî aḣracetke ehleknâhum felâ nâsira lehum
(Ey Muhammed!) Seni çıkaran kendi memleket halkından daha güçlü nice memleket halkları vardı ki, biz onları helâk ettik. Onların hiçbir yardımcısı da olmadı.
Kurtubî’nin sahih olduğunu açıklayarak naklettiği bir rivayete göre Hz. Peygamber Mekke’yi terketmek mecburiyetinde bırakılınca, Sevr mağarasına geldiğinde geriye dönüp Mekke’ye bakarak hüzünlenmiş ve “Ey Mekke! Sen Allah’ın en çok sevdiği, benim de en çok sevdiğim şehirsin. Eğer senin müşriklerden oluşan halkın beni çıkarmamış olsalardı, seni asla terketmezdim” demiş, bunun üzerine onu ve ümmetini teselli için bu âyet inmiştir (XVI, 226). Mekke müşriklerinin de âkıbeti Allah’ın dediği gibi olmuş, ileri gelenleri yok edilmişler, güvendikleri güçleri onlara fayda vermemiş, acı sonu engelleyememiştir.
Senin şehrinden –ki (halkı) seni (oradan) çıkarmıştı– daha kuvvetli nice şehirleri yok etmiştik; onlara bir yardım eden de çıkmamıştı.
Seni şehrinden çıkaranların şehirlerinden daha güçlü yerlere sahip nicelerini helâk ettik de onların hiçbir yardımcıları olmadı.
Güç bakımından, seni yurdundan çıkaranlardan daha güçlü nice kent halkını yok ettik. Onlara yardım edecek hiç kimse de olmadı.
Seni (aralarından ve yurdundan) sürüp çıkaran, (kavminden ve) karyenden kuvvet bakımından daha üstün nice memleketler (ve zalimler) vardı ki, biz onları yıkıma uğratmıştık da onlar için hiçbir yardımcı bulunmamıştı.
Ve nice şehirlerin halkını helak ettik ki onlar, seni çıkardıkları şehirdekilerden daha da güçlü kuvvetliydiler; onlara bir yardım eden bile yok.
Ey Muhammed! seni yurdundan çıkaranlardan daha güçlü nice toplumları yok ettik, onlara bir yardımcı çıkmadı.
Seni yurdundan eden şehrin halkından daha güçlü, kuvvetli, nice şehirlerin halklarını yok ettik. Onlara yardım eden de olmadı.
Seni çıkaran kasabandan daha güçlü nice kasabalar vardı ki onları helâk ettik. Onların bir yardımcıları da olmadı.
Seni sürüp-çıkaran memleketinden kuvvet bakımından daha üstün nice memleketler vardı ki, biz onları yıkıma uğrattık da kendileri için hiç bir yardımcı yoktu.
Seni, memleketinden (Mekke'den) çıkaran halktan daha kuvvetli nice memleketler (halkı) vardı ki, (türlü azablarla) onları helâk ettik de kendilerini (azabdan), kurtaran olmamıştı.
Seni dışarı atan bu şehrinden daha güçlü nice şehirleri helak ettik de onlara yardım eden olmadı.
Seni çıkardıkları kentten, daha çok kuvvetli, nice kentleri yok ettik; onlar için yardım eden bulunmadı!
(Ey Muhammed!) Seni (yurdundan) kovan bu toplumdan daha güçlü nice toplumları (yaptıkları yüzünden) yok ettik de onlara bir yardım eden de çıkmadı (çıkamazdı zaten)!
Seni sürüp çıkaran şehirden daha kuvvetli olan nice şehirler yok ettik. Yardım edenleri bulunmadı.
Senin şehrinden -ki ora (halkı) seni çıkardı- daha kuvvetli nice şehirleri yok ettik; onlara bir yardım eden de çıkmadı.
Burada Resûlullah’ın hicrete zorlanıp çıkarıldığı Mekke şehrine işaret edilmiştir.
Seni çıkaran ülkenden daha güçlü nice ülkeler vardı ki onları yok ettik, onlara yardım eden olmadı.
Ey Muhammed! Seni yurdundan çıkaran şehirden daha kuvvetli olan nice şehirler vardı ki biz onları helâk ettik de onlara yardım eden çıkmadı.
Seni çıkaran karyenden daha kuvvetli ne karyeler vardı ki biz onları helâk ettik de onları kurtaran yok
Biz nice memleket (ler halkını) ki (her biri) seni (içinden) çıkaran (öz) memleketinden daha çok kuvvetli idi — helak etdik. (O zaman) onların (selâmetine) hiçbir yardımcı da yokdu.
Seni (kendi içinden) çıkaran (hicrete zorlayan) memleketinden (o Mekke müşriklerinden) kuvvetçe daha çetin (insanlarla dolu) nice şehirler de vardır! Onları helâk ettik; onlara yardım eden de olmadı.
Daha önce, onların seni çıkarttıkları şehirden daha güçlü nice şehirleri helak edip yok ettik ve onlar için yardım eden de bulunmayacak.
Seni kasabandan çıkaranlardan daha kuvvetli nice kasaba ahalisi vardı da biz onları helâk etmiştik, onlar için yardım edecek hiçbir kimse bulunmamıştı [²].
[2] Artık sen de o kasabadaki peygamberler gibi katlan bunları da helâk edeceğiz.
Seni sürüp çıkaran şehirden (inkârcılardan) daha kuvvetli olan nice şehirleri (inkârcıları) yok ettik. Öyle ki yardım edenleri de bulunmadı.
O hâlde, ey şanlı Elçi! Sen hiç üzülme! Seni öz yurdundan çıkaran halkından daha güçlü nice toplumlar vardı ki, sonunda hepsini yok ettik ve hiç kimse onları azâbımızdan kurtaramadı! Öyle ya;
Seni çıkardıkları senin şehrinden daha güçlü-kuvvetli nice şehirler vardır ki, onları helâk ettik; onlar için bir yardım eden bulunmadı.
Ey Muhammed! Biz seni (şu yurdundan) çıkaran şehir halkından daha kuvvetli nice şehirleri helâk ettik de onlara yardım eden kimse çıkmadı.
[Ey Muhammed,] Seni (yurdundan) kovan bu toplumdan daha güçlü nice toplumları 11 yok ettik de onlara bir yardım eden çıkmadı!
Seni yurdundan sürüp çıkaranlardan daha güçlü ve kuvvetli nice ülkeleri helak ettik de onlara yardım edecek kimse çıkmadı. 7/88, 14/13
(Ey Nebi!) Seni yurdundan çıkaran toplumundan çok daha güçlü ve kuvvetli olan nice yurtları helâk etmişizdir de, asla onlara yardım eden olmamıştır.[4552]
[4552] Hicrete atıf. (Krş:
8:30 ve
16:41, not 46.) “Onlar yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı?” diye başlayan 10. âyete atfen.
Ve nice beldeler de var idi ki, seni çıkarmış olan beldeden daha kuvvetce şiddetli idi. Onları helâk ettik, artık onlar için bir yardımcı yoktur.
Nice şehirler vardı ki halkı, seni süren Mekke şehri'nin halkından daha kuvvetli idiler. İşte Biz, onları imha ettik ve kendilerine yardım edecek kimse çıkmadı.
Müşrikler, Hz. Peygamberi hicrete mecbur etmekle rahata kavuştuklarını sanmışlardı. Oysa bu hareketleri ile kendilerinin felâketlerini hazırlamışlardı.
Seni (içinden) çıkarmış olan kentten daha kuvvetli nice kent var ki biz onları yok ettik de onlara yardım eden çıkmadı.
Nice kentleri etkisizleştirdik. Onlar seni sürgün eden kenttinden daha güçlüydüler; kendilerine yardım eden bir kimse de olmadı.
[*] Bu ayet, surenin Bedir savaşından önce indiğini gösterir. Bedir'den önce inen Enfal
8:7-8. Bu âyet, Müslümanları Bedir savaşına hazırlamaktadır.
-seni ülkenden çıkaranlardan daha güçlü nice ülkeleri helak ettik de onlar için bir yardımcı/kurtarıcı yoktu.
Seni yurdundan çıkaran bu beldeden daha güçlü nice beldeler vardı ki, Biz onları helâk ettik de yardımlarına koşan çıkmadı.
Seni yerinden çıkaran o kentinden çok daha kuvvetlice nice kentler vardı ki, biz hepsini helâk ettik; hiçbir yardımcıları olmadı.
daħı niçe köy ol berkirekdür güçdin yaña senüñ köyünden ol kim çıķardı seni helāk eyledük anları yoķdur arķa virici anlara.
İy niçe şehrler ḳavmini ki andan ḳuvvetlüraġ‐ıdı, seni çıḳaran şehr ḳav‐minden, anları helāk itdük. Pes kendülere yardım idici bulunmadı.
(Ya Peyğəmbər! Qövmünün) səni çıxartdığı şəhərdən (şəhər əhlindən) daha qüvvətli neçə-neçə şəhərlər (şəhər əhli) var idi ki, Biz onları məhv etdik və özlərinə bir kömək edən də tapılmadı!
And how many a township stronger than thy township (O Muhammad) which hath cast thee out, have We destroyed, and they had no helper!
And how many cities, with more power than thy city which has driven thee out,(4831) have We destroyed (for their sins)? and there was none to aid them.*
4831 A reference to Pagan Makkah, which drove out the Prophet because of his righteousness and because he preached Repentance. The date of this Surah must therefore be after the Hijrah.