Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4581, sondan 1656. ayet; 47. sure ve bu surenin 36. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 13, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 2951 olarak hesaplanmıştır.
انما الحيوة الدنيا لعب ولهو وان تؤمنوا وتتقوا يؤتكم اجوركم ولا يسـلكم اموالكم
انماالحيوةالدنيالعبولهووانتؤمنواوتتقوايؤتكماجوركمولايسـلكماموالكم
İnnemâ-lhayâtu-ddunyâ la’ibun ve lehv(un)(c) ve-in tu/minû ve tettekû yu/tikum ucûrakum velâ yes-elkum emvâlekum
Şüphesiz dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer inanır ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, O size mükâfatınızı verir ve sizden mallarınızı (tamamen sarf etmenizi) istemez.
Allah müminlerden itaat istiyor, âhiret saadetinden ibaret olan büyük ödülü de müminlerin servetlerine değil, itaatlerine, mümine yaraşan hayat tarzına veriyor. İslâm fıtrat dini olduğuna göre onun teklifleri de fıtrata uygun olacaktır. İnsan tabiatında mal sevgisi, servete bağlılık ve onu koruma arzusu vardır. Bu duygu ve arzulara rağmen müminlerden, âhiret saadeti ve Allah rızası için kesin olarak, bağlayıcı bir buyrukla servetlerinin tamamı istenseydi, bu emri yerine getirmede zorlanırlardı, itaatsizlikler olur, beşerî zaaflar kendini gösterirdi. Böyle yapılmadı, farz olan harcamalar ve vergiler dışında kalan ibadet maksatlı harcamalar (sadakalar, bağışlar) kişilerin tercihine bırakıldı. Bununla beraber dini, ırkı, bölgesi farklı da olsa bütün insanların yaşama hakkı bulunduğu, bu hakkın gerçekleşebilmesi için de her insanın yaşamak için muhtaç bulunduğu şeyleri elde etmiş olması gerektiği için cebrî ödemelerin (zekât, fitre, kefâret vb.) temel ihtiyaçları karşılamaması halinde müslümanların, ihtiyaç fazlası mallarından yine ödeme yapmaları –zarûreten– farz olur. “Yardım isteyenlere ve yoksullara mallarından belli bir pay ayırırlardı” meâlindeki âyetle, (Zâriyât
51:19) bir seferde Hz. Peygamber’in, çeşitli malları ve ihtiyaç maddelerini tek tek zikrederek, “Fazlası olan, ihtiyacı olana versin” deyince sahâbenin bu sözden, “ihtiyaç devam ettikçe fazlada haklarının bulunmadığı” sonucunu çıkarmaları da bu zaruret hükmünü desteklemektedir (Müslim, “Lukata”, 18).
Dünya hayatı, sadece bir oyun ve eğlenceden ibarettir. İman eder ve [takvâ]lı (duyarlı) davranırsanız (Allah) size ödüllerinizi verecek ve sizden mallarınızın (tamamını) istemeyecektir.
Benzer mesaj: Hadîd
57:20
İman ve takva sahibi olmak “sebep”, ödüllerle buluşmak ise “sonuç”tur.
Gerçekten dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer iman eder ve sakınırsanız Allah size mükâfatınızı verir. Sizden mallarınızı tamamen sarfetmenizi istemez.
Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve eğlencedir. Eğer iman eder ve takva sahibi olursanız, size ödülleriniz verilir. Ve sizden mallarınızı istemez.
(O bazılarınızın şiddetle arzuladığı ve elde etmek için davasını ve ahiret hayatını feda etmekten sakınmadığı) Dünya hayatı ise, gerçekte sadece bir oyun ve tutkulu bir oyalanmadır. (Sonunda uyanacağınız bir rüyadır.) Eğer iman eder (küfür ve kötülüğe dönmekten) sakınırsanız, O size ecirlerinizin (karşılığını her iki dünyada da fazlasıyla) verir ve mallarınızı da istemez. (Allah bunlara ihtiyaç duymayandır.)
Dünya yaşayışı, ancak bir oyundur, bir eğlence ve inanır ve çekinirseniz göreceksiniz ki size mükafatınızı vermektedir ve bütün mallarınızı istememektedir.
Bu dünya hayatı bir oyundan ve geçici bir eğlenceden ibarettir; ama eğer Allah'a inanır ve yolunuzu Allah ve kitabıyla bulmaya çalışırsanız, size hak ettiğiniz her türlü mükâfatı verecektir. Dikkat edin O, sizden sahip olduğunuz tüm malları, kendi davası uğrunda feda etmenizi istemez.
Dünya hayatı yalnızca bir oyun bir eğlence ve çoluk-çocuk sahibi olma zevkidir. Eğer iman eder, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışırsanız, günahlardan arınır, azaptan korunursanız, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranır, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olursanız, Allah size mükâfatınızı verir. Sizden, mallarınızı, servetlerinizi tamamen sarf etmenizi istemez.
Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer iman eder ve sakınırsanız (Allah) size ecirlerinizi verir ve mallarınızı da istemez.
Gerçekten dünya hayatı, ancak bir oyun ve tutkulu bir oyalanmadır. Eğer iman ederseniz ve sakınırsanız, O, size ecirlerinizi verir ve mallarınızı da istemez.
Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer siz iman eder ve (küfürden) sakınırsanız, (Allah ahirette) size mükâfatlarınızı verir. O, sizden mallarınızın tamamını da istemez.
Gerçekten dünya hayatı, ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer inanıp sakınırsanız, Allah size ücretinizi verecektir. Ve sizden bütün mallarınızı istemeyecektir.
Ancak dünya dirliği bir oyun, bir eğlence, eğer siz, inanarak sakınç olursanız, O size verecek sevabınızı; İstemez de sizin mallarınızı
Doğrusu, dünya hayatı, bir oyundan ve eğlenceden ibarettir. Eğer (Allah'a) inanır ve O'na karşı gelmekten sakınırsanız (Allah) size her türlü mükâfatı verir ve sizden sahip olduğunuz bütün varlıkları (kendi davası uğrunda feda etmenizi) istemez.
Doğrusu dünya hayatı oyun ve oyalanmadır. Eğer inanır ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, O, size ecirlerinizi verir; O, sizin mallarınızı tamamen sarfetmenizi istemez.
Doğrusu dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer iman eder ve sakınırsanız Allah size mükâfatınızı verir. Ve sizden mallarınızı (tamamen sarfetmenizi) istemez.
Sarfedilmesi istenen, sadece zekât ve sadaka gibi cüz’î bir miktardır.
Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ibarettir. İnanıp erdemli davranırsanız, ödüllerinizi verir. O sizden paralarınızı istemiyor.
Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer iman eder kötülükten sakınırsanız, Allah size mükâfatınızı verir. Ve sizden bütün mallarınızı harcamanızı da istemez.
Dünya hayat bir oyun ve eğlenceden ıbârettir, halbuki siz iyman eder de iyi korunursanız size hem ecirlerinizi verir hem de sizden bütün mallarınızı istemez
Dünyâ hayaatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Eğer îman eder, (şirkden) sakınırsanız size mükâfatlarınızı verir. O, sizden mallarınızı (n tamâmını) da istemez.
Dünya hayâtı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Eğer îmân edip (günahlardan)sakınırsanız, (Allah) size mükâfâtınızı verir. Hem sizden (cihâd için bütün) mallarınızı istemiyor.
Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer inanır ve sakınıp korunursanız, size yaptıklarınızın karşılığı Allah tarafından kesinlikle verilir ve mallarınızdan da sorulmazsınız.
Dünya diriliği oyuncak, eğlenceden ibarettir. Eğer iman edip sakınırsanız Allah size mükâfatınızı verir, sizden mallarınızı istemez [²].
[2] Hepsi O'nundur, niye cimrilik ediyorsunuz veya mallarınızın hepsini istemez, O'nun istediği, kırkta birdir, o da fukaraya verilecek.
Gerçekten dünya hayatı, ancak bir oyun ve oyalanmadır. Eğer iman ederseniz ve sakınıp korkarsanız, O, size ecirlerinizi verir ve (tüm) mallarınızı da istemez.
Bu dünya hayatı, son derece cazip, fakat gelip geçici bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Bu yüzden asıl hedefiniz, ebedî mutluluğu kazanmak olmalıdır: Eğer siz Allah’a ve âhiret gününe gereğince iman eder ve erdemlice bir hayatı tercih ederek kötülüklerden sakınırsanız, Allah size hak ettiğiniz mükâfâtı verecektir. Üstelik sizi, meşrû zevklerinizden yoksun bırakacak da değildir. Yani Allah sizden, bütün malınızı mülkünüzü İslâm uğrunda fedâ etmenizi istemiyor. Çünkü O, insanın gücünü ve kapasitesini çok iyi biliyor:
Dünya Hayatı, bir oyun ve eğlencedir.
İman eder ve sakınıp korunursanız, size ödüllerinizi verir.
Mallarınızı da istemez.
Dünya hayatı, sadece bir oyun ve eğlenceden ibarettir.1 Eğer gerçekten îman eder ve Allah’a karşı hata etmekten sakınırsanız O, size (yaptıklarınızın) karşılığını tam verir, mallarınızı (tamamen harcamanızı) da istemez.2
1 Konu ile ilgili olarak Bk. (En’am: 32, Hadid: 20)
2 Yani, Allah yolunda cihad etmek için lâzım gelen yerlere mallarınızın tamamını harcayıp da ortada kalakalmanızı istemez.
Bu dünya hayatı, bir oyundan ve geçici bir eğlenceden ibarettir: ama eğer [Allah'a] inanır ve O'na karşı sorumluluk bilinci duyarsanız size (hak ettiğiniz) her türlü ödülü bağışlayacaktır. Dikkat edin! O sizden sahip olduğunuz bütün varlıkları [kendi dâvâsı uğrunda feda etmenizi] istemez: 41
Bu dünya hayatı, ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer siz yürekten iman eder ve Allah yolunda harcama konusunda duyarlı davranırsanız O da size mükâfatınızı verecektir. Hem O sizden malınızın tamamını istemiyor ki. 6/32-70, 29/64
Bu dünya hayatı,[4580] (eğer anlam ve amacından soyutlarsanız) bir oyun ve eğlenceden ibaret hale gelir;[4581] ama eğer iman eder ve sorumluluk bilinciyle yaşarsanız, karşılığınız size tastamam verilir; üstelik O sizden mallarınızın tümünü de istemez.
[4580] Ya da: “Hayat katmanlarının bu en aşağı olanı”.
[4581] Parantez içi açıklama için bkz:
14:19: “Allah, gökleri ve yeri mutlak hakikate (bir atıf olsun diye) amaçlı ve anlamlı olarak yarattı.” (Ayrıca bkz:
21:18, not 19).
Şüphe yok ki, dünya hayatı bir oyundur ve bir eğlencedir ve eğer imân ederseniz ve ittikada bulunursanız size ücretlerinizi verir ve sizden (bütün) mallarınızı da istemez.
Dünya hayatı sadece bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer siz iman eder ve haramlardan sakınırsanız, hem size mükâfatlarınızı verir, hem de mallarınızın tamamını istemez.
Dünya hayatı, bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer inanır, (günahlardan) korunursanız (Allah) size mükafatlarınızı verir ve sizden (bütün) mallarınızı istemez.
Sadece zekât ve sadaka gibi cüz'î bir miktar talebeder.
Doğrusu dünya hayatı oyun ve oyalanmadır. Eğer inanır ve korunursanız Allah, hakettiğiniz karşılıkları verir ve sizden bütün mallarınızı da istemez.
Dünya hayatı, ancak bir oyundur, bir eğlencedir. Eğer iman eder ve korunursanız, size mükafatınızı verecektir. Sizin mallarınızı da istemez.
Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka nedir ki? Eğer siz iman eder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, O sizi ödüllendirir. Üstelik Allah sizden bütün malınızı da istemiyor.
Şu iğreti dünya hayatı, sadece bir oyun ve eğlencedir. Eğer iman eder korunursanız, Allah, ödüllerinizi verecek ve sizden mallarınızı istemeyecektir.
degül yaķın dirlik illā oyun daħı oyun. daħı eger inanasız daħı ķorķasız vire size müzdlerüñüzi. daħı dilemez size mallaruñuzı ya'nį dükelini.
Dünyā dirligi degüldür, illā oynamaḳ ve aldamaḳ. Eger īmān getürseñüzve Tañrıdan ḳorḳsañuz, virür size Allāh müzdlerüñüzi. Daḫı sizden barçamāllaruñuzı istemez.
Şübhəsiz ki, dünya həyatı oyun-oyuncaq, əyləncədir. Əgər iman gətirsəniz və (pis əməllərdən, günahlardan) çəkinsəniz, O sizə mükafatlarınızı verəcəkdir. O sizdən mal-dövlətinizi (tamamilə Allah yolunda sərf etməyi) istəməz (yalnız zəkat verməyinizi istəyər).
The life of the world is but a sport and a pastime. And if ye believe and ward off (evil), He will give you your wages, and will not ask of you your worldly wealth.
The life of this world is but play and amusement:(4860) and if ye believe and guard against Evil, He will grant you your recompense, and will not ask you (to give up) your possessions.(4861)*
4860 Cf.
6:32 , and n. 855; and
29:64, and n. 3497. Amusement and play are not bad things in themselves. As preparations for the more serious life, they have their value. But if we concentrate on them, and neglect the business of life, we cannot prosper. So we must use our life in this world as a preparation for our spiritual or inner life. 4861 Complete self-sacrifice, if voluntarily offered, has a meaning: it means that the person's devotion is exclusively and completely for the Cause. But no law or rule can demand it. And a mere offer to kill yourself has no meaning. You should be ready to take risks to your life in fighting for the Cause, but you should aim at life, not death. If you live, you should be ready to place your substance and your acquisitions at the disposal of the Cause. But it is not reasonable to pauperise yourself and become a hanger-on for the Cause. Moreover, the inborn tendency to self-preservation in an average man would lead to concealment and miserliness if all were asked for the Cause, by Law, and there would further be a feeling of bitterness and rebellion.