Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4582, sondan 1655. ayet; 47. sure ve bu surenin 37. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 6, harf sayısı 35 ve toplam ebced değeri ise 4231 olarak hesaplanmıştır.
ان يسـلكموها فيحفكم تبخلوا ويخرج اضغانكم
انيسـلكموهافيحفكمتبخلواويخرجاضغانكم
İn yes-elkumûhâ feyuhfikum tebḣalû ve yuḣric adġânekum
Eğer onları sizden isteyip de sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz, O da kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
Allah müminlerden itaat istiyor, âhiret saadetinden ibaret olan büyük ödülü de müminlerin servetlerine değil, itaatlerine, mümine yaraşan hayat tarzına veriyor. İslâm fıtrat dini olduğuna göre onun teklifleri de fıtrata uygun olacaktır. İnsan tabiatında mal sevgisi, servete bağlılık ve onu koruma arzusu vardır. Bu duygu ve arzulara rağmen müminlerden, âhiret saadeti ve Allah rızası için kesin olarak, bağlayıcı bir buyrukla servetlerinin tamamı istenseydi, bu emri yerine getirmede zorlanırlardı, itaatsizlikler olur, beşerî zaaflar kendini gösterirdi. Böyle yapılmadı, farz olan harcamalar ve vergiler dışında kalan ibadet maksatlı harcamalar (sadakalar, bağışlar) kişilerin tercihine bırakıldı. Bununla beraber dini, ırkı, bölgesi farklı da olsa bütün insanların yaşama hakkı bulunduğu, bu hakkın gerçekleşebilmesi için de her insanın yaşamak için muhtaç bulunduğu şeyleri elde etmiş olması gerektiği için cebrî ödemelerin (zekât, fitre, kefâret vb.) temel ihtiyaçları karşılamaması halinde müslümanların, ihtiyaç fazlası mallarından yine ödeme yapmaları –zarûreten– farz olur. “Yardım isteyenlere ve yoksullara mallarından belli bir pay ayırırlardı” meâlindeki âyetle, (Zâriyât
51:19) bir seferde Hz. Peygamber’in, çeşitli malları ve ihtiyaç maddelerini tek tek zikrederek, “Fazlası olan, ihtiyacı olana versin” deyince sahâbenin bu sözden, “ihtiyaç devam ettikçe fazlada haklarının bulunmadığı” sonucunu çıkarmaları da bu zaruret hükmünü desteklemektedir (Müslim, “Lukata”, 18).
Onları sizden isteseydi ve (buna) sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz ve (Allah) da sizin kinlerinizi ortaya çıkarmış olurdu.
Eğer mallarınızın tamamını isteseydi ve sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz. Bu da sizin kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
Eğer sizden onu¹ isteyip de sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz. Böylece hoşnutsuzluğunuzu açığa çıkarırdı.
Eğer sizden; onları (mallarınızın tamamını Allah yolunda harcamak üzere) isteyip sizi zorlayacak olsaydı, cimrilik yapardınız ve böylece sizin kinlerinizi de ortaya çıkarırdı.
Eğer hepsini istese ve zorlasa sizi, nekesliğe kalkışırdınız da görürdünüz ki kinlerinizi, hasetlerinizi meydana çıkarmaktadır.
Çünkü O, herşeyinizi isteseydi ve sizi zorlasaydı, onlara cimrice sarılırdınız ve böylece sizin, İslâm dinine karşı kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
Eğer mallarınızın tamamını isteseydi ve sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz, mâli mükellefiyetleri yerine getirmezdiniz. Bu da sizin kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
Eğer onu ister ve sizi sıkıştırırsa [6] cimrilik edersiniz ve (bu) sizin kinlerinizi ortaya çıkarır.
6.Yahut: Bütün mallarınızı alır ve böylece sizi çıplak (malsız mülksüz) bırakırsa.
Eğer sizden onları(n tümünü) isteyip sizi çıplak bırakacak olursa, cimrilik edersiniz ve sizin kinlerinizi de ortaya çıkarmış olur.
Eğer sizden malların hepsini ister de sizi çıplak bırakacak olursa, cimrilik edib vermezsiniz; (Allah) bütün kinlerinizi de meydana çıkarır.
Eğer isteseydi ve ısrar etseydi, cimrilik ederdiniz. Allah da içinizdeki (oluşacak) kini ortaya çıkarırdı.
Onu sizden isteseydi, sizi sıkıştırsaydı, pintilik ederdiniz, hınçlarınız belirirdi
Eğer (Allah) sizden (sahip olduğunuz) her şeyi isteyip de sizi zorlasaydı (onlara) cimrice sarılırdınız. (Bu da) sizin ahlâkî zaaflarınızı ortaya çıkarmış olurdu.
Eğer sizden onları isteyip de sizi zorlarsa, cimrilik edecektiniz, O da kinlerinizi ortaya çıkaracaktı.
Eğer onları (tamamını) isteseydi ve sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz ve bu da sizin kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
Âyet, malların tümünün istenmesi halinde belirecek cimrilik duygusunun, İslâm’a ve Hz. Peygamber’e kin besleme ölçüsüne kadar varacağına temas ederek, insanın mal karşısındaki psikolojik durumunu tahlil etmektedir.
Onları sizden isteseydi ve sizi sıkıştırsaydı cimrilik ederdiniz ve sizin gizli kötülüklerinizi açığa çıkarırdı.
Eğer sizden onların tamamını isteyip de sizi zorlasaydı cimrilik ederdiniz. Bu da sizin bütün kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
Eğer sizden onların hepsini ister de sizi çıplak bırakacak olursa buhl eder dayatırsınız, bütün kînlerinizi de meydana çıkarır
Eğer sizden onları (n tamâmını) ister, bu suretle sizden (talebde) ileri giderse cimri olursunuz ve (bu), sizin kinlerinizi açığa çıkarır.
Eğer sizden onları(n hepsini) isteseydi de sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz ve(peygamber ve ashâbının bu talebleri,) sizin kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
Eğer mallarınızı sorarsa, içinizde gizlenmiş cimri davranışınız ve zaaflarınız ortaya çıkardı.
Eğer sizden malınızı istese, bu bapta sizi iyice sıkıştırsa siz cimrilik gösterecektiniz. Bu cimriliğiniz İslâma olan kininizi ortaya koyacaktı.
Eğer (Allah) sizden onları (mallarınızı tümüyle) isteyip de zora salmış olsaydı, cimrilik ederdiniz, O da böylece kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
Eğer Allah, imkânsız bir ideali gerçekleştirme adına sizdenbütün malınızı isteseydi ve bunun için size baskı yapsaydı, doğal olarak cimriliğe kapılırdınız ve insanın yaratılıştan taşıdığı özelliklere ters olan bu uygulama, içinizdeki kin ve nefret duygularını harekete geçirir ve sizi, şefkat ve merhametten yoksun bir toplum hâline getirirdi. İşte bunun içindir ki;
Onu sizden istese de sizi zorlasa, cimrilik edersiniz; kinlerinizi ortaya çıkarır.
Eğer (Allah) sizden mallarınızın (tümünü) isteyerek bu isteğinde sizi zorlasaydı, o zaman vermeme hakkınız olurdu. Hattâ bu sizin kinlerinizi ortaya çıkarmaya da sebep olurdu.1
1 Bu âyet, “Eğer Allah, mallarınızın (tamamını) isteseydi ve sizi buna zorlasaydı, o zaman cimrilik ederdiniz ve bu da sizin kinlerinizi ortaya çıkarırdı.” şeklinde de tercüme edilebilir. Bu âyetten; Allah’ın, insanlara yükümlülükler koyarken güçlerini ve ihtiyaçlarını nasıl gözettiği çok iyi anlaşılmaktadır. Çünkü insanı yaratan Odur. O halde yarattıklarını en iyi bilen de Odur.
[çünkü,] O her şeyinizi isteseydi ve sizi zorlasaydı 42 [onlara] cimrice sarılırdınız ve böylece sizin ahlakî zaaflarınızı 43 ortaya çıkarmış olurdu.
Şayet Allah sizden malınızın tamamını isteyerek sizi zorlasaydı kesinlikle cimrilik ederdiniz de, O da sizin kötü duygularınızı ortaya sermiş olurdu. 2/177, 4/36, 57/7
O sizden her şeyinizi istese ve sizi köşeye kıstırsaydı, cimrilik ederdiniz de, böylece bastırdığınız kötülük eğilimini ortaya sermiş olurdu.[4582]
[4582] Edğân için bkz: 29. âyet, not 34.
Eğer sizden onların hepsini istese de size elhâhta bulunsa cimrilik gösterirsiniz ve sizin kinlerinizi meydana çıkarmış olur.
Eğer onların hepsini isteyip de sizi iyice sıkıştırsaydı cimrilik eder, dayatırdınız. O zaman da, Allah, bütün ahlâkî zaaflarınızı ortaya çıkarırdı.
Eğer onları isteseydi de sizi sıkıştırsaydı, cimrilik ederdiniz ve kinlerinizi ortaya çıkarırdı (Allah'ın Elçisine kin beslemeğe başlardınız).
Onları istese ve hepsini vermek zorunda bıraksa cimrilik edersiniz ve kinlerinizi ortaya çıkarır.
Eğer, onu sizden isteyip de zorlasaydı, cimrilik ederdiniz de kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
Eğer sizden bütün malınızı isteseydi cimrilik ederdiniz ve bu da sizin kininizi ortaya dökerdi.(6)
(6) Mala olan sevginiz yüzünden, onu sizden isteyen Allah’a ve Resulüne karşı kin duyardınız.
Eğer onları isteyip bunun için sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz, böylece Allah şiddetli kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
eger diler-ise size anı pes becid diler ise size baħıllıķ eyleyesiz daħı çıķara kįnelerüñüzi ya'nį islām’ı sevmedügüñüzi.
Eger siz istese‐y‐di becidlig‐ile baḫīllik iderdüñüz. Daḫı sizüñ düşman‐lıġuñuzı çıḳardı.
Əgər Allah sizdən Onun (mal-dövlətinizin) hamısını istəsə və bunu sizdən israrla tələb etsə, siz xəsislik göstərərsiniz və O da (sizin islam dininə olan) kin-küdurətinizi (yaxud malınızı xərcləmək istəməmənizi) zahirə çıxardar.
If He should ask it of you and importune you, ye would hoard it, and He would bring to light your (secret) hates.
If He were to ask you for all of them, and press you, ye would covetously withhold, and He would(4862) bring out all your ill-feeling.(4863)*
4862 Cf.
3:180. 4863 Complete self-sacrifice, if voluntarily offered, has a meaning: it means that the person's devotion is exclusively and completely for the Cause. But no law or rule can demand it. And a mere offer to kill yourself has no meaning. You should be ready to take risks to your life in fighting for the Cause, but you should aim at life, not death. If you live, you should be ready to place your substance and your acquisitions at the disposal of the Cause. But it is not reasonable to pauperise yourself and become a hanger-on for the Cause. Moreover, the inborn tendency to self-preservation in an average man would lead to concealment and miserliness if all were asked for the Cause, by Law, and there would further be a feeling of bitterness and rebellion.